DEĞERLENDİRMELER
SU OLMAK GEREKİRSE...
Beritan- Gulan


Dağlarda
Dağların uçurumlarında
Bulutların süzülüşünü izliyordum
Bir bulut doldu gözüme
Geldim diyordu
Yeryüzüne
Dayandım
Tomurcuk gülün kapısına
Günün sıcaklığı çağırdı,
Güllün güzelliği
İşte bir yağmur damlasıyım
Dayandım kapına
Doğma zamanı
Güne, gül yüzünü
Gösterme zamanı
Güzelliğin özlemiyle
Su, insanlar için olduğu kadar bütün bir evren için de vazgeçilmez yaşam kaynağının bir parçasıdır. Toprağı süslemek, can vermek için bitkilerle toprağı birleştirir. Toprağa can verirken bitkilerin toprağa kök salarak güneşle buluşmasına yardım eder. Yaşamın yüzüne bir gül çizer, insanı ve doğayı dinginleştiren. Buhar olur yükselir gökyüzüne. Mavinin sonsuzluğuna milyonlarca desen çizerken bulutlarla susuz topraklara rüzgârlarla yol alır durmadan. Ayrıca çok da karşılık beklemeden merhametlice bırakır damlalarını çatlayan toprağın tenine. Toprağın üstündekiler de can bulsun bu yaşam kaynağından diye akarsulara, göllere, denizlere dönüşür. Suyun dinginliğine eğilir aslan.
İnsanlar içinde yaşam kaynağının büyük parçalarından biridir su. Ama insan onun anlamını bilmeden kullanır, onun anlamını yitirdiği oranda da kendi anlamını yitirir. Suya anlam yüklemek özgür, eşit yaşama anlam verebilmektir ki bu anlam belleğimizde siliktir. Çoğu zaman, suyun anlamına verdiğin büyüklük oranında su olmanın büyüklüğüne erişir gönüllerdeki denizlere doğru yol almayı bilirsin. İnsan beyninde umutlu inanç ve biraz eşitlik serpmek, çorak çöllere yağmur olmak demektir. Eğer sen insan için su olacaksan çiçek açan bir su olmalısın ki anlam deryasına kapı aralayasın. Yoksa, kendinle beraber onlarda da anlam yitimi olursun. Bir düşün? Sen insana doğru akmayan bir sussun. Çok güzel olabilirsin çünkü sussun. Ama eğer çorak bir çölün ortasındaysan ve insanlar sana ulaşmak isterken sana ulaşmadan can veriyorlarsa; o kuyuda su olmanın anlamı yoktur ve o yok olmaktır. Eğer su toprağa, insana ve yeşilliğe yol alıyorsa anlamlıdır, ılık bir suyun kenarında biter kır çiçekleri, tatlı bir suda kulaç atar balıklar. Ama kimsenin ulaşamadığı, olmadığı kuyu dibindeki su güzel olsa da kimseye yaşam kaynağı olamadığı için bilinmez su olduğu için o uzaktır düşlere ve yaşama. O zaman su olacaksan, nasıl bir su olman gerekiyor iyi düşün! Parlaklığın güne ışınlarıyla, gökkuşağına mı dönüşmeli, yoksa bir kuyunun dibinde çürümeli mi? İyi düşün, suyun çürüdüğü nokta bitim noktasıdır.
Çünkü su yaşamın yüzde seksen beşidir. Kuyuda bekleme ila ki birileri oradan geçsin ve seni keşfetsin diye. Buhar ol. Yüksel gökyüzüne, yağmur ol dayan tomurcuk günülün kapısına. Korkma karış toprağa ki birikesin. Biriktikçe bir çağlan ol, ak toprağa umudu çizerek. Belki dolunay düşer yüzüne, insanların bakışları özlemle takılır akışına. Kenarında çiçekler boy verir. Kelebekler toplanır baharına. Aslanlar eğilir dinginliğine, insanlar dünyasına anlamın kapısını aralarsın. Bir şarkı varsa içinde o zaman sesin olacak. Seslerimizin birbirine karıştığı coşkulu bir türküde buluştuk ve görüşmeye devam edeceğiz.

Ne yürekler gördüm
Göz ufkunda hapsolmuş
Kanmamak için
Tutsak sevdalara
Göz ufkumu parçaladım
Yalancı aşklara inat
Kestim saçlarımı
Yüreklerin tutsaklığına inat
Kapadım gözlerimi
Yüreğimin sevdasıyla
Açtım sınırsız kapıları
Bin yalanla kapansa da
Yüzüme kapılar
Unutmadım mavi alevlerin dansını

Beritan- Gulan

 

 
 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır