KAZANMAK İSTEYEN ÖNCE KENDİNİ KAZANIR...
Şehitlerle Diyalok
Kod Adı: Hebun
Adı Soyadı: Belgin Gül Öcalan
Doğum Yeri ve Tarihi: Urfa/Suruç-1978
Mücadeleye Katılım Tarihi: 1993
Şahadet Tarihi ve Yeri: 15 Eylül 1998-Kato Marinos/Botan
Görevi: Takım Komutanı
-Evet heval senin ismin?
Hebun: İsmim Hebun. Gerçek ismim Belgin Gül Öcalan.
- Öcalan mı, soyadımı nereden aldınız?
He.: Aynı aşiretteniz Başkanım.
- Yok canım.
He.: B. Başkanım.
- Hayır, bizim aileden başka bu soyadı yok, sanmıyorum. Bizim
akrabalar Suruç’ta da yok.
He.: Fakat aşiretsel niteliğini biraz kaybetmiş Başkanım,
parçalanmışlar.
- Ceylanpınar’da Öcalanlar vardı.
He.: Tanıyorum Başkanım.
- Onlara mı yakınsınız?
He.: Yakınız Başkanım.
- O aileden ötürü bu soyadı geliyor.
He.: Evet Başkanım.
- Anlaşıldı. Aşiretlerimiz de yakın olabilir ama aşiretlerimiz
çoktan erimiş. Aşiretlerimize dayanarak yakınlık kuracağını
sanıyorsan aldanıyorsun.
He.: Hayır Başkanım, onu çoktan unutmuşum.
- İyi, seni ilginç buldum. Tabii bu Suruç’tan katılan diğer
kızlar gibi değilsin. Onlar eskiden çok hastalıklıydılar. PKK
ile birlikte dikkate değer çıkışlar oluyor. Evet Hebun, kendini
biraz daha tanıt?
He.: 1993’te katıldım Başkanım. Katılım Botan’da gerçekleşti.
Buraya gelene kadar hareketli savaş birliklerinde bulundum.
Yaşam ve savaş alanında tecrübelerim var. Büyük bir yoğunlaşma
yaşadım, olağanüstü bir eğitim devresinden geçtim. Kendi
gerçekliğimle tanıştım, kendi kendimi tanıdım. Bu temelde kendi
sorunlarımı görüyorum ve yükleneceğim Başkanım. Büyük bir temel
atıldı diyebilirim Başkanım.
- Evet, pratikten dayanıklı çıktığın anlaşılmış. Bu iyi bir şey.
Aynı şeyler buradaki çözümleme düzeyi için de söylenebilir. Üst
düzeyde ve gerçek militanlık ölçüsünde bir yürüyüşün önemli.
He.: Bilincindeyim Başkanım.
- Çaba, emek ve anlayış olarak, çalışkanlık olarak bir erkekten
daha az güçlü değilsin. Bunu acaba komuta kişiliğine
yansıtabilir misin?
He.: Yansıtırım Başkanım.
- Bravo! Bu arkadaş böyle devam ederse, gerçekten dikkat edersen
ölçülerine, erkeklere bile komuta etme imkanı doğabilir veya
gereği doğabilir.
He.: Bu konuda inatçıyım Başkanım ve bu konuda kendime
güveniyorum.
- İyi kadın, cesur kadın böyle olabilir. Bu arkadaşlarda biraz
daha böyle düzenin etkilediği kadın özellikleri var. Sen biraz
bundan daha uzak sayılabilirsin ve bu tabii ki seni biraz daha
kadın yiğitliğine götürüyor yanılmıyorsam.
He.: Bu konuda güvence verebilirim Başkanım.
- Hayır, dürüst olmana bir şey demiyorum. Çabalısın da, bravo
sana! Ben mesela tembelim biraz. Açık söyleyeyim, benim çalışma
stilim kendime göredir. Ama sen tam bir emekçi gibisin yani. Bu
iyi bir şey. Fakat iyi kullanmazsan yazık olur. Bu özellikler
önemlidir ve korunursa, uygulanırsa kesin önemli sonuçlara yol
açabilir. Titiz olman gerekiyor. Kendini, biraz kurmay gibi
eğitmen gerekiyor. Yani gerillacılık da yapsan, onun ustalığını
bilmen gerekiyor.
Bundan sonra inisiyatifi ele alıp, bütün sorunlara çözüm gücü
olmayı kafana koymalısın. Hareket yeteneklerini kullanmalısın.
Hatta örnek bir çalışma nedir, onu göz önüne alarak, böyle
gelişmelere veya örnek bir çalışmaya güç getirebilmelisin. Bütün
bu konularda da herhalde biraz gücün olacak.
He.: Evet Başkanım.
- İddialısın zaten, o açık.
He.: İddialıyım Başkanım.
- Ne engel olabilir önünde?
He.: Başkanım, şu anda önüme koyduğum en büyük hedef, kadının
kendi içerisinde güven alıp, güven verebilmesi.
- Gayet tabii, güvenen-güvenilen bir kadın olmak önemli. Kadına
bu bilinci, bu şuuru vereceksiniz. Fakat erkeğe de verecek
şeyler var.
He.: O biraz tali demeyeyim de, ilk önce benim kendi...
- Kendine önce sahip çıkman gerekir, cinsine sahip çıkman
gerekiyor. Kanıtlamamız gerekir. Zaten erkeği de dönüştürmenin
en sağlam ölçütüdür bu. Bunu sağlamadan, “ben erkekle savaşayım,
erkeği düzelteyim” derseniz, boşa çıkarsınız. Kazanmak isteyen
önce kendini kazanır. Yoldaşını, cinsini, birliğini, ondan sonra
diğerini etkileyebilir.
He.: Evet Başkanım.
- Başka ne söyleyebilirsin?
He.: Daha önce yoğunlaşma sürecinde de Önderlikle epey konuştum,
diyaloglarımız gelişti.
- Endişelerin mi var? Yani çok söz verenler oldu da; Mordem de
bu ağacın altındaydı. Bayılıyordum, sözüne en amansız bağlı olan
diyordum. Söylediğim gibi, son nefesini veriyor, “Ne ölümü yaa”
diyor, “Ben Önderliğe verdiğim sözün bağlılık gereklerini yerine
getireceğim.” Çoğunuzun durumu bu. Bu duruma düşmemek için neler
neler yapmak gerekir. Bu hızla “güç aldım, cesaretim dört
dörtlük” diyebilirsiniz, bir bakarsın, pat diye kurşunu yedi
beklenmedik yerden. Bu ne olacak?
He.: Kendimi korumam gerekiyor Başkanım.
- Gerilla ustası!
He.: Evet Başkanım.
- Bir gerillanın kendisi ve birliği için olağanüstü tedbiri.
Buna da fazla bir şey demeyelim veya yaparsın diyelim. Daha önce
Botan’da mı kalmıştın?
He.: Evet Başkanım.
¬- Kaç yıl?
He.: Bu sahaya gelene kadar oradaydım Başkanım. İki sene oluyor.
- Epey tanıyorsunuz değil mi?
He.: Tanıyorum Başkanım.
- Botan’da da epey kadın birliği var galiba değil mi?
He.: Evet Başkanım.
- Ne kadar kadın var? En az bir bölüğün komutanlığını yapmak
gerekir.
He.: Aslında başlangıç olarak, takım komutanlığı ile başlamak
isterdim.
- Sorun değil, olabilir de. Botan’ı önerelim mi?
He.: Evet Başkanım.
- Botan’daki karargah çalışmalarına?
He.: Olabilir Başkanım.
- Tanıyorsun değil mi oraları?
He.: Tanıyorum Başkanım, daha sonra bunu hareketli birliklere...
- Sonra, Botan karargahı inşa edilirken. Hebun güçlü bir
arkadaş, tanıyor musunuz?
Cafer: Tanıyoruz Başkanım, güçlüdür.
- Büyük bir kuvvet, kıymetini bilirseniz.
Ca.: Yapabilir bir arkadaş.
- İlginç, o diğer bir akrabamız vardı Cafer, senin yanında mıydı
o arkadaş, şehit düştü, adı Ruken’di değil mi?
Ca.: Ruken’di Başkanım.
- Ruken, o da Öcalan’dı tabii. Kalsaydı belki iyi olurdu,
başarırdı.
Ca.: Doğrudur Başkanım. O zaman manga komutanlığı görevini
vermiştik.
- Helikopterden oldu değil mi?
Ca.: Evet Başkanım.
- Yanlış hareketten oldu değil mi?
Ca.: Açık hareket etti.
- Kim emir verdi?
Ca.: Başkanım, bir yer tarif etmiştik, oraya gitmemeleri
gerekiyordu.
- Kendi kararıyla mı gitmiş?
Ca.: Kendileri gidiyorlar, helikopter keşif yapıyor, onları
görüyor. Üç arkadaş birlikte şehit düştü.
- Bir noktada çok hassas olacaksınız. İşte burada savaşın bir
şartı ve bu tehlike bütün arkadaşlar için var. Hatta Cuma
arkadaş da bu şekilde şehit düştü. Bunlar büyük kayıplardır.
Burada yeraltını niye söylüyoruz? O arkadaşlar çok değerli
arkadaşlardı. Düşman böyle imkanlar görüyor. Besta’da öyle oldu,
birçok arkadaş helikopterle şehit düştü. Bu hareket tarzı olmaz,
anlaşıldı mı?
He.: Anlaşılıyor Başkanım.
- Çok yazık yani. Hepsi dağ gibi arkadaşlardı. Helikopter
geliyor, ilk yapacağın iş, kendini bir kayalığın altına koy,
imkan var. Tabii kafanızı çalıştırırsanız, helikopter karşısında
ne yapacağınız bellidir. Neyse, şimdi Hebun arkadaş, Botan
kurtarılmış alan planlarında, kadının da epey çabası, şehidi
var. Orada görevlendirebiliriz. Birkaç arkadaşı daha
görevlendirmiştik, oldu mu? Güçlü arkadaşlardır.
He.: Evet Başkanım.
- Çok güçlü bir arkadaşla birliktesiniz. Yani yardım isteyeceğin
her şeyde sana yardımcı olabilir. Hem teoriktir, hem pratiktir.
He.: Evet Başkanım, güçlüdür.
- Çok güçlü bir kadro, kadın birliklerine hem komuta
edeceksiniz, hem de erkekleri bile zorlayan bir gerillacılık ve
onun yaşam tarzını sergileyeceksiniz.
He.: Evet Başkanım, sağlıksız erkek yaklaşımlarına doğru cevap
verecek düzeye geldik.
- Gayet tabii, en önemli bir göreviniz de sağlıksız ve çok
feodal, tehlikeli erkek yaklaşımlarına karşı, kadının müthiş
devrimcileştirme yaşamsal gücünü ispatlayacaksınız. Bu da
anlaşıldı mı?
He.: Anlaşıldı Başkanım.
- Görev belirlemesi yeterli midir?
He.: Yeterlidir Başkanım.
- Erkeklerin eğitimi de çok güçlü gerçekleşti. Onlar da doğruya
yakınlar. Eğer ihmal etmez, kuralları, esasları uygularsanız,
Botan kadın için de muazzam bir diriliş alanı olabilir.
Savaşarak tabii! Bu şansı var demek istiyorum; mutlaka
kullanalım oldu mu?
He.: Olur Başkanım.
- Başka bir isteminiz?
He.: Yok Başkanım.
- Evet Hebun, bana göre yetişmen fena sayılmaz. Anlayabilme
kabiliyetin de var. Ama demin söylediğim gibi bir şey de sizin
başınıza gelirse, bu da sizin için büyük tehlikedir. Bu
helikopterden değil, kuştan bile şüphe duymalısınız anlaşıldı
mı?
He.: Anlaşıldı Başkanım.
- Maalesef helikopter fırıl fırıl geliyor, tedbir alamıyorsunuz.
Ben bu savaşçılıktan bir şey anlamadım. Bütün bu hususlarda
sonuna kadar söze bağlılık, kesin seni de oradaki yaşamın çok
anlamlı ve sonuç alıcı sahibi kılacaktır.
He.: Olacaktır Başkanım.
- Çok önemli, orada yüzlerce kadın şehidimiz var, çok büyük
şehitler var, onların ardılı ve devam ettiricilerisiniz. Bütün
kadın şehitlerine ve Kürdistan kadınının dirilişine Botan’da
önemli bir yer vereceksiniz. Bu hem görkemli, hem çok zorlu bir
görevdir. Tamam mı?
He.: Evet Başkanım.
- Yeterli midir bu çerçeve?
He.: Yeterlidir Başkanım.
- Evet, sen de bu temelde sözünü verebilirsin.
He.: Bu temelde ... söz veriyorum.
- Biz de bu temelde bu grubumuzu böyle selamlıyoruz ve başarılar
diliyoruz.
11 Ağustos 1996
|