|
İletişim |
|
Site
hakkında Görüş ve Önerileriniz İçin |
|
|
|
YÜREĞİMİZİN DİLİ VE ŞİİRLER
Agit Yoldaşın Kurşunu
|
Tiyatro Ve Kadın
|
15 Ağustos ve Agit, Agit'in yüreği ve namlusundan
sıkılan kurşun. Bunlar Kürt özgürlük mücadelensin de
ve Kürt halkının tarihine altın harflerle işlendi.
1984 15 Ağustos'ta terörist devletin, terör odak ve
noktaları Eruh ve Şemdinli'de Agit'in muzaffer
komutasında ve Agit'in kendi namlusundan vuruldu.
Saatlerce her
Devamı...
|
|
Tiyatro ve doğanın doğurgan özeliklerini kısmi
olarak ele almıştık. Yine doğurgan özelliğine en
açık sahip olan kadında bu noktada büyük bir neme
sahipken, yaşamı her zaman yenilemeye çalışıp, seven
güzellik yasasını işlemeye çalışır. Kadının doğum
sancıları yaşamın sancılarıyla benzerdir. Doğa da
her şey sancılarla yenilenir ve olgunlaşır...Devamı...
|
Tiyatro
|
Sıgaraya Son Kanpanyası
|
Tiyatro sanatı bir bütün içersinde ele alıp
değerlendirirken yaşamın her boyutunu işler.
Tiyatro seyircisi ile olayları değerlendiren,
eleştiren, geliştiren her zaman kendisini
yenilemesini gerçekleştirebilen bir sanat dalıdır.
Tiyatro seyircisi ile buluştuğu an yaşamsallaşır.
Yani en canlı sanat dallarından biri halini alır.
Doğa kendi içerisinde devinirken, tiyatro ise sahne
ve seyircisiyle buluştuğu an devingenliğini
gerçekleştirir...Devamı...
|
|
Dinleyin;
Bir ses geliyor dağların doruklarından. Bu ta
derinlerden, beş bin yıl öncesinden gelen bir şarkı.
Her cümlesi isyan, her tınısı ağıtı, umudu
anlatıyor. Sonra ses ve söylem canlanıyor,
yükseliyor. Bastırılarak inceltilmiş kadının sesi.
Dağlarda ne kadarda güçlü çıkıyor. Toplumda ahlaken,
dinen ve hukuken yok sayılan kadın, dağların
doruklarında, enginliklerde iradeleşerek, hem cins
kimliğini, hem de halkının... Devamı...Devamı... |
Her Zaman Herkes Açısından Sonuçlar Daha Öğreticidir
|
Zamansız
Kareler
|
1992 yılının sonbaharını gösterdiği zamana denk
gelmişti güney operasyonu. Hava ısısı yavaş yavaş
düşmüş, soğuk havanın giderek hakim olduğu bu
süreçte operasyonu karşılamıştık. İyiden iyiye
kendini hissettiren güz mevsim koşulları ağırdı.
Esintiler ürperticiydi. Tenimizde soğuk bir esinti
ve tüylerimiz tel tel oluyordu.
Devamı...
|
|
Zamanın yetmediği ne varsa
Bir bir yazdım tarihin dip notlarına
En mağdur patikalarda
Hükmü sürüyor ayrılıkların
Sesimin terkinde topluyorum şiirlerimi
Kekik kokularında yaşıyorum
Yüzümün sayfalarına çiziyorum
Yaşayacağımız, koklayacağımız salkımları
Ve elimizdeki ısıyla kırıyoruz
Yüreğimizdeki prangaları
Hangi mahkûma sorsan
Geride bıraktığı bir geleceği vardır.Devamı... |
4500 yıl önce prenses, Başrahibe olan tarihin
ilk kadın şairinin dizeleri
|
Göz Bebeklerim
|
Tanrıça İnanna me’ lerin hanımı olarak öğülüyor
Bütün me’lerin kraliçesi, görkemli ışık,
Parıldayan giyisi içinde görkemli kadın,
Gök ve yerin sevgilisi,
An’ın (gök tanrısı) fahişesi, mücevherle donanan,
Yüksek rahibeliğe uygun olan,
Tiara giyisi içinde çekici olan,
Elinde 7 me tutan,
Bütün me’lerin koruyucu kraliçem!
Sen dağlardan tufan getirensin!
Sen İşkur (fırtına tanrısı) gibi gürlersin
Göğün ve yerin İnannası, sen biriciksin!
...Devamı...
|
|
Rüzgârın sertliğiyle yürüyorum,
Dar patikalardan, geniş caddelere...
Başıboş, yıkılmış!
Dönerken patikalara,
Bir kez daha tırmanıyorum tepelere.
Siyah taşların uzağına,
Kırmızılığa isyan edercesine ilerliyorum BEYAZLIKTA.
Arkamdan gelen seslere aldırmaksızın,
Küçümsercesine bırakıyorum zorlu yollara
Farkında olmaksızın aç,
Susuz, Perişan!...Devamı... |
Gerilladan Gözü Yaşlı Analarımıza
|
Merhaba, Adı Gibi Güzel Yoldaşım!
|
Her sabah güneşin ilk doğuşunu dağların ardından
yükselirken seyre daldığımda geçip giden bu anı
kucaklayacak kadar içimi bir heyecan kaplar. Bütün
özveri sunan sözlerin toplamı bir dağın yamacında
yeni yeni doğmaya başlayan güneşin güzelliğinde
anlam bulur çoğu zaman.Devamı...
|
|
Özleme, özlemle… Dağ doruklarının özgürlük
rüzgârlarında seni özlemle kucaklıyorum. Özlem
yüklü, hüzün kokan mektubunu aylar sonra aldım.
Sevgiyi, yoldaşlığı, paylaşımı, emeği ve yaratmanın
zorlu mücadelesinde her zamankinden daha umutlu,
daha coşkulu, daha fazla özgürlüğe yaklaştığımız bu
dönemde dağlara, arkadaşlara, olan...Devamı... |
Bilinçlenme, Örgütlenme, Mücadele İle Şiddete
Son
|
Küçük
Serüvenci
|
Kürt
Özgürlük Hareketinin çeyrek yüzyılı geçen mücadele
dilimi içerisinde, Kürt toplumunda ortaya çıkardığı
gelişmeleri irdelerken toplumsal sorunların geçmiş
ve günümüz arasındaki farkını birçok açıdan
değerlendirmek mümkün olabilmektedir. Kuşkusuz
toplumsal değişimin veya...Devamı...
|
|
Ayrılıklar kolay olmaz insan yaşamında. Ne bizden
önceki insanlar alışmıştır bu ayrılıklara ne de
bizden sonrakiler alışacaklardır. Her insan bir
anlam yükler ayrılığa. Biz nasıl anlam yükledik
ayrılıklara? Nasıl yaşadık ayrılıkları? Ayrılıkları
birey olarak, halk olarak nasıl karşıladık? Tabii ki
tarih boyunca en acı ayrılıkları.Devamı...
|
|
|
|
|
AKP Politikasının Annelere İlişkin
|
Dağdan Akan Özgürlük!
|
Örtüsüz Hayatların Serüvencileri
|
|
Öncelikle
tüm annelerin anneler gününü dağların yücelerindeki bahar
soluğuyla kutluyorum.
Anne olmak, erkek egemen zihniyet ve sistemi tarafından
sadece kendisine sahip olan bir erkeğin, mirasını
bırakabileceği kendi kanından çocuklarını doğurma aracı ya
da makinesi olarak görülür.
Devamı... |
Savaşın–şiddetin tırmandırıldığı, savaş rantçısı,
demagojik bir özel savaş hükümetinin arsızlığını
haykırdığı bir süreçte, gerilla, bir taraftan
yürütülen kirli savaşa karşı savunma hazırlıklarını
yapıyor, diğer taraftan ise kış kamplarını
hazırlıyor. Savaşın ve doğanın zorlukları onları
yıldırmıyor. Aksine dirençlerini arttırıyor,
özgürlük tutkularını daha çok büyütüyor.Devamı...
|
Keşke insan sadece
gözlerin görebildikleriyle yetinebilseydi. Bazen gözlerin
gördüğü kadarlık bir dünya daha cazip geliyor bizlere. Çünkü
görünenler yaşamın sadece bir kısmı, hatta çok azı. Bana
göreyse yaşamın cansız hücreleridir gözlerimizin gördükleri.
Ama yürek yetinmez bunlarla. Hayatlara giydirilen elbiseyi
değil, içindeki canlıyı görmeye çalışır.Devamı...
TÜM
YAZILAR İÇİN
Tıklayınız |
|
|