RÖPORTAJLAR
YJA Konferansına İlişkin Yapılan Ropörtaj
RÖPORTAJ

YJA 2. Konferansında kadınların yaşadığı toplumsal, siyasal, ekonomik vb. konular nasıl bir çözümleme düzeyine tabi tutuldu? Kadınların, genç kızların yaşamsal, toplumsal sorunları sistemsel bir çözümlemeyle mücadele kapsamında nasıl ele alındı?

Evindar Ararat:
Başta Kürt kadınları olmak üzere toplumdaki kadınların çok yönlü sorunları vardır. Kapitalist modernitenin ve feodal toplumun yarattığı erkek egemenlikli sistemin içinde kendini yaşatmaya ve var etmeye çalışan kadının siyasal, ekonomik, kültürel, sağlık vb birçok sorununun var olduğunu biliyoruz. Bu sorunlar kadının içinde bulunduğu toplumun siyasal, ekonomik, kültürel yapılanmasına göre farklılıklar arz etse de özünde egemenlikli sistemin kadına dayattığı kölece yaşamın yarattığı ve kadının özgür iradesiyle yaşamını idame etmesini engelleyen sorunlar olmaktadır.
YJA’nın kuruluş ve çalışma esasını da bu sorunlara çözüm olmak ve kadının bilinçlenmesini, örgütlenmesini sağlamaktır. Konferansımızda da 2005’de kuruluşunu gerçekleştiren YJA’nın geçen 4 yıllık süreçte kadının yaşadığı sorunlara nasıl bir cevap oluşturduğu, hedefi olan kadının bilinçlenmesi, örgütlenmesi ve ortak mücadelesini ne kadar gerçekleştirdiği konularını ele aldık. Tartışmalarımızda hem şu an başta Kürt kadınları olmak üzere genelde kadının toplumsal alanda yaşadığı sorunların tespitini yapmak, hem de bunlara yönelik Kadın Hareketi olarak nasıl çözümler üreteceğimiz konularına ağırlık verdik. Kuşkusuz kadın olarak ortak sorunlarımız olmakla birlikte dört parça Kürdistan, yurt dışı ve Türkiye zemininde yaşayan, mücadele eden kadınların her birinin sistem, toplum ve devlet siyasetlerinden kaynaklı özgün sorunları da mevcuttur. Örneğin Avrupa’daki kadın ile İran’daki kadının veya Güney Kürdistan’daki kadın ile Kuzey Kürdistan veya Türkiye’deki kadının ortak sorunlarının yanı sıra farklı sorunları da vardır. Bu gün İran’da kadın idam edilirken, Avrupa’da kadının biraz daha hukuksal, yasal güvenceleri ve kazanımları vardır. Yine Kuzey Kürdistan’daki Kürt kadını özgürlük mücadelesi konusunda Güney Kürdistan’daki kadınlardan daha bilinçli, örgütlüdür ve önemli bir tecrübeye sahiptir. Yine her alanın devlet politikası, ekonomik düzeyi, toplumsal yapılanması kadının yaşadığı sorunlar açısından kısmi farklılıkları, avantaj veya dezavantajları da beraberinde getirmektedir. Ancak genel olarak ele aldığımızda kadın, nerede olursa olsun şiddetin çok değişik türleriyle karşı karşıya kalmakta, emeği açık veya örtülü sömürülmektedir. Erkeğin ve egemenlikli sistemin kadını köleleştiren uygulamaları ve politikalarıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Bu gün dünyanın neresine bakarsak bakalım kadın her an şiddete maruz kalmaktadır. Anti demokratik devlet yapılanmalarından, hukuksuzluklardan, toplumsal yoksulluktan en çok kadınlar etkilenmektedir. Bunların birebir sonuçları ilk önce kadına yansımaktadır. Bunun yanında geri toplumsal gelenekler, egemenlikli anlayış ve yaklaşımlarla kadınlar karşı karşıya kalmaktadır. Toplumsal cinsiyetçilikle evde, işte, sokakta, kısacası yaşamın her alanında karşılaşmaktadır. Kadın en fazla emeği sömürülen durumdadır. Yaşamda özne değil nesne konumundadır.
Kürt kadını açısından bilinçlenme, örgütlenme, mücadele yöntemleri, tecrübesi ve mirası açısından çok önemli tarihi bir düzey yakalanmıştır. Kürt kadını olarak siyasette, toplumsal değişim-dönüşümde, özgürlük inancı ve bilincini kazanmada, demokratik toplumsal sistemin inşasında çok ciddi gelişmeler sağlanmıştır. Ancak bununla birlikte aşılamayan, hala dönüşüme uğratamadığımız toplumsal gerilikler, cinsiyetçi anlayış ve yaklaşımlardan kaynaklı ağır sorunlarla da karşı karşıya kalınmaktadır. Bir yandan ulusal inkar- imha siyasetinin Kürt halkı üzerindeki baskı, şiddet uygulamaları, bir yandan da toplumsal cinsiyetçi anlayışlar ve toplumsal geriliklerin yarattığı ağır sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmaktadır Kürt kadınları. Bunun dil, kültür, yaşam, ekonomi vb boyuttaki yansımaları yaşanan sorunları daha da ağırlaştırmaktadır. Bu paralelde her parçada Kürt kadını hem ortak sorunlara hem de o parçadaki devletin politikalarına göre şekillenen farklı sorunlarla mücadele etmek durumunda kalmaktadır. Yani hem ulus hem de cins olarak iki yönlü bir özgürlük ve demokratik yaşam, toplum için bilinçlenmek, örgütlenmek, mücadele etmekle karşı karşıyadır.
Bunlar içerisinde genç kadınların ve çocukların ise sorunları daha farklılıklar içermektedir. Öncelikle kendi ana dili, kültürü, toplumsal yapılanmasıyla büyüyememenin yarattığı kişilik, ruhsal vb sorunları yaşamaktadır. Daha küçük yaşta ulusal kimliği noktasında baskı, dışlanmalar karşısına çıkmaktadır. Buna okuma, ekonomik sorunlar, asimilasyon politikalarıyla kendine yabancılaşma, ötekileşme vb birçok sorunla büyümekte, çelişkiler içerisinde kendini bulmaya çalışmaktadır. Ailenin doğru yönlendirmesi olduğunda topluma yararlı bir nesil olarak kendini belirlemeye çalışmaktadır. Ancak biliyoruz ki, bizzat Kürdistan’a egemen devletler tarafından özelde Kürt gençleri ve çocuklarına yönelik çok özel politikalar uygulanmakta, fuhuş, uyuşturucu vb ne bulaştırarak toplum teslim alınmaya çalışılmaktadır.
Kaba hatlarıyla ortaya koyduğumuz bu temel hususların yanında daha ayrıntıda kadın, çocuk, gençliğin yaşadığı çeşitli sorunlar konferansımızda tartışıldı. Tüm sorunların kaynağında öncelikle bilinç, eğitim, örgütlenme yetersizliğinin olduğu tespit edildi. Öncelikle bu sorunların aşılması ve doğru mücadele edilmesi için birey, kuşak, cinsler ve bununla beraber toplumun bilinçlendirilmesi, bunun için de eğitimlerin çok zengin yöntemlerle yaygın örgütlendirilmesi gerektiği belirlendi. Şimdiye kadar YJA olarak alanlarda yürüttüğümüz eğitimlerin belli bir bilinçlenmeyi yaratmasına rağmen, bunun herkese ulaşmadığı, ideolojik derinliği tam sağlayamadığı sonucuna varıldı. Bunun için eğitim çalışmaların hem akademiler düzeyinde hem de her evi bir akademiye çevirme esprisiyle uygun her mekanı bir eğitim merkezi haline getirme hedef olarak belirlendi. Bu konuda alanlarda eğitim birimlerinin örgütlendirilmesi, eğitim materyallerinin hazırlanması, eğitim tarzının daha zengin kılınması ve eğitim çalışmalarına derinlik, yaygınlık ve sistemin kazandırılması planlandı. Eğitimlerde toplumsal özgünlükler, çocuk, genç, kadınlar kadar erkeğe yönelik de çeşitli eğitimlerin yapılarak toplumsal eğitimlerin hedeflenmesi kararlaştı.
Eğitim ve bilinçlenme kadar örgütlülük düzeyinin geliştirilmesi kadının yaşadığı sorunların aşılmasında belirleyicidir. Ne kadar bilinçlenme olursa olsun örgütlü değilse özgürlük mücadelesinde başarıya ulaşması, yaşadığı sorunlara çözüm bulması zordur. Bunun için temel hedeflerin başına tek bir örgütsüz kadın kalmamalı esprisiyle örgütlenme çalışmalarının hız kazandırılarak yürütülmesi kararlaştı.
Ayrıca eğitim, bilinçlenme ve örgütlenmeyle beraber çeşitli kurumsal güvencelerin de yaratılması gerektiği üzerinde tartışmalarımız oldu. Özellikle ekonomik, sosyal sorunlar karşısında toplumdaki kadına kendi yaşamını kendi iradesiyle idame edeceği, geleceğini güvencede göreceği bazı kurumlaşmaların sağlanması gerekmektedir. Bunun için öncelikle ekonomik üretim mekanizmaların, çeşitli sosyal, kültürel, sportif vb merkezlerin açılması üzerinde duruldu. Bu tür çalışmaların gençler, çocuklar için de olması gerektiği tartışıldı ve bu konulara yönelik bazı planlamalara gidildi. Yani kısacası sorun yaşanan sorunların tespiti değil, asıl sorun bunların köklü çözümünü getirecek sisteme alternatif, kadının kendi öz gücüyle oluşturduğu mekanizmalarla yaşamını ve geleceğini belirlemesidir. Bunun için gerekli olan bilinç, örgütlenme ve mücadele gücü, organları kadar, buna yönelik güçlü bir inanç, kararlılık ve iddia düzeyini yakalamasıdır. YJA’nın önümüzdeki sürece yönelik hedefi de bu kapsamda belirlendi. Geçen dört yıllık süreçteki zayıflıkların aşılarak toplumsal alandaki kadının, bununla bağlantılı gençlik ve çocukların sorunlarına daha etkili çözümler üretmesi, toplumun demokratik örgütlenmesinde öncülük rolünü daha aktif yürütmesi yönünde kararlaşmalara ulaşıldı. Bu konuda yaşanan zayıflıklara ilişkin de gerekli öz eleştiriler verildi.

1- “Namusumuz Özgürlüğümüzdür” kampanyası son bir yıllık süreç içinde eğitsel ve eylemsel olarak geliştirildi¬? Kampanya ulaştığı düzey açısından nasıl ele alındı? Gelecek süreç açısından kampanyayı nasıl sürdürmeyi planlıyorsunuz?
‘Namusumuz Özgürlüğümüzdür’ kampanyasının geçen 6 aylık süreçte her parçada ve yurtdışında ne kadar amacına denk yürütüldüğü ve bundan sonra nasıl yürütüleceğine dair kapsamlı tartışmaları konferansımızda yürüttük. Geçen 6 aylık süreçte kampanya her YJA’nın örgütlü olduğu her alanda aynı paralel ve yoğunlukta yürütülmesinde zayıflıkların olduğu, eğitim, bilinçlendirme ayağına yönelik belli çalışmaların yürütüldüğü ancak özellikle zengin ve süreklileşen eylemsellik açısından yetersiz kaldığı değerlendirildi. Ancak bu yetersizliklerine rağmen, genel olarak kampanyanın toplumda önemli bir sorgulamaya yol açtığı kesin. Özelde kadına karşı uygulanan şiddet, baskı, toplumsal cinsiyetçilik ve erkek egemenlikli kültürün ve yapılanmaların kadına dayattığı kölelik, yine erkeğin de özgürlük konusunda değişim- dönüşüme tabi tutulması gerektiği konularında belli bir uyarıcılığı yarattı. Yine kadın açısından yaşanan sorunların aşılmasında bilinçlenme, örgütlenme ve ortak mücadelenin gerekliliği, özgürlüğe, özgür kişilik ve yaşama ihtiyaç duyma ve buna ulaşmada inanmanın önemini kavramada kampanya belli bir sorgulamayı açığa çıkardı. Bu yönüyle eğitim ve bilinçlenme çalışmaları her alanda aynı düzeyde olmasa da yürütüldü ve belli bir sonuç da yarattı. Ancak çeşitli eylemlerle uyarıcı olmak, genel bir sorgulamayı açığa çıkarmak, bunun üzerinden bir örgütlenmeye ulaşmakta zayıf kalan yanları da söz konusudur. Yine sadece kadına yönelik değil, erkeğe, aileye yönelik de bu yönlü çalışmaların yürütülmesinin ihtiyacını da ortaya çıkarmıştır. Bunun bir parçası olarak çocuklara yönelik de değişik eğitsel, kültürel vb çalışmaların yapılmasının gerekliliğini belirlemiştir. Bu yönüyle kampanya yetersizlikleriyle birlikte kadının yaşadığı temel sorunlar, bununla mücadele yöntemleri gibi konulara ilişkin önemli sonuçlar açığa çıkarmıştır.
Önümüzdeki süreç açısından kampanyanın ağırlıkta eğitim, bilinçlenme, örgütlenme üzerinden sürdürülmesi, ancak bunu tamamlayacak çeşitli eylemselliklerin de özgünde olduğu kadar, eş zamanlı, paralel biçimde, toplumda sorgulama ve değişime yön verecek biçimde yapılması planlandı. Özellikle kadının yaşadığı sorunlarla mücadele edecek bir bilinç, örgütlülük ve mücadele inancını geliştirecek, bunun için gerekli bazı kurumsal, örgütsel mekanizmaları oluşturacak tarzda kampanyanın ilerletilmesi üzerinde duruldu. Kadınlar arası dayanışmanın daha yükseltilerek kalıcılaşması, erkeğin de eğitimlere tabi tutularak özgürleşme, toplumun, ailenin demokratikleştirilmesinde sorumluluk altına sokulması yönünde çeşitli çalışmaların yürütülmesi kampanya açısından tartıştığımız hususlar oldu.
Kampanyanın 25 Ekim- 25 Kasım tarihleri arasında bir ay boyunca final niteliğinde zengin eylemsellik ve belirttiğim eğitim, bilinçlenme, örgütlenme temelindeki çalışmalarla sonuçlandırılması kararlaştırıldı. Ayrıca kampanyanın bundan sonraki aşamasının ‘ Önderliğin özgürlüğü, kadının özgürlüğüdür’ şiarıyla sürdürülmesi yaklaşımı esas alındı. Önderlikle kadının, özelde Kürt kadınının özgürlüğünün birbiriyle bağının kampanya boyunca etkili yansıtılması üzerinde duruldu. Bu amaçla çeşitli etkinlik ve eylemliliklerin yapılması planlandı.
Kampanyanın kadının toplumsal sorunlarına parmak basma, çözümler üretmede önemli bir adım olduğu ama bir kampanyayla tüm sorunların çözümüne yetmeyeceği açıktır. Bundan hareketle konferansımızda bundan sonra kadın olarak yaşadığımız çeşitli sorunlara yönelik bu tür özgün dönemsel kampanyaların sürdürülmesi ve daha sonuç alıcı kılınması gerektiği üzerinde durduk. Bundan sonra da hem genel hem de alan veya sorunların özgünlüğüne göre kampanyaların yürütülmesini kararlaştırdık. Önümüzdeki süreçte bu kapsamda hem kadın olarak yaşadığımız sorunlara kadın dayanışmasıyla ortak, kalıcı çözümler üretmek, hem de özgürlük bilincimizi ve örgütlülüğümüzü derinleştirmek için bu tür kampanyaları geliştirmek, yarattığı sonuçları kalıcı örgütsel ve mücadele mekanizmalarına, kurumlaşmalarına dönüştürmek üzere kararlara ulaştık.

YJA 2. Konferansında amaç, hedef ve örgütlenme tarzı açısından bir yenilenme, farklılaşma oldu mu?
YJA açısından amaç ve hedefler konusunda Önderliğimizin son savunmasındaki perspektifleri üzerinden derinleştirme, daha somut ortaya koyma açısından bir tartışma oldu ve konferansa bu kapsamda hazırlanan amaç ve hedefler belgesi onaylandı. Özellikle demokratik sistemimiz örgütlenmesi, komün-meclis örgütlenmesini derinleştirme, tabandan örgütlenmeyi yaygın geliştirmeye yönelik amaçlar, çalışma esasları belirlendi. Yine kadın, çocuk, gençlik, cinsler arası ilişkiler, ailenin- toplumun demokratikleştirilmesi, doğa- ekoloji vb konulara yönelik ideolojik, örgütsel perspektif belirlendi.
Örgütlenme açısından çok belirgin bir değişikliğe gidilmedi. Ancak mevcut YJA örgütlenmesinin tüm alanlarda yaygın ve derinlikli bir biçimde kalıcı bir örgütlenmeye dönüştürülmesi, komün ve meclisler üzerinden kadının demokratik sisteminin inşasının ertelenmeksizin pratikleştirilmesi kararlaştı. Yine demokratik konfederal sistemimizin inşasında YJA olarak öncülük misyonunun her açıdan yerine getirilmesi üzerinde duruldu. Toplumsal değişim- dönüşümde daha etkili çalışmaların yürütülmesi, ailenin, erkeğin eğitilmesine yönelik çalışmaların yürütülmesine yönelik kararlaşmalarımız oldu.
Bunun yanında demokratik ulusal birlik stratejisinin amacına ulaşmasında YJA öncülüğünde Kürt kadınları olarak daha etkin bir siyaset ve çalışma içerisinde olmamız, genel olarak Kürt sorununun demokratik çözümünde öncü düzeyde rol alınmamız tartıştığımız ve bu konuda kararlaştığımız diğer önemli bir konuydu. Bu açıdan üzerinde çalışılan ulusal konferansın gerçekleşmesi için kadın cephesinden çeşitli girişimlerin yapılması, bunun yanı sıra Kadın Hareketi olarak hedeflediğimiz kadın konferansının çalışmalarında YJA olarak aktif yer alınmasının gerekliliği üzerinde duruldu. Bunun yanında diğer kadın örgütleriyle ittifak, dayanışma içerisine girerek kadının yürütülen siyasetleri demokratik siyasete ve halkların lehine dönüştürülmesinde daha etkili bir çalışma içerisinde olmamız gerektiği üzerinde duruldu. Siyasete kadının iradesi, rengi ve aklının daha etkin yansıtılmasına yönelik kararlaşmalarımız oldu.

Gelecek dönem planlamalarında öne çıkan temel kararlarınız neler oldu?
En temel kararların başında demokratik sistemimizin inşasında ana halka olan komün ve meclis çalışmalarının tüm alanlarda örgütlenmesinin geliştirilmesi ve işler kılınması, kadının kendi iradesiyle sistemini oluşturmasına yönelik oldu. Bu kapsamda YJA örgütlülüğünün büyütülmesi ve çeşitli kurumsallaşmalarla güçlendirilmesine ilişkin de çeşitli kararlar alan özgüllerinde alındı. Diğer önemli bir kararımız da 2010 yılına denk gelen 8 Mart’ın yüzüncü yıl kutlamalarına her açıdan etkili katılım sağlanması ve bu kapsamda geçmiş yıllarda geliştirmeye çalıştığımız toplumsal sözleşme çalışmasının Önderliğimizin son savunmaları temelinde güncellenmesi ve 8 Mart’ta dünya kadınlarının görüşlerine açılmasıdır. Buna yönelik çalışmaların şimdiden başlatılarak bir taslağın hazırlanması planlanmıştır.
Bu kararların yanında tüm alanlarda kadında ve toplumda öz savunma bilincinin geliştirilmesine yönelik eğitim vb çalışmaların yürütülmesi de ele alınmıştır. Ayrıca din, azınlıklar vb özgünlüklere göre farklı örgütlenmeler için çalışmaların başlatılması ve bunun bir parçası olarak Alevi Kadınlar birliğinin örgütlenmesinin hedeflenmesi kararlaşmıştır. Yine genel olarak kadınlar arasındaki dayanışma ve ortak mücadelenin geliştirilmesinde ilişki, ittifak çalışmalarına hız kazandırılması yönünde kararlar alınmıştır.
Namusumuz Özgürlüğümüzdür kampanyası sürecinde Avrupa alanında oluşmaya başlayan özgürlük mücadelesinde erkek inisiyatiflerinin diğer alanlarda da geliştirilmesi kararlaşan diğer önemli bir husus olmuştur.
Avrupa’da başlatılan İran’daki idamlara karşı kampanyada önemli bir adımı ifade eden Zeyen Celali yan’ın idam kararına karşı kampanyaya YJA olarak aktif katılım sağlanması ve etkin mücadele edilmesi yönünde de karar alınmıştır. Toplumsal alana yönelik kararlaşan konulardan biri de anadilde eğitim- öğrenim hakkını kazanmaya yönelik yürütülecek olan tüm kampanyalara kadın hareketi olarak öncü düzeyde katılımın sağlanması, anadilde konuşma, okuma, yazmanın esas alınması ve buna öncülük edilmesine ilişkindir. Ayrıca önemli bir konu olan ana- çocuk sağlığına yönelik çeşitli çalışmaların yapılması ve örgütlenmelerin geliştirilmesine yönelik de değişik kararlara gidildi. Kararlaşan temel hususlar bunlar olmakla birlikte her alana yönelik daha özgün değişik kararlaşma ve planlamalara da gidilmiştir.

YJA 2. konferansı Kürt kadınlarından Kürt çocuklarına bir hediye olarak açıklandı. Neden böyle bir yaklaşım belirlendi?
Kürt halkı açısından mücadelenin başından bu güne kadar Kürt çocuklarının savaştan çok olumsuz etkilenmeleri, karşı karşıya kaldığı baskı, işkence, tutuklamalar, katliamlar oldu. Yine Kürt çocuklarının bu gün mücadelede küçük yaşlarına rağmen, bir taşla, kendi iradeleriyle yaptıkları eylemler söz konusudur. Mersin’de panzerlere taş atan üç yaşındaki kızın görüntüsü hala belleklerimizde duruyor. Yine ayaklarındaki terlikleriyle babasının yanında kanlar içinde yatan Uğur Kaymaz’ı Kürt halkı unutmuş değil. Halepçe’de tüm dünyanın gözü önünde daha kundağa sarılıyken kimyasalla şehit edilen onlarca bebenin görüntüsü hafızalarımızda saklı duruyor. Suriye’de Amude sinemasında yanarak can veren onlarca Kürt çocuğu, İran’da her gün idam edilen çocuk yaştaki gençleri unutmak mümkün mü? Bu gün Türkiye’de akıllara durgunluk verecek, tarihi utanç olarak yazılacak olan cezalar çocuklara veriliyor. En son Hakkâri’de kameralar karşısında dev cüsseli özel timin dipçikleriyle dövülen, Newroz’da herkesin gözü ününde polis tarafından kolu kırılan çocuğun görüntüsünü kim unutabilir ki? Bunlar Kürt çocuklarını kendi kimliklerinden, dillerinden, halkının mücadelesinden vazgeçirmiyor. Vazgeçirmediğini bu gün Kürt çocukları küçücük yaşlarına rağmen, baskılara karşı isyanlarında, Önderliğe olan bağlılıklarında ve eylemlerinde ortaya koyuyorlar. Savaşsız, inkarsız bir dünya isteyen çocuk yüzleri, çocuk gülüşleri bizlere de çok büyük sorumluluklar yüklüyor. Her şeyden önce onların bu duruşlarına saygıyı ve onlardan güç almayı gerektiriyor. Konferansımız da işte bu sorumlulukla Kürt çocuklarının bu duruşlarına adandı. Onların Önderlik rüyalarında anlam kazanan duruşlarına bir cevap olmak için kararlaşmalara gitti. Bundan hareketle Önderliğimizin Amed çocuklarını rüyasında gördüğü günü bir bayram gibi karşılamayı kararlaştırdı. Bu günü özgür bir gelecek yaratarak Önderlikle buluşma günlerine dönüştürmenin hedefiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Herkesi bu hedefle çalışmaya, mücadele etmeye, geleceğimiz olan çocuklara sahip çıkmaya çağırdı. Bu çağrımızı burada da tekrarlamak istiyorum.
 

 

DOKUZ EKİM KOMPLOSU/Cumali Doğan

BİR EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ İÇİN YAPILAN RÖPORTAJ/KJB

ÖTEKİLEŞME\Pelşin Tolhildan

TOPLUMSAL CİNSİYETÇİLİK/Tekoşin Ozan

BİR EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜNE İLİŞKİN YAPILAN KISA RÖPORTAJLAR/Gülnaz Ege

BİR EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜNE İLİŞKİN YAPILAN RÖPORTAJ/Jiyan Azad

METİN ARSLAN İLE YAPILAN RÖPORTAJDIR

ON BEŞ AĞUSTOS ATILIMI VE AGİT ARKADAŞA İLİŞKİN YAPILA RÖPORTAJLAR

GÜL BAYRAMINA İLİŞKİN YAPILAN RÖPORTAJLAR/Arya Amed

İNSANLIK SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ CİNSİYETÇİ ZİHNİYETİN AŞILMASINDAN GEÇER/Rojda Amanos

ÇAĞIN ANA ÇELİŞKİSİ, CİNS ÇELİŞKİSİDİR/Helin Murat

KİMLİĞİMİ ARIYORUM/Berfin Zine- İzlenim

KONGRE ORTAMINDAN İZLER/Ruken Vejin

PAJK'IN AMACI DEMOKRATİK EKOLOJİK CİNSİYET ÖZGÜRLÜKÇÜ TOPLUMU GERÇEKLEŞTİRMEK/Sülbüs Peri

TANRIÇALAŞMAYI, MELEKLEŞMEYİ VE AFRODİTLEŞMEYİ KADINLA SENTEZE ULAŞTIRIYORUZ/Arya Amed-Rojda Amanos

Geri Dön

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır