Özgür kadın kimdir, nasıl yaşar kitap komisyonu
Dildar ve Şerda arkadaşlara kitabın içeriğine
yönelik yoğunlaşmalarını sorduk.
—Özgür kadın kimdir, nasıl yaşar kitabıyla
amaçlanan nedir?
-Çağın karakterinin değişmesiyle birlikte sistemler
belli değişim arayışlarına gittiler. Bu gerçeklik,
sistemler için olduğu gibi sistem karşıtı mücadele
yürüten toplumsal hareketler ve özgürlük hareketleri
için de geçerlidir. Önderliğimiz bu gelişmelerle
birlikte değişimin seyrine en uygun bir tarzda kaos
çözümlemesini -uluslar üstü ve bölgesel boyutuyla-
yapmıştır. Kadın özgürlük mücadelesini yeni dönemin
en aktif ve en dinamik gücü olarak belirlemiştir. Bu
evrensel boyut yanında Kürdistan özgülünde
Önderliğimizin çözümlemeleri ve çabalarıyla
yürütülen kadın özgürlük hareketinin ulaştığı bir
aşama vardır. Önderlik buna yarım kalan proje adını
vermiştir. Bu projenin doğru tamamlanması, geleneğin
doğru tanımlanıp algılanması ve özgür bir kadın
kimliği -kişiliğinin yaratılması konusunda bir
perspektif ihtiyacı ortaya çıktı. Özgür kadın
kimdir, nasıl yaşar kitabı bu ihtiyaca cevap verme,
kadın özgürlük mücadelesi içinde yeni paradigma
eksenli bir düşünsel yoğunluk yaratarak kadının
enerjisini sinerjiye dönüştürmeye odaklanan bir
tartışma yoğunlaşma ve kendini geleceğe hazırlama
amacıyla başlatıldı. Ayrıca özgürlüğün en temel
ilkelerinden birinin kendini bilmek olduğu
anlayışından ve kendini bilmeden edinilen tüm
bilmelerin kişiyi özsel gerçekliğinden
uzaklaştıracağından hareketle, kitapla esas
hedeflenen kadının özgür kimliğini oluşturma ve
kendini bilme arayışına cevaptır.
—Kitap için hangi hazırlıklar yapıldı ve nelerden
faydalanıldı?
-Başlangıçta farklı çalışmalarda bulunan kadın
arkadaşlardan oluşan bir grupla taslak hazırlandı.
Bu taslak üzerinde çeşitli görüşler alındı.
Oluşturulan taslak çerçevesinde araştırma, inceleme
ve yazım çalışmalarına başlandı. Şehit Beritan Özgür
Kadın Savunma Akademisinde bu çalışmalar yürütüldü.
Özgün bir ortam olması itibariyle düşünsel ve ruhsal
bir dinginlik içerisinde yoğunlaşmalar sağlandı ve
kitap kaleme alındı. Her ne kadar bu çalışma iki
arkadaş tarafından kaleme alınmışsa da diğer
bileşenlerde yer alan kadın arkadaşlarla da belli
tartışmalar yürütüldü, belli görüşler alınarak ve bu
yaklaşım sistemleştirilerek özgür kadın kimdir,
nasıl yaşar kitabının kolektif kadın emeğinin ürünü
olması sağlandı. Çalışmayı yürütürken temelde
Kürdistan özgürlük mücadelesinden bugüne Önderliğin
toplum ve cins çözümlemelerini okuduk, mücadelenin
ilk süreçlerinden bugüne ilk katılımlar, ilk
heyecanlar ve coşkular, yaşanan zorlanmalar,
yaratılan özgürlük hayalleri, bunları oluştururken
çekilen acılar ve ortaya çıkan cins değerleri ele
aldığımız konular oldu. Önderliğimizin bu yönlü
çözümlemeleri ve özgürlük perspektiflerini dönemlere
paralel olarak ele almaya çalıştık. Önderliğimizin
de dünyadaki kadın hareketleri örneklerinin
incelenmesi yönündeki belirlemesinden hareketle
belli araştırmalarımız oldu. Bu anlamda bir bütün
dünya, Ortadoğu ve özelde Kürdistan somutunda kadın
rengini tanımlamaya ve özgürlük mücadelesindeki
kadın deneyimlerini işlemeye çalıştık.
—Yazım aşamasında sizleri en çok etkileyen konular
nelerdi?
-Kitabın ilk bölümünde doğal topluma ilişkin
dönemleri yazarken, her ne kadar olağan
eğitimlerimizde neolitik üzerine tartışmalar sürekli
yürütülse de, bu süreci genel tanımların da ötesinde
anlama ve hissederek yazma çabası, zamanda bir
yolculuk yapma girişimi bizlerde büyük bir heyecan
yarattı. Bu heyecan hem her şeyin ilklerinin
yaratıcısının kadın olmasından hem de kitaba
başlamaktan kaynaklı bir heyecandı. Ve çalışmanın
sürekliliğini sağlama açısından bizler için motive
edici güç oldu. Bu çalışmayı yaparken diğer bir
nokta da burjuva yazarlar gibi kendi fildişi
kulemize çekilip Özgür Kadın Kimdir Nasıl Yaşar
kitap çalışmasını salt bir kalem işi olarak ele
almamayı temel ilke olarak benimsedik. Hem zamanın
ruhunu yakalamak hem de zamanı esneterek zamanı
mutlak-statik bir olgu olarak ele almamak üzerinden
yoğunlaşarak mücadelemizin yarattığı koşullara
paralel bir çalışma tarzını ve temposunu esas aldık.
Doğru bir yoğunlaşmanın doğru bir çalışma disiplini
ve doğru bir çalışma programıyla olacağı ilkesinden
hareketle yaşamımızı programladık. Çalışma
içerisinde bizim için temel nokta şehitlerimiz ve
yaratılan cins değerlerimizdi. Kimi zaman
heyecanlandıran, kimi zaman hüzünlendiren, kimi
zaman acılara boğan, kimi zaman da bizdeki direniş
ruhunu zinde tutan bir gerçeklikti şehitlerimiz. Her
şehit arkadaşımızın karanlıktan aydınlığa doğru bir
özgürlük adımı olduğu gerçeği ve bunun Kürdistani
renginin getirdiği farklılıklar, bizlerde bu
çalışmayla birlikte şehitlerimize karşı daha büyük
bir anlam vermeyi ve daha fazla yaşamla iç içe olan
bir bakış açısını yarattı. Ki bugün ulaştığımız
düzey, nasıl ki Önderliğimizin ve şehitlerimizin
emekleriyle yarattığı değerlerle ortaya çıktıysa,
bunu daha doğru bir anlamla geleceğe taşımak ve
büyütmek de Önderliğimize ve şehitlerimize layık bir
çalışma yürütmekle, kadının cins değerlerini
yüceltmekle mümkün olur.
—Kadın özgürlük mücadelesinin aşamalarını nasıl
ele aldınız, zorlandığınız noktalar oldu mu?
-Kürdistan kadın özgürlük mücadelesini ele alırken
dönemleri belli bir ayrıştırmaya tabi tutarak
temelde de birbirinden koparmamaya çalıştık. Ancak
bazı süreçler vardır ki tarihin seyrinde bir ivme
yaratırlar. 1999 yılına kadar Önderliğimizin direkt
çabaları ve perspektifleriyle yaratılan kadın
özgürlük mücadelesini kaleme almak Önderliğin
yarattığı netliklere paralel bir şekilde gelişti ve
bu netlik kitaba da yansıdı. Ağırlıklı tarihi ve
özgürlüksel değerlerin yaratılması, bunun
incelenmesi şeklinde oldu. Yeni bir çağın yani
21.yüzyılın başlangıcı dünya genelindeki
mücadelelerin karakterinde bir değişimi yarattığı
gibi bunun önemli yansımaları Kürdistan Özgürlük
Mücadelesine ve Kadın Özgürlük mücadelesine olurken,
Önderliğimizin esaretinin yarattığı sarsıntı bugüne
kadarki sürece damgasını vurdu. Bu süreçten sonraki
bölümü ele alırken Önderliğimizin görüşme notlarını
okuyarak bu eksende yoğunlaştık ve tasfiyeci
süreçleri çözümlemeye çalıştık. Yazmanın zorluğundan
ziyade bu süreçler için bir zorluk varsa o zorluk da
ortaya çıkan dağınıklık, parçalılık, cins mücadelesi
ve bilincinden uzaklaşma, kadın kurtuluş
ideolojisini muğlaklaştırma ve özgürlük mücadelesini
Önderlik eksenli olmaktan çıkarma yönelimleriyle
gelişen yaşam anlayış ve alışkanlıklarına karşı bir
özgürlük tutumu belirleme ve özgürlük savaşımı
vermekle bağlantılıdır. Bu süreçlere doğru anlam
verebilmek özünde yaşananları ortak bir bakış
açısıyla değerlendirmek ve Önderlik öğretisiyle
buluşturabilmekle ilintilidir. Yaşanan bir zorlanma
varsa yazmak değil onu yaşamaktır. Bu kitabın
kolektifleştirilmesi amacıyla kadın kurtuluş
ideolojisi eksenli bir kadın gündemi yaratabilmemiz,
nasıl yaşayacağımıza özgür kadının kim olduğuna
ilişkin kararı verebilmemizle bağlantılıdır.
-Son olarak dikkat çekmek istediğiniz bir nokta
var mı?
-Kitabımız her ne kadar kadının meşru savunma gücü
olan YJA STAR bünyesinde hazırlansa da bir bütün
kadın özgürlük hareketi içerisindeki tüm kadın
arkadaşların tartışmaları, çabaları ve
yoğunlaşmalarıyla kolektifleşerek kadın özgürlük
mücadelesine mal olacaktır. Bu bağlamda karanlıklar
içinde ışığı arar gibi özgürlüğü arayan tüm
kadınların özgürlük arayışlarını derinleştirerek,
Önderlikle buluşarak bunu yaşayabileceğine ve bu
çalışmayı başarıyla tamamlayabileceğimize
inanıyoruz. Önderliğimiz ve özgürlük mücadelemiz
bunun destansı örneklerini tarihine işlemiştir.
Bundan sonra da bu çalışmaların süreklileştirilmesi
ve özgürlüksel değişime paralel olarak özgürlük
aşığı kadınların bunu devam ettirmesi bir
gerekliliktir.