DEĞERLENDİRMELER
BAKIŞLAR DONUK KALMASIN...
Gulan Botan

Yüreğimin ateşi bugün
Gözlerimde alevlendi
Alevler göklere yükselip
Mavi göğün okyanuslarına karıştı.
Elimde bir avuç toprak

Toprakta binlerce iz var
İzler hangi zamana ait bilmiyorum
Acısı yüreğimi yakıyor
Gözlerimdeki alevleri yükseltiyor
Toprağın üstünde bana getiriyor.

O zaman saçlarım akan zamandan değil, kahırdan aklaşıyor. Zaman benden uzak, ben onun peşindeyim. O sağır. Benim yürek atışlarım zamana sığmaz. Ondan yabancısı olmadığım bir avuç toprak istiyorum. Yüreğim varsa, atışını istiyorum.
Kendi yürek atışımı dinlediğim bugünlerde, binlerce yüreğin benimkiyle attığını duyumsuyorum. Bu atışları bazen meydanlarda haykırırken elinde salladığı sarı kırmızı mendilden, bazen mor mendilden. Yaşama ve yaşama özleminin meydanlardan taştığı bu günlerde; haykırışlarda yabancılığı değil kendimi dinliyor gibiyim. Yüzünde tarihin çizgilerini taşıyan kadınların yüz kıvrımlarında, kendi yüz hatlarımı görüyorum. Özlemimi, toprak hasretimi. Saçlarının ak telleriyle meydanlarda haykırırlarken tarihten tenim benzerliğinde toprağın kokusunu duyumsuyorum.
İnsanlar iradelerini isterlerken; karanlığından yazılı olup olmadığı belli olmayan tarih sayfalarına kalplerindeki gümbürtünün ışığını sığdırmak istiyorlar. Yabancısı olduğu insanlığı yeniden duyumsamak dolayısıyla teninde esen rüzgarı hissetmek istiyorlar. Bunun yanında insanın öldürülmesine göz yumup hüküm sürmek için bir karış toprağı elde edebilmek için uçak kalkışlarını tartışanlar var.
Nereye vursun uçaklar?
Biraz kendini duyumsayan mor mendili hala var mı? Yoksa sarı mendili taşıyan halka mı? Veya uçağı hiç yakından görmemiş köylere mi? Kenda Kole’de vurulanların bakışları hala o yakından göremedikleri ama ölüm fermanlarını gökten indiren uçaklara asılı kalmış. Bakışlarında kim bilir ne vardı. Korku mu? Umut mu? Hayallerinde ne vardı, kimse bilemez artık. Anaların yüreklerindeki kor ateş gözlerinden parçalanmış bedenlerin üzerine akış buldu. Tuzlu yağmurlarda birleşti acılar. Dün Kenda Kole’de idi, yarın nerede olacak, meçhul.
Onların ve daha bir çoklarının özlemleri donuk kalan bakışlarıyla sonsuzluğa götürdükleri insanlık özlemlerini bugün kadınlar vicdanlının sesleriyle ellerini birleştiriyor.”Her türlü eşitsizliğin yıkılışı için sesimizi duyun” çığlıklarını yükseltiyorlar. Daha kaç saç teli aklaşacak kaç bakış donuk kalacak bilemiyorum.
Ama kadınların toprağın kokusunu artık kaybetmek istemediklerini, yani seslerini yitirmek istemediklerini biliyorum. Çünkü yürek sahibi, “gelecek savaşta değil, barıştadır” çağrısını yineliyor. Bunun için de attıkları adımların binlerce, milyonlarca insanın yüreğine ferahlık, çocukların yüzlerindeki gamzeli gülüşün garantisi olduğunu biliyorum.

Bu gün burada Kenda Kole de, yakın ailesinin uçaklarla vurulan bir ananın bakışları dolaşıyor. O günden arıyor, kaybettiği ailesini. Böyle başlıyor aklar ve geride kalan hatırlar. Ama yine de bize dönüp baktığında gülümseyen iki dudak arasında çıkan sesle “güzel günler göreceğiz demi” demeden edemiyor.

 

 
 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır