ANASAYFA

 

FESTİVALE GİDERKEN...


Zınarin Nupelda

Bize biz kadar yakın
Gün doğumunun sadeliğine karşın gün batımının eşsiz güzelliğine kapılıp gitmemek imkânsız gibidir Maxmur Mülteci Kampına. Canlılığı, sıcaklığı ve sevecenliği ise sımsıkı sarar insanı. Kampa girişimizle birlikte var olan sınırların ötesine Şırnak’ın bir mahallesine, Cizre’nin bir köyüne gelmiş gibi hissederiz ve bize biz kadar yakın kendimizden bir şeyler buluveririz.
Ve savaşın ağır darbelerine rağmen Kürt dili ve kültürü kampta attığımız her adımda karşımıza çıkıverir. Bizimle birlikte kendini yeniden günümüze taşır. Özellikle kadınların beyaz, etrafı rengârenk boncuklarla işlenmiş başörtüleri, Şırnak, Hakkâri yörelerine özgü geleneksel kıyafetleri, çocuklarına seslenişindeki yöresel şive, gülen çizgili yüzler, gözlerin derinliğine saklanan acılarına kadar her şey Kürtçe. Kamptan akıp giden yaşam Kürtçe ile kendini tarifsiz bir ifadeye kavuşuyor. Kendini korurken yeniden yaratmanın zorluğunu, direnişini yüzlerindeki derin çizgiler bizlere hissettirir.
Maxmur, yaşanan tüm acılara rağmen kendi sistemini oluşturmuş ve bir yaşam tarzıyla ortaya çıkmış bir kamp gerçekliğiyle karşımızda duruyor. Bize biz kadar yakın, burada yokluğun içinde yaşayan küçük çocukların parlayan gözleri, geleceğe dair umudun hala canlı ve yok edilemez olduğunun ifadesi olarak karşımıza çıkıyor.
Gündem ‘KAPATILMA’ değil FESTİVAL!
İçimizdeki yakınlık ile kampı dolaşmaya başlıyoruz. Herkes heyecanlı ve yoğun, bir şeyleri hazırlama telaşında. Var olan koşuşturmadan ve heyecanlı bakışlardan bir festival hazırlığı olduğunu anlıyoruz.
Halk Meclisinden Belediyeye Dış ilişkiler kurumundan Kadın Vakfına bir canlılıktır almış başını gidiyor. Yaşanan siyasal süreçten bağımsız kampın gündemi dil, kültür ve sanat.
Kadınların günümüze taşıdığı kültürün sıcaklığı ile düzenlenecek olan festival, geçmişin tatlı esintisini günümüze taşırmayı hedefliyor. Geleneksel Kürt yemeklerinden Kürt kıyafetlerine, kadın müzik gruplarından, kadın dengbejlerin Botan köylerinde başlayan ve mülteciliğe uzanan derin acılarını sergileyecekleri zengin bir program hazırlanıyor.
Görebildiğimiz kadarıyla dışarıda oldukça gündemi işgal eden kampın kapatılması yerine festival ile gündem dil, kültür ve sanat oluyor. Bizde kampa dönük olan ilgiyi iyice pekiştiren yön siyaseti kanıksasa da toplumsallığı ağır basan kültürel yön sanırım.
Festivale hazır
Maxmurlular, bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Kültür Sanat Festivaline giderken büyük bir heyecan yaşanıyor. Adım attığım her sokağın başında, konuştuğumuz her insanın yüzünde bu heyecan okunuyor. Çocuklar ise bu heyecana meraklı bakışlarıyla eşlik ediyor.
Botan arazisinin asiliğini dillendiren ve kampla bütünleşen dengbej kültürünü seslendiren analarımızdaki bekleyiş festival şiarında yeniden hayat buluyor.
Maxmurlu kadınlar “ renklerimiz, şarklarımız ve dilimiz kültürel kimliğimizdir” şiarıyla Kürt renklerini, şarkılarını ve dilleriyle kültürel kimliklerini bir kez daha Avrupa ve farklı ülkelerden gelen sanatçılar ve misafirlerle paylaşarak dış dünyaya aktaracaklar.
Ve yaşanan tüm alt yapı eksiklerine rağmen Maxmurlular 2. Maxmur Kültür Sanat Festivaline hazır. Bir festivale daha giderken gün batımının eşsiz güzelliğinde Maxmurdayız ve Maxmurlularla birlikte, bize biz kadar yakın bu coşkulu kutlamaya tanıklık edeceğiz.
 

 

PAJK MENÜ

 


 


 


PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006. Tüm hakları saklıdır