|
PAJK, KADIN
KURTULUŞ İDEOLOJİSİNİ TOPLUMA YAYMA HAREKETİDİR
|
Hazırlayan:
Çarçel Engizek
—PAJK’ın
yürüttüğü ideolojik mücadele toplumsal alanı nasıl
kapsamaktadır?
Evindar
Ararat:
PAJK, öncelikle bir kadro partisidir ve Kadın
Kurtuluş İdeolojisini kadroların öncülüğünde toplumun geneline
yayma perspektifiyle çalışmalarını yürütmektedir. Bunu yaparken
tüm alanlarda olduğu gibi, toplumsal alanda da kendi özgün
komitelerini örgütleyerek çalışmalara ideolojik doğrultu
kazandırmayı ve toplumsal bilinçlenmeyi kadın özgürlük çizgisine
dayalı olarak geliştirmeyi esas almaktadır. Bunun için öncelikle
toplumsal alanda çalışma yürüten kadro yapısının ideolojik
eğitim çalışmalarını PAJK komiteleri üzerinden örgütlemektedir.
Toplumsal bilinçlenme ve değişim-dönüşümün sağlanabilmesinde
kadrosal nitelik, duruş ve çalışma tarzının partileşme
esaslarında gerçekleştirilmesi önem taşımaktadır. Bundan
hareketle PAJK, her alanda komitelerini yaygın örgütleyerek
parti öncülüğünü geliştirmeyi temel bir hedef olarak
belirlemiştir ve bu kapsamda özellikle son bir yıldır bu
eksendeki çalışmalarına hız kazandırmıştır. Bu örgütlülükle
birlikte toplumdaki kadın ve giderek gençlik ile çocukların
eğitim, bilinçlenme ve örgütlenme çalışmalarına daha fazla
eğilmeye başlamıştır. Bu kapsamdaki çalışmalarını alan
komiteleri, YJA kadroları ve örgütlenmeleri üzerinden
gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu çalışmaların derinlik ve
sistem kazanmasıyla birlikte toplumsal alanda açığa çıkan
sorunlar, toplumsal gerilikler, sistemin dayattığı her türlü
yozlaştırıcı, asimilasyoncu vb politikalara karşı da ideolojik
mücadeleyi daha örgütlü ve süreklileşen bir tarzda yürütmeyi
esas almaktadır.
PAJK’ın temel görevlerinden veya misyonlarından biri de KJB
örgütlülüğünün demokratik konfederalizm temelinde
gerçekleşmesini sağlamaktır. PAJK, KJB’nin ideolojik, kurmay
öncü partisi misyonuyla kadının konfederal örgütlenmesini
üstlenmiştir. Buna göre KJB’nin tüm bileşenleri içerisinde
örgütlenmesini sağlayarak çalışmalarını yürütmektedir. Bunun
için gerekli olan perspektifi, yönlendirmeyi, denetimi ve
ihtiyaç duyulan öncü kadroları hazırlamaktır. KJB, kadın
hareketimizin çatı örgütlenmesi olarak aynı zamanda kadının
konfederal örgütlenmesinin de çatısı, sistemi olmaktadır.
KJB’nin en temel bir bileşeni veya kadının konfederal sisteminin
temel örgütlenme sahası toplumsal alan örgütlenmesi, yani YJA
örgütlülüğüdür. PAJK da bu yaklaşım temelinde toplumsal alanda
komitelerini örgütleyerek demokratik konfederal örgütlenmede
öncülük rolünü oynamaya, kadro yapısı ve topluma ideolojik
bilinç vermeye ve ideolojik mücadeleyi bu alanda her alandan
daha fazla geliştirmeye önem vermektedir. Bu kapsamda eğitim,
bilinçlendirme çalışmalarını direkt üstlenmeyi esas almıştır.
Yine özellikle toplumsal alanda yaşanan sorunlara çözüm
geliştirmeyi, bunun için yaşanan geriliklere karşı mücadeleyi
başta kendi sempatizanları ve tabanı olmak üzere toplumun
genelinde geliştirmeyi hedeflemektedir. Bunu yaparken basın
yayın üzerinden ideolojik perspektifini ve toplumsal
bilinçlenmeyi geliştirmeye çalışmaktadır. Bu kapsamda basın
yayın alanını daha etkili kılmaya ve ideolojik mücadele
perspektifini başta kadınlar olmak üzere geniş toplumsal
kesimlere ulaştırmayı esas almaktadır.
—PAJK’ın toplumsal cinsiyetçiliğe karşı eylem çizgisini
toplumsal alanda nasıl uyguluyorsunuz? Bu anlayışa damgasını
vuran hangi yaklaşımlardır? Buna karşı toplumsal alanda
verdiğiniz somut mücadele yöntemleriniz nelerdir?
Evindar Ararat: Toplumsal cinsiyetçiliğin kendisini en fazla
kurumlaştırdığı ve çalışmalarda yansımalarıyla yoğunca
karşılaştığımız alan, toplumsal alan olmaktadır. Toplumsal
cinsiyetçilik çalışmalarımızda iki yönlü karşımıza çıkmaktadır.
Birincisi erkeğin yaklaşımlarında, ikincisi ise kadının kendini
ele alışında ve erkeğe yaklaşımında açığa çıkmaktadır. Erkeğin
yaklaşımında toplumsal cinsiyetçilik çok boyutlu olarak kendini
ortaya koymaktadır. En çıplak haliyle kadın katliamları ve
kadına karşı şiddet boyutunda kendisini dışa vurmaktadır. Bunun
yanında berdel, başlık parası, kızların erken yaşta
evlendirilmesi, aile içi şiddet, namus adı altında kadına
dayatılan katliamlar vb de toplumsal cinsiyetçiliğin kadın
üzerinde uygulanan biçimleri olarak yıllardır karşımıza çıkan
temel sonuçlarıdır. Bununla birlikte bir de çalışmalarda
karşımıza çıkan ince, gizli toplumsal cinsiyetçi yaklaşımlar ve
anlayışlar söz konusudur. Örneğin kadına güvenmeyen, küçümseyen,
dıştalayan, kadın birliğini parçalamaya çalışan, kadınlar
arasına fark koyan, kadını yedeğine veya güdümüne almaya çalışan,
kadın iradesini ve özgünlüğünü tanımayan vb birçok cinsiyetçi ve
egemenlikçi anlayış çalışmalarımızı ciddi anlamda zorlamakta ve
kadının özgür irade kazanmasını engellemektedir. Kadına ve kadın
özgürlük mücadelesine stratejik değil, taktiksel ve pragmatist
yaklaşımlar da toplumsal cinsiyetçiliğin farklı biçimlerdeki
ifadesi olmaktadır.
Toplumsal cinsiyetçilik hiç kuşkusuz sadece erkekte değil
kadında da etkilerini yaşamda, ilişkilerde ve çalışmalarda
kendini dışa vurmakta ve özgürlük mücadelemizde ele alınması ve
aşılması gereken temel konuların başında gelmektedir. Genelde
toplumsal cinsiyetçilik dendiğinde ilk akla gelen erkeğin
yaklaşımları olmaktadır. Ancak beş bin yıllık egemenlikli
sistemin ve bunun sonucu olan toplumsal cinsiyetçiliğin kadın
üzerindeki etkilerini de ele almak gerekmektedir. Toplumsal
cinsiyetçilik kadında kendine güvensizlik, edilgenlik, kadın
ortaklaşmasını küçümseme, kendi cinsine güvenmeme, küçümseme,
kadın emeğini sahiplenmeme, örgütlü güce dönüştürmeme, erkeğe
öykünme, erkeği güç görme, erkeğe dayanma vb boyutlarda
yaşanmaktadır.
Bunun yanında genel olarak toplumda kadını hala ikinci cins,
yardıma muhtaç, erkek olmadan kendini yürütemez, erkeğin
korumasına ihtiyacı olan vb yaklaşımlarla ele alış toplumsal
cinsiyetçiliğin günlük yaşamdaki yansımaları olarak karşımıza
çıkmaktadır. Yine yaşanan olaylar, sorunlar karşısında daha çok
kadının suçluluk durumu ele alınır. Erkeğin suç konumu göz ardı
edilir ve suçun faturası ağırlıkta kadına kesilmeye çalışılır.
Kadının toplumda veya çalışmalarda öne çıkması özde veya içten
kabul görülmez erkekler tarafından. Genelde özgürlük
mücadelemizin toplumumuzda yarattığı değişim-dönüşüm ve
özellikle da kadının kat ettiği mesafe toplumsal cinsiyetçiliği
önemli oranda geriletse de hala aşılamayan birçok anlayış söz
konusudur. Kürt kadınının Özgürlük Mücadelesinde askeri, siyasi,
toplumsal vb hemen her alanda büyük emek ve mücadelesiyle, yine
her şeyden önce Önderliğimizin kadına ilişkin geliştirdiği
çözümlemeler, kadında yarattığı görkemli gelişme düzeyi
toplumumuzda özgürlük ve demokrasi ile kadın özgürleşmesi
açısından çok önemli gelişmeler açığa çıkarmıştır. Bu gün kadın
her alanda öncü düzeyinde rol almakta ve toplumsal değişimin
temel dinamiği olma misyonunu yerine getirmeye çalışmaktadır.
Ancak beş bin yıllık egemenlikli sistem ve toplumsal cinsiyetçi
anlayış ve yaklaşımların bu gelişimi engelleme durumu da kadın
olarak özgürlük mücadelemizde temel amaçlarımızdan birini
oluşturmaktadır. Bunun için kadın olarak Önderliğimizin,
şehitlerimizin ve halkımızın yarattığı bu toplumsal değişimle
birlikte geri toplumsal özelliklerin varlığını bilerek
mücadelemizi yürütmeyi, bunun için gerekli olan bilinçlenme ve
örgütlenme çalışmalarımızı aksatmadan sürdürmeyi esas alıyoruz.
Hareket içerisinde sağladığımız özgürleşme ve örgütlenme
düzeyini toplumun her alanına yayarak demokratik konfederal
örgütlenme ve mücadele biçimleriyle toplumsal değişimi daha
köklü ve radikal yürütmek esas aldığımız en başat konudur. Bu
kapsamda toplumsal eğitim, bilinçlenmeye daha fazla ağırlık
verme, kadının örgütlü düzeyini geliştirmek için ihtiyaç olan
örgüt ve kurumlaşmaları açığa çıkarma, kadının kendi kendine
yeten bir düzeye ulaşmasını sağlayacak ideolojik, örgütsel,
siyasal, ekonomik vb oluşumları yaratmak önümüzdeki süreçte
yürüteceğimiz çalışmalar arasında yer almaktadır. Yine bu
kapsamda cins mücadelesini giderek toplumsal alana da yayarak
kadın üzerindeki tahakkümü, cinsiyetçi yaklaşımları aşma, özgür
kadın ve erkeğin komünal yaşamına dayalı bir özgür topluma
ulaşma hedefini günlük yaşamda gerçekleşen ve yerleşen bir
konuma ulaştırmak çalışmalarımızın merkezinde daha fazla yer
alacaktır.
—PAJK, Önderliğin ortaya koyduğu partileşme kapsamında kendi
özgürlükçü siyasetini toplumsal alanda kadın rengiyle nasıl
geliştiriyor? Bunun yöntemlerini geçmiş süreçte geliştirmede ne
kadar başarılı oldu?
Evindar Ararat: Kürt kadını olarak mücadelemizin de bir
karakteri olarak çalışmalarda ve günlük yaşamın hemen her
alanında siyasetle ilgiliyiz. Şimdiye kadar ağırlıkta ulusal
demokratik mücadele kapsamında siyaset içerisinde yer aldık.
Bunun sonucu olarak kadın özgürlük mücadelesini geliştirmenin
özgün siyasi yaklaşımını ve buna dayalı kadın dayanışması, ortak
eylemini yeterince geliştiremedik. Ancak başından bu güne kadar
kadın olarak bağımsız, özgürlükçü ilkeler temelinde kendi
rengimiz, bakışımızla siyasette, mücadelenin diğer alanlarında
yer almayı esas aldık. Buna rağmen, kadın rengiyle siyaset yapma,
kadının barış, sevgi, kardeşlik, toplumsal uzlaşı vb
yaklaşımlarını siyasete daha etkin yansıtmada ve kadın
cephesinden genel siyasete özgürlük lehine yön vermede çeşitli
zayıflıkları da yaşadık. Bundan sonraki süreçte siyasette
kadının daha fazla etkili olması ve özgürlükçü duruşuyla genel
siyasetlere yöne vermesi önem taşımaktadır. Bu konuda önemli bir
deneyim ve gerekli kurumlaşmalara da sahibiz, yeterli bir alt
yapımız oluşmuştur. Daha güçlü bir temsil düzeyiyle tabandan
örgütlenerek tabana, topluma dayalı siyaseti daha fazla
geliştirmemiz gerekmektedir.
Yine kadın hareketleri, örgütleri, kurumları ile daha güçlü
ilişkiler içerisine girmek, ittifaklar geliştirmek, hem genel
siyaset hem de kadınla, toplumla ilgili konulara yönelik ortak
eylemlerle bütünlüklü ve süreklileşen bir mücadele düzeyini
açığa çıkarmak PAJK’ın olduğu kadar YJA’nın da planlamalarının
başında yer almaktadır. Kadın diplomasisini bu kapsamda hem içe
hem de dışa yönelik daha etkili yürütmemiz gerekmektedir.
Kadının özgürlük mücadelesini, kadının toplumsal alanda yaşadığı
sorunları daha özgün ve çarpıcı bir biçimde ortaya koymak,
gündem yaratarak çözümünü ideolojik yaklaşımlarımıza dayalı
olarak geliştirmek kadar halklara dayatılan kirli siyasetlere
karşı da daha örgütlü ve etkili mücadele etmemiz önemlidir.
Savaşın toplumda yarattığı travma, kadın ve çocuklarda
oluşturduğu etkiler, ekonomik krizlerin toplumu sürüklediği
toplumsal bunalım, halkların karşı karşıya getirilmesinin,
milliyetçiliğin toplumsal barışı nasıl bir riskle karşı karşıya
getirdiği vb birçok kilit sorunu kadının mücadelesinin amaçları
olarak daha fazla günlük siyasetin gündemine koymak önümüzdeki
süreçte de gereklidir.
Bu kapsamdaki bir siyasi çalışmayı yürütmek için öncelikle
tabandan örgütlenmeyi, tabandaki siyasi mekanizmalarda nitelikli
bir temsil düzeyini yakalamak önemlidir. Üst siyaset yerine
taban demokrasisi ve siyasetini, bunun için gerekli olan en
küçük mekanizmada bile kadının kendi özgür iradesi ve gücüyle
yer almasını sağlamak temel esprimizdir. Önümüzdeki süreçte buna
yönelik çalışmalarımızı daha da geliştireceğiz.
—PAJK kongresinde toplumsal, sosyal alana ilişkin ne tür
kararlar aldınız?
Evindar Ararat: Yukarda belirttiğimiz çerçeveyle birlikte
toplumsal alana yönelik somut olarak özellikle yurtseverliğin
temel ilkelerinden biri olarak kadın özgürlük mücadelesine doğru
yaklaşımın sergilenmesi belirlendi. Yine iki evliliğin kabul
edilmemesi, berdel, erken yaşta evlilik, başlık parası ve
benzerinin kabul edilmemesi, bu tür anlayışlarla mücadele
edilmesi alınan diğer kararlardan biridir. Yine toplumsal
cinsiyetçilikle mücadele edilmesi, bunun için toplumsal
bilinçlenme çalışmalarının geliştirilmesi, erkeği dönüştürme
projesi kapsamında erkeklere yönelik eğitim çalışmalarının
yapılması yönünde de kararlar alındı. Kadın çalışmalarında daha
fazla örgütlülüğün geliştirilmesi, çeşitli kurumlaşmalarla
kadının sorunlarına cevap verilmesi, çocuklara yönelik çeşitli
çalışmaların yürütülmesi planlandı.
Bunun için politik alan mücadelesinde daha örgütlü, daha aktif
olmayı, siyaseti toplumsallaştıracak etkinliğin açığa
çıkarılmasını, kadınları ortaklaştıracak bölgesel ve uluslar
arası platformlara ağırlık verilmesini planlamıştır. Sosyal
alanda ailenin ve genel olarak toplumun ataerkil zihniyet
yapılarından, kalıplarından, ahlak ve namus anlayışından
uzaklaştırılıp dönüştürülmesini değerlendirmiştir. Bunun için
bilinçlendirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasıyla birlikte
hayatın her alanında ocak, komün, meclis tarzında toplumsal
örgütlenmelerin oluşturulmasını, kadınların hayatın her alanında
iradeli olmasının sağlanmasını, erkek egemen dayatmalara ve
ataerkil töresel uygulamalara geçit vermeyecek şekilde etkin,
caydırıcı, kararlı bir mücadelenin yürütülmesini kararlaştırmış,
bunun programını çıkarmıştır. Kadın emeğinin yeniden
tanımlanmasını, emek-değer ilişkisini analık ve kadınlık
olgularının hakikatine denk yeniden kurulmasını bunun için
ekonomik alanda daha örgütlü olunmasını öte yandan alternatif
ekonomiler temelinde örgütlenmelere ağırlık verilmesini
kararlaştırmıştır. Toplumsal alan mücadelesi kadınlar ve genel
olarak insanlık adına devlet ve iktidar dışı örgütlenme
sisteminin oturtulmasıyla esasta başarılı olabilecektir. Bunun
için devlet dışı örgütlenme modeli olarak konfederalizmin
Demokratik, Ekolojik, Cinsiyet Özgürlükçü değerler ve ilkeler
temelinde hayatın her alanındaki yaygın örgütlenmelerle topluma
yedirilmesi, bu anlamda toplumsal yeniden kuruluşun sağlanması
PAJK kadrolarının kurmaylığında adım adım geliştirilecek,
yeniden toplumsallaşmada kuruculuk rolü daha etkin oynanacaktır.
Özgürlüğün sadece kadınların değil tüm toplumun sorunu olduğu
gerçeğini de kapsamlı tartışan kongremiz, özgürlük mücadelesinin
sorumluluğunu ortaklaştıracak temelde egemen erkekliği öldürme,
bu temelde erkeği dönüştürme projesini de kapsamlı
değerlendirmiştir.
|