|
Tiyatro.
Jinda Asmen
Tiyatro sanatı bir bütün içersinde ele alıp
değerlendirirken yaşamın her boyutunu işler.
Tiyatro seyircisi ile olayları değerlendiren,
eleştiren, geliştiren her zaman kendisini
yenilemesini gerçekleştirebilen bir sanat dalıdır.
Tiyatro seyircisi ile buluştuğu an yaşamsallaşır.
Yani en canlı sanat dallarından biri halini alır.
Doğa kendi içerisinde devinirken, tiyatro ise sahne
ve seyircisiyle buluştuğu an devingenliğini
gerçekleştirir.
Tiyatro kendi içerisinde süreklilik isteyen
olgusuyla insan ve doğa ilişkisinde ki en bariz
maddi ve manevi bir bütünsellik sağlama konuma
sahiptir. Yani tiyatro doğa ile bütünselliğinde
insanın doğayla ilişkisini açık bir dille
ifadelendirebilmektedir.
Tiyatro insanı insana anlatan, insanın doğa ve yaşam
ile paylaşımını en açık biçimiyle değişik
heyecanlar, öfkeleri, kızgınlıkları, sevinçleri,
üzüntüleri düşünce ve duyguları içiçe yoğrulmuş
haliyle en somut sanat ifadesine kavuşur. Daha
farklı bir ifade ile tiyatro insanı, her zaman
düşündüren duygulandıran, ağlatan, güldüren,
çelişkilerle yüz yüze getiren en çarpıcı sanat
felsefesi halini alır. Yani tiyatro yaşama bakış
felsefesiyle vazgeçilmez bir sanat dalı olma
başarısını yaşayabilmektir.
Bir tiyatroyu izlemek istediğimizde neden gülmek ve
ağlamak isteriz? Çünkü kendi içimizde
mutluluklarımızı, üzüntülerimizi görmek, göstermek,
yaşamak ve yaşatmak isteriz. Karşımızdakilerin bizi
haklı görmesini, anlamasını isteriz. Ama tiyatro,
sadece haklı yanımızı değil, geliştirip düzeltmek
için haksız yönlerimizde ele alır.
Bize ait şeylerin dile getirilişi aynı zamanda
kendimizi savunma yöntemimizle olur. Böylelikle
kendimizi güçlü hissederiz. Bu anlamda tiyatro, her
kesim insanın düşünce ve duygularını birbiriyle
paylaştırıp, anlam etkenin etiksel bir ifadeye
kavuşturur. Tüm bunlar, tiyatronun şimdiye kadar
gelmiş ve gelişecek olan kuralları olup gerçekleşir.
Tiyatronun en büyük amacı, insan özünün, insanca
gelişiminin başarısını yaratmak istemini
süreklileştirmesidir.
İnsan gelişimine böylesine büyük katkılar sağlayan
tiyatro, insan emeğinin dili olmayı da
başarabilmektedir. Bu nedenle her zaman tiyatro
vardır.
Tiyatro Ve Doğa
İnsansal özü ve doğa ile birlikte gelişimini
sağlayan tiyatro, tarihsel akışkanlığıyla doğanın
birçok yönünden yararlanabilmiştir. İnsan doğa ile
savaşımını, doğayla yaşadıklarını yaşamsal
gereksinimlerini ilkel insanın ihtiyaçlarını hem
kendini, hem de karşısında kini ve doğayı
birbirlerine ritüelsel eylemlilikle bir dile
kumuştur. İnsanın beden hareketlerinin, sesin ve
daha birçok yönün gelişimine sebep olmuştur
böylelikle tiyatro da beden dilinde gelişim
sağlamıştır. Yani insan, doğa ve tiyatro gelişimi
anlatım ile boyut kazanmıştır. İnsanoğlunun
birbirine yaşadıklarını anlatma, algılatma, anlama
ve algılama ihtiyacın bir sonucu olarak tiyatro
sanatsal bir aktiviteye kavuşturmuştur. Bu
doğrultuda tiyatro doğa ile gelişiminde kendi
sistemini böylelikle kurmuş ve geliştirmiştir.
Doğanın iç devingenliği ile dış devingenliği tiyatro
da olgu olarak, hem biçimsel hem de içerik olarak
kullanılmaktadır. Yani tiyatroda doğa olgusu
vazgeçilmez görsel ve üslupsal olarak anlatılıp,
yansılatılmaktadır. Şunu diyebiliriz ki, doğanın
insan üzerinde ki etkisi, tiyatro sanatında çok açık
olarak görülmektedir.
Doğa sürekli bir doğurgan yasaya sahip olduğundan,
tiyatro da bundan yararlanmış ve kendisini de
sürekli yenileyen, doğurgan bir konuma
büründürmüştür. Yani tiyatro da, konular sürekli
yenilenmeye ve birbirinden yeni şeyler doğurmaya
açık konum kazanmıştır.
Tiyatroyu tiyatro kılan, ihtiyaçları, mekân, oyuncu
ve seyircisidir. Tiyatroda bir akım dolaşım
biçiminde olaylar ve olgular yaşatılır. Sahnede ise,
oyuncudan seyirciye, seyirciden oyuncuya bir
elektriklenme yaşanılır.
Genel olarak dile getirmeye çalıştığım husus insanın
insana, doğaya ve tiyatroya, doğanın, insana ve
tiyatroya, tiyatronun insana ve doğaya
zincirlenmesine ihtiyaç duyduğu ve vazgeçilmez
evrensel bir algılama ve algılatma gelişimin
gerekliliğidir.
Her bir insanın gelişimi evrimsel bir gelişimdir.
İnsan doğa ile beslenir. Bu yüzden doğa insanın
vazgeçilmez bir parçası olup insanda doğanın parçası
ve tiyatro da bunların sanatsal yaratıcısıdır.
Tiyatro bu nedenle her zaman var olmaktadır.
Devam edecektir.
Geri Dön
|