RÖPORTAJLAR
YJA, KJB’nin Toplumsal Ayağıdır
PAJK Basını

YJA’lıların örgütlenme esprisini YJA Yönetiminde yer alan Rotinda Amed’e Sorduk

1-YJA nin, KJB içerisindeki rolü ve misyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

YJA, KJB’nin temel birleşeninden bir tanesi olmaktadır. Esas çalışmaları ise tabanda ocak, komin, kadın meclislerini oluşturmak ve bunun yanında kadın hareketinin çatı örgütü olan KJB sisteminin toplumsal alan içerisinde yer alan bütün kadın oluşumlarımızın bir çatı altında birleşmesinde örgütlü bir zemin oluşturmak için aktif çalışmanın esas yürütücüsü olabilmesidir. Bilindiği üzere KJB Önderliğimizin perspektifiyle oluşmuş bir oluşum olmaktadır. Ve bu modelimiz ilk biçimini özgürlük dağlarında oluşturmuştur. Fakat halen toplumsal alanlarımızda bu bir biçime kavuşmamıştır. Toplumsal alanda şuan aktif olan oluşumumuz YJA örgütlülüğümüzdür. YJA Kadın kurtuluş ideolojisini topluma yaymada, bu ideoloji ekseninde toplumsal sistemi kurmada öncü güçtür. YJA özgürlük ideolojisini kadınlara, topluma taşıma, demokratik-ekolojik-cinsiyet özgürlükçü sistemi yaratma aracıdır. Yani ideolojiyi özgür yaşam sistemine dönüştürme misyonuyla çalışır. Demokratik, özgürlükçü bir toplum yaratıldığında işlevini tamamlamış olur ve doğal bir durum olarak devreden çıkar.Her ne kadar YJA halen kendi misyonuna denk olarak bütün kadın kitlemizin bir araya gelebileceği meclisler biçiminde somut örgütlenmeye gitmemiş olsa bile, belli bir zemini olan bir örgütlemedir. Onun içinde KJB’nin tabanda ruh kazanmasına bütün kadınlarımızı bir yelpaze altında toplaya bileceği bir zemine ve örgütlülüğe sahiptir. Bir hareketin işlevli olabilmesi için en temel şeylerden bir tanesi sistemini iyi oluşturmak ve bu sisteme ruh kazandıracak olan zihniyetin anlayışını oluşturmaktır. Tabii bunlar kolay yaratılacak şeyler değil elbette.
İçinde bulunduğumuz çağın karekteri her ne kadar kadın eksenli bir karekter taşısa da bunun karşısında binyılları gerisinde bırakmış katı, değişime kapalı, ruh dünyası tamamen sisli, değişim-dönüşümde tutucu bir egemen zihniyetinde var olduğunu bilmek ve ona göre güçlü örgütlenmelerle bu sisli havayı dağıtmak gerekmektedir. Bu sistem karşısında elbette çeşitli düzeylerde savaşım veren örgütler, hareketler bulunmaktadır. Bizim kadın özgürlük hareketimizde bu konuda oldukça iddialı ve kendisini alternatif gösterebilecek güçlü bir özgürlük felsefesine sahip olmaktadır. Bu güçlü felsefik yaklaşımlarımızın doğru yaşam bulması içinde elbette güçlü bir pratik örgütlenme gücümüzün açığa çıkması gerekmektedir. İşte burada YJA’nın esas rolü ortaya çıkmaktadır. YJA’nın güçlü örgütlülüğü demek KJB’nin kendisini bütün toplumsal alanlarımızda örgütlemesi demektir. Bunun içinde YJA, böylesi hayati bir geçiş koşulunda önemli bir köprü olmaktadır.

2-KJB’nin toplumsal ayağı yani bir bileşeni olarak birinci kadın kurultayında toplumsal alanlarda örgütlenme kararınız vardı. Şuan toplumsal alanlarda örgütlenme düzeyiniz hangi aşamada?

-Her ne kadar I. Kadın Kurultay kararımızla birlikte YJA kimlikli yeni pradigmaya uygun bir biçimde kendimizi yeniden örgütlesek dahi bizim geçmişe dayalı bir kimliğimiz ve geleneğimiz bulunmaktadır. Bu alt yapı ve zemin bizim için bir kazanım olmaktadır. Fakat bu geçmiş geleneğimizin şuan ki çağsal gelişim içerisinde kadının yaşadığı toplumsal sorunlara ve yaşanan kadın katliamlarına cevap vermekte yetersiz kalmaktadır. Bunun içinde çağın ihtiyaçlarına göre kendini yenilemek ve mücadele araçlarını zenginleştirmek elbette kaçınılmaz bir gerçeklik olmaktadır. Şunu da göz ardı etmemek gerekir. Bizler Kürt kadınları olarak salt cins kimliğimiz için mücadele vermekle yetinmedik. Çünkü cins kimliğimizin yanı sıra birde bizim ulusal kimliğimizin de tanınmadığı bir dünya gerçekliği içerisinde var olmaktayız. Kadın olarak enerjimizi ikiye bölmek zorunda kaldık. Onun içinde uzun bir zaman ulusal mücadeleyi ve cins mücadelesini bir arada vermek zorunda kaldık. Bu biz Kürt kadınlarını aslında daha da hırslı ve mücadeleci kıldı diyebiliriz. Tabii bu gerçeklik kadın eksenli bir yaşam yaratmanın önünde engel olmamakta. Onun içinde YJA olarak geçmiş örgütlenmemizde ikinci bir plana ittiğimiz kadının kendi iradi yaşamına her yönlü yön verebilmesini ve bunun her türlü yapılanmasını oluşturmak şart olmaktadır. Toplumun kanayan yarası elbette kadınlar ve çocuklar olmaktadır. Bizler her ne kadar örgütlü bir kitleye sahip olsak da, bir çok savaşımlar içinde yer alsak da, maalesef halen toplumda yaşanan kadın katliamlarının önüne geçmiş durumda değiliz. Yani toplumdaki töre kurbanı kadınlar var oldukça, baskı ve şiddetin dozajı her geçen gün artıyorsa, her gün kadının çeşitli biçimde ölümlerine tanık oluyorsak ve fuhuş bir sektör biçiminde gelişiyorsa, bu demektir ki, biz halen toplumdaki kadına köklü çözüm yaratamamışızdır. YJA’nın yapması gereken önemli şeylerden bir tanesi de toplumda bu tür baskılara maruz kalan, yine bunlarla savaşabilecek gücü kendisinde yaratamamış kadına ulaşabilmek, onun sığınabileceği, kendisini her yönlü donatabileceği bir ortamı yaratması, yaşamın acımasızlığı karşısında yaşam sevgisi ve coşkusunu kazandırabilmek, kadınları güç yapabileceği mekan ve koşulları yaratmak olmalıdır. Yine cinsiyetçi bir toplum gerçeği karşısında kadına demokratik ekolojik, cinsiyet özgürlüğüne dayalı ideolojiyle donatabilmek zorunluluk arz etmektedir. Tabii bunlar YJA’nın yapması gereken şeyler olmaktadır. belli bir kazanımın ve başarının olduğunu belirtmek mümkün fakat halen YJA’nın tüm kadınlar olarak yaşadığımız sorunların hepsine cevap olama da yetersizlikleri vardır. Ama kadının kendi öz kimliği için vermesi gereken savaşım yöntemlerini yaratmıştır. Ve kadınlarımız tüm alanlarımızda olmasa da bir çok alanımızda kendi yaşam koşulları için savaşımın tohumlarını ekmeye başlamıştır. Kendisini güç, irade konumuna getirdiği koşulların zeminini kendi çabalarıyla ve harcadığı emekle yaratmış, ciddi anlamda bedellerini ödemiştir.
Kadının bu gücü egemenlikli zihniyet yapılarını ürkütmekte ve cevap olarak da kadına dönük şiddet dozajını artırmakla göstermektedir. Özgürlük için bedel vermekten korkmayan kadınlar topluluğumuz ise bunlara cevap olarak kendi kominal değerleri olan konfederal sistemi yaratma ısrarlarıyla her geçen gün örgütlü güçleriyle cevap olmaktadır. Bu anlamıyla da toplumsal alanda YJA kendi kimliğini daha da bir güçlendirmektedir. Her kazanım yeni bir örgütlenme düzeyini göstermektedir.

3- Kürt kadını olmak üzere oldukça kitlesel bir tabana sahipsiniz. Farklı kadın kesimleriyle yakaladığınız ilişkilenme ve birliktelik düzeyi nedir?

