ANASAYFA

 
pajk'In amacI demokratİK EKOLOJİK CİNSİYET ÖZGÜRLÜKÇÜ TOPLUMU GERÇEKLEŞTİRMEK

 

Sülbüs Peri ile yapılan röportaj

5–11 Haziran tarihleri arasında 1. Kuruluş Kongresini gerçekleştiren PAJK, kongresinde kadın özgürlük mücadelesinin geldiği aşama, ideolojik yaklaşımlar, örgütsel yapılanma ve yaşanılan sorunlar üzerine kapsamlı değerlendirmeler yürüttü. Bu konularda PAJK Koordinasyon üyesi Sülbüs Peri’nin görüşlerini aldık.

KKK sistemi içerisinde PAJK kendini nasıl örgütleyecek? PAJK’ın örgüt modeli nasıl olacak?

İki yıllık PAJK yapılanmasına yönelik ön hazırlık çalışmaları yürüttük. Bunu 1. Kuruluş Kongresiyle somut program_tüzüğe, somut ilke ve prensiplere kavuşturarak ilan ettik. Bu, kadın hareketleri açısından da, insanlık açısından da önemli bir adımdır. Çünkü insanlığın en çok kaybettiği nokta, düşünsel, üretimsel alanda kadının yaşam dışına itilmesidir. Kendini var etme, rengini topluma yansıtma noktalarında sürekli dıştalanmış, yaşamın dışına itilmiştir. Tekrar örgütlü mekanizmalara kavuşması ve kendisini daha sistemli, düşünsel bir kapsamla, sistemsel bir güçle ortaya koyması, bu noktada iddiasını, gücünü pratik formülasyonla ifadeye ulaştırması önemli ve tarihi bir olaydır.

Bu anlayıştan hareketle 5. PJA Kongresinde aldığımız karar gereği ideolojik alanda PAJK, toplumsal alanda YJA(ÖKB) ve meşru savunma alanında YJA_STAR olarak örgütlenme kararı aldık. O süreçten bu yana kadın hareketi olarak yapılanma çalışmalarımızı sürdürdük. PAJK’da bu süreç içerisinde yapılanma için ön hazırlık çalışmalarını tamamladı ve bu kongreyle zirveleşmeye doğru götürdü. Yapılanmanın anlayışı, temel çerçevesi ortaya konuldu ama bunun pratikleştirilmesine, özünün pratikte daha güçlü bir katılımla doldurulmasına ihtiyaç var. Bu da esasta PAJK’ı oluşturan kadrolarla birlikte gerçekleştirilebilinir.

PAJK bu anlamda çekirdek kadro, militan kadro örgütlenmesidir. Kadın Kurtuluş İdeolojisinde, onun yaşam felsefesi ve duruşunda derinleşmiş, irade, öz bilinç, öz sorumluluk konusunda bir bilince kavuşmuş, bunu pratikte yaşamına, duruşuna, toplumsal alana yansıtacak bir kararlılığa, iddiaya kavuşmuş kadro bileşiminden oluşur. Her noktada, özellikle ideolojik alanda kendisini gönüllü adamış kadro bileşiminden oluşur. Bu noktada hem teorik, hem de pratik olarak güçlü katılımı gerektirmektedir. PAJK sadece ideolojik, teorik olarak bir pratiği açığa çıkaran, araştırma_ inceleme yapan, doğrultuyu ortaya koyan bir güç, örgütlülük, parti değildir. Elbette ki kadın hareketinin ideolojik kapsamını, yaşam felsefesini derinleştiren, araştıran, inceleyen, teorik kapsamını özümseyen kadrolar gereklidir. Fakat bir o kadar da kendi duruşuyla, katılımıyla, iradesiyle, öz icraatıyla onun pratik uygulamasını da gerçekleştiren kadroyu esas alır. PAJK böyle kadrolardan oluşan bir partidir. PAJK kadrosu ideolojik esasları kendinde oluşturduğu oranda toplumda da gerçekleştirebilir. PAJK’ı oluşturan kadronun katılımı bu anlamda önemlidir. İddialı katılımı olan militan kadrolardan oluşan bir partidir.

Önderliğimizin de belirttiği gibi sayısı önemli değildir. Bizim için önemli olan niteliktir, özdür.   Kadın Kurtuluş İdeolojisinde derinleşen ve bu anlamıyla iradeleşen, öz bilince, öz güce kavuşmuş, bu düşünceyi icraata kavuşturmuş, iddialı kadrodan oluşan bir yapıdır. Bu anlayış ve kapsamda derinleşmek önemlidir. Eğitilmiş, güçlenmiş, iradesine kavuşmuş, bilinci pekişmiş kadroyla içeriği doldurulacak bir partidir. Bu temelde PAJK 1. Kuruluş Kongresinde tartışmalar yürüttük, anlayışını, prensibini, ilkesini açığa çıkarttık ve kararını da aldık. Bizim derinleşme çalışmalarımız devam ederek kurumlaşacak.

PAJK, gönüllü katılımdan oluşan kadro bileşimini esas aldığı kadar, bununla birlikte kendi kurumlaşmasını da komite ve komisyonlar üzerinden oluşturur. Kendisini özle birlikte daha güçlü bir sisteme, kurumlaşmaya, forma kavuşturmaya ihtiyacı da vardır. Kendi içinde daha derinleşerek devam etmesi, güçlü bir verimliliğe, bir sisteme kavuşabilmesi için elbette ki kurumlaşmaya önem vermek gerekmektedir. PAJK, kendi esas kurumlaşmasını temel komiteler üzerinden oluşturarak daha sistemli bir pratikleşmeye ulaşabilir.

KKK ve KJB içerisinde de PAJK, demokratik_ekolojik_cinsiyet özgürlükçü toplum paradigmasını esas alır ve bu noktada öncü ve kurmay güç olarak kendini görür. Kongrede de tanımlamasını böyle yaptı. Yani demokratik, ekolojik, cinsiyet özgürlükçü toplumu yaratma temelinde bir öncü, kurmay güç olarak kendini ilan etti. Misyonu da böyledir. Hem PKK, hem PAJK için Önderliğin belirttiği misyon budur.  Bu noktada KKK ve KJB sistemi içerisinde özgürlükçü düşüncesiyle, devlet dışı sistemi esas alan, yine yeni toplumu yaratma temelinde bir güç olarak iddiasını koyuyor ve kendisini öyle tanımladı. Kadın özgürlüğü temelinde kurtuluşu hedefleyen ve bu noktada iddia ve kararlılığa sahip bir güçtür. Her noktada yaşam anlayışını, felsefesini somut bir sisteme kavuşturma temelinde, önemli bir öncü güç olarak rolünü oynaması gerekecek.

KKK sistemi içerisinde rolü, değişim dönüşümü esas alan, yine Demokratik- Ekolojik-Cinsiyet Özgürlükçü Toplumu gerçekleştirme, onun anlayışını oturtma ve mücadelesini yürütmektir. Sistem içerisindeki rolü böyledir. Yani yeni paradigma temelinde, değişime dönük, özünü doldurmaya dönük bir misyona sahiptir.

PAJK’a diğer kadın hareketlerinden gelen eleştiriler nelerdir? Size bakış açılarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Dünya Kadın Hareketlerine karşı yaklaşımınız nasıl olacak? Yine PAJK’ın durgunlaşmasından bahsediliyor? Bu konuda PAJK adına neler belirtebilirsiniz?

5. PJA kongresinde PAJK yapılanma kararını almıştık. Bu temelde yapılanma açısından en işlevsel model nasıl olabilir, PAJK yapılanması en uygun tarzda nasıl pratikleştirilir yönünde çalışmaların yürütülmesi gerekiyordu. Fakat geçirilen süreçte aynı zamanda kadın hareketinin yaşadığı bazı sıkıntılar, sorunlar da vardı. Bunları düzeltmeye dönük çalışmaları ise süreç açısından en örgütlü kadın gücü olan PAJK yüklendi. Bu nedenle PAJK yapılanma çalışmalarına verilmesi gereken süre kadın hareketinin toparlanma çalışmalarına verildi. PAJK yapılanması ikinci planda kaldı.

Buna durgunlaşma demeyelim. Şöyle bir izahta bulunabiliriz. Kadın hareketi açısından ideolojik çalışmaların yapılandırılması ve bu noktada yaşanan sorunların doğru noktaya çekilmesi, özellikle ideolojik alanda yaşanan muğlaklıkların, zayıflamaların durdurulması gerekiyordu. Toparlanmanın yaşanabilmesi için ideolojik parti çalışmasına öncelik verilmesi ve hızla yapılanma çalışmalarının tamamlanması gerekiyordu. Ancak kadın hareketi olarak yaşadığımız sorunlar bir bütünsellik içerisinde olduğundan ve diğer çalışmaların da yapılanma sorunları olduğundan PAJK yapılanma çalışmalarına gecikmeli girdik. Yürütülen çalışmalar genel kadın hareketiyle ilgili çalışmalardı. PAJK yapılanma çalışmaları ikincil planda kaldı. Yaptığımız toplantı, konferans ve kongrelerde genel kadın hareketi olarak da, PAJK olarak da bu durumun özeleştirisi verildi. Bu noktada diyebiliriz ki; biz bu çalışmaya gecikmeli girdik, yetersiz girdik. Bunun eleştirisi de, özeleştirisi de yapıldı. Bu, durgunlaşma değildir. Şu aşamada PAJK yapılanma çalışması tamamlanmış ve kongresi de yapılmıştır.

21. yüzyıl bir kadın yüzyılı olarak değerlendiriliyor. Bu tespit doğru, yerinde! Yani sistemin, yaşanan çelişkilerin karakteri göz önüne alınırsa aranan çözümün kadında mevcuttur. Bu noktada kadının öz gücü ve dinamiğiyle, daha bütünlüklü, daha planlı, projeli, hedefli bir çalışma yürütürse bu yüzyılı kazanacağı ve kendi karakteri temelinde şekillendirebileceği de bir gerçektir. Bizim yürüttüğümüz çalışmaların, genel ulusal mücadeleyle yürüyen bir yanı da vardır. Mücadelemizin çıkış koşullarını göz önüne alırsak bu kaçınılmaz olarak önümüze çıkmaktadır. Fakat kadın olmanın gereği olarak, sadece Kürt kadınına dayalı değil, Kürt kadını öncülüklü ve Ortadoğu kadınıyla bir araya gelme, plan ve projelerimizi ortaklaştırma, bilincimizi yükseltme arayışlarımız oldu. Bu noktada böyle genel kapsamlı olmasa da, somut projelere dönüşmese de ideolojik kapsamımızın içerisinde bir yaklaşımımız oldu. Bu, gün geçtikçe, erkek egemenlikli sistemin gerçekliği fark edildikçe, yine kadının düşürüldüğü düzey, öngörülen ihtiyaçlar daha derinlikli görüldükçe kadınlar olarak dinimiz, ırkımız, sınıfımız ne olursa olsun bir araya gelme ortaklaşma, gücümüzü birleştirme, bilincimizi, irademizi pekiştirme arayışlarımız derinleşti. Belki bu, çok güçlü projelere, bir pratiğe kavuşmadı. Bu, bir eksikliktir. Bunun çeşitli süreçlerde özeleştirisi verildi ve daha güçlü pratikleşebilmek için, bu eksikliği ortadan kaldırabilmek için çeşitli girişimlerimiz oldu. Biz sürekli bir kesim tarafından şu eleştiriyle karşılaştık. “Ulusal mücadelenin gölgesinde kalıyorlar, bu anlamda özgün değiller, içe kapanıklar, kendilerini dışa yansıtmıyorlar vb.”  eleştirileri oldu. Bu eleştiriler içerisinde haklı eleştiriler elbette ki var. Bir yüzyılı, belki de daha fazlasını kapsayacak, sadece bir kadın kurtuluşunu değil, insanlığın, dünyanın kurtuluşunu, özgürlüğünü kapsayan ve bu anlamda da çok geniş bir toplumsal alanı, kapsamı, özü, çerçevesi olan bir kadın hareketinin bu kadar dar, bu kadar sınırlı, yetersiz kendisini yansıtması bir eksikliktir. Bu, bizim yetersizliğimizdir. Bu işi pratik anlamda yürütenlerin kapsamıyla ilgili bir durumdur. Bunun özeleştirisi sadece sözde olmuyor tabi ki! Kapsamı daha da derinleştirerek, bilincimizi yükselterek, yaşam arayışımızı, felsefemizi, amacımızı, özgürlük gerekçelerimizi çok daha güçlendirerek bu eksikliğimizi giderebiliriz. PAJK, bu eksikliğimize bir müdahaledir. Çünkü yetersiz, eklektik, kapsamdan, üretimden yoksun bir yürüyüşle yüzyılın hedefini gerçekleştiremeyeceğimiz çok açıktır. PAJK’ın kapsamı, önüne koyduğu hedef, gelişim, kadro gerçeği bu noktadaki yetersizliğimize bir müdahaledir. Bu noktadaki derinlik bizim açımızdan önemli! Tüm kadınların maruz kaldığı sistem gerçeği ortada ve bu nedenle mücadele gerekçelerimiz bir. Nerede olursak olalım, gerçeğimiz ne olursa olsun sistemin mağdur bırakmasıyla karşı karşıyayız. Güç birlikteliği, güç ortaklaşması, bütünsellik içerisinde hareket edilmesi gerekiyor. Bu, kadın olmanın bir gereğidir.  Diğer kadın örgütleriyle ortak bir hareket, çalışma temposuna sahip olmamız gerekiyor. Bizim arayışımız da bu yönlüdür.

Bu arayışımızı PAJK olarak ideolojik, felsefik yanı, planı projesiyle gerçekleştirmemiz gerekecek. Bu, bizim için bir hedeftir. Tabi bunu en fazla YJA (ÖKB) üzerinden gerçekleştirebiliriz. Bu noktada diğer kadın hareketlerinin de bize dönük, çok fazla tanımadan değerlendirmeye yönelme yanlarını kırmaları gerekir. Ne olursa olsun tanımamadan, incelememeden, araştırmamadan kaynaklı yaşanan önyargılar, yetersiz değerlendirmeler sonucunda kendi gücümüzü sınırlandırma, birbirimizden kopma, tecrit etme yaklaşımları bize kazandırtmaz. Bu noktada diğer hareketlerin de daha açılımcı olmaları gerekir. Bizim kapsayabildiğimiz kadar onların da bizi kapsamaları gerekir. Birbirimize karşı açık olma, eleştirisel_özeleştirisel olma bu çağda en acil ihtiyacımızdır. PAJK yapılanma çalışmaları olarak biz buna açığız. Düşünsel, ideolojik, felsefik, teorik olarak bizim yaklaşımımız bu! Bunu pratikleştirmenin kararlılığı, iddiası bizde mevcut!

Elbette ki şöyle bir iddiamız, hedefimiz var.  Kadının öncülüğünde, renginde bir toplumsal dönüşüm ve kurtuluşu istiyoruz. Bunun için de bu örgütlülük içinde yer alan bireylerin öz iradesi, öz bilinci güçlenmiş, gerçek anlamda bireyselleşmiş, birey olma gerçekliğine ulaşmış olması da bir ihtiyaçtır. Böylesi sistemlere, örgütlülüklere ihtiyaç vardır ve bu oluşumların güç birliğine, güç ortaklaşmasına ihtiyaç vardır. Dünya kadın hareketlerinin _ki biz de bunun içindeyiz_ bir ihtiyacıdır bu! Bu noktada güç birlikteliğimiz, gücümüzü birleştirerek var olan egemen sistemi tespit etmek ve karşısında mücadele etmek gerekmektedir. Var olan realiteyi de göz önünde bulundurarak, daha reel, yani kendi özgürlükçü hayallerimizi, ütopyalarımızı kaybetmeden ama reeli de gözeterek,  kendimizi soyutlamadan, gerçeğin dışına itmeden daha somut plan, daha güçlü projelerle kendimizi örgütlemeli, güçlerimizi ortak bir potaya çekmeliyiz.  Bu noktada hayalcilikten kaçmak gerekiyor. Çünkü gerçek dışılık kazandırmıyor. Bu gerçeğe göre sistem karşıtlığımız var ama biz sadece kadının özgürlüğünü değil, kadının öncülüğünde, renginde, doğasında yeni bir toplumu hedefliyoruz. Nihai amacımız budur. Bu noktada kadının gelişimi, kadının iradeleşmesi, güçlenmesi, örgütlenmesi, güç mekanizmalarını oluşturması önemlidir. Böyle bir öncülükle dönüşümün esas alınması gerekiyor. Parçalılık bize hiç bir şey kazandıramaz. Önyargılar bize hiç bir şey kazandıramaz. Varsa yetersizlikler, anlaşılmayan yanlar bakış açımızdaki düzeltmeyle aşılabilir. Gücümüzü ortaklaştırarak daha güçlü bir sistem temelinde, kendi bakış açımızla kurumlaşarak bir kadın hareketi oluşturmaya ihtiyaç vardır. Bizim yaklaşımımız ve çabamız buna dönük olacaktır. Aksi takdirde erkek egemenlikli sistem _ki bu kadına ait olmayan bir sistemdir_ çeşitli gerekçelerle, ayrımcılıklarla, işte devlet, ulus, millet, din vs. böyle sürekli toplumu birbirine karşı çatışır halde tutmak, sürekli enerjilerini farklı noktalarda akıtmak istemektedir. Bu, bilinçli bir politikadır. Kadın olarak buna gelmememiz gerekiyor. Ne ulusun, ne devletin, ne dinin, ne de farklı düşünce formlarının, bizi birbirimizden ayıran, bizi güçten düşüren, bizi farklı sistemlerin zemini haline getiren politikaların hiçbirinin bize faydasının olmayacağı kesindir. Olsa olsa egemen kesimlere faydası olacak.

Bu tuzağa gelmememiz gerekiyor ama maalesef biz bu tuzağı aşamadık. Ne zihniyet olarak, ne politika olarak, ne de tarz olarak aştık. Dünya kadın hareketleri olarak, kadınlar olarak bizlerde çeşitli gerekçelerle hala kendi içimizde kendimizi çok parçalı tutuyoruz. Kadın hareketlerinin de kendi içinde onlarca, yüzlerce fraksiyonu var. Bunlar tabi ki enerjiyi dağıtan, gücü dağıtan yaklaşımlardır. Aslında erkek egemenlikli sistemin, zihniyetin kurduğu tuzağın, çerçevenin dışına çıkmamadır. Öngörülen sistem içerisinde çatışarak enerjimizi farklı noktalara kanalize ederek deşarj olmadır. Kadın hareketleri olarak bizim bunu aşmamız gerekiyor. Daha güçlü, forma kavuşmuş bir düşünceyle, ideolojik kapsamla bu tuzaktan çıkabiliriz. Yani biz erkek egemenlikli sistemin düşüncesine, zihniyetine alternatif bir düşünceyle, alternatif bir bakış açısıyla, yani kadının doğasına, özgürlüğüne, ekolojik bir sisteme dayalı bir düşünce yapısıyla kendimizi ortaya koymazsak, örgütsel formasyonumuzu, pratiğimizi, gücümüzü, kişilik yapılanmamızı bunun üzerine oturtmazsak günde onlarca örgüt kursak da bu sistemin bir parçası olmaktan kurtulamayız. Erkek egemenlikli sistemi güçlendirmekten öteye gidemeyiz. Çünkü sistem bizi değirmen gibi öğütüyor. Yani kendi gücümüzü, enerjimizi çeşitli vesilelerle gerek çatıştırarak, gerek uzlaştırarak kendi sistemine kanalize ediyor. Dolayısıyla biz de entegre olmaktan kurtulamıyoruz.  Radikal, devrimci özümüzü de böylece yitirmiş oluyoruz. Bunu aşmak gerekiyor. Bizim eksiklik olarak gördüğümüz ve eleştiri olarak da koyduğumuz da budur. Biz kadının özgürlüğüne dayalı bir ortaklaşmaya, güç birlikteliğine her zaman açığız. Bunu açıkça ilan da ettik. Pratik politikamızı bunun üzerine oturttuk. Bundan sonraki çabamız, örgütlülüğümüz, pratik icraatımız da buna dönük olacaktır.

İran ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede kadın intiharları her zaman gündemde! Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz ve toplum içerisinde yaşanan bu tür sorunlara dönük kongrenizde öngördüğünüz projeleriniz nelerdir?  

Gerek Kürt toplumunda, gerekse Türkiye, Ortadoğu ve dünya genelinde yaşanan çok ciddi sorunlar var. Yaşanılan bunalımın, krizin en ağır faturasını kadınlar ödüyor. Dış sistemden tutalım, aile içi sisteme kadar intiharlar var, bunalımlar var, kendini yakmalar var. Özgürlük arayışlarımızın gerekçesi budur. Bu sistemi özünden değiştirmeyi ve kadın kurtuluşunu hedefliyoruz. Bunlar tabi birden olmuyor. Küçük adımlarla, planlarla, projelerle başlayarak geliştirilecek bir mücadeledir. Bu noktada ideolojik, teorik olarak yaklaşımımız bellidir. Bunun pratik ayağını da birbiriyle paralel örgütler üzerinden geliştirmeye çalışıyoruz. Özellikle bu pratik ayağı YJA (ÖKB)  gerçekleştiriyor.  

Kongremizde şöyle bir yaklaşımla hareket ettik. İntiharlar, kendini yakmalar, bunalımlar, kadın kaçışları, fuhuş vb. yani kadının toplumda maruz kaldığı sorunları sistemsel, ideolojik, toplumsal, psikolojik, sosyolojik yanlarıyla araştıran gruplarımız var. Kongremizde böyle bir planlama ve örgütlenmeye gittik. Sistemden, hakim ideolojiden kaynaklı kadının yaşadığı sorunları her yanıyla araştıran, inceleyen, ortaya koyan ve bunu basın_yayında işleyen, toplumu buna karşı duyarlı kılan, kadını bilinçlendiren somut pratik adımlara gitmemiz gerekecek. Bunları yapabilecek bir grup oluşumuna gittik. Hem yazımsal, hem görsel basında bunları yoğun bir biçimde sistematik olarak işlemek, yine hakim ideolojinin dayattıklarını tespit ve teşhir etmek, kadınları ve demokratik kesimleri bunlara karşı duyarlı kılmak, hem de kadını bu noktada eğitmek, güçlendirmek, daha alternatif çözümlere sahip kılmak gerekiyor. Yaklaşımımız budur. Özellikle de kadının eğitimine çok önem vermek gerekiyor. Çok önemli bir yanda olsa sadece pratik çalışmalar yetmiyor. Kadın çok eğitimsiz ve eğitim bu nedenle öne çıkmalı. Eğitimsizlik kadını güçsüz ve çaresiz bırakıyor. Herhangi bir durum karşısında kendisini savunamıyor, koruyamıyor. Bu nedenle ağırlıkta bilinçlendirme eğitimlerine ağırlık verme kararımız var. Bu temelde hem YJA (ÖKB) üzerinden, hem de değişik oluşumlar üzerinden kendimizi yansıtmamız gerekecek. Bu, kongrede somutlaştırdığımız bir karardı. Bunun için araştırma inceleme gruplarını çıkarmış durumdayız.

Toplumun bilinçlendirilmesi gerçekten çok önemli! Değişim_ dönüşüm bilinçlendirmekle olur. Hakim düşünceyi değiştirmekle olur. Kadının bilinçlenmesi, güçlenmesi elbette ki önemlidir ama bu sadece kadını bilinçlendirme değil, toplumu eğitme, geri zihniyetini kırma, yeni bir arayışa sevk etme, erkeği bu noktada eğitme, duyarlı kılma, toplumu yeniden bir vicdan değişimine sevk etme faaliyetidir. Esas eğitsel, düşünsel faaliyet, toplumu değiştirmeye dönüştürmeye dönük faaliyetimiz olacaktır.

Kongrenizde özgün olarak ön gördüğünüz projeleriniz nelerdir?

Bir önceki toplantı ve kongrelerde de alınan kararlar vardı. Bu kararların bir kısmı pratikleşti. Bir kısmı ise gerçekleştirilemedi ve onları yeniden pratikleştirilmek üzere planlamaya dönüştürdük. Bu kongre ilk kuruluş kongremizdir. Özellikle kadının basın yayın alanında kendini özgür, sistemli bir ifade gücüne kavuşturması açısından bağımsız bir kadın ajansı kurma kararımız oldu. Bu onaylandı. Bu bizim için gerçekten çok önemli. Mevcut sistem kendisini basın_yayın aracılığıyla yaygınlaştırıyor, kurumlaştırıyor. Açılımları bu temelde oluyor. Bir nevi diyebiliriz ki, erkek egemenlikli sistemin en önemli, aktif dili, ayağı medya alanı oluyor. Kadın hareketi olarak da kendi sistemimizi, düşünce ve hedeflerimizi kitlelere daha güçlü yansıtma, kadına dair tüm olay ve olguları kavratma ve halka bildirme, bilinçlendirme ve duyarlı kılma açısından kadına dayalı medya alanını önemli buluyoruz. Bu aynı zamanda kadın açısından bir ilk olacak. Bunun özünü daha güçlü doldurma, kadrolarını oluşturma çalışmalarımız yürüyecek.

Yine PAJK yapılanma çalışmaları açısından da ulaştığımız kararlaşmalarımız oldu. Kendimizi topluma daha güçlü taşırma temelinde, kendi içinde kurumlaşmasını bir sistem dahilinde oturtma, bunu daimi, işlevsel, üretken kılma temelinde oluşturacağımız komite ve komisyonlar var. Özellikle mesela Marx’ın emperyalist emek teorisine karşı artı ürün teorisi, emek değer teorisi vardı. Biz kadın hareketi olarak bu konuda şöyle bir karara vardık. Önderliğimizin de böyle bir görüşü vardı. Kadın emeği, analık emeği üzerine bir araştırma yapılacak. Bunun için bir komisyon oluşturuldu. Neolitik süreçten günümüze kadar var olan hakim sistemin dıştaladığı kadın emeğini yeniden daha doğru temelde tanımlama ve kendi sistemimizi bunun üzerine kurma yaklaşımımız var. Bu, sistemimizin esasını, altyapısını oluşturan bir yandır. Bunu araştırmak, derinleştirmek ve topluma yaymak bizim açımızdan önemlidir. Toplumda bu oturursa hor görülen, değer verilmeyen kadın emeğinin daha güçlenmesi ve kadın emeğinin hak ettiği noktaya gelme durumu söz konusu olacak.

Bir diğer nokta da oturtmak istediğimiz sistemin özü olan kadın eksenli demokrasidir. Biz alternatif sistemimizi kadın eksenli demokrasiye oturtmak istiyoruz. Egemenliğe dayalı olmayan, devletçiliği, hiyerarşiyi, zulmü, savaşı, tek yanlı iradeyi yani baskıyı dıştalayan, kendi kapsamına almayan bir sistem hedefliyoruz. Emeğe, eşitliğe, özgürlüğe, doğaliteye, ekolojiye dayalı, bir bütünen neolitik süreçten bu yana kadının üretimine saygılı bir sistem ortaya koymak ve kendi sistemimizin anlayışını bunun üzerine oturtmak istiyoruz. Bunun için alternatif sistem anlayışını daha derinleşerek ortaya koymak önemlidir.

Bunun dışında Önderlik Komitesi var. Önderliğe yönelik gelişen süreci hem siyasal hem örgütsel boyutuyla araştırıp inceleyen bir komite var. Aynı zamanda eğitim, erkeği dönüştürme, meşru savunma alanlarında kendi içinde derinleşmiş komite ve komisyonlar var. Bazıları daha önce de vardı ama şimdi daha güçlü, daha kalıcı, daha sistemli bir tarzda kendisini derinleştirerek devam etmesi kararı alındı. Daha öncesinde kararlaştırılmış ama zaman sorunundan veya daha farklı yetersizliklerden dolayı pratikleştirilememiş karar ve projeler vardı. Yeni bir planlamayla tekrar gündeme alındı. Bunları doğru örgütlemek, özünü doğru doldurmak, topluma taşırmak kadın hareketi, kadın özgürlüğü açısından çok önemli kararlardır. Bunların bilincini, iddiasını güçlü ve doğru oluşturmamız gerekecek. Bunların toplamından oluşmuş bir kadın kimliğini, gücünü, düşünce sistematiğini, yaşam anlayışı ve felsefesini, örgütlü birliği oluşturmak bizler açısından daha da önem kazanıyor. Kararlı, gönüllü ve gücünü benliğinde aktifleştirmiş bir kadın topluluğu, örgütlülüğü ve katılımı temelinde erkek egemenlikli sistemi aşacağımıza inanıyorum

 

PAJK MENÜ

 


 


 


PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006. Tüm hakları saklıdır