Geri Dön

TÜM  YAZILAR VE ŞİİRLER

İÇİMİZDE Kİ ÖZGÜRLÜK İSTEMİNİN, COŞKUSUDUR ÖZE İNEN MERDİVEN…
 

Çarçel Engizek
 

Bahar yağmurları yüzümüzü hafiften ıslatırken, yeniden bir yaşamı soluyor gibi hissederiz kendimizi. Bedenimize değen her damlacıkta hiç anlaşılamayan ya da tanımlayamadığımız bir ilişki kurarız. Kendimizden bir parçayı, gökyüzünden bedenimize aktıktan sonra hissederiz. İnsan ve doğa ilişkisini hiç fark etmeden bir daha yaşarız. Gökyüzünde ki yıldızlar gün kararmadan gözlerimizde belirir. O an elimizi uzatsak belki de tutabiliriz o görülmeyen ama bir parçamız olan gerçekliği. Islanırız canımıza yettiğince ıslanırız. Toprak ve gök arasında ki buluşmada kendimize ne kadar yakınlaştığımızı hissederiz.

Doğanın bir parçası olan bizler en çok bu gibi zamanlarda kendimizle buluşmayı yaşarız. Arada ki tüm araçlardan kurtulmuş, çıplak varlıklarımız arasında tanırız birbirimizi.

Doğal toplum insanlarının belki de kendi toplumunda bu kadar huzurlu yaşamış olmalarının nedeni budur. Duygu ve düşüncesinde ki bütünlük, doğa ve insan arasında ki bütünlüğü de beraberinde getirmiştir. Kadın, erkek, çocuk olgularını kategorileştirmemiş, kendinden bir parça, bütün olarak görmüştür. Zamanın tuzağına düşmeden, anının her saniyesinde, kendisi olan toplumuyla ve doğasıyla yaşaması gerektiğinin bilincinde yaşamıştır. Güzel her anda, sevgi her şeyde, tutku, arayış, özgürlük, kadın, erkek hiçbir etkene maruz bırakılmadan bedeninde hissettiği duyguyla içselleştirmiştir.

Toplumun tüm bireyler üzerinden işlev kazandığı, toplumsal hastalıkların yaşamaması anlamına geldiği bir toplumdur, doğal toplum. Kominalite, birlikte paylaşmanın getirdiği psikolojik rahatlığın birbirine karşı sorumluluğu, maddiyatın dışına çıkardığı bir durum açığa çıkarmıştır. Sorumluluk birbirini geliştirme, paylaşma, mutlu etme, insan olarak maddi araçların ihtiyaç dışındakine ihtiyaç duymama durumu olmuştur.

Çağımızda ki insan ile doğal toplum insanı arasında ki farkı, günümüzde her ilişki de nasıl görüyorsak, aynı zamanda öz davranışlarımız ya da öz benliğimiz dediğimiz özgür doğal toplum bireyinin, en insani duygularını, özeliklerini de kendimizle buluştuğumuz ve kendimizin dışındaki doğayla bir araya geldiğimiz zamanlarda hissederiz.

Bazen, bir damlada bazen de kendimize yapılan haksızlıkların sebeplerini sorgularken o zamanın masum anlarına girmişizdir. Kadın olarak kendimize karşı yaşadığımız tüm yabancılaşmaya rağmen, bu duyguları en derin yaşarız. Bazen çocuklarımızla olan ilişkide, bazen doğayla olan ilişki de, bazen de kendimize ait zamanlarda eskiye olan özlemi dile getirişte doğal anaç zamanlara akarız. Birey olarak hiçbir çıkarı düşünmediğimiz zamanlar, bir lokma şey yerken yarısını diğer bir insanla paylaşmayı düşündüğümüz anlardır o anlar. Bundandır belki de eskilerden, özlemlerden sıyrılamadığımız. Özelikle uzak ufuklara, diyarlara olan özlemleri bundandır.

Zamanımızın karışık kentlerinin karmaşasında kaybolan benliğimizi bulacağımız yer, öze dönüş olmalıdır. Özelikle biz kadınlar olarak aslında içimize hiçte sindiremediğimiz bu sistemle, bir biçimiyle bağımızı koparmalıyız. Doğal topluma olan inancı ve hissi ancak yüreğimiz ve düşüncemize bağlayacağımız sıkı halatlarla bağlarsak kopabiliriz kurnaz Enki lerden, Zeus’lardan. Daha sonra hileyle geliştirilen yol yöntemlere karşı binlerce yılın köhnemiş hıncıyla karşı koyabiliriz. Bu bazen uzun yol serüvenlerinde, bazen özgürlük dağlarında, bazen yüzünde hissettiğin yağmur, kar tanesinde, bazen de kendin olabildiğinde gerçekleşmektedir.

Doğal toplum sadece geçmişte yaşanmış, geçmiş bir olay değildir. Sadece hayallerde yaşanacak bir şey hiç değildir. En somut hali yetişkinlerin çocukluk aşamasında yaşanmaktadır. Her an, her gün ve her bireyde halen yaşanan bir dönem olmaktadır. Sonrasında ise bireyin özgürlük ahlakında yer almaktadır.

İçimizde ki özgürlük isteminin, coşkusudur öze inen merdiven...
 

Geri Dön

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006. Tüm hakları saklıdır