|
DAĞLARIN KOÇER KIZI...-II-
|
Çiçek Yüzünden Aşiretler Karşı Karşıya
Katılma kararıyla küçük yaşta beşik kertmesiyle
nişanlandırılan Çiçek böylelikle nişan yüzüğünü de atmış
olur. Bir kadının böyle bir davranışta bulunması
aşiretler arası bir kavgaya neden olacağı için
aşiretinden kadınlar kampa giderek Çiçeği katılma
kararından vazgeçirmeye çalışırlar. Zira Çiçeğin
katılması iki aşiret arasındaki kan davasına da
dönüşebilir. Çiçek katılımından sonra gelişen olayları
şöyle anlatıyor, “Katılmam aşiretimizle başka bir
aşireti nerdeyse karşı karşıya getirdi. Çünkü beni
ağabeyim için kızları istenen aşiretin bir çocuğuyla
beşik kertmesiyle berdel yapmışlar.
Aşiretler arasında ortaya çıkan bu gerginliğin
giderilmesi için Çiçeğin katıldığı gerilla arkadaşları
devreye girerek bir toplantı yapalım Çiçek kendi
kararını kendi özgür iradesiyle açıklasın diyorlar.
Bunun üzerine ertesi gün, yayla yerinde toplanan aşiret
üyelerinin karşısına çıkan Çiçek, “Ben de hiçbir
sorundan dolayı katılmadım. Sadece bir amacım var. Ben
de bir Kürt insanı gibi partiye katılıp ülkem için
savaşmak istiyorum” diyerek kararını açıklıyor. Onun bu
kararı toplananlar tarafından alkışla karşılanır.
Saat sekiz buçuk sıralarıydı. Annem ve babam zoma
gelmemişlerdi. Her kesin geldiğini gördüm. Kardeşim
hepimiz Çiçeği katmaya geldik dedi. Ben de zaten
katılmışım dedim. Çok kalabalıklardı. Her kes oturdu.
Kardeşim beni çağırdı. Kaldığımız yerde büyük bir
kayalık vardı. Zaten o çevrede çok fazla taş yoktu.
Kardeşim beni o taşın arkasına götürdü. Ve birkaç sorusu
olduğunu söyledi. Eğer cevap verirsen seni katarız dedi,
yoksa katmayacağı dedi. Bu beni çok korkuttu. Acaba ne
oldu dedim. Kardeşim bana şunu söyledi. Dedi birincvisi,,
her kes militandır, eğer ahlaki yönden kendine
güvenmiyorsan katılma dedi. Diğeri hala küçüksün dedi,
bu parti tc. karşısında savaşıyor. Eğer cesaret yönünden
kendine güvenmiyorsan katılma dedi. Diğer eğer şehit
düşersen önce mermi sana değmeli dedi. Arkadaşlarının
önünde olmalısın dedi. Eğer bunlara cevap vermezsen bu
kadar silah var elimizde seni katmaz ve partiyle
savaşırız dediler.
Ertesi Gün Ailesi Tarafından Gerilla Kampına Götürülür
Karırını açıkladığı toplantıdan sonra o geceyi ailesinin
yayla yerinde geçiren Çiçek ertesi gün ailesi tarafından
gerilla kampına götürülerek teslim edilir.
Çiçek, Kampta örgütü önceden tanıyan ağabeyi tarafından
bir kayanın arkasına götürülerek bazı sorular
sorulduğunu söyleyen Çiçek, ağabeyinin sorduğu sorulara
doğru cevap vermesi durumunda katılımına izin
verileceği, cevap vermemesi durumunda silahlı oldukları
için gerillalarla çatışma pahasına da olsa katılmasına
izin vermeyeceklerini söylediklerini belirtti. Sorulan
sorulara doğru cevaplar verdikten sonra katılımına izin
verildiğini belirten Çiçek, ’87 yılında başlayıp
günümüze dek süren d dağ yolculuğunun bu şekilde
başladığını söyledi.
Katıldıktan Sonra Uzun Süre Tek Bayan Olarak Hareket
Eder!
Uzun bir mücadeleden sonra gerilla saflarına katılmayı
başaran Çiçek, bu kez onun bulunduğu yerde kadın gerilla
olmadığı için uzun bir süre erkek gerilla arkadaşları
arasında tek kadın gerilla olarak hareket eder. Uzun bir
aradan sonra kadın gerillaları Tehta Reş’te gördüğünü
söyleyen Çiçek şunları anlatıyor, “ İlk defa bayan
arkadaşları orda gördüm. Bayan arkadaşları gördüğümde
çok heyecanlandım. Bir de üç arkadaş önderlik sahasından
gelmişlerdi. Onları gördüğümde çok sevindim. Partiye
katıldığımda saçlarım çok uzundu. Fakat üç ay yalnız
erkek arkadaşların yanında kaldım. Yaşım da küçüktü.
Partiyi de iyi tanımıyordum. O üç ay hiç saçlarımı
yıkamadım. Arkadaşların yanına geldiğimde ise sürekli
yürüyüşlerde terliyorduk, saçlarım birbirine girmişti.
Bunu arkadaşlara sordum, saçlarımı ne yapayım dedim.
Sultan arkadaş vardı, Urfalıydı. Sultan arkadaş taragı
alıp saçlarımı taramak istedi ama yapamadı. Bu yüzden
saçlarını keselim dedi. Bunun üzerine hiçbir şey demeden
ağladım. Arkadaşlara çok bağlıydım. Bu yüzden hiçbir
olumsuz olay beni etkilemiyordu. Fakat saçlarını
keseceğiz dediğinde ağladım ve saçlarımı kesmeyeceğim
dedim. Neden diye sorduklarında annemin, kardeşlerimin
saçlarımı çok sevdiklerini söyledim. Bir de ben de
saçlarımı çok seviyordum. Sultan arkadaş bir şey olmaz,
saçların bir birine girmiş. Şimdi kesersen saçların yine
uzar. Ve böylece beni ikna ettiler. Saçlarımı
kestiklerinde ağladım. İki uzun örüktü, onları alıp
Tehta Reş’in aşağısında bir taşın altına koydum. Şimdi
de sanırım ordadır. Belki çürümüştür.”
Dağların Koçer Kızı Gerilla Olarak Güney Kürdistan’dan
Sonra Kuzey Yollarında!
Bir süre eğitim almak amacıyla Çiçek Güney Kürdistan ile
Kuzey Kürdistan sınır hattında bulunan kampta eğitim
görmek amacıyla gönderilir. Bir kış orada eğitim
gördükten sonra baharla birlikte Beytüşşebap alanında
hareket eden Anabirlikte yer alır. Hareketli birliğe
girdikten sonra Kuzey Kürdistan’ın birçok bölgesini
gezmeye başladığını dile getiren Çiçek şunları söylüyor,
“çok hareketli bir birlikti. Buda bütün alanları gezme
imkanı veriyordu. 90 yılında Şirvan taraflarına kadar
gittik. Çok zahmetliydi. Şirvan’a gittiğimizde çok
zorluk vardı. Çünkü Şirvan Garzan taraflarına düşüyor.
Şirvan halkı Sabri arkadaşın yakalanmasından ve üç
arkadaşın şahadetinden sonra düşman tarafından
silahlandırılmıştı. O tarafa giden Anabirlikte biz
sadece üç bayan arkadaş vardık. Türk ordusunun
propagandası köylüler üzerinde büyük etki yaratmıştı. O
yüzden biz kadın gerillalar köylere giremiyorduk. Köyün
yakınında bir yerde oturup bekliyorduk. Erkek arkadaşlar
köylere girip çıkıyorlardı ondan sonra noktamıza
gidiyorduk.”
Garzan’dan sonra Botan’ın Garısa alanına geçerler. O
sırada PKK’nin 4. kongresi için hazırlıklar
yapılmaktadır. Ancak kongre, konferans nedir gibi
konulardan Çiçeğin herhangi bir bilgisi yok. Onlar
Garısadayken Anabirlikte yer alan gerillalar yanlarına
gelirler. Ancak kendileri Garzan’dayken çok
zorlandıkları için Anabirlikten çıkarılırlar.
