ANASAYFA

 
1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜNE İLİŞKİN YAPILAN  KISA RÖPORTAJLAR

 

Gülnaz Ege

Erşem Kurdman: Bir eylül barış günü dünya barış günü olmaktadır. Bugün vesilesiyle öncelikle Reber Apo’nun, Kürt halkımızın ve ezilen tüm halkların dünya barış gününü kutluyorum. 21. yüzyılın karakteri barış ve demokrasiyi dayatan bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Böylesi bir gerçekliği bugün bu tarihte kaçınılmaz olarak yaşamaktayız. Fakat buna rağmen bu yüzyılda öldürmek, zulüm yapmak, talan yapmak ve halklar üzerine tasfiyeyi dayatma durumu hala sürmektedir. İnsanların ve halkların iradelerini teslim alma yaklaşımı çok açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Bunun somut örneği olarak da İsrail’in Lübnan’a saldırısı, yine İran-Türkiye ve Suriye’nin içerisinde bulundukları ittifak durumu Kürt halkı açısından görülmektedir. Kürt halkına bu anlamda tasfiye ve inkar-imha politikaları hala sürmektedir. Irak’ta her gün patlayan bombalar bölge halkı açısından ve insanlık açısından barış ve demokrasi gerçeğini ortadan kaldırmak ile bağlantılı bir durum olmaktadır. Özgürlük ve barıştan söz eden önderliğimize en büyük geri yaklaşımlar sergilenmektedir.

Önderlik bu temelde görüşme notunda barıştan söz etmektedir. Bölge halkları açısından barışın ve demokrasinin gelmesi için, dökülen kanın durması için, ezilen halklara barış ve demokrasi çağrısı yapan önderliğimize tecrit içinde tecridi yaklaşımı geliştirilmektedir. Böylesi bir yaklaşımı çok ciddi anlamda kınıyor, insanlık dışı bir yaklaşım olarak algılıyoruz ve değerlendiriyoruz.

Bugün özgürlük ve demokrasiden, barıştan söz eden insanlar insanlık dışı yaklaşımlara maruz kalarak bu noktada hukuk dışı yaklaşımlara maruz bırakılmaktadır. Ve çeşit çeşit cezalandırılmalara tabi tutulmaktadır. Ortaya şöylesi bir durum çıkıyor. Egemen güçlerin yani sistemin hiçbir anlamda barış yaklaşımına dahi bir tahammülü yok. Bu Kürt halkı üzerine geliştirilen yaklaşımlarda çok açık ve net olarak ortaya çıkmaktadır. Bu yaşanan zorluklardan en çok nasibini alan kesim ise kadın ve çocuklar olmaktadır. Her zaman her türlü yaklaşımlara maruz kalabiliyorlar. Kürt halkı üzerinden geliştirilen politikalar bunu çok somut bir şekilde ortaya koymaktadır. Geliştirdikleri tarz ve yaklaşımlarla halkı sisteme entegre etme yaklaşımları egemen güçlerin görülmektedir. Bu nedenle demokrasiye dayalı bir yaşam gerçeği ve eşitlik durumu söz konusu olamamaktadır. Bugün Kürt halk mücadelesini yürüten bir gerçek içerisinde kadın hareketi olarak da toplumsal sorunlara yönelik de sorumluluklarımız daha fazla ön plana çıkmaktadır. Bu biçimde toplumda yaşanan sorunlara yönelik kadın hareketinin toplusal sözleşme projesi bu anlamda önemli bir adım olmaktadır. Bunun mücadele etme yöntemleri de ortaya konulmaktadır. Bu esastan yola çıkarak toplumsal kesimde en önde yer alan kadın ve gençliğin rolü önemli olduğu için bu kesimlere daha fazla rol düşmektedir.

Önderliğin tecrit içinde tecride konulmasını asla kabul etmiyoruz. Barış ve demokrasi için bu kadar çağırısı olan önderliğimize böylesi bir muamele asla kabul edilemez. Bu temelde kadın ve gençliğin demokratik eylemselliklerini daha fazla güçlendirip katılım sergilemesi önemlidir. Kadın ve gençlik bunu tüm dünyaya haykırmalı ve önderliğimize daha güçlü sahip çıkabilmelidir.

Bugün mücadelemizin kat ettiği gelişim düzeyi birçok sorunun üstesinden geleceğimizi çok açık bir şekilde göstermektedir.  Kadınları bu temelde daha fazla önderliğimize sahip çıkmaya ve etrafında çember örmeye davet ediyoruz. Önderlik üzerinde yürütülen tüm politikaları daha fazla dünyaya duyurmak gerekir.

Bugünü salt bugün ile sınırlı bırakmamak gerekir. Tüm günleri bir eylül dünya barış günü temelinde kutlamak ve bunun mücadelesini daha güçlü vermek önemlidir.

Barışa hasret tüm ezilen hakların bir Eylül Dünya Barış gününü kutluyorum.

Jiyan Azad: Bir Eylül Dünya Barış günü ikinci dünya savaşından sonra ilan edilen bir gerçek oldu. Barı ş getirmesi için bir Eylül Barış günü olarak ilan edildi. Emperyalist ve diktatör kesimlere inat ilan edilen bir gerçek oldu. İnsanlığa bu savaşlar çok büyük açılar yaşattı. Fakat her şey e rağmen insanlık için birçok girişimlerde bulunanlar oldu. Fakat bunun gerekliliklerine gör e bir yaklaşım sergileme gerçekleşmedi. Bugün Ortadoğu’da hala savaşalar devam etmektedir. 3. dünya savaşı yürütülmektedir. Kürt halkı üzerinde hala yürütülün bir savaş gerçeği söz konusudur.

Bugün vesilesi ile umarız ki; Suriye-Türkiye ve İran Kürtler üzerine yaptıkları baskıya karşı bir son verip, barış dolu bir birliktelik için adımlar atabilsinler. Savaş yerine demokratik çözümler geliştirerek bir çözüme gidilmesi önemlidir. Kürt sorunu ancak be ancak demokratik bazı yaklaşımlar ekseninde bir çözüme kavuşturulabilir. Savaş ile daha fazla asla bir yere varılamaz. Kardeşlik ve eşitlik temelinde halkların bir araya gelip yaşaması gerekir. Tüm renklere, ırklara ve kültürlere karşı daha fazla hoş görülü bir yaklaşım olmalıdır. Ki: bu daha fazla toplumu geliştirecek bir yaklaşım olacaktır diye düşünüyorum. Toplumdaki istikrar ancak böylesi bir yaklaşım ile oluşturulabilir. Diğer türlüsü toplumu ve bireyi daha fazla tüketir. Toplumda ve dünyada insanların bu istikrarsız gerçeklerden daha fazla zarar görmemesi için, huzur ve refahın gelişmesi için,  tüm halklar arasında barışın daha çok geliştirilmesi gerekiyor. Yönetimlerde demokrasi sistemlerinin daha fazla geliştirilmesi gerekir. Barış kültürü geliştirilmelidir. Kadın hareketi mücadelesinin bir üyesi olarak barış kültürünün daha fazla gelişmesi için çalışlarımız ve çabalarımız bu anlamda daha fazla olacaktır.

Bu temelde tüm insanlığın bugüne sahip çıkması için herkese seslenmek istiyorum. Tarihten sonuçlar çıkarmak gerekir. Tüm insanlığın bir Eylül Dünya Barış gününü kutluyor ve bugün kadar barış dolu olmasını istiyorum tüm günlerin.

Zelal Siirt: İlk öncelikle bir Eylül Dünya Barış gününü KKK Önderi Başkan Apo’ya ve tüm ezilen haklara kutlu olmasını istiyorum. 2006 yılı çok büyük umutlar vardı. Bir barış yılı olarak gelişmesini temenni ediyorduk. Fakat ne yazık ki çok zorlu ve sancılı süreçler yaşadık. Fakat bu egemen güçler tarafından hiç görülmek istenmedi ve hala görülmek istenmemektedir. Ortadoğu’da barışın yakıcılığı kendisini çok somut ortaya koymaktadır. Ortadoğu’da bu özellikle Kürt halkı açısından çok daha fazla yakıcılığını göstermektedir. Bugün Kürt halkının bu kadar barış ve eşitlik isteme talepleri dünyanın her yerinde dillendirilmektedir.  Kürt halkı barış dolu günler için seslerini her zaman yükseltmeye devam etmektedir. Bunun tüm dünya açısından görülmesini istiyorlar.

Verilen mücadelede en çok etkilenen ve zarar gören kesim kadın kemsi olmaktadır. Tüm bu zorluklara rağmen kadın bu barış mücadelesini hala vermekte ve gerektiği kadar da vermeye devam edecektir. Meşru savunma çizgisi temelinde biz bu mücadeleyi sonuna kadar yürütmeye iddialı ve kararlıyız.

Kürt halkı yıllar boyunca birçok acılara maruz kaldı. Her türlü baskı ve zumlu gördüler. Şehit anarlı evlatlarının başı uçlarında dahi hala barış istemlerini v e taleplerini ortaya koymaktan asla çekinmiyorlar ve her defasında bunu dile getirmekteler. Bu anaların barış çığlıklarını duymak gerekmektedir.

Bu temelde bir Eylül Dünya Barış gününü bir kez daha KKK Önderi olmak üzere tüm insanlığa kutlu olsun diyorum.   

 

PAJK MENÜ

 


 


 


PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006. Tüm hakları saklıdır