RÖPORTAJLAR
Röportaj
Hazırlayan Rojda Amanos

Özgür kadın kimdir, nasıl yaşar kitap komisyonu Dildar ve Şerda arkadaşlara kitabın içeriğine yönelik yoğunlaşmalarını sorduk.

—Özgür kadın kimdir, nasıl yaşar kitabıyla amaçlanan nedir?
-Çağın karakterinin değişmesiyle birlikte sistemler belli değişim arayışlarına gittiler. Bu gerçeklik, sistemler için olduğu gibi sistem karşıtı mücadele yürüten toplumsal hareketler ve özgürlük hareketleri için de geçerlidir. Önderliğimiz bu gelişmelerle birlikte değişimin seyrine en uygun bir tarzda kaos çözümlemesini -uluslar üstü ve bölgesel boyutuyla- yapmıştır. Kadın özgürlük mücadelesini yeni dönemin en aktif ve en dinamik gücü olarak belirlemiştir. Bu evrensel boyut yanında Kürdistan özgülünde Önderliğimizin çözümlemeleri ve çabalarıyla yürütülen kadın özgürlük hareketinin ulaştığı bir aşama vardır. Önderlik buna yarım kalan proje adını vermiştir. Bu projenin doğru tamamlanması, geleneğin doğru tanımlanıp algılanması ve özgür bir kadın kimliği -kişiliğinin yaratılması konusunda bir perspektif ihtiyacı ortaya çıktı. Özgür kadın kimdir, nasıl yaşar kitabı bu ihtiyaca cevap verme, kadın özgürlük mücadelesi içinde yeni paradigma eksenli bir düşünsel yoğunluk yaratarak kadının enerjisini sinerjiye dönüştürmeye odaklanan bir tartışma yoğunlaşma ve kendini geleceğe hazırlama amacıyla başlatıldı. Ayrıca özgürlüğün en temel ilkelerinden birinin kendini bilmek olduğu anlayışından ve kendini bilmeden edinilen tüm bilmelerin kişiyi özsel gerçekliğinden uzaklaştıracağından hareketle, kitapla esas hedeflenen kadının özgür kimliğini oluşturma ve kendini bilme arayışına cevaptır.

—Kitap için hangi hazırlıklar yapıldı ve nelerden faydalanıldı?

-Başlangıçta farklı çalışmalarda bulunan kadın arkadaşlardan oluşan bir grupla taslak hazırlandı. Bu taslak üzerinde çeşitli görüşler alındı. Oluşturulan taslak çerçevesinde araştırma, inceleme ve yazım çalışmalarına başlandı. Şehit Beritan Özgür Kadın Savunma Akademisinde bu çalışmalar yürütüldü. Özgün bir ortam olması itibariyle düşünsel ve ruhsal bir dinginlik içerisinde yoğunlaşmalar sağlandı ve kitap kaleme alındı. Her ne kadar bu çalışma iki arkadaş tarafından kaleme alınmışsa da diğer bileşenlerde yer alan kadın arkadaşlarla da belli tartışmalar yürütüldü, belli görüşler alınarak ve bu yaklaşım sistemleştirilerek özgür kadın kimdir, nasıl yaşar kitabının kolektif kadın emeğinin ürünü olması sağlandı. Çalışmayı yürütürken temelde Kürdistan özgürlük mücadelesinden bugüne Önderliğin toplum ve cins çözümlemelerini okuduk, mücadelenin ilk süreçlerinden bugüne ilk katılımlar, ilk heyecanlar ve coşkular, yaşanan zorlanmalar, yaratılan özgürlük hayalleri, bunları oluştururken çekilen acılar ve ortaya çıkan cins değerleri ele aldığımız konular oldu. Önderliğimizin bu yönlü çözümlemeleri ve özgürlük perspektiflerini dönemlere paralel olarak ele almaya çalıştık. Önderliğimizin de dünyadaki kadın hareketleri örneklerinin incelenmesi yönündeki belirlemesinden hareketle belli araştırmalarımız oldu. Bu anlamda bir bütün dünya, Ortadoğu ve özelde Kürdistan somutunda kadın rengini tanımlamaya ve özgürlük mücadelesindeki kadın deneyimlerini işlemeye çalıştık.

—Yazım aşamasında sizleri en çok etkileyen konular nelerdi?

-Kitabın ilk bölümünde doğal topluma ilişkin dönemleri yazarken, her ne kadar olağan eğitimlerimizde neolitik üzerine tartışmalar sürekli yürütülse de, bu süreci genel tanımların da ötesinde anlama ve hissederek yazma çabası, zamanda bir yolculuk yapma girişimi bizlerde büyük bir heyecan yarattı. Bu heyecan hem her şeyin ilklerinin yaratıcısının kadın olmasından hem de kitaba başlamaktan kaynaklı bir heyecandı. Ve çalışmanın sürekliliğini sağlama açısından bizler için motive edici güç oldu. Bu çalışmayı yaparken diğer bir nokta da burjuva yazarlar gibi kendi fildişi kulemize çekilip Özgür Kadın Kimdir Nasıl Yaşar kitap çalışmasını salt bir kalem işi olarak ele almamayı temel ilke olarak benimsedik. Hem zamanın ruhunu yakalamak hem de zamanı esneterek zamanı mutlak-statik bir olgu olarak ele almamak üzerinden yoğunlaşarak mücadelemizin yarattığı koşullara paralel bir çalışma tarzını ve temposunu esas aldık. Doğru bir yoğunlaşmanın doğru bir çalışma disiplini ve doğru bir çalışma programıyla olacağı ilkesinden hareketle yaşamımızı programladık. Çalışma içerisinde bizim için temel nokta şehitlerimiz ve yaratılan cins değerlerimizdi. Kimi zaman heyecanlandıran, kimi zaman hüzünlendiren, kimi zaman acılara boğan, kimi zaman da bizdeki direniş ruhunu zinde tutan bir gerçeklikti şehitlerimiz. Her şehit arkadaşımızın karanlıktan aydınlığa doğru bir özgürlük adımı olduğu gerçeği ve bunun Kürdistani renginin getirdiği farklılıklar, bizlerde bu çalışmayla birlikte şehitlerimize karşı daha büyük bir anlam vermeyi ve daha fazla yaşamla iç içe olan bir bakış açısını yarattı. Ki bugün ulaştığımız düzey, nasıl ki Önderliğimizin ve şehitlerimizin emekleriyle yarattığı değerlerle ortaya çıktıysa, bunu daha doğru bir anlamla geleceğe taşımak ve büyütmek de Önderliğimize ve şehitlerimize layık bir çalışma yürütmekle, kadının cins değerlerini yüceltmekle mümkün olur.

—Kadın özgürlük mücadelesinin aşamalarını nasıl ele aldınız, zorlandığınız noktalar oldu mu?

-Kürdistan kadın özgürlük mücadelesini ele alırken dönemleri belli bir ayrıştırmaya tabi tutarak temelde de birbirinden koparmamaya çalıştık. Ancak bazı süreçler vardır ki tarihin seyrinde bir ivme yaratırlar. 1999 yılına kadar Önderliğimizin direkt çabaları ve perspektifleriyle yaratılan kadın özgürlük mücadelesini kaleme almak Önderliğin yarattığı netliklere paralel bir şekilde gelişti ve bu netlik kitaba da yansıdı. Ağırlıklı tarihi ve özgürlüksel değerlerin yaratılması, bunun incelenmesi şeklinde oldu. Yeni bir çağın yani 21.yüzyılın başlangıcı dünya genelindeki mücadelelerin karakterinde bir değişimi yarattığı gibi bunun önemli yansımaları Kürdistan Özgürlük Mücadelesine ve Kadın Özgürlük mücadelesine olurken, Önderliğimizin esaretinin yarattığı sarsıntı bugüne kadarki sürece damgasını vurdu. Bu süreçten sonraki bölümü ele alırken Önderliğimizin görüşme notlarını okuyarak bu eksende yoğunlaştık ve tasfiyeci süreçleri çözümlemeye çalıştık. Yazmanın zorluğundan ziyade bu süreçler için bir zorluk varsa o zorluk da ortaya çıkan dağınıklık, parçalılık, cins mücadelesi ve bilincinden uzaklaşma, kadın kurtuluş ideolojisini muğlaklaştırma ve özgürlük mücadelesini Önderlik eksenli olmaktan çıkarma yönelimleriyle gelişen yaşam anlayış ve alışkanlıklarına karşı bir özgürlük tutumu belirleme ve özgürlük savaşımı vermekle bağlantılıdır. Bu süreçlere doğru anlam verebilmek özünde yaşananları ortak bir bakış açısıyla değerlendirmek ve Önderlik öğretisiyle buluşturabilmekle ilintilidir. Yaşanan bir zorlanma varsa yazmak değil onu yaşamaktır. Bu kitabın kolektifleştirilmesi amacıyla kadın kurtuluş ideolojisi eksenli bir kadın gündemi yaratabilmemiz, nasıl yaşayacağımıza özgür kadının kim olduğuna ilişkin kararı verebilmemizle bağlantılıdır.

-Son olarak dikkat çekmek istediğiniz bir nokta var mı?

-Kitabımız her ne kadar kadının meşru savunma gücü olan YJA STAR bünyesinde hazırlansa da bir bütün kadın özgürlük hareketi içerisindeki tüm kadın arkadaşların tartışmaları, çabaları ve yoğunlaşmalarıyla kolektifleşerek kadın özgürlük mücadelesine mal olacaktır. Bu bağlamda karanlıklar içinde ışığı arar gibi özgürlüğü arayan tüm kadınların özgürlük arayışlarını derinleştirerek, Önderlikle buluşarak bunu yaşayabileceğine ve bu çalışmayı başarıyla tamamlayabileceğimize inanıyoruz. Önderliğimiz ve özgürlük mücadelemiz bunun destansı örneklerini tarihine işlemiştir. Bundan sonra da bu çalışmaların süreklileştirilmesi ve özgürlüksel değişime paralel olarak özgürlük aşığı kadınların bunu devam ettirmesi bir gerekliliktir.

 

 Geri Dön

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır