Ana Sayfa

PAJK Menü
Güncel Açıklama

Röportajlar

Değerlendirmeler

Özgürlük Önderliği

Özgürlük Şehitleri

Yüreğimizin Dili

Kitaplar
Resimler

Ş. VİYAN (LEYLA WALİ HÜSEYİN) PORTRE

 

Adı Soyadı: Leyla Wali Hüseyin
Kod Adı:
Viyan Karox
Doğum Yeri-Tarihi:
1981/Süleymaniye
Partiye Katılışı:
1997
Şahadet Tarihi:
11 şubat 06 da Haftanin'de Önderliğe karşı geliştirilen komployu protesto için kendini yakarak şehit düştü.
Devamı...
 

YAZARLARIMIZ
Derya Koçgiri
Zilar Sterk
Emek Adir
Ronahi Serhat
Zin Evinawelat
İletişim

 Site hakkında Görüş ve Önerileriniz İçin

TARİHTE KÜRT KADINLARI

 

FELSEFEYE ADANMIŞ BİR HAYAT...

Kominardan

"Dünya'yı olduğu gibi görmeyi kabul edersek ne ile karşılaşırız? Bir an ön yargıları bıraksak karşımıza nasıl bir dünya çıkar? ".
Tarih, bildiklerimizden ibaret değildir. Egemenlerin eliyle yazılan tarihin cinsiyetçi olduğu günümüzde akli selim düşünen herkesçe kabul görülmektedir. 5000 yıllık tarih, cinsiyetçi bir zihniyetle örülmüştür. Örülen cinsiyetçi tarih, egemenlerin ürünü olduğundan sadece egemenlere yer verilmiş ve toplumun, yaşamın onlardan ibaret olduğu algısı hemen herkese benimsetilmiştir. Ve bunun bir kader olarak görülmesini istemişler
...Devamı...
 

YÜZYILLAR ÖNCESİNDEN GELEN, BİR BAHAR ESİNTİSİ: HATU ŞAHNAZ

Zin Evinwelat

İnsanlar susmuş, yine silahlar konuşmaya başlamıştı. Sine’nin Erdelanileri, İranlılarla burun buruna gelmişti. Kahrolası tarih, yine kanı yazacaktı. Ya da yazısız tarihin, bir beytine dönüşecekti yaşananlar…

Mevlana Yakup Erdelani’ nin güzeller güzeli kızı Hatu Şahnaz, kendi isteği ve ailesinin de onayı ile bölgenin ileri geleni Helo Han ile evlenmişti. Savaş haberi, sürpriz olmamıştı. Mezopotamya da, bu durum o kadar olağandı ki… ‘Alışmak’, savaş gibi yok edici bir cümle için uygun düşmeyecek olsa bile, gerçek buydu. Bereketli toprakların yerli halkı olmak, her türlü istila hareketine maruz kalmak ve direnişe geçmek demekti aynı zamanda.

Şahnaz, odadan içeri geldi. “Hazırlanmalıyım” diyen eşini izlemeye koyuldu. Helo Han, önce kıyafetlerini giydi, zırhını taktı. Su matarasının ve birazda katığın bulunduğu küçük heybeyi eline aldı. Kılıcının hemen yanına dayadı.

İki eş arasında sadece sessizlik vardı. Sessizlik, öyle şeyler anlatıyordu ki bazen, sözleri anlamsız kılacak kadar manidar oluyordu. Şahnaz, kırmızı yazmasını çıkardı, başından. Bu ince şifondan yapılmış tülü, Helo Han’a doğru uzattı. Tam da gözlerinin içine bakıyordu. Yine konuşmuyordu. Ancak, bu başörtünün anlamı belliydi. ‘Yanına al ve geri bana getir’ diyordu. Yani ‘dön, gel, savaş meydanında kalma’ diyordu. Helo Han, yazmayı, kılıcı ve heybesini aldı. Kapıyı açtı ve dışarı çıktı. Hemen ardından Yarı açık kalan kapıya doğru yürüdü Şahnaz. Dışarı çıktı. Atı hazırlanan beyinin yanına gitti. Karşısında durdu. “Toprağımıza, gençlerimize sahip çık. Babalarımız, kardeşlerimiz ve eşlerimizin kanı, kutsal topraklarımıza dökülsün istemem. Ama toprağımızda, yabancı ele esir düşmektense, ölüm bazen en güzeli” dedi. Helo Han, bu sözler karşısında ‘İşte benim eşim’ dercesine, gurur duyan bir bakışla bıyık altından ince bir tebessüm etti. Başını yukarı ve aşağı sallayarak, bu güzel kadının sözlerini onayladı. Alnından öptü. Atına bindi. Ve gitt
...Devamı...
 

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır