|
Ya Önderlikle Özgür Yaşam Ya Hiç
|
III. Kadın Özgürlük Kurultayına katılan kadın
gerillalardan Rüzgar Dorşin Ekin’e kurultayın
atmosferine yönelik izlenimlerini sorduk
Biz Kürdistanlı kadınlar medya savunma alanlarında
III. Kadın Özgürlük Kurultayını Özgür kadın
kurultayını gerçekleştirdik. Özgürlük kurultayımızın
temel şiarını “ya önderlikle özgür yaşam ya da hiç”
olarak belirledik. Bu kurultayda ağırlıklı olarak
özgür toplumu nasıl kuracağımıza dönük, hem örgütsel
hem de sistemsel tartışmalar yürüttük. Özellikle
yeni bir toplum yaratımında o toplumun kendi iç
ilişkileri nasıl gerçekleşecek üzerine yoğun
tartışmalardı. Uzun süredir Kürt Halk Önderi
Abdullah Öcalan’ın geliştirmiş olduğu demokratik
ekolojik cinsiyet özgürlükçü toplum paradigması
çerçevesinde Özgür kadın hareketi olarak yeni bir
yaşam arayışını geliştirmenin çabası içerisindeydik,
bu eksende devlet dışında bir toplumsal örgütlenmeye
giderken bizlerinde özgün olarak nasıl bir
toplumsallaşma sorusuna güçlü yanıtlar verdik.
Genelde devletli toplumlumlar kendi
birlikteliklerini sağlamanın temel yollarından
birini anayasalar –her ne kadar adı ana olsa da-
gibi daha çok erkekliğin yasalarıdır. Yine
topluluklarını hukuksal ve zorunlu birliktelikler
temelinde oluşturmuşlardır. Kürdistanlı kadınlar
olarak ise toplumla özgürlükçü bir sözleşme
imzalamanın yolunu oluşturmaya çalışıyoruz. Bunun
için ise ön hazırlık olarak doğal toplumdaki analık
hukukuna dayalı bir anayasa taslağı tartışmalarını
yürüttük. Bu anayasa temelde kadının kendi yaşam
hukukunu oluşturmaya çalışırken, toplumun diğer
özneleri ile de birlikteliklerini özgürlük ahlakına
dayandırıyoruz.
Kadın özgürlük mücadelesi militanları olarak,
erkeğin yaptığı gibi toplumda kendilerini temel özne
olarak almak yerine, toplumu oluşturan bütün
bileşenleri kapsamanın daha anlamlı olacağını
düşünüyoruz.. Erkek toplumsallığı kendisini temel
özne olarak görmüş ve onun dışındaki bütün varlıklar
onun yaşamını devam ettirecek bir araç konumuna yani
nesneliğe dönüştürülmüş. Oysaki kurultaya katılan
kadınların tümü kendilerini doğanın bir parçası
olarak görüyorlar. Ayrıca özgürlük ahlakını
geliştirirken bunu toplumsal bir yaygınlaşma ile
gerçekleşeceğine de inanıyorlar. Kadının erkeği de
kapsadığını onunla da buluşabileceğini düşünürken
ilkelerinden taviz vermeden her şeyi özgürlük ahlakı
ile ölçüyorlar.
Yaşamlarında her şeyin bir anlamı var.
Erkekliğin en yoğunlaşmış ve bilimle buluşan
kapitalist sistem evrende var olan her şeyi
kendisine cilalanmış bir meta ya dönüştürürken,
kadınlar ise o sistemi aşmanın çabasını onun içini
boşalttığı bütün değerleri yeniden anlamlandırıp
değer katmanın çabası içindeydiler. Bir çocuğun
küçücük bir gülümsemesine de bir emek olarak
görüyorlar. Yaşlıların tecrübelerini iktidara
dönüştürmeden yaşamın güçlü üretime dönüşmesi olarak
görüyorlar. Gençlerin her türlü iktidar biçimine
dönüştürülmeye çalışılan dinamizmini yaşamın
kurulmasına dönük kendi içinde anlamlı olabileceğini
düşünüyorlar. Kadınlar için etnik yapılar,
farklılıkların ayrıcalık olmadan da bir arada
yaşayabileceğinin inancındalar. Doğayı sadece
kullanım metası olarak görmüyorlar, onun bir parçası
olarak gördükleri için kendi özgür yaşam haklarının
gelişim evrelerinin doğanın içinde olduğunu
kendilerini tanımladıkça doğayı da
tanımlayabileceklerini düşünüyorlar.
İşte, bütün bunlar oluşturulmak istenen toplumsal
sözleşmeye varacakları anayasalarının bir parçası.
Kadınlar bin yıllardır süregelen iktidarcı
toplumsallaşmada yaşadıkları zorlanmalara yeniden
yeniden anlam vererek bir yaşam yaratmaya
çalışıyorlar. Dönem dönem oluşturmaya çalıştıkları
sisteminde pratik sorunlarının çözümü amaçlı kongre,
kurultay ve toplantılar gerçekleştiriyorlar. Çözüm
ve çözümleme platformlarının dizilerinden biri olan
III. Kadın Özgürlük Kurultayı ise çözümleme gücünün
verdiği büyük bir moralle gerçekleşti. Özellikle
Kürt Halk Önderi ve Özgür Kadın Kişiliğinin
yaratıcısı olan Önderliğimizin özgürlüğüne
kilitlerek ve özgür toplumun yaratıcısının fiziksel
özgürlüğü gerçekleşmeden de yaşamı kabul
etmeyeceğimizi bütün egemen güçlere bu kurultayla
ilan ediyoruz.