ÖZGÜRLÜK ŞEHİTLERİ  

BİNEVŞ AGAL VE KÜRT KADINININ BÊRİVANLAŞMA YILI...

Özgür Kadın Kimdir, Nasıl Yaşar Kitabından

1990 yılında Kürt halkının ulaşmış olduğu düzey ve gerçekleştirdiği eylemler, Kürdistan özgürlük mücadelesinin ulaştığı düzeyin en açık göstergesi olmuştur. Bu değişimlerin temelinde Kürt halkının, özelde Kürt kadınının eski statüsünden, ona giydirilmiş olan konumsuzluğundan, dilsizliğinden kurtularak artık konuşmaya başlaması, kendisi hakkında kendisi söz söyleme hakkını savunması, kimliğini haykırması ve bir bütün olarak özgürlük mücadelesiyle varettiği kimliğini dile getirmesidir. Kürdistan halkı artık kendisi için siyasal bir tercihte bulunmaktadır ve Kürdistan kadını serhildanlarda bu tercihi haykırmaktadır. Bu dönem, aslında tarihsel bir dönemeçtir. Halk cumhuriyetinin mümkün olduğunu gösteren bir dönemeçtir. Kürdistan halkı 1990 yılından başlamak üzere kendi istemlerini dile getirmiş, bastırılmışlık zincirinden kurtularak kültürünü, dilini yaşama eğilimini baskıcı cumhuriyet rejimine rağmen ortaya koyma cesaretini göstermiş, gerçek anlamda kefeni yırtmıştır. 1989 yılında mayalanan kitleselleşme anlayışı 1990 yılında gerçekleşmiş ve aktif olarak ortaya çıkmıştır. 90 yılıyla birlikte gelişen serhildanlar 3.kongreden sonra gelişen süreçte yürütülen çalışmaların bir sonucudur. Bir anlamıyla bu çalışmaların mirası üzerinden yükselmiş olan bir değerdir. Kürdistan’da serhildanların başladığı alanlar göz önüne getirildiğinde anlaşılan bir gerçek vardır. Her bireyin katkılarının yanı sıra kimi bireylerin tarihe katkıları ayrıcalıklıdır, farklıdır ve daha fazladır. Bêrivan arkadaş bunlardan biridir.
Ulusal diriliş mücadelemizin sembolü haline gelmiş olan Bêrivan arkadaşın Ocak 1989 tarihindeki şahadeti, hem kadın özgürlük mücadelesi hem de Kürdistan özgürlük mücadelesi açısından bir dönüm noktasını da işaret etmektedir. Bêrivan arkadaşın şahadetinin yıldönümü vesilesiyle gerçekleştirilen törenlerle başlayan anmalar kısa bir süre içinde serhildana dönüşmüştür. Bu yönüyle halk serhildanlarının başlamasına vesile olmak ve kadınlara yönelen ataerkil tabuları yıkmak anlamında Bêrivan arkadaşın, kadın kurtuluş mücadelesine katkıları tarihsel bir miras yaratacak düzeyde olmuştur.
Bêrivan arkadaş, Batman’ın Beşiri ilçesinin bir köyünde, Yezidi bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmiştir. Avrupa’ya kardeşinin çocuklarına bakmak, kardeşine yardımcı olmak için çıkmış, burada özgürlük mücadelesiyle tanışmış ve çalışmalara katılmıştır. Gerilla mücadelesi öncesi Avrupa çalışmalarında yer almış, Semir tasfiyeciliğine karşı aktif mücadele yürüterek halkı örgütlemiş, tasfiyecilik karşıtı yürüyüşlerin organizesinde yer alarak aktif olarak partileşme mücadelesine katılmış bir arkadaştır. 15 Ağustos Atılımı karşısında yapılan tasfiyeci anti propagandaların boşa çıkarılmasında Bêrivan arkadaşın rolü büyüktür. Semir şahsında kendisini dışa vuran bu tasfiyeci girişim bir taraftan “Hakkâri’ye gitmek ölümdür” sloganıyla Kürt halkına ihanet ve tasfiyeciliği dayatmış bu yönlü bir tasfiyecilik örgütlemeye çalışmış diğer yandan da Avrupa’da Kürt gençlerinin saflara katılımını engellemek için özel savaş politikalarını uygulamış, gençliği yozlaştırmaya ve kozmopolit bir ortama çekmeye çalışmıştır. Bêrivan arkadaş bu dönemde bunları görmüş ve bu tasfiyeci girişime karşı direnişi esas alarak iradesini bu direnişe katmaya çalışmıştır. Bu temelde tasfiyeci güçleri tasfiye etmek için 84 yılının ilk aylarında Hanovver-Bonn arası 350 kilometreyi aşan uzun yürüyüşün örgütlenmesinde bizzat yer almıştır. Bir katılımcı ve eylemci olarak da bu yürüyüşte büyük bir rol oynamıştır. Büyük bir propagandacı gibi çalışmış, bildirileri dağıtmış, yürüyüşün geçtiği her kasaba ve şehirdeki halka propaganda yapmış, açıklamalarda bulunmuş, enformasyon belgelerini dağıtmış ve de bir eylemci olarak en ön saflarda büyük bir irade ve kararlılıkla yerini almıştır. Hedefine ulaştıktan sonra kararını daha güçlü bir biçimde vererek gerilla saflarına katılım sağlamıştır. Bêrivan arkadaşın bu duruşu ve katılımı, Avrupa kitlemiz içinde yürüttüğü faaliyetler, büyük kazanımlar yaratmıştır çünkü Bêrivan arkadaş gittiği her yerde etkili olmuştur. Bu alanda Yezidilerin örgütlenmesinde büyük bir etkisi vardır. Bu süreçlerin ardından örgütlediği bir grup genç kızla birlikte, henüz gerilla savaşı başlamadan katılım gerçekleştirmiştir.
PKK 3.kongresine delege olarak katılan Bêrivan arkadaş, Avrupa’da yürüttüğü çalışmalarla, özgün örgütlenme kararının alınmasında kadın iradesini oluşturmuştur. Önderlik sahasında eğitim gördükten sonra bir süre Güneybatı Kürdistan’da kitle çalışmalarında kalmış ve bu süreçte her yaptığı hareketle, her sözüyle ilkleri yaratmış, halkı örgütlemiş, katılımlara vesile olmuştur. Bir süre sonra ülkeye, Botan alanına geçen Bêrivan arkadaşın çalışma tarzı, temposu, halkla ilişkileri, çocuklara olan sevgisi, yaşlılara olan saygısı ve genç yaşına rağmen kendini her kesimde dinleten bir duruşun sahibi olması, Botan halkında Bêrivan arkadaşa karşı bir saygı uyandırmıştır. Öyle ki Bêrivan’a yaklaşım, özgürlük mücadelesine yaklaşım olmuştur. Bêrivan arkadaş, Önderlikten öğrendiklerini ülkeye geldikten sonra ilk başta milislerine vermeye çalışmıştır. Örgütlediği kadın milisleri eğiterek onları mücadelenin zorluklarına hazırlamıştır. Bêrivan arkadaş Kürdistan’ın iç bölgelerinde, bir tabunun yıkılmasıdır. Çünkü onun hareket tarzı, çalışma temposu, bir Kürt kadını olarak sokak sokak, ev ev mücadeleyi örgütlemesi, kendisiyle birlikte diğer kadınları, genç kızları mücadeleye çekmesi, kapitalist çelişkilerin çok uzağında olan Cizre’de kadını, evin sınırlarından özgürlük gerekçesiyle çıkarması ve öncülük yapması, alışılmış olan ve kutsallaştırılarak yıkılmaz denilen tabuların yıkıldığının göstergesidir. Bêrivan arkadaşın daha önceki çalışmalarından dolayı halk ve örgüt tecrübesi vardır ve bu tecrübeler, yeni geldiği bu alanda onu güçlü kılan temel olmuştur.
Bêrivan arkadaş mücadele yürüttüğü zamanlar boyunca oldukça tedbirli, planlı ve örgütlü bir çalışma biçimini esas almıştır. Birkaç kod isim kullanarak düşmanın hedef şaşırmasını sağlamıştır. Bundan dolayı tek başına çalışma yürütmesine rağmen düşman uzun süre alanda birkaç kadın arkadaşın çalışma yürüttüğü yanılgısını yaşamıştır. Düşman, alanda Bêrivan arkadaştan kaynaklı hiçbir zayıf nokta yakalayamadığından halkı ajanlaştırma yoluna gitmiştir. Bu düşman faaliyetleri sonucunda bir evde baskına uğrayan Bêrivan arkadaş, “teslim ol” çağrılarına silahla, sloganla, bir bütün direnişle cevap vermiştir. Sürekli olarak yanında tabanca bulundurduğundan, son mermisine kadar çatıştıktan sonra kahramanca şehit düşmüştür.
Bêrivan arkadaş, çalışmaları kadar şahadetiyle de halkın gönlünde yer edinmiş, destanlaşmış, dilden dile anlatılır olmuştur. Yurtsever Cizre halkı, kendini Bêrivan arkadaşa karşı borçlu görmüş ve toplanarak cenazesini almak için düşmanla mücadeleye girişmiştir. İhanet eden kişi daha sonra küçük bir çocuğun tanıklığından yola çıkılarak tespit edilmiş ve cezalandırılmıştır. Bêrivan arkadaşın şahadetinden sonra her aile yeni doğan çocuğuna Bêrivan adını vermeyi bir gönül borcu bilmiştir.
Bêrivan arkadaşın şahadetinin yıldönümü olan 1990’da Cizre halkı ona bağlılığın bir gereği olarak taziye düzenlemiş, kitlesel bir yürüyüş yapmıştır. Bu toplanma halkın yurtseverlik duygularının yükselmesiyle birlikte serhildana dönüşmüştür ve bu serhildan, kahramanlaşan kişiliklerin şahadetleriyle mücadeleyi yükseltmelerinin, öncülük rollerini her durumda yerine getirmelerinin bir örneğini oluşturmuştur.
Serhildanlarda kadınların panzerlere karşı yürümesi düşmanda PKK’nin kolay yenilmeyeceği düşüncesini yaratmıştır. Çünkü artık Kürtler konuşmaya, hatta haykırmaya başlamıştır. 90’larda halkın eylemleriyle dile getirdiği gerçek, “Kürdistan hayal değildir, gömülmemiştir ve üzeri betonlanmamıştır” haykırışıyla inkâr sisteminin boşa çıkarılmasıdır. Devletin tüm uygulamalarına rağmen Kürt halkının iradesinin sindirilemediği ve Kürtlerin Zümrüd-ü Anka gibi küllerinden kendini yeniden yarattığı haykırılmaktadır. Cizre serhildanı Bêrivan arkadaşın şahadet yıldönümüyle başlamaktadır. 89 Ocak ayında şehit düşen Bêrivan arkadaş için yapılan törenler giderek halk serhildanına dönüşmüş ve 90 Newrozunda bu serhildanla bir zirve yaşanmıştır. Cizre serhildanı, Cizre halkının Bêrivan şahsında Kürt kadınının direnişine verdiği cevaptır.
Bu süreçte ayrıca, Mardin eyaletinde 13 arkadaşın şahadeti yaşanmıştır ve Nusaybin halkı bu şahadetleri sahiplenerek özgürlük mücadelesine yaklaşımını ortaya koymuştur. Bu şahadetler halkın dilinde türküleşen, destanlaşan ve Kamuran arkadaşla anılarak 13 arkadaşın da halkın bağrında sarsılmaz bir yer edindiği dizelerle tarihe yazılmış şahadetlerdir. Devlet güçleri yapılan cenaze törenlerine müdahale etmediyse de gece baskınları ve saldırılarla katliamlar yapılmıştır ve bu iki serhildan Türkiye Cumhuriyeti tarihine Cizre-Nusaybin ayaklanmaları olarak geçmiştir.
Gelişen serhildanlar kendiliğinden ortaya çıkan tepkiler değildir. Bir halkın örgütlü, iradeli ve hazırlıklı olarak geliştirdiği halk ayaklanmalarıdır. Çünkü Önderlik, Suriye’den eğittiği arkadaşları bu alanlara göndererek halk örgütlenmesini geliştirmiştir. Ayrıca Botan anabirlikte yer alan kadrolar bu sahalara gönderilerek silahlı propaganda çalışmaları yürütmüştür. Bu süreçte kadrolar halkla iç içedir. Silahlı propaganda birlikleri halkın içinde halkı örgütlediği gibi örgütlendirilen milisler kırsala çekilerek eğitilmiştir. Milis örgütlenmesi bu dönemde oldukça gelişkindir. Milisler kırsal alana gelmiş, gerillacılığı tanımış, gerilla taktiklerini öğrenmek kadar gerillanın taktik üstünlüğünden aldıkları moral güçle mücadeleye daha azimli katılmışlardır. Ve bu dönem milis örgütlenmeleri bölük ve taburlar şeklinde örgütlendirilerek bu alan öz savunmanın başlıbaşına temel alanlarından biri haline getirilmiştir. Bu örgütlenme halkla ilişkilerle daha da güçlendirilmiştir ve serhildanların gelişmesinde bu ilişkilerin ve örgütlenmelerin etkisi belirleyicidir. Bunun yanında Mardin Eyaletinde kadın arkadaşlar bulunmaktadır ve her birimde birer arkadaş da olsa çalışmalarda yer almaktadır. Bu alanda yürütülen çalışmalar genelde halkın örgütlenmesine ve bilinçlendirilmesine dayanmaktadır.
1989 yılında Önderlik sahasından gelen bir grup arkadaşa yönelik geliştirilen komplodan kaynaklı yürütülen çalışmalar temelde halk içinde ajanlaştırılan kesimlerin tespit edilmesi, cezalandırılması ve ihanet karşısında halkın bilinçlendirilmesine dayanmaktadır. Kadın arkadaşların her birimde yer alması ise, adım adım gruplar içerisinde yer alarak mücadelenin her alanında özellikle silahlı propaganda ve gerilla birimleri içinde yer almaya başlaması, hareketin yönünü ortaya koymaktadır. Ayrıca halkın yanlarında kadın militanlar yoksa erkek arkadaşları evlerine kabul etmemelerinden kaynaklı bir zorunluluk da ortaya çıkmıştır. Bu anlamda halkın kadın militanlara ihtiyacı kadar bir güveni de vardır. Bu dönem katılan kadın arkadaşlara en büyük desteği de şehit arkadaşların yarattığı bu güven vermiştir.
Kürdistan’da silahlı propaganda birliklerinin yaptığı örgütlenmeler temel rol oynarken metropollerde ERNK ve cepheye bağlı YCK (Yekitiya Ciwanên Kurdistan- Kürdistan Gençler Birliği) yapılanması, temel örgütlenme çalışmalarını üstlenmiş, binlerce genci örgütleyerek akın akın gerilla saflarına katılmalarını sağlamıştır. Bu dönem katılımları ağırlıklı olarak öğrenci kökenli gençlik kesimleri olduğundan bu katılımların gerilla tarihi açısından da önemi büyüktür. En temelde çeteci tarzların etkisinin henüz tam olarak ortadan kaldırılmadığı gerilla sahasında aydın öğrenci gençlerin yer alması kimi sahalarda önemli değişimler yarattığı gibi kimi alanlarda da bu anlayışların daha da derinleştiğini göstermiştir.

                                                                                       Geri Dön
 

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır