DEĞERLENDİRMELER
ANF MEDYA VE KADIN (1.Bölüm)
Beritan Sarya-Çarçel Elbistan


YRD 1. Kadın Konferansı medya ve kadın konusunda güçlü bir tartışma düzeyine ulaştı. KCK Basın Komitesi Üyesi Zozan Koçgiri kadının medyadaki yerini ve konferansın bu konudaki kararlaşma düzeyini değerlendirdi. Koçgiri toplumsal cinsiyetçiliğin en fazla kurumsallaştığı ve bu anlamda kadınların ideolojik olarak en fazla mücadele etmesi gereken araçların başında medyanın geldiğini dile getirdi. Koçgiri medya sahasında en fazla yer alanın kadınlar olmasına rağmen bu karakteri göstermesinin bir çelişki olduğunu işaret etti. Zozan Koçgiri “YRD 1. Kadın Konferansı Kürt kadınlarının basın-yayın alanında daha örgütlü, etkili bir kadın yayıncılığını geliştirmelerini ifade ediyor. Kadınların gündemini, gündemde kadının yerini, rengini yansıtma kararlılığı ve örgütlülüğüne ulaşmak anlamına geliyor” dedi.


Soru:Günümüz dünyasında medyanın rolünü nasıl tanımlıyorsunuz? Medyanın kullanım biçimi konusunda Kürt kadınları olarak, tespitleriniz nelerdir?


Habercilik ve gazeteciliğin insanlar arasındaki iletişimi sağlama, gerçekleri açığa çıkarma, haber verme yerine giderek bir iktidar ve yönlendirme aracına dönüşümü bu günkü medya sektörünü ifade ediyor. Kapitalist sistem büyük sermaye tekellerinin elinde bulunan bu araçla kendisini ayakta tutuyor. Sermaye ve iktidar alanındaki tekelleşme gibi bilgi-iletişim alanı ve medya üzerindeki hakimiyet ile de ekonomik, ideolojik olarak muazzam bir sansürü yaşamaktayız. Burada sansür derken kısıtlama anlamında değil de daha çok yanlış bilginin yaygınlaştırılması temelinde belirtiyorum. Elbette alternatif, özgür basın üzerinde baskılar devam ediyor. Bir televizyon kanalı kurmak, bir gazete çıkarmak için büyük medya tekellerine karşı maddi olarak kendisini finanse etmek çok zor. Son 1-2 yıl içinde Türkiye’de tutuklan, saldırıya uğrayan gazeteciler, sürekli kapatılan gazeteler somut örnekler oluyor. Bu daha farklı bir sansürü ve baskıyı ifade ederken asıl tehlikeli olan, kapitalizmin kendisini ürettiği tüm ideolojik yaklaşımların medya tarafından üretilip yaygınlaştırılıyor olmasıdır. Cinsiyetçiliği tekrar tekrar üreten de, milliyetçiliği yaygınlaştıran da medya oluyor. Elbette Kürtlerin halk olarak, kadınların da ezilen cins olarak maruz kaldıkları uygulamaların meşruluğu da bu medya tekelleri tarafından sağlanıyor. Örneğin Türkiye’de Kürtler üzerinde egemenlik kurulmasına, asimile edilmeleri gerektiğine ve her türlü yöntemle tasfiye edilmeleri gerektiğine Kürtlerin kendi hakları için verdikleri mücadeleyi “terör” olarak lanse ederek Türkiye toplumunu bu noktada yanlış yönlendiren medyadır. Daha birçok konuda medya zihinler üzerinde korkunç bir hegemonya kurmaktadır.


Soru:Toplumsal cinsiyetçiliğin gelişmesinde nasıl bir rolün sahibidir?


Kadınlık ve erkekliğin biyolojik bir ayrım değil de öğrenilen kimlikler olduğu ve bunun da kendisini toplumsal cinsiyetçilik olarak ifade ettiği biliniyor. Aile bunun şekillendiği temel kurum olurken medya da bunu en çarpık yaygınlaştıran araç konumunda. Medyada yaratılan kadın imajı bu gün kadına yönelik gelişen taciz, tecavüz, şiddeti tetikliyor. Kadınların tek derdini sürekli seksi kalmak, güzel olmak, zayıflamak, zengin ve yakışıklı bir sevgili bulmak olarak lanse ediyor. Kadınlara yönelik programların hepsinin içeriği de bu biçimde. Dizilerde sürekli bir erkeğin ardından ağlayan, zayıf bir karakter tasvir ediliyor. İlginçtir güçlü bir kadın imajı çizildiğinde de o kadın en sinsi, komplocu, kıskanç bir biçimde betimleniyor. Kadına yönelik şiddet olaylarının haberleştirilmesine bakıyorsunuz kesinlikle bir mücadele açığa çıkaracak, toplumsal gerilikleri ortadan kaldıran bir noktada değil. Hatta bazen bu şiddeti meşrulaştırıyor, teşvik ediyor. İntiharları teşvik ediyor. Yada en iyisinden sizde oluşturduğu duygu “kadınların kaderi, ne yapalım” biçiminde oluyor. Bu anlamda toplumsal cinsiyetçiliğin en fazla kurumsallaştığı ve bu anlamda kadınların ideolojik olarak en fazla mücadele etmesi gereken araçların başında medya geliyor. Tabii en büyük çelişki de bu gün medya sektöründe en fazla kadınların yer alıyor olması.


Soru:Alternatif özgür basın dışındaki medya sektörü Kürt kadınlarını nasıl yansıtıyor?


Medya cinsiyetçi ve milliyetçi karaktere sahip olduğundan bunu Kürt kadınlarını yansıtma biçiminde çok net görüyoruz. Kürt kadınlarını bu güne kadar hep geri feodal gelenekler altında ezilen, cahil, çok çocuklu, kumaları olan, küçük yaşta evlendirilen, intiharlar ve namus cinayetleri kıskacında yaşayan şeklinde yansıttı. Bununla bir Kürt kadını imajı yaratılıyor. Elbette Kürt kadınlarının yaşadıkları çok ciddi toplumsal sorunlar var. Ama diğer yandan dünya emekçi kadınlar gününü dünyada en kitlesel kutlayanlar Kürt kadınlarıdır. Kürt kadınları siyasette , sosyal alanda, sivil toplum örgütlerinde ve dağ, kurtuluşları da okumak. Oysa Kürt kadınları onların tanıttığı gibi değiller. Doğru hala okutulmayan kız çocukları var. bu da bir sorundur. Ama Türkiye’de Kürt kızlarının okuma oranın yükseltme ile asıl hedeflenen asimile edip, Türkleştirmektir. Yine bir diğer önemli konu diziler oluyor. Yarattıkları Kürt kadını imajını pekiştirmek için bu dizileri kullanıyorlar. Bu gün Türkiye’de yapılan dizilerin bir çoğunda bir Kürt kadını figürlerine rastlıyorsunuz. Kürt kadınlarının özgürlük sembolü olarak gördükleri Zenep Kınacı’nın kod ismi olan Zilan ismi bakıyorsunuz dizilerde kullanılıyor. Zilan bir sembol. Ama o dizilerde işlenen konu ve karakter bambaşka. Dizilerin hepsi Kürdistan’da başlıyor. Kürt motifleri müzikleri işleniyor ve bununla Kürt kadınları etkilenmek isteniyor. Ama ilginçtir tüm dizilerde kahraman mutlaka İstanbul’a gidiyor. Zengin oluyor, modernleşiyor. Yani kürt kadınlarının tek çıkış yolu İstanbul’a gidip modernleşmek. Kısacası medyada cinsiyetçiliği ve milliyetçiliği tahlil etmek istiyorsanız Kürt kadınlarını ele alışını analiz etmeniz size önemli veriler sunacaktır.


Soru:YRD 1. Kadın konferansı kadın özgürlük mücadelesini medya alanında nasıl konumlandıracak?


YRD 1. Kadın Konferansı Kürt kadınlarının basın-yayın alanında daha örgütlü, etkili bir kadın yayıncılığını geliştirmelerini ifade ediyor. Kadınların gündemini, gündemde kadının yerini, rengini yansıtma kararlılığı ve örgütlülüğüne ulaşmak anlamına geliyor. Ama asıl önemli konu ise Kürt kadınlarının kendilerini, mücadelelerini daha güçlü anlatmasını sağlamaktır. Bu konuda ne yazık ki yetersiz kalınmaktadır. Kürt kadınları olarak teorik birikim, mücadele deneyimi, siyasetteki etkinlik bakımından önemli bir düzeyi yaşıyor olmamıza rağmen bunu anlatmada ve tüm dünya kadınları ile paylaşmada zayıf kalıyoruz. Bu anlamda kadın özgürlük hareketi açısından da bu konferansın basın-yayın alanını daha etkin kullanma, bu konuda yaşanan yetersizliklerin özeleştirisi anlamına geleceğini düşünüyorum. Bu konferans sonrası Kürt özgürlük hareketinde aktif mücadele eden kadınların deneyimlerini, düşünce ve duygularını diğer kadınlara ve halklara anlatmada daha da aktifleşeceklerine inanıyorum.

devam edecek

 


 

 
 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır