ÖZGÜRLÜK ŞEHİTLERİ  

BERİVAN KÜRT HALKININ YÜREĞİNDE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ARAYAN KÜRDÜN İSYANIDIR...

Sozdar Avesta

Berivan yoldaşı şahadetinin 21. yıl dönümünde anarken, başta Berivan yoldaş olmak üzere tüm özgürlük şehitlerini saygıyla anıyor ve büyük kahramanlıkları karşısında saygıyla eğiliyorum.
Berivan yoldaşı anlatmak kolay değildir. Binevş yoldaş Beşiri’nin Bazivan köyünde yaşama gözlerini açar. Çocukluğu bu köyde geçer. Köyün yaşamı, ilişkisi dışarıyla olan bağlantıları çok dar ve kendi içerisinde adeta hapsolmuş durumdadır. Genel Kürt toplumu böylesi bir gerçekliği yaşarken özelde de ezidi halkımız çok daha tecritlik bir durumu yaşamaktadır. Kürdistan halkı üzerinde böl, parçala siyasetiyle birlikte en fazla suni bir biçimde bölgesel ve mezhepsel çelişkiler yaratılarak Kürtlerin birbirleriyle selamlaşması dahi kaygı, şüphe ve endişe yaratan bir gerçeklik içerisinde yaşamını sürdürmek zorunda bırakılmıştır. Ezidilik ve Sünnilik çelişkisi adeta yörenin temel çelişkilerinden birisi haline getirilmiştir. Toplumun bu anlamdaki gerçekliğine bir kez daha baktığımızda yine kadınların ne kadar büyük acı ve bedellerle karşılaştıklarını görebiliyoruz. Ezidi kızları belli bir yaşa geldikten sonra her an bir Müslüman kesim ya da bir Müslüman erkek tarafından kaçırılacağı korkusu ve endişesiyle köyün dışına yüz metre çıkmakta büyük bir korkuyu ve endişeyi yaşar. Tüm yaşanan siyaset ve toplumsal gerçeklikten kaynaklı belli bir süreçten sonra yerini yurdunu terk etme başlar. Bir de buna işsizlik eklenince artık Kürdistan topraklarından göçler baş gösterir. Berivan arkadaşın da aile çevresinin yakın fertleri Almanya’ya gider. Küçük bir yaşta diyeceğimiz çok da aslında nereye gittiğinin bilincinde olmadan ablası ve kardeşlerinin yanına Avrupa’ya gider.
Berivan yoldaşın Avrupa’ya çıktığı dönemde Türkiye’de 12 Eylül faşist darbesinin başa geldiği Kürt toplumunun üzerinde faşist rejim bir silindir gibi geçtiği ve Kürdistan özgürlük mücadelesine her yönlü saldırının başladığı bir dönemi yaşanmaktadır. Onlarca devrimci militan zindanlara tıkatılmış, yüzlerce yurtsever sokak ortasında işkencelerden geçiriliyor. Kürt onurunu, gururunu kırmak için kadınlara herkesin gözü önünde her türlü hakaretlerden, tecavüzden, işkenceden tutalım da her türlü yöntemler denenmektedir. Toplum adeta sindiriliyor. Bu dönemde daha çok Avrupa’daki halkımız uygulanan bu faşist rejimin uygulamalarına karşı Kürt halkının yaşadığı insanlık dışı vahşeti dünyaya ve kamuoyuna ulaştırmak için bir örgütlülük içerisine girer.
Rêber Apo mücadeleyi sınırların dışına taşır. Lübnan’da kadro ve militan eğitimini derinleştirmeye çalışırken diğer yandan Avrupa’da kıt olanaklarla bir örgütleme ve basın yayın çalışmasını başlatır. Böylesi bir dönemde Berivan arkadaşta mücadeleyle tanışır ve çalışmalara katılır. Deyim yerindeyse Berivan arkadaş aradığını bulmuştur. Kendi köyünden uzaklarda yaşamaya mahkum edilmesine rağmen hiçbir zaman Avrupa’nın kapitalist modernitenin merkezine ısınamamıştır. Onun hayalinde her zaman köyü, halkı, insanları yüreğinde farklı bir yer edinmiştir. Gözleri ait olduğu diyarları aramıştır. Bundan dolayı da Berivan arkadaş Avrupa’nın yaşamına, kültürüne ilişkilenme tarzına bir türlü alışamamıştır. Birçok kişi ülkesini terk edip gidip buralarda ruhunu, yüreğini, beynini adeta pazarlarken Berivan arkadaş aksine yüreğiyle, beyniyle, psikolojisiyle bunu canlı tutmuş ve ülke hasreti ve sevgisiyle yanıp tutuşmuştur. Berivan arkadaşı arayışa erkenden sevk eden duygular ondaki yurtsever duygulardır. Ondaki bu derin çelişkidir. Kürdistan’daki toplumun sosyoekonomik, kültürel yapısı, sosyal düzeyi ve Avrupa’da gördükleri daha o yaşta Berivan arkadaşın arayışlarının güçlenmesine sebep olmaktadır. Avrupa’da yaşaması, Avrupa yaşamı, tarzı, özellikle o dönemdeki Kürt toplumunun yaşamıyla kıyasladığında bunlar kendisini derin bir arayışa sevk etmiştir. Bu çelişkiler, farklılıkların çatışmasıyla bir arayışa girer. Bu arayışlar erkenden onu PKK’yle PKK’nin Avrupa’ya sıçrayan özgürlük mücadelesiyle tanıştırır.
Kürdistan’da yaşanan gelişmelerin büyük etki yarattığı bir dönemde Avrupa’da 15 Ağustos hamlesine karşı Seher ve Semir’in tasfiyecilik çizgisi ve provakasyonu gelişiyor. O dönem Avrupa’da örgütü bunlara karşı ve bu provokasyonun teşhir edilmesi için özgürlük mücadelesine destek olmak için uzun bir yürüyüş planlayıp örgütlüyor. Hannovar ve Bonn’a kadar olan bu uzun yürüyüşte Berivan arkadaş hem bir katılımcı hem de katılımı, direnişi, örgütlenmesinde bir organizatör olarak öne çıkıyor. Bu yürüyüş Berivan arkadaş için artık genele katılım sebebi olmakta ve katılım kararı vermesinde belirleyici bir etken olmaktadır. Bu yürüyüşe katılanların çoğu gençlerdir. İdeolojik olarak etkilenen ve yürütülen propaganda ajitasyon faaliyetleri ruhi bir etkilenme yarattığı için katılım oluyor.
80 yılından sonraki süreçte mücadeleye büyük bir kararlılık temelinde katılan Berivan arkadaş bir süre Avrupa’da faaliyet yürütür. Berivan arkadaşın alanlarda yürüttüğü faaliyetler sonucunda halkın arasında yaşamında yerini alır. Herkes Berivan arkadaşı birbirine anlatmaya başlar. Berivan arkadaş sürekli örnek olarak verilmektedir. Berivan arkadaşın halk üzerindeki etkisi, girişkenliği, koparıcılığı, mütevaziliği, sorunların üzerine gitmedeki kararlılığı, çözüm gücü olması temel sayabileceğimiz özelliklerdendir. Berivan arkadaş için çözülemeyen sorun yoktur. Üzerine gidilemeyen problem yoktur. Aşılamayacak engel yoktur. Bir Apocu militan mutlaka el attığı her türlü problemi çözmek durumundadır. Rêber Apo’nun teorisinde ve felsefesinde bunları öğrenmiştir. İki kelime öğrenir ama bunun pratikleşmesi için üç kat daha fazla çaba harcar. Berivan arkadaş şahsında halk üzerinde yarattığı etki, söylemi ve pratiğin bütünlüğüdür. Söz pratik gerçekliğidir. Bildiğini yaşama geçirmedir. Ve böyle bir kişiliğe sahip olan bir arkadaş faaliyet yürüttüğü her alanda büyük bir sempati ve sevgi toplamıştır. Gitti yerde herkes onu aramaya çalışmıştır. Ayrıldığı alanlarda halk büyük bir üzüntü duymuştur. Kendi öncüsünün ayrılığına adeta hayıflanmıştır.
Berivan arkadaş gerek Avrupa’da gerekse de güneybatı Kürdistan’da kitle içerisinde faaliyet yürütürken Avrupa’daki kitlemizin örnekleri hep Berivan arkadaş üzerine olmuştur. Onun heyecanı, duruşu, bakışı, öz ve biçimdeki bütünlüğü hep örnek olmuştur. Hep hatırlarım halk şunu söylerdi. Berivan bugün burada olacaktı ki bu eylem ve yürüyüş böyle olurdu. Berivan hemen alırdı megafonu halkı toplardı, sıraya koyardı. Halkın önünde slogan atar ve yürürdü. Avrupa’daki kitlemiz bunu derdi. Birisi işte Berivan olacaktı biri diyecekti ki ben kampanyaya katılmayacağım mümkün mü? derlerdi. Berivan ne yapıp edip ikna ederdi, kişiyi örgütleyerek katardı. Herkesin emeğinin bu devrimde olması gerektiğine inanır ve herkesi buna katardı. Berivan arkadaş olsaydı kitlemizin sayısı bu düzeyde olmayacaktı. Çünkü Berivan açılımcıydı, gecesine gündüzüne katar örgütsüz tek bir kişi bırakmadan, eğiterek, ikna ederek herkesi bu mücadelenin hizmetine katmayı esas alırdı. İnsanları eğitmeyi bir görev bildiği kadar kendisini geliştirmeyi esas alan bir arkadaştı. Eğitimde sınır tanımıyor. Köyünden uzaklarda bir ilkokul okumuş ama kendi eğitime verdiği önemle eğitimini birkaç yıl içerisinde ileri bir düzeye taşırmıştır. Anlamanın yaşamsallaşması için kendisini ele alırken tüm bunların olmazsa olmazı olan bireyin beyinde yaratacağı fırtınada büyük bir çaba göstermiştir. Adeta okuması gereken bütün kitapları klasikleri ve romanları okumuştur.
Berivan arkadaşın Avrupa’daki günlüğünü hatırlıyorum. Berivan arkadaş ülkeye gelirken günlüğünü Avrupa’da bırakmıştı. Günlüğünü okumuştum. Günlüğünde şunları belirtiyordu. Kendime verdiğim bir sözüm var. Her gün mutlaka iki saat eğitim göreceğim. Ama bu eğitimi de çalışma saatlerimden değil de uykumdan ve bireysel ihtiyaçlarım için ayırdığım zamandan kısarak iki saat eğitim yapacağım ve ben bunu hep yapmaya çalıştım. Günlüğünde şöyle bir not da düşmüştü. “Ben üç gündür bir eyleme gitmiştim. Bir merkezi toplantı var, toplantıya gitmiştim. Ve acilen bir yere gitmem gerekiyordu. Hepsi üst üste gelince üç gündür eğitimimi yapamadım. Bu kendime verdiğim söze bağlı kalmadığımı göstermiştir. Ertesi gün saat sabaha karşı üçten dokuza kadar tam altı saat üst üste eğitim yaptım. Borcumu ödedim. Kendi kendime söz verdiğim ve kendi kendime saygının bir gereği olarak bugün altı saatlik o yapamadığım eğitimi tamamlayarak, bundan sonra bu bana tekrardan bir deneyim bir tecrübe oldu. Her gün ne olursa olsun mutlaka iki saatlik eğitimimi yapmalıyım.” Kendisinde yarattığı böylesi bir öz disiplinle verdiği sözü kendine taviz vermeden, önce kendisinde gerçekleştiren bir arkadaştı. Berivan arkadaşın özgürlük mücadelemize 90’lı yıllardaki büyük katkısı bu özelliklerinden kaynağını almıştır.
84 yılının 15 Ağustos şanlı atılımının başlatmış olduğu hamle Kürdistan toplumu ve Kürdistan halkı üzerinde çok büyük etki yaratmıştır. 12 Eylül faşizmine karşı bir çıkış olmuştur. 84–89 yılları arasında özellikle Botan, Mardin alanları gerilla mücadelesinin büyük direnişlerine sahne olmuştur. Halkta giderek yeniden bir güvenin gelişmesine yol açıyor. Cezaevindeki büyük direnişler toplumu adeta yeni bir isyana hazırlamıştır. 82 yılının Newroz’uyla birlikte Mazlum Doğan arkadaşın ardından Ferhat Kurtayların 18 Mayıs direnişleri hemen akabinde Kemal Pir, Hayri durmuş, Akif Yılmaz, Ali Çiçek yoldaşların büyük ölüm orucu eylemiyle direniş kültürünün dalga dalga yayılması ve mücadelenin her alanda gelişmesinde büyük bir ivme kazanmasına çığır açtı. 82 yılındaki büyük kahramanlıklar, yaşanan büyük şahadetler bunun genel anlamda toplum üzerindeki etkisi Avrupa’da bunun yarattığı büyük bir öfke halkımızda yarattığı etki çok büyük olmuştur. Özelliklede değerlerine, onuruna, şerefine sahip çıkma anlamında çok ciddi bir etki söz konusudur. 84 hamlesi yeni bir aşamadır. 12 Eylül faşizmine doğrudan bir cevaptır, bir intikamdır. İntikam isyanının isyan ateşinin fitillenmesidir. Bu isyan ateşi artık Kürdistan’ın özgür dağlarında büyümektedir. Böylesi bir dönemde Kürt kadının mücadeleye katılımı en fazla toplumu etkilemektedir. Gerek Kürt kadının cezaevi direnişi gerekse de gerilladaki katılımı 81 yılında Bese Anuş arkadaşın şahadeti yine 15 Ağustos hamlesiyle birlikte Çiçek Selcan, Rahime Kahraman, Nafiye Öz, Sultan Toros yoldaşların büyük kahramanca duruş ve direnişleri özgürlük mücadelemizin attığı temellerle bütünleşmiştir. Daha o zaman düşmanın vahşi uygulamaları Kürt kadınının mücadeleye bu düzeyde katılımı düşmanı ürküterek korkmuştur.
Kürt kadınını özellikle de gerilla birlikleri içerisinde savaşa katılımı, cesaretiyle savaşı yönlendirmeye çalışması yine halkla olan ilişkilerdeki mütevaziliği, azimliliği, kararlılığı ve katılımı toplumu her geçen gün daha da etkilemekte ve dilden dile bir destan gibi yayılmaktadır. Gerilla bir köye girdiğinde içlerinde bir kadın vardı. Konuşması bu kadar netti. Duruşu bu kadar militancaydı, bakışı şöyleydi, böyle cesaretliydi, yanındaki erkeklerden daha fazla girişkendi vs. gibi anlatımlar gerilla kadınların bellekte yer almasını sağlamıştır. Yani halkın o güne kadar kadını tanıması, yorumlaması, bakış açısı ve ele alış tarzıyla gördükleri arasında büyük bir fark var. Kadın evin dışına çıkamaz, cesaretsiz, korkak, kendisi harekete geçmez, söyleneni yapar, iradesiz, kendisinin değil de başkasının onu yönlendirmesi gerektiğine toplum inandırılmıştır. Toplumun zihniyet yapılanmasında hakim olan bu düşünceler kadının farklı bir çıkış gerçekleştirmesini aklının ucuna bile getiremezdi. Çünkü erkek egemenlikli sistem bunu başarmıştır. Beşbin yıl öncesinden bunu başarmıştır. Ve yıllardır toplumsal cinsiyetçilik bu temelde süregelmiştir. Genelde kadın üzerindeki baskı özelde ise Kürdistan kadını ve daha da özgülüne indiğimizde Botan halkı içinde kadın bu anlamıyla çok daha fazla toplum dışına itilmiştir. Berivan arkadaşın 86 yılında Avrupa’dan partimizin 3. kongresine delege olarak katılmasından kısa bir süre sonra güneybatı faaliyetlerinde kalıyor. Güneybatı Kürdistan’da Qamışlo ve Derik alanlarında halk faaliyetlerini yürütür. Berivan arkadaş Cizre’de yarattığı etki kadar da güneybatıda da etki yaratır. Güneybatı Kürdistan’da kullandığı kodu Zozan olarak değiştirir. O dönemden sonra mücadeleye onlarca arkadaş kodunu Zozan yapmıştır. Berivan arkadaş güneybatı Kürdistan’da reformistlere, Kürt işbirlikçilerine ve mücadeleyi kendi çıkarları için adeta peşkeş çeken kesimlere karşı militan kişiliğiyle Apocu çizgiyi temsil eder. Girdiği her yerde Berivan arkadaş mutlaka o aileyi kazanır. Otoriter bir duruşa sahiptir. Amaçlı hareket eder. Bir yere gidiyorsa orayı mutlaka etkilemek ve kazanmak için gider. Planlı, programlı, hedefli, hedefine de ulaşmadan asla geri dönmeyen kişilik özelliklerine sahipti.
Güneybatı Kürdistan’da faaliyet yürütürken halkın hala da anlattığı bir örneği burada vermek gerekiyor. Bir gün toplantı için halkı bir eve toplayarak propaganda ajitasyon çalışmalarını yürütüyor. Bilinçlendirme çalışmaları PKK’yi, PKK Önderliğini, gerilla mücadelesini halkın görev ve sorumluluklarını halka anlatmaya çalışıyor. Ve bu dönemde halkın içerisinde halkın kafasını karıştırmaya çalışan oportonist, reformist, diğer partilere örgütlere sözüm ona sempati duyan birkaç kişi de toplantıda hazır bulunuyor. Berivan arkadaşın hitabı üslubu, yaklaşımı, halkı derinden etkiler, halk alkışlıyor, zılgıt atıyor, bunu gören bu kesim birkaç kişidir. En fazlada birisi hemen ayağa fırlayıp o etkiyi kırmak istiyor. Siz halkı ajite ediyorsunuz deyip Berivan arkadaşın oradaki yaptığı değerlendirmeyi halkın üzerindeki olumlu havanın etkisini kendince kırmak ve kadın olarak iradesini kırmak istiyor. Buna karşın hemen o toplantıda Berivan arkadaş yanına yanaşıyor bir eliyle tutuyor. Kapı burada deyip ayakkabısının tekini diğer eline alarak arkasından fırlatıyor. Git diyor. Gözüm seni görmesin, sen buraya layık değilsin, bir daha bu tür ortamlara girmemelisin. Berivan arkadaş onu kapıdan kovarken halk büyük bir coşku alkış ve zılgıtlarla Berivan arkadaşı elleri üzerinde havaya kaldırmaktadırlar. İşte böyle bir halk öncüsüdür.
Berivan arkadaş halkın nabzını iyi tutar, beklentilerini, duygularını, hislerini ve beklentilerini iyi belirler ve buna göre de istenilen düzeyde bir öncülük rolünü oynar. Her türlü tehlike karşısında halkı korumaya, bilinçlendirmeye çalışır halkı bu anlamda sürükler. Böyle bir dönemden sonra Rêber Apo’nun bizzat görevlendirmesiyle Berivan arkadaş Botan’a gönderilir. Botan’da, Cûdî’de çok kısa bir süre kırsalda gerillada kalır. Cizre ve Silopi ovasında halkın içerisinde faaliyetlere gönderilir. Berivan arkadaş gerilladan da kopmaz ama halkın içinden de çıkmaz. Bugünün değimiyle aslında öz savunma dediğimiz bir çalışmayı yürütür. Berivan arkadaş kırsal alan ilişkilerini çok sağlam örer. Ovada halkın içerisinde en başta Cizre ilçelerinde ve köylerinde en yakın yerlerde hücreler ve komiteler oluşturur. Halkı bilinçlendirmeye çalışır. Berivan arkadaş Cizre’ye girerken daha öncesinden kitle faaliyetleri yürüttüğü için farklı bir deneyim ve tecrübeye sahiptir. Önder Apo’nun akademisinde eğitim görmüştür. Güneybatıda halk çalışması yürütmüştür. Ardında bir Cizre’ye girişi var. kendisinde öz olarak var olan özelliklerini daha da PKK’nin ve Rêber Apo’nun felsefesiyle donatmış, bilincini derinleştirmiş kendine güveni pekişmiş, çözüm gücü olma noktasında irade ve inisiyatif adeta doruğa ulaşmıştır. Büyük bir beklenti, umut ve heyecanla bu çalışmaya girer. Her yerde komite kurma çalışmalarını başlatır. Bu çalışmaları geliştirirken en fazla da kadına dayanır. Kadınlarla çok farklı bir diyalogu ve bağı söz konusudur. Kadının acılarını yüreğinde yaşar. Şu bilinen bir gerçektir ki bir devrimci halkının acılarını yaşayamıyorsa, bir kadın kadınların toplumda yaşadığı zorlukları, acıları hissedemiyorsa, duygularını bu temelde büyütemiyorsa, örgütleyemiyorsa o devrimci devrimci görevlerinin gereklerini yerine getiremez.
Her ne kadar görevi genelde olsa genel içerisinde rol oynuyorsa genelse de ama biz biliyoruz ki pratiğinde şahadetinde de görüldü ki Berivan arkadaş halk içerisindeki diyaloglarında bile bu farklılığını yansıtıyor. Hemen hemen tüm köylerde kadın komiteleri vardır. kadın milisleri, kuryeleri vardır. erkekten fazla kadına güvenmiş. Kendisiyle Önderlik arasında kadın kurye var. kendisiyle gerilla arasında kadın kurye var. kendisiyle alanlarla arasında kadın kuryeler var. bir süreye kadar katılan arkadaşlar yaşlarının küçük olmasına rağmen Berivan arkadaştan birkaç yıl sonra da katıldılarsa da Berivan arkadaşın kuryesi olduklarını söylüyorlardı. Yaşlarını sorduğumuzda okul okuduklarını, Berivan arkadaş anneme diyordu sen falanca yere git. Annemle birlikte gittiğimizde notları bizim cebimize koyuyordu. Bu şekilde daha fazla kadını katıyordu. Neden çünkü Berivan arkadaş belirttiğimiz gibi eğitimde görmüş Önderlikle bu konular üzerine çok tartışıyor.
Berivan arkadaş bu anlamıyla halkla olan bağlarını sağlam örmüş, sağlam kurmuş, ailelere, kadına ve genç kızlara dayanmıştır. Bir yandan kuryelerinin yüzde yetmişini bu kesimden örgütlerken diğer yanda ise gerilladan hiçbir zaman bağlarını ve ilişkilerini koparmamıştır. Bir yandan yeni katılımları özgürlük mücadelemize kazandırmaya çalışırken, bir yandan halkın bilinçlenmesi için örgütleme, eğitim yapar. Diğer yandan da mücadelenin ihtiyacını karşılamak için ekonomik temelde kampanyalar başlatır ve yardımlar toplar. Burada da görüldüğü gibi çok yönlü bir çalışma tarzına sahiptir. Onun bu girişkenliği, katılımı, duruşu, bağlılığı kısa sürede Cizre halkını da derinden etkiler. Hiç kimse Berivan arkadaşın nereli ve kim olduğunu, hangi inançta olduğunu bilmez. Berivan arkadaş halkın gözünde melek gibi ve çok güçlü bir kadındır. Ve nereye giderse orayı kazanan, mücadeleye katan bir militandır. Kimdir? diye merak edilir. Nereden gelmiş? Nasıl biri? soruları merakla cevabın bekler. Çünkü Berivan arkadaş çalışma yürüttüğü alanlarda pratiğiyle tüm bu soruların cevabını vermiştir. Ondan dolayıdır ki dilden dile dolaşıyor bu gerçeklik. Bir çalışma için bir yere gideceği zaman ondan önce anlatılan kişilik özellikleri halk üzerinde etki yaratır. Halk artık her yerde anlatmaya çalışır.
Berivan arkadaş 89 yılının Ocak ayında Cizre’de faaliyetlerin içerisindeyken yapılan bir ihbar sonucu bir evde etrafı kuşatmaya alınır. Düşman üç dört koldan çember oluşturur. Ve Berivan arkadaşa teslim ol çağrısında bulunur. Buna karşılık Berivan arkadaş aile fertlerine zarar gelmesin diye onları evden uzaklaştırmaya çalışır kendisi ise direnir. Son mermisine kadar çatışır, en son dışarı çıkıp büyük hesaplaşmayı yapmaya çalıştığı anda devlet kolluk kuvvetleri tarafından şehit edilir. 16 Ocak 1989 yılında Berivan arkadaşın şahadeti yaşanır. Hiç unutmuyorum. Bir grup arkadaşla birlikte radyodan dinlemiştik. Berivan arkadaşı tanıyanlar vardı yanımızda. Birebir fiziki olarak bana nasip olmadı Berivan arkadaşı görmek. Ama Berivan arkadaşın gittiği bütün alanlardan çok kısa süre sonra onun yürüttüğü bütün alanlardan ben de geçtim. Her alanda Berivan arkadaşın derin ve olumlu anlamda yarattığı izleri gördüm. Yıldız Durmuş arkadaş Berivan arkadaşı tanıyordu. BBC haberlerinde Cizre’de yaşanan bir çatışmada Zozan adlı bir kadın gerillanın şahadetinden bahsetti. Yıldız arkadaşın o anki refleksi hala gözümün önünde. Gözlerini kapattı. “Berivan değildir inşallah, olmasın ama ”dedi. Berivan orda mı? diye sordum. Evet, Berivan o alandadır. Almanya’daydık. Ertesi gün sabahın köründe istasyona koşarak gözete almaya çalıştım. O dönem Türk gazeteleri Avrupa’da her alanda satılmıyordu. Sadece istasyonlarda satılıyordu. Gazeteyi elime aldığımda Berivan arkadaşın iki fotoğrafını gördüm. Birisi Önderlik sahasında çekilen küçük bir fotoğraftı. Diğeri de kış ayı, yerde kar var. Karın üzerinde kızıl kan ve şehit fotoğrafıydı. Bütün Türk basınının sayfalarında manşetti. Hemen orada telefonla Jiyan arkadaşı (Yıldız Durmuş) aradım. Maalesef dediğiniz arkadaştır. Berivan arkadaşın şahadetini bu şekilde duydum ve resimlerini gördüm. Kürt halkı çok değerli bir öncüsünü, militanını kaybetmişti. Arkadaşlar arasında adeta deprem gibi bir etki yarattı. Halka nasıl anlatılır diye oturup tartıştık. Berivan arkadaşın şahadeti Avrupa’da büyük anma toplantıları yapıldı. Zaten duyan herkes derneklere koştu. Kendiliğinden bir anma etkinliği düzenlendi. Berivan arkadaşın şahadeti sadece ezidi kitlemi değil onu tanıyan ve gören herkesi çok etkiledi. Hem mücadeleye çok daha fazla insanları çekti hem de Berivan arkadaşın duruşu ve direnişi karşısında halk intikam almak için adeta kendiliğinden çocuklarını gönüllü olarak saflara göndermeye çalıştı. Avrupa’da da etkisi büyük olmuştur. Berivan arkadaşın şahadetinden sonra Avrupa’daki kitlemiz içerisinde katılımlar yoğunlaştı. Özellikle de genç kızların katılımı çok daha fazla yoğunlaştı. Ezidi kitlesi içerisinde mücadeleye sempati duyan, katılan, daha fazla güvenen çok güçlü bir bağı yarattı. Bu konuda ezidi kitlesi daha fazla Kürdistan özgürlük mücadelesi etrafında kenetlendi. Berivan gibi bir yoldaş Kürt özgürlük mücadelesinde öncülük bir role sahip olmuştur.