Garısa’da Onları Erzak Zorluğu Bekliyordu!
Zorluklardan ötürü kadın gerilla arkadaşlarıyla
Garzan’da Anabirlik’ten çıkarıldıktan sonra Garısa’ya
geçen Çiçek ve arkadaşlarını bu kez erzaksızlık
bekliyordu. Erzak bulmak için çeşitli yollar
denediklerini dile getiren Çiçek aldıkları bir bilgi
üzerine karakol erzaklarına el koymak için yedi gün
süren bir pusu attıklarını belirtti. Çiçek Kiçi o
günleri şöyle anlatıyor, “Garzan’dan Garısaya geldik.
Garisa’nın hiç erzakı yoktu. Herhol karakoluna erzak
taşıyan bir konvoyun geçeceğinin bilgisini aldık. Bizde
gidip yedi gün boyunca kapsamlı bir pusu attık. Ancak
arabalar gelmedi. Sonbahardı, yağmur yağıyordu. Ateş de
yakamıyorduk. Yedinci gün araçların gelmemesi durumunda
pusuyu bırakıp gidecektik. O, gün saat 12.30
civarlarında arabalar çıkıp geldi. Ama askeri değil,
gelen üç sivil arabaydı. Galiba düşman pusu attığımızın
bilgisini almıştı. Arabalarda her türlü erzak vardı. Bu
erzakların hepsini aldık. Yetmişe yakın arkadaştık.
Noktadaki arkadaşlar da indiler. Yalnızca güvenlik
kaldı. Sabaha kadar o erzakı caddeden taşıdık.
Taşıyamadıklarımızı da yaktık. Şoförlere bir şey
yapmadık. Arkadaşlar onlarla konuştular. Fakat düşmanın
erzakı olduğun söylediler. Eğer onların göreceği bir
zarar varsa yardım edebileceğimizi söylediler. Onlarda
çok memnun olup geri gittiler. Sonra ne oldu bilmiyoruz
tabii. Ama biz kendimize gerekli olan erzakı bulmuştuk.”
Garısa’da bir süre kaldıktan sonra yeniden Anabirlilkle
birlikte hareket ederek Gabar’a geçerler.
Gurbet Aydın’dan Türkülü Gece!
Gabar’a geçip bir süre kaldıktan sonra grup gelecek,
onların güvenliğini almamız gerekecek deniliyor. Ancak
gelen grubun ne için geldiği ve nereye gittiği bilinmez.
Bunun üzerine Dicle suyunun hakim olan bir yerde
güvenlik almaya başladıklarını söyleyen Çiçek, sonradan
gelen grubun kongreye gidecek grup olduğunu ve grubun
içinde Mizgin (Gurbet Aydın) adlı kadın gerillanın da
bulunduğunu belirti.
Çiçek Kiçi o günleri şu şekilde anlatıyor, “ Kendimizi
yüksek bir yere verdik. Gece grup geldi. Arkadaşlar
Dicle suyunun yanına gidip arkadaşları getirdiler.
Grupta bayan arkadaşlar da vardı. Mizgin, Mervan
arkadaş’ta o gruptaydı.. Arkadaşlar ateş yakacağız,
mizgin arkadaş bize türkü söyleyecek dediler. Mizgin
arkadaşın Agit arkadaş üzerine olan kaseti hepimizi daha
çocukken etkilemişti. Beynimize ve yüreğimize hitap eden
bir kasetti. O gece ateş yaktık ve Mizgin arkadaş türkü
söyledi. Ertesi gün akşama kadar kaldılar ve akşama
doğru yola çıktılar. Ona nereye gittiklerini sordum o da
kongreye gittiklerini söyledi. Kongrenin ne olduğunu
sorduğumda o da bana kongrenin partinin en yüksek
toplantısı olduğunu söyledi. Gabarda iki gün bizim
yanımızda kaldılar. O iki gün rengimizi değiştirdi. Her
zaman insanın eline tarihi anlar geçmiyor. Mesela Mizgin
arkadaş ordan geçiyordu.”
Önce Türkçe Alfabe’yi Öğrendi!
Gerillada yıllar geçtikçe Çiçek okuma yazma bilmemenin
ezikliğini duymaya başlar ve bir şekilde okuma yazma
öğrenmenin yollarını aramaya başlar. O sırada İzmir’den
gerilla saflarına katılan ve yeni savaşçı eğitiminden
sonra onların bulunduğu alana gelen Tekoşin adlı kadın
gerilladan ona Türkçe alfabe eğitimini almaya başlar.
Çiçek okuma yazma Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın
bir çözümlemesinde yaptığı bir tespitin kafasında bir
çelişkiden kaynaklandığını belirterek şöyle konuştu,
“Önderliğin söylediği şeylere küçüklüğümden beri
meraklıydım. Ama onları daha iyi anlamak için okumak
gerekiyordum. Ancak benim okuma yazma bilmiyordum.
Tekoşin arkadaş’tan bana öğretmesini istedim. Uzun süre
manga komutanlığı görevini yapan Çiçek kendisine takım
komutanlığı görevi verildiğinde denetimindeki
gerillaları nasıl eğitebilirim kaygısına kapıldığını
söyledi.
Üç Defa Yaralandı!
Çiçek Kiçi gerillada geçirdiği 19 yıl içersinde girdiğim
çatışmalarda üç kez yaralandı. Ancak her üç seferde
gerilla imkanları oranında tedavi oldu. O yüzden hala
üst dudağında savaştan kalma bir iz var. Bir yandan
eğitimsizlikten ötürü duyduğu eziklik ve hareketi
örgütsel, ideolojik ve siyasi olarak daha yakından
tanımak öte yandan da Botan’dan Güney Kürdistan
hatlarına geçerek tedavi olmak için örgüte bir rapor
yazar.
Eyalet yönetimi kendi aralarında tartışarak Çiçeğin
tedaviye gitmesini uygun görüp, tedavi amacıyla güney
Kürdistan’a gönderirler. Tedavi olup geri Botan’a
dönmeyi beklerken, Gerilla Komutanı Murat Karayılan
tarafından çağrıldığı iletilir. Murat Karayılan’la
görüşmek için gittiği vadide çok şaşırdığını ifade eden
Çiçek şöyle konuşuyor, “ Pırbıla vadisine gittiğimde her
taraf şehir gibi olmuştu. Herkes oradaydı. Bir ara acaba
yanlış bir yere mi geldim diye sordum kendime. O, akşam
cemal arkadaş benimle konuştu, kongre olduğunu ve
katılacağımı söyledi. Ben de neden ben katılacağım
dedim. Çünkü ben kongrelere sadece merkez komite üyesi
olan arkadaşların katılacağını sanıyordum. Cemal arkadaş
sende katılacaksın dedi. Ben de ben bunları anlamıyorum,
başka arkadaş katılsın dedim. Ama cemal arkadaş sen
katılacaksın dedi. Öylelikle 5.kongreye katılmış oldum.
Kongreye katıldım ama çok fazla anlamıyordum. Ama büyük
bir moral ve güven kaynağı oldu.” Kongre sırasından Kürt
Hal Önderi Abdullah Öcalan her gece bir grup gerilla ile
telefon görüşmesi gerçekleştirerek kongre
yönlendirmektir. Kadın gerillalarla görüşme yapılacağı
sırada Sakin adlı kadın gerilla komutanı tarafından
Çiçeğe bir gece konuşma sırasının kadın gerillalarda
olduğu, konuşacaklar arasında Çiçeğinde bulunduğu
aktarılır. Çiçek buna bir yandan sevinirken diğer yandan
da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a nasıl
konuşacağını, ne konuşacağını bilmediği için konuşma
cesaretinin olmadığını söyler.
“Dilim Tutuldu”
Çiçek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la konuşma sırası
kendisine geldiğinde heyecandan kendisini tanıtamadığını
belirterek şunları söyledi, “Sıra bana geldiğinde
heyecandan kendimi tanıtamıyordum. Plıng arkadaş vardı
halamın oğluydu. Önderlik sahasında uzun süre kalmıştı.
Cuma arkadaş Plıng arkadaşın akrabası olduğumu söylememi
istedi. Ben de heyecandan kendimi zar zor tanıttım.
Önderlik o zaman şunu söyledi; ‘Şunu hiçbir zaman
unutmayın ki, bu PKK bu devrim, emek hareketidir.
Hareketimize katılan köylü çok emek veriyor. Ama
kendinize ideolojik yönden de emek vermeniz gerekiyor.
Bu da bende bir çelişki oldu. İnsan düşünsel anlamda
nasıl emek verir diye düşünüyordum.”
95 yılı yaz ayları ortasına kadar Haftanin alanında
kalan Çiçek, aynı yıl içinde gerçekleştirilen kadın
özgürlük hareketi kongresine de katılır. Kadın özgürlük
hareketi kongresinin ardından Mahsum Korkmaz Akademisine
gitme kararının çıkan Çiçek Kürt Halk Önderi Abdullah
Öcalan’la ilk karşılaşmasına ilişkin şunları söylüyor,
“Önderlik sahasına gidip önderliği gördüğümde on gün,
bir ay da geçmiş olmasına rağmen sanki bir rüyada
gibiydim. Önderlik her kesin adını, ne zaman
katıldıklarını görevlerini sordu. Önderliği ilk
gördüğümde yine dilim tutuldu. İnsan önderliği iyi
tanımazsa büyüklüğünü de yeterince hissedemiyor.
Önderlik her halde çok heyecanlandığımı anladı. Önderlik
‘senin saha geçmen için çok öneri raporları geldi’ dedi.
Ben bilmiyorum başkanım dedim. Ne zaman katıldığımı, ne
kadar eylemlere katıldığım nerde kaldığım sordu,
dudağımın neden yaralandığını sordu. Bende kendimi
tanıttım ve önderliğin sorduğu sorulara cevap verdim.”
“Önderlik Gerçeğiyle Eski Dünyam Yıkıldı”
Çiçek Mahsum Korkmaz akademisinde kaldığı 8 aylık süre
içinde eski dünyasının yıkıldığını belirtti. Çiçek çok
önem verdiği okuma yazmayı Mahsum Korkmaz akademisinde
öğrendiğini belirten Çiçek, “Orada, Apocular olarak
içinde bulunduğumuz dünya ve verdiğimiz mücadele ile
önderliğin ortamı, mücadelesi arasında çok fark vardı.
Çünkü örgütün ve kendimin gerçeğini gördüm.”
Dağların Koçer Kızı Yine Botan Yollarında!
Çiçek Mahsum Korkmaz akademisinde eğitimini
tamamladıktan sonra yeniden Kürdistan dağlarının yolunu
tutar. Önce Zap alanına geçer. Bir süre Zap alanında
kaldıktan sonra tekrar Botan’a geçer. 1998 yılın Kürt
ateşkes ilan edildiğinde Botan’dan gelerek Kandil
dağlarına geçer. Burada kaldığı süre içinde ilk yıllarda
ne olduğunu bile bilmediği birçok kongre ve konferansa
katılır. Çünkü o artık eski dağların küçük Koçer Kızı
Çiçek Kiçi değildi. 1987 yılında başlayıp adım adım
özgürlüğü doğru giden zorlu Kürdistan dağlarında verilen
savaşta kendisini her yönden eğitmişti. Şu an YJA STAR
meclis üyesi olan Çiçek Kiçi artık büyük bir gerilla
komutanı ve Botan’ı sırtlayanlar arasındaki yerini almış
durumda.
Şimdi yine Botan’a gitme hayaliyle yaşayan Çiçek Kiçi
yine Botan’a giden yolları gözlüyor.
Dağların küçük Koçer kızlığından hikayesi başlayıp
dağlara uzanan Çiçek Kiçi’nin hikayesi kısaca böyle. 19
yıllık zorlu gerilla yaşamın daha çok şey sığdırmış.