-Kadın olmak başlı başına bir kimlik olmaktır. Bu gerçeklik her kadının birbirini hissetmesine, yaşadığı mutlulukları ve zorlanmaları empati yoluyla bile olsa birbirine kanalize etmesine yol açmaktadır. Bunun için kadının ırk, din ve mezhep farklılığından çok cins kimliği kadınları doğal ortaklaştıran bir yan olmaktadır. Buda bizim diğer kadınlarla ortaklaşmamız için ve diğer kadınların bizimle ortaklaşması için yeterli bir gerekçe olmaktadır. Bu gerçeklikten yola çıkarak bu sorunuza şöyle cevap verebilirim. Doğru; oldukça geniş bir kitle yapımız var ama bizim dışımızda bütün kadın örgütlerine ve kadın için, kendisi için savaşım veren kadın kimliğine ideolojik ve felsefik olarak da açığız. Bu bizim kapsayıcılığımızın açık bir ifadesi olmaktadır. Fakat bu bizim duygu dünyamızda yarattığımız ve inandığımız bir gerçek olmakta, bunun yanı sıra siyasal ve toplumsal alanda kadının yaşadığı bütün sorunlar karşısında duyarsız kalmayan ve bunun için çeşitli mücadeleler veren kadın örgütleriyle hem ülke içerisinde hem de çeşitli Avrupa ülkelerinde ortaklaştığımız, ilişkilendiğimiz kadınlar çevreler bulunmaktadır.

4-Günümüzde Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyada kadının içinde bulunduğu konum görülmektedir. Kadına yönelik geliştirilen şiddet ve katliamlara karşı somutta ne tür planlamalarınız var?

-Kadın sorunu bugün dünyanın her yerinde ve Ortadoğu toplumunda en çok tartışılan ve halen köklü bir çözümün bulunamadığı önemli bir sorun olarak her kadın örgütlenmelerinin önünde çözümü bekleyen bir sorun hatta değim yerindeyse bir kaos olarak bulunmaktadır. Kürt kadın hareketi olarak da bizimde özgürlük mücadelemizin başlangıcından bu yana en çok üzerinde durulan ve önderliğimizin belirttiği gibi toplumun özgürleşmesinin ancak kadının özgürleşmesiyle aşılabilecek bir ciddiyette ve önemde ele alınmaktadır.
Bu temelde kadının kendi öz benliğinde saklı tuttuğu ve herkesten, her şeyden çok hakkı olan özgürce, adaletin var olduğu sınıfsız bir toplumu yaşama hakkıdır. Bunun için başta kendi kimlik ve kişiliğiyle buluşabilmenin imkanları yaratılmak istendi. Bu istem sadece istemle kalmayıp bunun için kadının kendisinin de çokça çaba sarf ettiği, bedel verdiği bir mücadele tarihiyle var olan bir kadın özgürlük mücadelesi gerçeği bulunmaktadır. Kazanılmış değerler üzerinde bu gün kadının her gün yaşadığı baskıya, şiddete, cinayetlere dur demek için yapılması gereken çok iş ve görev Kürt kadını olmak üzere bütün kadınların en temel görevleri olmaktadır.
Bu yaşanan sorunlarımıza karşı nasıl, hangi yöntemlerle savaşmamız gerektiği ve neler yapmamız gerektiği hakkında III. Kadın Özgürlük Kurultayımızda da çokça tartışıldı. Böylesi sorunların ha deyince aşılamayacağını, aşılması için ise çeşitli örgütlenmeleri ve aciliyet arz eden kadın meclislerinin ilk elden kurulması için bütün örgütlü gücümüzle meclis örgütlenmelerimize hız kazandırmamızın önemliliğine vurgular yapılmıştır. Örgütlü kadının başaramayacağı, üstesinden gelemeyeceği bir sorunun olamayacağı gerçeğidir. Tabii bu kadınların kendi öz dinamikleriyle yapacakları bir iş olurken birde kadın ruhu ve birlikteliğiyle her öldürülen töre kurbanı genç kızlarımız ve kadınlarımızın hesabını sorabilecek cesarette olabilmemiz, kadın bedeni üzerinde sermaye yaratmak isteyen kişilere karşı öz savunma gücümüzü gösterebilmemiz, intihara sürüklenen kadınlarımızın hesabını tek tek sormakla kadın örgütlüğünü ve meşruluğunu bütün acımasız zalim egemen sisteme kendi örgütlü gücümüzle göstermemizle aşılabileceği gerçeğidir. Böylesi bir gücün kadının öz gücünde var olduğu ve bunun bütün kadınlara mal edilmesi gerçeğidir.
Bunun için biz canımız bahasına varız diyoruz. Ve kadının hak ettiği özgür eşit yaşamın yaratılacağı inancıyla kendi öz örgütlülüğümüzü gücümüzü oluşturalım diyoruz. Kadın hak ettiği yaşamla buluşacak ve bu haksızlığı yaratan egemen güçlerde yaratacağımız kadın meclislerinde tek tek hesap verecektir. Bu inançla kadının konfederal toplumuna doğru dirençli yürüyüşüne tüm kadınları bekliyoruz

 

 Geri Dön

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır