ÖZGÜRLÜK GÜLLERİNİN KIZILLIĞIYLA TARİH YAZMAK
Dilzar Antep
Kod Adı : CAHİDE
Adı soyadı : Edibe Akseven
Doğum Tr.Yeri : 1976 Cizre - Bedare Köyü
Anne Adı : Sacide
Baba Adı : Şehmus
Katılım Tarihi : 1991 Haftanin
Şahadet Tarihi : 1998 Aralık sonunda Beytüşşebap Germav Köyü’nde
çıkan çatışmada ayağından yaralanır, 1 Ocak 1999 günü bombasını
kendinde patlatarak şehit düştü.
ÖZGÜRLÜK GÜLLERİNİN KIZILLIĞIYLA TARİH YAZMAK
“O şehitler ki, gerçekten tarihimizde en soylu direnişi
gösterdiler. Onlar ölünmesi gereken yerde ölmesini bildiler.
Bize nasıl savaşacağımızın ve nasıl teslim olmayacağımızın
derslerini muazzam öğrettiler. Kendi bedenlerini tarihe ve halka
armağan ettiler, partiye sundular. Biz de onların anılarına, o
şahadetleri doğuran yetmezlikleri yerle bir ederek, onları
yaşama çevirerek, umutlarını amansız başarı nedeni yaparak
karşılık verirsek, bu onlara iyi bağlı olduğumuzu
gösterecektir.”
Önder APO
Tarih yazmak da kimi zaman, tarih yapmanın bir parçası olur.
Tarihi yapanların yaşamlarını araştırmak, tarihimizin
satırlarına yerleşerek bugüne ulaşabilen bizi yaratan kadın
gerillaları tanımaya çalışmak, özünde bizi yaratan zamanları
anlama çabasıdır. Bir yüzyılın son çeyreğine tutunan bir
coğrafyanın kadınlarının hayatlarını aramak, Kürdistan özgürlük
mücadelesinde kadınla yaratılan değerlerle birlikte yaşanan
toplumsal dönüşümün bedellerini, zorluklarını, acılarını ve
ilkleri yaratmanın mutluluğunu, kararlılığını ve iddiasını
anlamak, şimdide yaşayan kendimizi anlamamız için şarttır.
Yazılmayan tarihi yazmak, çoğunda içimizi kanatsa da bunları
göze alabilmek, bizler için yaşamı hak etmenin bir gereğidir.
İnsan, geçmişini bir ölü gibi sırtında taşıyarak yaşayamaz. Ama
aynı zamanda geçmişinden bihaber de yaşayamaz. Havada uçuşan, ne
yere düşen ne de göğe fırlayan bir nesne düşünemeyiz değil mi?
Ki olsa bile bu bir kaos aralığıdır ve bundan kurtulmak, çıkış
yaptığı ve ulaşacağı noktayı bilebilmekle mümkündür.
“Kadının kölelik tarihi yazılmamıştır, özgürlük tarihi de
yazılmayı beklemektedir” dedi Önderliğimiz. Bu perspektif bizler
için tarihimizin adım adım izlenmesi, kadın yoldaşlarımızın bu
mücadeleye kattıklarını, mücadelede yaşadıkları zorlanmaları ve
karşılığında oluşturdukları kutsalları tanımayı emretmektedir.
Kadın ordulaşmasının en önemli alanlarından biri olan Botan
sahası, hem maddi ve manevi zorluklarıyla, hem de yaratılan
özgürlük değerleriyle kadın özgürlük mücadelesinde önemli bir
yer edinmiştir. Kadın ordulaşmasında önemli bir tarihi yaratımın
mekânı olan Botan’da kadınların gerillaya katılımının, savaşta
yer almasının önemi, hem toplumu dönüştürme gücü olmasından hem
de kadının özgürlük düzeyini yüceltmesinden kaynağını
almaktadır.
Köylü kökenli genç kızların katılımı geleneksel feodal yaşamı
parçalayan bir devrim niteliğindedir. Aynı zamanda kadının
mücadelede yerini alması, ordulaşması, özgürlük tarihimiz
açısından ilklerin başarılmasıdır.
Kadın özgürlük bilincinin gelişmesi, mücadeleye yurtsever
duygularla katılan kadının sıradan duruşunu yıkmış, onun yerine
savaşın komutanlarını yaratmaya başlamıştır. 1988-89 yıllarında
kadının mücadeleye katılımı belirli bir nicel düzeyde olsa da
1991-92 yıllarında katılımlar Botan'dan taşarak ulusallaşmış,
serhildanlarla birlikte metropollere yayılmıştır. Bu yıllarda
özellikle öğrenci gençliğin yoğun katılımı olmuş, öğrenci-aydın
kökenli kadın arkadaşların katılımı bu dönemde artmıştır. Devlet
okullarının devlet memurluğuna geçişin bir aşaması olması
zinciri kırılmış, üniversitelerden yoğun olarak gerilla
saflarına akın başlamıştır. 1993 yılında kadın ordulaşmasının
geliştirilmesiyle birlikte Botan’daki pratik tecrübe
birikiminden kaynaklı olarak hareketli tabura bağlı bir kadın
bölüğü oluşturulmuştur. 1995 yılında,1.Ulusal Kadın kongresinin
yapılması ve YAJK’ın ilan edilmesi ardından eyalet YAJK
temsilcileri atanmış, özgün eğitimler örgütlendirilmiştir.
Önderliğimiz, 1995 yılıyla birlikte, birçok kadın arkadaşı
eğitime aldıktan sonra bu alanda görevlendirmiş, bu yöntemle hem
farklı toplumsal kesimlerde büyüyen arkadaşlarda ortak bir
halklaşma ölçüsü yaratmış hem de bu alandaki yoğun savaş
koşullarında kadının kendini yeniden yaratmasını, kendine güven
kazanmasını, iddia sahibi olmasını sağlamıştır.
1997 yılında parti bayrağının çekildiği Kato Jirka-Deriye
Sedkarê, gerillanın bu alanlardaki hakimiyetinin ispatıdır.
Düşman güçlerinin pek önemsemediği bu durum halkta büyük bir
coşku yaratmış, halkın gündemine bağımsızlık düşüncesini
yerleştirerek 1997 yılına final yılı adını vermede önemli bir
rol oynamıştır. Botan’dan yükselen özgürlük bayrağı, PKK
gerillalarının hakimiyetini göstermiş, halkın gerillaya
bağlılığını güçlendirmiş ve Katolar’da direniş ruhunu
derinleştirmiştir. İskender’den bu yana geçilmezlik ve
yenilmezlik ruhunu yaşatan, düşmanın yoğun saldırılarıyla karşı
karşıya kalan Katolar aynı zamanda direnişleri de tarihine
kazımıştır.
Botan direnişinde önemli yeri olan kadın gerillaların
direnişleri pratik tecrübeyle yoğrulmuş, eğitimlerle bilince
kavuşturulmuş bir zihniyetin ürünüdür. Eyaletlerdeki özgün
eğitimler mevcut potansiyele yeterli gelmediğinde 1997-98 kış
sürecinde özgün YAJK kadro eğitim devresi açılmıştı. Botan'ın
her alanından gelen kadro-komuta yapısından oluşan 45 kişilik
bir bileşimle üç aylık eğitim görülmüştür. İlk kez
gerçekleştirilen bu eğitim, kadın özgürlük savaşımına ve
mücadelemizin her alanına taze bir kan anlamına gelmektedir. Bu
süreçte Önderlik, talimat ve perspektiflerinde, varolan
potansiyele ancak karargahlaşmayla cevap olunabileceğini
belirtmektedir. Bu eğitim aynı zamanda karargah çalışma
hazırlıklarının temelini de oluşturmuştu.
Yapılan bu kadro eğitiminde ortaya çıkan sonuçlar temelinde
karargah çalışmalarının daha sağlıklı geliştirilmesi için Botan
YAJK Eyalet Konferansı yapılması kararlaştırılmıştır. Bu yolla
kadın gücü, geldiği düzeyi daha iyi sorgulama fırsatını
yakalamış, kendisinden ve dışından kaynaklanan birçok
yetersizliği anlamaya çalışmıştır. Toplu olarak tüm eyaletteki
kadınların sorunları tartışılarak, yanlışlıklar daha iyi görülüp
bilince çıkarılmış, bu anlamda da
Botan'da ilk kez geliştirilmiştir. Bu eğitim sonucunda ve
Önderliğin perspektifleri temelinde Haftanin’de Botan YAJK
Karargahı oluşturulmuş, Botan YAJK Eyalet Konferansından sonra
alınan kararla 7.Nisan.1998’de karargahı Besta alanında
mevzilenme amaçlı hareket edilmiştir. Bu yıl Botan’da zorluklar
ve engeller olsa da yoğun bir aşma çabası verilir ve eyaletin
birçok bölgesinde uzun yıllar savaşta kalan bayan komuta ve
savaşçı yapısından 45 arkadaşın katılımıyla eğitimi
gerçekleştirir. Bu eğitim hem kadın hem Botan savaşı açısından
çok önemlidir. Bilinçlenen kadının savaşa etkisi bilindiğinden
bu eğitimin üzerinde önemle durulur. Eğitimin hemen ardından
yapılan konferansla, YAJK Eyalet Karargahı oluşturulur.
Karargahın oluşumunda Zelal arkadaşın emekleri belirleyicidir.
Sadece kadın özgürlük savaşımı için değil, bir bütün olarak
devrimin gelişiminde rol oynayacak özgür kadının ortaya
çıkartılması için her şeyini ortaya koyar. Düşmanın yoğun
yönelimlerinin olduğu 98 yılı kadın özgürlük mücadelesinde hem
yoğun kazanımlarıyla hem de paha biçilmez kahramanlıklarla
anılacak direnişlere sahne olur.
Zelal, Agiri, Cihan Guyi, Ruken, Viyan Silopi, Delal Bingöl,
Bahar Beytüşebab, Sozdar Xelile, Ronahi Alman, Rewşen Qamişlo
arkadaşlar, Botan direnişlerinde yüceleşerek kadın özgürlük
tarihine adlarını yazdıran kadın gerillalardan birkaçıdır. 1998
yılı, direnişleriyle, kazanım ve kahramanlıklarıyla olduğu kadar
Önderliğimize yönelik komplonun başlatıldığı yıl olması
itibariyle de mücadelemiz açısından önemlidir. Ve komplocu
yönelimin bir yönü de gerillayı boğmaktır. Bu ağır yönelimler,
1998 yılının son aylarına, hatta son günlerine kadar devam
etmiştir.
Bu yıl yaşanan direnişte yerini alan Cahide arkadaş da, özgürlük
tarihimizin henüz yazılmayan binlerce direniş timsallerinden,
kutsal değerlerimizden biridir. Cahide arkadaş 1976 yılında
Cizre'nin Bedare köyünde dünyaya gelmiştir. Mücadelemizin ilk
geliştiği alanlardan birisi olan Cizre, gerillalarla ve gerilla
mücadelesiyle 1982'den beri tanışmaktadır. Egemen ulus
kültürünün ezici etkisinden uzak olan Cizre, mücadeleye ilk
olarak açılan alanlardan biridir. Kürdistan’ın kalbi Botan’ın
merkezinde olmasından dolayı özgürlük mücadelesini daha yakından
tanıma ve birçok evladını bu mücadeleye verme imkânını
bulmuştur. Kürdistan’ın bu değerli evlatlarından biri olan
Cahide arkadaş, ekonomik olarak orta halli olan, feodal ve
yurtsever bir aile ortamında büyümüştür ve fedakar-emekçi
özellikleriyle tam bir Botan kızıdır. 1991 yılında henüz on beş
yaşındayken Kürdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına katılan
Cahide arkadaşta kazandığı veya kazanacağı her şeyi kendi emeği
ile sağlamak, bir yaşam felsefesidir. Resmi okullarda okumamış
olmasına rağmen kendi çabasıyla okuma yazmayı öğrenmiş, zeki ve
gelişmeye açık, altın gibi bir genç kızdır. Cahide yoldaş,
dürüstlüğüyle, partiye olan bağlılığıyla her zaman örnek bir
duruş sergilemiştir. Yaşam ve mücadele coşkusu, moralli
katılımıyla bulunduğu ortamda etkili, öncü bir komutandır.
Uzun bir süre Beytüşşebap alanında pratik faaliyetlerde bulunan
Cahide yoldaş, alanın tecrübeli gerillaları arasında yer
almıştır. Bu tecrübelerden dolayı her göreve gönüllü katılımı
esas almış, şahadetine kadar iddialı ve fedai tarzda bir duruş
sergilemiştir. Yine bir gün görev için gittikleri bir köyde
ihbar sonucu köye operasyon düzenlenir. Olanlardan habersiz olan
arkadaşlar küçük bir çocuğun bağırmasıyla askerlerin geldiğini
anlayarak ve hemen köyü terk etmek için harekete geçerler.
Arkadaşlar köyden uzaklaşmak üzereyken çıkan çatışmada Cahide
yoldaş yaralanır. Ağır yaralı olan Cahide yoldaş, arkadaşlarına
ulaşamayacağını anladığında, bombasını kendisinde patlatarak
teslimiyet çağrılarına, cevap vermiştir.
1998 yılı Aralık ayının son günlerinde yaralanan Cahide
yoldaşın, yeni yılın ilk günü olan 1 Ocak 1999’da bombasını
patlatması, O’ndaki yaşam enerjisinin, yaşama olan bağlılığın,
ölüm karşısında yenilmemenin, gelişim dinamiğinin, kendini
sürekli yenilemenin ve her şeye rağmen yaşamı ve mücadeleyi esas
almanın bir göstergesidir. Yaşam çizgisini son âna kadar takip
etmiş, bu çizgi sona yaklaştığında kendi yaşamını noktalamıştır.
Her insan, yılsonlarında ömrünün bir kesitini noktalayıp yeni
yıla yeni başlangıçlarla girer. En azından bu umutlarla yeni
yıla yönelir. Cahide yoldaş, eski yılı direnişle kapatmış, yeni
yıla şehitler kervanında girerek bizlerin yüreğindeki özgür
gelecek umutlarını yeşertmiştir. On beş yaşında partiye katılan
ve yirmi üç yaşında şehit düşen Cahide yoldaş, genç ömründen
taşan yaşam enerjisini Botan dağlarına taşırmış, tertemiz
yürekli bir özgürlük gülüdür. Bizler için bu özgürlük güllerinin
kızıllığından özgürlük tarihimizin satırlarını okumak, kendi
varoluşumuzun, anlamlı yaşamanın ve onurlu geleceğe uzanmanın
bir şartı, yaşam kuralıdır.
|