|
HAYATA DİRENİŞ VE YAŞAMLARIYLA
ANLAM KATAN KADINLAR...
|
Baharın anlamına kadınlar bir daha anlam kazandırdılar.
Özgürlük alanlarında bir araya gelen yüz yirmiye yakın
kadın, bin yılların koparılmış, sindirilmiş, hayatın
gerçeğinden uzaklaştırılmış, erkek egemen diktasına
maruz kalmış tüm geri değerleri üzerinden atarak
yürüdüler ve bir araya geldiler. Gözlerinde inanç,
yüzlerinde tebessüm, yüreklerinde zafer ile buluştular.
Biliyorlardı bu buluşma tarihi etkileyecek buluşmadır.
Kendilerinin adını koyacağı ve bedelini ödeyecekleri bir
yürüyüştür. Bu bilinçle başladılar ve kadının toplumsal
özüne girdiler. Özsavunma alanlarında bir araya gelen
Kürt kadınları, özgürlük mücadelelerini tartışıp ortak
kararlara gittiler. Bizde Ruken Garzan arkadaşımıza
sorduk kadın kongresini toplamında ifadeye kavuşturan
şiarı, o da bize cevapladı.
_Halkların baharını PAJK kimliğiyle karşılayalım,
Reber APO’nun esaretine son verelim şiarıyla bir kongre
gerçekleştirdiniz, neden böyle bir şiar, kadınla öze
dönüş ne demek?
Başta kadın kongremizi kutluyorum. Mücadelemizin
özgürlük arifesinde olması ve gelinen siyasal, toplumsal
aşama oldukça önemlidir. Kongremiz başarıyla sonuçlandı.
Birçok konu tartışıldı. En önemli konuların başında
Ortadoğu da halkların özgürlük için ayaklandığı
serhildanlara, isyanlara kalktığı bir dönemde özgürlük
mücadelesinin öncü gücü olarak PAJK temsilinde yüklenen
misyon olmuştur. Kongremiz her şeyden önce kadın
özgürlük sorunlarını çok kapsamlı ele aldı. Kadın
özgürleşmeden toplum özgürleşmez ya da yaşanan sorunlar
çözülmez yaklaşımıyla inancıyla tartışmalar yürütüldü.
Doğru kadın kimliği özgürlükle birlikte ele alındı. Bu
anlamda kadının özgürlüğü toplumsal bir sorundur.
Kongremiz kadının özgürlüğünü toplumun özgürlüğü olarak
ele aldı, değerlendirdi. Baharlaşma tanımını bu
vesileyle değerlendirdi. Biliyorsunuz doğada baharlar
yeniden diriliş ve yaratım aylarıdır. Özgürlük
mücadelemizin de doğasal olarak böyle bir özü ve
diyalektiği vardır. Baharlar da direniş daha da
derinleşir.
Diğer bir husus kimlik sorunudur, biliyorsunuz Ortadoğu
da bu sorun çok önemlidir, kapitalist egemen sistem
toplumu, insanları özelde de kadını kimliksizleştirerek
özünden boşaltarak kendi sisteminde kullanıyor. Bizim en
büyük çıkışımızda buna dönük olacaktır. Devletçi egemen
sisteme karşı bir çıkıştır bizimkisi. Bu anlamda
kimliksel olarak bunu ifade ediyoruz. Kimliğimiz
özümüzdür diyoruz. Çok mekanik ve sıradan ele almıyoruz.
İnsansal değerleri öz olarak ifade ediyoruz. Rengimiz,
yaşamımızı özümüzü ifade ediyor. Bu anlamda kongremiz bu
tartışmalarla daha da güçlü bir irade açığa çıkardı.
Kadın özgürlük mücadelesi şahsında özgürlüğü
kimlikselleştiriyoruz.
Kadın özgürlük mücadelesinin gelinen aşamada Kürt
sorunu, kadın sorunu ve Ortadoğu’da yaşanan sorunlar
açısından hem çözümü doğuracak hem de bu çözümde öncü
rol oynamaktadır. Kadınlar yüzyılın en önemli misyonunu
üstlenmiştir. Mücadeleyi yaşamın her alanında kazanarak
topluma demokraside ve özgürlükte öncülük yapacaktır. Bu
çerçevede kongremizde yoğun tartışmalar yürütüldü.
_Kadın mücadelesinde yeniden bir atılım, kararlılığı
belirttiniz, kongre tartışmalarında bir iddia ve yaşamı
yaratma sorumluluğundan bahsettiniz, kadınların
sorumluluğu tarihsel bir sorumluluktur diyebilir miyiz?
Kongremiz bu konuları çok tartıştı. Erkek egemen
güçlerin en çok kadında yitirmek istediği şey yaşam
kuruculuğunu ve sorumluluğunu pasivize etmektir. Bir de
tarihsel olarak toplumsal belleğinde ki kominal ve
insanı değerleri silme çabası olmuştur. Kadın kendi
iradesi ve sorumluluğuyla beş bin yıl önce yaşamı
kurmuştur. Değerleri yaratmış toplumsal ve tarihsel bir
mirasa sahiptir. Bu miras kirlenmemiş bir mirastır.
Egemen erkek sistemi tarafından bu tarih giderek
kirletilmeye başlanması, özünden boşatılması durumu
günümüzde yaşanmaktadır. Bir düşünün eğer eski
topluluklarımızın ya da yaşlılarımızın, analarımızın
insani yaşamsal değerleri olmasaydı bu gün kapitalist
sistem nasıl bir çevre ya da toplum açığa çıkarırdı. Bu
anlamda kadın, erkek egemen sisteme karşı her zaman için
bir direniş durumundadır. Bunun için diyoruz ki özgürlük
mücadele bu günde toplum için değerlerine dönüşü
özgürlüğü ifade ediyor. Biz bu inançla yaklaştık
sorumluluklarımıza. Tüm bunları söylem düzeyinde dile
getirmedik. Otuz yıllık kadın mücadele gerçeğimiz var.
Bu mücadelenin yarattığı değerler var, binlerce kadın
şehidimiz var. Önderliğimizin çabaları var, Kürt
kadınları şahsında Ortadoğu ve dünya ya mal ettiği bir
miras söz konusudur. Bu miras tarihselleşiyor kadının
kendi geçmişine dönüyor yani özüne dönüyor. Öze dönüşü
de bu anlamda yorumluyoruz.
_Önderliğimizin esaretini kaldırma kongresi diyebilir
miyiz buna?
Kongremize yüz yirmiye yakın kadın arkadaş katıldı.
Kürdistan’ın her parçasından ve Kürtlerin bulunduğu her
alanından gelen kadın arkadaşlarımız vardı. Tüm kadınlar
özgürlük dağlarında buluştular. Aynı amaçla ve
kararlılıkla. Yüzyıla bir anlam katılacaksa böyle bir
birliktelikle ve özgürlükle böyle buluşarak anlam
yüklenecektir. Herkes bunun bilincindeydi. Coşku ve neşe
üst boyutlardaydı. Böyle bir havada kongremiz
gerçekleşti. Ancak en çok tartışılan ve herkesin içini
sevinç ve kararlılıkla bir araya getiren temel
noktalardan biri de Önderliğimizin esaretine son verme
inancıydı. Kürt kadını için biliyorsunuz şöyle bir
gerçek söz konusudur. Değerlerimizi, kimliğimizi yaşam
tutkusunu, güzel yaşamasını öğreten bize bu bilinci
veren Önderliğimizdir. Önderliğimiz şu anda esaret
koşullarında kalıyor. Özgürlüğün anlamı büyüktür bize bu
anlamı yaşatan başta Önderliğimiz oldu. Onun esaretini
kendi esaretimiz olarak ele alıyoruz. Biz şuna her zaman
inandık doğru ve inançlı çalışmayla yeniden buluşacağız.
Hem de özgür Kürdistan’da özgür bir toplum içerisinde.
Bu noktada iddiamız güçlüdür. En kısa süreçte kadınlar
olarak esareti ne pahasına olursa olsun kaldıracağız.
Önderliğimizle özgür toplum, özgür yaşamda buluşma
iddiasıyla mücadeleye devam edeceğiz.