|
III. Kadın Özgürlük Kurultayına
Maxmur mülteci kampından katılan Bermal
Hakkari’yle dağlarda kadın gerillalarla olmanın
duygularını paylaştık…
-III. Kadın Özgürlük Kurultayına Maxmur alanından
katıldınız. Dağlarda kadın gerillalarla bir
buluşmayı yaşadınız. Kadın gerillaları nasıl
buldunuz? Bu atmosfere yönelik duygularınızı,
düşüncelerinizi alabilir miyiz?
-Yıllardır özlemini çektiğim Kürdistan dağlarına
gelip, gerillanın yarattığı yaşamda bir anlık olsa
kadın gerillalarla yaşamak ve onları görmek benim
için büyük bir heyecan ve duygu seli içinde
boğulmaktı.Şuanda bu duygu seli içerisinde
boğulmaktayım. Kadın gerillaları çok görkemli,
başarılı ve hep başları dik, gelece bakarken tıpkı
tarihte okuduğumuz amazon kadınlarının çağdaş
versiyonlarına benzetim. Çünkü savaşçı kişilikleri
kadar gözlerinin içinde sevgi, barış ve umut dolu
duygular gördüm. Bunu ancak onlarla bu yaşamı
paylaşıp onlarla oturup konuştuğunda görür ve
hissedersin.
Bayan gerillaları gördüğüm içinde inanılmaz bir
sevinci yaşarken gerçek anlamda şanslı olduğumu da
söyle bilirim.
-Sanırım bir annesiniz, kaç yıldır mahmurda
mültecisiniz?
-Doğru bir anneyim ve on üç yaşında bir oğlum var.
Yaklaşık iki yıldır mahmur kampında yaşamaktayım.
-Halkın içinden geldiniz. Bu tartışma platformu
nasıl değerlendiriyorsunuz?
-III. Kadın Özgürlük Kurultayı tartışmaları kadının
içinde bulunduğu sorunlara karşı çok güçlü plan ve
projeler ekseninde de geçmektedir. Bir dönemler
evinin dışını bile tanımayan bir kadının dünya
siyasetini ve özel de Kürt kadının yine genelde ise
tüm kadınların sorunlarını bu denli güçlü ele
tartışmaları çok güzel bir şey. Birbirilerini de bir
o kadar da radikalce eleştirirlerken aralarda ise
birbirlerine karşı sevgi ve saygılarını gördüğümde
çok etkilendim ve sevindim. Bu insana çok farklı bir
duygu yaşartırken kendime olan güvenini de arttırdı.
.
-Özelde Kürt Kadınlarının Anadil, Eğitim, Sağlık,
Aile İçi Şiddet gibi çeşitli sorunları oldukça
yoğun. Kurultayda bu sorunlara yönelik somut
projeleri nasıl tartıştınız? Kısaca aktarır mısınız?
*Daha önce de belirttim tartışmalar çok güçlü geçti.
Anadilde eğitim konusu tartışma konusu olan bir
konuydu. Günlük yaşamda ve aile içinde mutlaka
Kürtçe konuşulması gerektiği, Kürtçe TV'nin daha
fazla izlenmesine vurgusu yapıldı. Kamptaki bazı
ailelerin Türkiye'ye çocuklarını gönderme imkanı
olmasına rağmen Kürtçe ana dilde bir eğitim görmesi
için tüm zorluklara rağmen çocuklarını kampta
sınırlı imkanlarla eğitim veren Kürtçe okula
gönderiyorlar. Yani bu kendi ana dilleri için
yapıyorlar. Biz III. Kadın Özgürlük Kurultayına
Maxmur kampı için, Maxmur kadın vakfı olarak sağlık
projesini sunduk. Türkiye’den veya Avrupa'dan
dönüşümlü olarak doktorların gelip kampın sağlık
sorunlarıyla ilgilenmesi temelinde öneriler
geliştirdik ve bu kabul edildi. Aile içi şiddet,
kadın eğitimi ve kadına yönelik şiddeti ortadan
kaldırabilecek basın yayın çalışmalarının daha güçlü
yürütülmesi gerektiği ve bunun için görsel basının
daha aktif işletilmesi gerektiğine yönelik projeler
sunularak kararlar alındı.
Geri Dön
|