ŞEHİT
ARKADAŞLAR ANISINA YAZILAN MAKALE VE ŞİİRLER
|
CESARETİN VE SAMİMİYETİN İFADESİYDİ BERİVAN
|
Batufa
Çekdar
Botan kahramanlık ve aşk destanların efsaneleriyle tanınan yiğit
Kürt kadınlarının diyarı olarak bilinir. Çağdan çağa erkeğin
yalan hikayeleriyle şekillenen hiçbir sistemin yapaylığına
bulaşmayan, güneş ülkesinin en asil ve kendisine has
doğallığıyla ana tanrıçaların nüvelerini taşıyan kadınların ve
kadın öncülerin yurdudur. Botan halkı ve toprağı tarihinde
kaleler yaparak kadınları bu kalelerde toplayıp aylarca düşmana
karşı direnen Xana Çeng Zarin gibi yiğit yurt sever kadınlarda
bağrında taşıdı ve onların büyük eşsiz kahramanlıklarına da
tanıklık etti. Bu özünü yaşamıyla birlikte büyüterek geleceğe
taşıyan Botan kadını Kürt Ulusal Kurtuluş mücadelemiz PKK’nin
halkın dili ve yüreğinde direnişe dönüşmesinde yine bu yiğit
kadınlarımızın öncülüğünde gelişti. Ardında heybetiyle Dicle
gibi Fırat’ı, öfkesiyle Xaburu, Munzur’u aşan Cizre halkımızın
serhildan selinde yine Berivanların öncülüğünde gerçekleşti. O
gün bugündür serhildanların ruhu, Berivanların cesareti, özü ve
yurtseverliğiyle tanımlanır Kürdistan’da. Berivan Sisirk
yoldaşta büyük halk efsanesi Cizre serhildanın da şehit düşen
büyük Berivan yoldaşın ismini alarak düşmüştü özgürlü yoluna.
Evet, Cizre, Nusaybin ve Şırnak serhildan sıcaklığı halkın
yüreğini, halkın yürek sıcaklığı da tüm ovayı ve dağlarımızı
1992 yazını daha bir ısıtmıştı. Cizre semalarında serhildanlı
günlerin hayalleri asılıyken bir akşamüzeri özgürlük yürüyüşün
randevusunda buluştuk Berivanla. Yüzü güneşli geçecek tüm
günlere gülümseyerek kucaklaştık, geleceğin yeni iki yolcuları
olarak. Ardından Silopi ovası yenidünyamıza ve özgürlük
mücadelesiyle dolu yarınlarımıza ardına kadar açılan bir kapı
gibi açılıyordu önümüzde. Emek ve yurtseverlik kokan bu ovayı
geçerken Berivan'ın başak sarısı örgüsünde uzanıyorduk Cudilere,
Zagroslara, Agiri’ye.
Mem ile Zin’in aşk şehri olan Cizre'yi ardımızda bırakırken
Berivan’la, Berivan Zin’in aşkını daha çok büyütüp
anlamlandırarak kocaman bir ülke, dağ, halk dilinde
efsaneleşebilecek yani bir aşktın nüvesini atıyordu. Evet, dağ,
özgürlük ve Kürt kadın gerillaların oluşturduğu üçgende
gerçekleşen aşk destanı efsanesiydi bu. Bu aşkın felsefesinde
Bekolara yer yoktu. Çünkü Berivan yoldaş yolculuğun ilk gününde
tüm ihanet ve kölelik gemilerini yakarak başlamıştı. Berivan
yoldaş emeği, fedakarlığı, bağlılığı, cesaretli duruşuyla
dağlarımızın dorularında etrafında yarattığı toplumsallığın
çemberinde asla ihanete çizgi dışılığa ve yenilgiye yer
bırakmamıştı. Yani Berivan’ın sadakatle dolu özgürlük
felsefesinde sadece büyük özgürlük tutkunu yoldaşlara, ilke
sahibi, asi kadınlara ve cesaret dolu yüreklere yer vardı.
Bu yüzden Berivan yolda ili yaşadığımız her gün dört mevsimi
birlikte yaşayan ülkemizin ilkbaharı müjdeleyen ve Herekollardan,
Faraşin yaylasına kadar kavis çizen gök kuşağın ahenkli
renklerin ruhlara huzur verdiği anlarda yaşamak gibiydi.
Mücadele ruhuyla dolu ardında bıraktığı her gün anlamlı olduğu
kadar güzellikleriyle de kısa gelirdi her insana.
Berivan gibi özgürlüğe sevdalı gerçek kadın militan ve öncüleri
tanıtmak ve uğruna büyük mücadele eden fedakarlık yapan
halkımıza mal etmek, Berivan’ın mücadele yoldaşları açısından
bugün büyük bir borçtur. Çünkü şehitlerimiz dünümüzü tarifsiz
bir inançla sıfırdan yaratarak bugünün görkemli kadın
mücadelesini, ruhunu ve kadın özgürlük hareketini ortaya
çıkarmanın en büyük manevi gücü oldular. Ve yarınlarımıza da bu
fedai ruhla kahramanlıklar gerçekleştiren şehitlerimizin ruhuyla
sarılış, mücadele etmek tek amacımız olacak. Geleceğe ışık tutan
bu kahramanlarımızın ardılları olarak sarılmak, mücadele etmek
en büyük sorumluğumuz ve görevimizdir.
Berivan yoldaş çok genç katıldığı halde iddialı, kararlı ve
mücadele coşkusuyla çok kısa sürede sağladığı gelişme düzeyiyle,
en zor koşullarda çok başarılı katılımlar sergilemiştir. Çok
zorlu şartlarda dahi komutasında yer alan arkadaşları eğitip,
yetkinleştirme anlamında önemli bir gelişim kendisinde
yaratmıştır. Kıvrak zekası ve cesaretiyle çok güçlü bir katılımı
sergilemiştir. İnsan iradesinin başarısını ortaya koymuştur.
Bunu daha Berivan yoldaş henüz bir aylık bir katılım iken 1992
güney savaşında savaşın öncülüğünü yapan yoldaşlardan olur. Bu
gerçekliği Berivan yoldaşın şahsında gördük. Savaş gücünü savaş
ve yaşamda çok güçlü bir şekilde yürütme gücü vardı. Örnek bir
kadın komuta tarzına sahip bir yoldaştı Berivan yoldaş.
Berivan yoldaş, hızla gelişip çok büyük gelişmeler kat ettiği
halde aynı zamanda yaşamda çok mütevazi, yoldaş canlısı,
sevecen, sıcak, duyarlılığıyla arkadaşların gözdesi olmayı
başaran bir yoldaştı. Kendisi ve yoldaşları arasına hiçbir zaman
bir fark koymaz, çok mütevazi bir kişiliğe sahipti. Herkese
içten, samimi yaklaşan örnek bir komutandı. Yanındaki
arkadaşları, yapısını uyumlu, disiplinli, bütünlüklü ele alan;
özgürlük ölçüleri ve ilkelerini yapısında oturtan bu tarzı
yaşamsallaştıran bir yoldaştı. Bu özellikleriyle, karakter
yapısıyla gerçek komutan pratiğini çizen bir tarzın sahibiydi.
Duruşuyla kendisini bu mücadelenin bir parçası haline
getirmesini başaran bir militandı aynı zamanda.
Berivan yoldaş savaşın en kızgın olduğu yıllarda Serhat gibi
koşulları her yönüyle zor olan bir eyaletin en üst düzey
yönetiminde yer aldı. Ve o savaş içerisinde yüzlerce savaşçı
militan yoldaşları koordine etme, yönlendirme, mevzilendirme de
yetin bir gelişme düzeyini yakalamıştı. Önderlikten ve partiden
edindiği kültür, birikim, iradeleşme inisiyatif kazanma güç
edinme onu yüzlerce erkek kadın yoldaşları yürütebilecek bir
kadın komuta tarzına ulaştırmıştı.
Berivan yoldaş, Botan topraklarının asiliğinden aldığı
şekillenme, özgücünü, önderliğin kadın için koyduğu özgürlük
ilke ve ölçüleriyle buluşturması onu bir iradi güç haline
getirmişti. Bugün kadın bu düzeyiyle bir yetkinlik kazanmışsa ve
tüm savaş cephesinde erke egemen anlayışa, zihniyete karşı
koyup, eşitlik ve özgürlük koşullarının önünü açmışsa bunda
Berivan ve Berivan’ın en çok bağlı olduğu şehit Dilan Derik ve
büyük komutan şehit Azimelerin örnek kadın komutanlaşmanın
karakter, tarz ve duruşlarının başarılarıdır. Çünkü bu kadın
yoldaşlar beyin, yürek ve gücünü savaş meydanlarında
Beritanların direnişinden, yaşam felsefesinden, sergiledikleri
duruşlardan öncülerinden almışlardır. Beritanların, Zilanların,
Azimelerin, Ronahilerin mücadele azimleri bu gün Kürt kadını
açısından en büyük mücadele ışığıdır.
Şehitlerimiz bin yılların sahte yüzü olan erkek egemen
sisteminden kopuşu gerçekleştirenlerdir. Erkeğin kadını sömürme
yaklaşımı yaşamın birçok sahasında ortaya çıkmıştır. Savaş
koşullarında kadın buna karşı çok güçlü bir mücadele sergilemiş,
bu gerçeğe karşı koymuştur. Kadının bunlara karşı mücadele
yaratması, kadında özgüven oluşturmuş, kadın özgürlük
mücadelesine çok büyük katkılar yaratmıştır.
Özgürlük mücadelemizin şehitleri mücadelenin tüm zorluklarını
üstlenmiş, büyük bir özveri, fedakarlık, cesaretli
katılımlarıyla çok görkemli duruşlar yaratmışlardır. Mücadeleye
damgasını vurmuşlardır. Bu gün Kürt kadınları bu mirastan
aldıkları güçle cinsiyetçiliğe, erkek egemen yaklaşımlara, bu
zihniyete karşı mücadelesini vermektedir.
Biz mücadele yoldaşları olarak şehitlerimizi, onların bıraktığı
mirası sahiplenmek, özgürlük mücadelelerini daha fazla
geliştirmek için şehitlere bağlılığımızın gereği olarak
mücadeleyi daha fazla geliştirmekle yükümlüyüz.
Militanı, militan yapan sarsılmaz mücadele inancı, azmi ve
bağlılığıdır. Moral kaynağımız Apocu yaşam felsefesi olmakla
birlikte bu Apocu felsefeyi, onun militanlığını yaratmak, her
türden tasfiyeciliğe ve düşmana karşı sürekli başarılı bir
pratik sahibi olmak donanımlı Apocu zihniyetle olacaktır. Apocu
yaşam bir özgürlük duruşu yaratabilmek, bunun pratiğini
sergileyebilmekle gerçekle bilir. Bunun için komple bir kişilik
yaratmaktır. Serhat gibi kahramanlıkların yaşandığı, savaşın tüm
zorluklarına karşın Berivan yoldaş her türlü zorlukları
aşabilen, kararlı, iddialı ve cesaretli bir duruş sergileyerek
örgüt yapısının ve yoldaşlarının güvenini kazanmayı başarır.
Bunun üzerine savaşta, eylemde, örgütlemede ve yaşamın her
anında yapısıyla birlikte yaşayan öncülük yapan Berivan yoldaş
her gün yeni başarıların adı olduğu gibi tasfiyecilere de büyük
bir tehdit oluşturuyordu. Berivan yoldaş tam da önderlik
sahasına geçeceği süreçlerde gittiği bir eylem görevinde geri
dönerken hain bir pusuda şehit düşer.
Berivan yoldaş önderlikle buluşma önderlik sahasında eğitim
göreceği günlerin hayali ve mutluğunu yaşarken, düşmanın haince
saldırısı sonucu şehit düşürülür. Bir kadın yoldaşın yıllardan
sonra Reber Apo görme umudu böylesi bir acıyla yok olur. Berivan
yoldaşın bu şahadeti tüm yoldaşlarını ve arkadaşlarını büyük bir
acıya boğar. Çünkü kısa bir süre sonra önderliğe ulaşacak,
önderliğin insanı yaratma eğitimine katılacaktı oysa.
Katıldığımız ilk günden beri Berivan yoldaşın en büyük hayali
bir an önce önderlik eğitimini görmek ve önderliği yakından
görebilmekti. Katılımıyla, duruşuyla gerçek bir militan olma
çabası içerisindeydi. Önderliğin militanı olmak onda büyük bir
tutkuydu. Bu onun için en kutsal görev ve sorumluluktu.
Önderliği görmeden, eğitimini birebir almasa da önderlik
felsefesiyle ruhuyla en zirvede buluşan, bunu pratiğiyle yaşatma
çabası içerisinde olan yoldaş oldu.
Berivan yoldaş Serhat’ta toprağa bir fidan gibi düşerken, Agiri
asi duruşuyla bir taraftan öfke fışkırırken, bir taraftan da da
evladını kaybetmiş gözü yaşlı bir ana gibi hüzünlü duruyordu.
Berivan’ın başucunda Tendürek ağıtlar yakıyordu Berivan yoldaşın
ardından. Doğu Beyazıt sessizliği gömülmüştü. Tüm dağ, taş,
çiçekler, kuşlar, toprak her şey özgürlüğe sevdalı bir kadın
gerillanın, komutanın yarım kalmış özgürlük yürüyüşünün acısını
derinden yaşıyordu. Berivan yoldaş korkuyu, ürkekliği, yenilgiyi
yenen gerçek bir militandı.
Artık Berivan’ın dilinden düşmeyen “gula mın Cizre Botan ne
kulika nav Kürdistan’a” parçası ardılları olan Berivanların
dilinden de düşmüyordu. Tüm kadınlar Berivan yoldaşın cesareti,
azmi, hırsı ve başarılı duruşuyla mücadeleye sarılıyor ve
mücadeleyi yükseltme kararlığıyla tek yürek olup akıyordu.