|
PAJK 8. KADIN KONGREMİZLE BU BAHAR, ÖZGÜRLÜĞE
ÇİÇEK AÇAN BİR YIL OLACAKTIR...
|
‘Her bahar bir tomurcuk çiçeklenir, her yıl biraz daha
özgürlüğe yakınlaşırız’ diyor bu gün Kürt kadınları.
Yılların emekleri ve azmiyle geliştirdikleri özgürlük
mücadelesini Kürt kadınları kendileriyle birlikte tüm
kadınlara taşırıyorlar. Ağır bedeller ödeyerek yılmadan,
baş eğmeden, hiçbir fedakârlıktan kaçınmadan günümüze
kadar getirilen demokrasi mücadelesi PAJK 8. (Partiye
Azadiya jinen Kürdistan) Kongresiyle bir daha tüm
kadınlara mal ediliyor. Kadın özgürlük mücadelesi
içerisinde yer alan Dr. Jiyan arkadaşımıza Kürt
kadınların tarihteki misyonunu sorduk, Kürt kadınlarının
8. kongresinin süreci etkileme boyutlarını ve bu tarihi
misyonunun ne olduğunu.
_Çok yoğun geçen bir süreçte PAJK 8. Kongresini
gerçekleştirdiniz. Sizce bu kongrenin diğer kadın
kongrelerinden farklılığı nedir. Bu farkı nerede
görüyorsunuz, nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kadın hareketi olarak çok tarihi bir süreçte 8.
Kongremizi gerçekleştirdik. Hem uluslararası, hem ulusal
olarak çok tarihi gelişmelerin yaşandığı bir dönemdeyiz.
Aynı zamanda suistimale açık, emeği sızdıran, çalan,
yalan-dolana dayalı bir sistemin çatırdamaya başladığı
bir dönemdir. Tüm halkların yüreğinin kurtuluşa adım
attığı, milyonların ayağa kalktığı, halkların özgürlük
baharının yaşandığı bir dönemde Kürt halkı şahsında
özelde de Kürt kadını şahsında tüm bunlara öncülük
yapılmaktadır. Halklara öncülük yapabilecek bir
ideolojik felsefeyle hareket etmekteyiz. Halkların
özgürlüğünü ifade eden, özgür yaşam sisteminin gerektiği
gibi yaşamsal kılınmaya çalışıldığı tüm deneyim ve
tecrübelerin biriktiği bir dönemde, kadın kongremizin
gerçekleşmesi bütün kadınlar şahsında insanlığa umuttur.
Böylesi bir dönemde kongremiz gerçekleşti. Bu biçimiyle
şu anda dünya sistemlerinde varolan hareketlerden daha
şanslıyız. Belki beş bin yıldır özgürlüğün,
demokrasilerin, güzelliğin mücadeleleri veriliyor, her
şeyini feda eden isimsiz kahramanlar gibi milyonlarca
demokrat devrimci tarihte özgürlükler için çaba
vermişlerdir. İsmi yazılmayan yüreği özgürlük için
yaşayan o uğurda bedel veren insanlığın yeniden gün
yüzüne çıkması anlamında bir öncülüktür bizimkisi.
Bu kongrenin diğer kongrelerden temel farkı şudur, yeni
paradigmada on-oniki yıldır biriken deneyim-tecrübenin
bir araya gelip çizgiye kavuşması, somutluğa dönüşmesi
onun iradesinin açığa çıkması, özgürce bunları
tartışılması ve hamleye dönüştürülme iradesidir
diyebilirim. İlk defa bu kadar bilinçli ve iddialı, öz
güce dayalı bir mücadeleye giriş yapıyoruz diyemem ancak
bu sürecin yoğun tecrübe ve emekle ortaya çıkması daha
derinlik ve gelişkinlik sağlıyor diyebilirim.
Aynı zaman da Önderliğimizle aramızda örülen duvar,
fiziksel olarak ayrı kalışımız bizler açısından zor olsa
da ideolojik ve felsefik olarak her an kendimizi
yaşamsal kılmaya çalışıyoruz. Tartışmalarımızda en çok
dile gelen konu Önderliğimizin bizlere armağan ettiği
kadın kurtuluş ideolojisini başta kendimizde sonra tüm
kadınlarda yaşamsal kılmak olmuştur. Tüm bunların
karşısında egemen erkek sisteminin zihinsel olarak,
ruhsal ve kültürel olarak kişiliğimizde yarattığı
tahribatı yıkarak, felsefik ve ideolojik kişiliği
yaratma çabası olacağıdır. Bu durum Önderliğimizle
aramızda olan duvarları yıkacaktır. Tüm bu tartışmaların
ayrıntılarında açığa çıkan sonuç çok güçlü bir iddia ve
kararlılığa ulaştığımızdır. Yani temelde yaratım ve
anlam içeren tartışmalar biz kadınlar için vazgeçilmez
yoğunlaşmalar olmuştur. Bu açıdan kongremizin içeriği ve
olgunluğuyla açığa çıkan sonuçları değerlendirdiğimizde
yaşamı yaratma kararlılığıyla daha farklı bir kongre
oldu diyebilirim.
_Böyle bir süreçte kadın kongresini yapmanız süreci
nasıl etkileyecek, temel amaçlarınız nelerdir, PAJK 8.
Kongresi Kürt kadınlarına nasıl mal olacak?
Mücadelemiz her anlamıyla tarihi yeni bir sürece
girmiştir. Kürt sorunu ve Kürt kadın mücadelesi
anlamında yeni değiliz ancak gelinen düzeyde çözüm
olmada ve sistemi kurmada bir olgunluk ve tecrübe söz
konusudur. Öz güce dayalı yeni paradigma temelinde
demokratik ulus, ortak vatan, demokratik cumhuriyet
felsefesi ekseninde kadın hareketimiz bu kongreyle buna
öncülük edecektir. Öz gücüne dayalı kendi yaşam
sistemini kuracaktır. Bunda en temel öncü güç kadındır.
Devletli sistemin olduğu her yerde en fazla kadın bundan
zarar görüyor. Devlet demek erkek egemen sistem
demektir. Kuruluşlarıyla, zihniyeti ve mantığıyla bunu
sürdürmektedir. Bu anlamda dördüncü stratejik mücadele
dönemine stratejik anlamda öncülük edecektir. Ulaştığı
düzey iddia ve kararlılık 4. Stratejik mücadele dönemine
öncülük edecek hamle ve kararlılığına ulaştı. Bu anlamda
bazıları şunu diyebilir sistem çok güçlü, sorunlar çok
fazla ama bunun karşısında ben şunu söyleyebilirim.
Karanlıklar ne kadar büyük olursa olsun bir ışık onu
yırtabilir, yenebilir. Onun için diyebiliriz ki kadın
şahsında yaşanan aydınlanma tüm kadınların
aydınlanmasıdır. Toplumun aydınlanmasıdır. Kongremizde
çok güçlü bir düzey yakalanmıştır. Kadın kimliğine
dayatılan nesne olma özelliğini bir aşama daha fazla
ortadan kaldıracak ve bunu kadınlara ulaştıracağız.
Kendi şahsımızda bunları yendikçe, yeni kimlik
kazandıkça kazanmış oluyoruz kadınlar olarak. Bunu
kadınlara, analara taşıracağız. Bunu örgütleyeceğiz.
Kadın hareketi partileşmede geliştiği oranda, toplumda
da bunu sağlayacaktır.
_8. Kongrenizde tartışılan temel konular nelerdir
kısaca özetleyebilirmisiniz, her yerden katılımlar oldu
bunlar nasıl bir etkide bulunacak ve tartışmalar nasıl
bir sonuç verecektir sizce?
Öncelikle Önderliğimizin perspektifleri ışığında kadında
yaşanan aydınlanma ve bilinçlenme düzeyiyle iki yıllık
pratiğimizi ele aldık. Bu pratiğimizle yeni paradigmaya
girmeyen mantığı zihniyeti sorguladık. Yetmeyen eksik
yanlarımızı ele aldık. Kendimizle sınırladığımız
ideolojiyi, örgütü ve çalışma tarzımızı değerlendirdik.
Bunları aşmaya dönük çok ciddi özeleştiriler verdik.
Özgürlük, ilke ve ölçülerine gelmeyen yanlarımızı
sorguladık. Bu sorgulama doğrultusunda ulaştığımız
doğrular yani olması gereken ölçüleri tartıştık. Bu
doğrultuda kararlaşmaya gittik. Bu kararlar yeni hamlede
esas güç olacaktır. Kararlaşmanın iradesi büyük oranda
açığa çıktı. Kongremiz zafer kongresidir. Sorguladığımız
şeyler yetmezliklerimiz ve başaramadıklarımızın
nedenlerini bu tartışmalarla yele pratiğimizle ortadan
kaldıracağız.
Birinci hususta tartıştığımız konu Önderliğimizle
aramızda engel olan bireycilik, kendine görelik, kadro
olarak daha başarılı olma bunları tartışmalarımızla daha
çok bilince çıkardık. Kadın olarak örgüt olarak bunları
daha çok aşma, ortadan kaldırma çabasına girdik.
Önderliğimize ulaşmanın yolunu bu kongreyle daha fazla
gerçekleştirdik diyebilirim. Önderliğimizle özgür ortam
ve mekânlarda buluşma kongresi olarak da
değerlendirebilirim.
İkincisi mücadele değerlerimizi bir kez daha derledik,
mücadele değerlerimizin esas kaynaklarımız olduğunu, bu
güne kadınlar olarak mücadele bayrağını yükseltmişsek
onların fedakârlıkları ve özgürlüğe olan inançlarının
sonucu olduğunu bir kez daha hissettik, yaşadık.
Yine kadınlarla ittifak kurmanın onlarla ortaklaşmanın
açılım yapmanın sorunlarını tartıştık. Bunları
gidermenin karar ve perspektifine ulaştık. Bunlar önemli
hususlardı. Zaten kongremizin en iddialı yaklaşımının
başında Önderliğimizin esaretine son verme demokratik
ahlaki toplumun inşası olmuştur.
_Kürdistan özgür dağlarında çok sayıda kadınla yani
yüz yirmiye yakın delege bir araya geldiniz, son iki
yıllık pratiğinizi değerlendirdiniz. Bu kadar kadının
bir araya gelmesi nasıl bir duyguydu bize anlatır
mısınız?
Uzun yıllardır özgürlük mücadelesi yürütülüyor. Bu
mücadelede her bir bilinç öğesi, her bir aydınlanma
çalışması ve deneyim-tecrübe, her kadının yüreğinde
özgürlüğe tomurcuklanmış bir çiçek gibidir. Bu
birikimlerin bir araya gelmesi tartışması, buluşması
adeta özgürlüğe renga renk çiçeklenmesi duygusunu verdi.
Güçlü, güzel bir inanç moral verdi. Eskiden kadınlar bir
araya gelmez, biz kadınlara dışarıdan verilen rol ya da
ele alınan biçim ‘bir arada yaşayamaz’ olmuştu. Ancak
şimdi kadınlar özgürlük, güzellik temelinde, paylaşım
temelinde, doğanın gelişim diyalektiği temelinde bir
araya geliyor bu da muazzam bir güçtür. Toplumun esasta
özgürlükte, demokraside buluşturacak olan güçtür kadın.
Kongremizde bunu gördük, yıllardır eski arkadaşlarımızda
biriken deneyim ve tecrübenin özgürlüğe
tomurcuklandığını gördük. Bu kongreyle çiçekleneceği
gerçeği ortaya çıkıyor, böyle hissediyorum. Yani biz
kadınlar zamanın ruhunu yaşadık. Kadın gücünün bu
kadarını bir arada görünce özgürlüğe ne kadar yakın
olduğumuzu görüyorum. Demek ki başka dünyalar mümkün
başka yaşamlar mümkün, baskılar sisteminin
kurumsallaşması ne kadar olursa olsun bir yenilik, bir
doğru, egemen sistemi yeneceğin duygusunu iradesini
insana veriyor. İşte biz kadınlar bu gün ortaklaşmanın
bizde yarattığı özgürlük sevgisiyle yeniden mücadele
kararlılığını gösteriyoruz.