|
Doğal Dengenin Bozulmasına Ve Kapitalist Sisteme
Katkı Sunmamak İçin Sigaraya Son Kampanyası
Viyan özgün bölüğü
Dinleyin;
Bir ses geliyor dağların doruklarından. Bu ta
derinlerden, beş bin yıl öncesinden gelen bir şarkı.
Her cümlesi isyan, her tınısı ağıtı, umudu
anlatıyor. Sonra ses ve söylem canlanıyor,
yükseliyor. Bastırılarak inceltilmiş kadının sesi.
Dağlarda ne kadarda güçlü çıkıyor. Toplumda ahlaken,
dinen ve hukuken yok sayılan kadın, dağların
doruklarında, enginliklerde iradeleşerek, hem cins
kimliğini, hem de halkının mücadelesini verirken,
büyüdükçe büyüyor. Her iş disiplin ve ciddiyet
istiyor.
Tanrıça ananın doğurduğu “ umut” olmak kolay mı?
Elbette geliştirilecek cins bilinciyle, Demokratik,
-- Ekolojik toplumu inşa etmede, öncülük misyonunu
layıkıyla yerine getirmek gerek.
Söylenen şarkı; söylenen şarkının işte şöyle bir
tarihsel anlamı var, toplumun iradesini açığa
çıkarmak için ışık saçan, bedenen izolasyona tabi
olan, ancak düşüncede bir güvercinden daha fazla
özgürlükle özdeşleşen , “Güneş” tarafından yazıldı
bu soylu tarihimiz.
Bunları düşünürken, toprak ve kadın tıpkı Neolitikte
olduğu gibi, yine düşünce ve yelemde birleşti. Ve
her geçen gün daha çok kenetleniyor birbirine.
Dilden dile akan şarkıda; “Doğadan ayrı görme
kendini. Sen onun hâkimi değil, sadece bir
parçasısın. Tıpkı bitkiler kadar, hayvanlar kadar
yararlanma hakkın var. Varlığını “yok etmeye değil,
yaratmaya harca” diyor.
Kadın gerillalar bu melodinin anlamını biliyor. Öyle
yaklaşıyor ki bu sese, çünkü sistemin hastalıklarını
iyi tanıyor, yoğunlaşıyor ve ret ediyor. Finans
kapitalin bireyi kendisine nasıl bağımlı kıldığını
düşünüyor. Sonra şarkının sesi daha gör çıkmaya
başlıyor ve “iktidarın doğası kölelik ister” diyor.
Bu köleliği açık açık istemediğini iyi biliyor
kadın. Kapital sistem seni kendisine bağımlı
kılacak, beynini uyuşturacak maddelerle yapıyor
bunu. Ve ne yazık ki toplum bunun farkına nasılda
varamıyor? (!)
Öyle ki, içinde sayısız zehir olduğu bilinen hem
vücuda, hem doğaya, hem de gelecek nesillere zarar
veren “sigara” adlı yok edici madde allanıp,
pullanıp yıldızlı kâğıtlarla cebimize kadar
sokuluyor. Ceplere girme işlemi sonunda, bir avuç
kapitalist para kazanırken, milyonlarca insanın
payına düşen ise kanserli, ölümcül hücreler oluyor.
Kadın özgürlüğü iddiasında olan ve bu tarihi yazmaya
kararlı olan HRK kadın özgün bölük gücü olarak
özeleştiride bulunuyoruz.
Dağların doruklarında yükselen şarkının iradesine,
güzelliğine ve sesine cevap vermek için, bir koro
oluşturuyor ve hepimiz bir ağızdan söylüyoruz;
Bu güne kadar izmaritlerimizi atıp kirlenmesine
neden olduğumuz kutsal topraklarımızdan. O zehirin
karıştığı toprakta hastalıklı yetişen bitkiden;
O bitkiyi yiyerek sütüne zehir karışan inekten;
O ineğin sütünü içerken, kanserli maddeleri kanına
karıştırdığımız bebekten;
Özür diliyoruz.
Başta kadınlar olmak üzere tüm halkımızı bu koruya
katılarak sigarayı bırakmaya davet ediyoruz.
Geri Dön
|