Berivan arkadaşın Cizre halkı ve Botan kitlemiz üzerindeki etkisi derin etkiler yaratmıştır. Halkımız Berivan arkadaşın cenazesine sahip çıkarak bunu göstermiştir. Berivan arkadaşın birinci şahadet yıldönümünde yani 90’lı yıllarda Cizre’deki halkın serhıldanı buna büyük bir cevaptır. O dönemde Cizre’de halkın serhıldanlara kalkması, kadınların serhıldanlardaki tavrı, duruşu ve katılımı çok net bir ifadeye kavuştu ki Berivan halklaştı, halk Berivanlaştı. Berivan Kürt halkının yüreğinde büyük bir acıyla özgürlüğünü arayan Kürdün isyanı olmuştu. Berivan arkadaşın ülke topraklarına olan bağlılığı, yurtsever duyguları, ülke sevgisi onu halkıyla kısa bir sürede bütünleştirdi. Bundan dolayı halk Berivan gibi arkadaşı, bir genç kızın, bir kadının direnişini görünce büyük bir cesaret, moral alarak, ruh kazandı. Ve onu hep sahiplenerek, aramak istemiştir. İşte Berivan arkadaşın şahadeti Cizre de bir diriliş fitilini ateşlemiştir. Toplumsallaşmayı geliştirmiştir. Berivan yoldaşın Cizre’deki şahadet öncesi emeği ve çabası şahadetiyle taçlandı. Kahramanca direnişini düşman önünde sergilerken artık halkta da Kürt kadınının öncülüğünde bir toplumsal uyanışa vesile olmuştur.
Kürt kadını toplumsal uyanıştan, serhıldana kalkışına değerlerine sahip çıkarak bir kez daha tarihsel rolünün yerine getirmiştir. Cizre’de Berivan arkadaş şahsında sergilenen pratik 38’de Dersim’de Bese’nin, Koçgiri’de Zarife’nin güney Kürdistan’da Bağdat’ta Leyla Kasım’ın ve özgürlük mücadelesinde onlarca yoldaşının öncülüğünü bir kez daha Berivan arkadaş şahsında bütünlüklü olarak bir sembole dönüşmüştür. Kürt kadının özgürlük mücadelesindeki yerini çok daha net ve somut bir biçimde ortaya çıkarmıştır. Halk bu gerçeklikle bütün korkularını yenmiş hatta ve hatta mezhepsel ve suni çelişkiler, parçalanmışlıklar artık yerle bir olmuştur. Berivan arkadaş, Apocu felsefesindeki kararlılığıyla toplumumuzun içerisinde iki Kürt bir araya gelmez felsefesini boşa çıkarmıştır. Binlerce Kürt bir araya gelmiştir. Her inançtan olan insanlar bir araya gelerek Berivan arkadaşı sahiplenmişlerdir. Berivan arkadaşın bir Kürt ezidi kızı olduğunu çok sonradan fark eden halkımız Berivan’ın mezarını bir ziyaretgaha dönüştürmüştür. Her Cuma günü hala da büyük bir inançla Cuma namazından sonra kitlesel olarak Berivan arkadaşın mezarı ziyaret edilir. Halk arasında öyle bir inanç gelişir ki nasıl ki her sorunun çözümünde Berivan arkadaşı örnek almışlarsa şahadetinden sonra da hasta olan, çocuğu olmayan gidip mezarında toprak alıp kullanıyorlar. Bir süre sonra gerçekleşeceğine inanma durumu yaşanıyor.
Artık halk için Berivan arkadaş bir efsanedir. Berivan arkadaş bir tanrıçadır. Berivan arkadaş bir melektir. Berivan arkadaş sevginin güzelliğin bir temsilidir. Adeta acıları dindirmenin ilacıdır. Cesaretsizliğe cesaret aşılayan bir arkadaştır. Topluma cesaret nasıl verilir bunu ispatlamıştır. Kendi şahsında Kürt kadının iradeli duruşunu ortaya koymuştur. Artık Kürt kadını modelini bulmuştur. Kürt kadını, artık Binevş Agal arkadaş şahsında bir insan nasıl militanlaşır? Kendisini nasıl eğitir? Nasıl geliştirir? Kendisini nasıl öncü haline getirir? Sorunları nasıl çözer? Nasıl özgücüne, kendi kendine yetebilecek öz iradeyi açığa çıkarır bunu ispatlanmıştır. Bugünle bağlantısını bu gerçeklikler üzerinden sıkı dokumazsak büyük bir yanılgı yaşamış olacağız. Berivan arkadaşın 1989’daki bu kahramanca ve anlamlı direnişi Kürdistan’ın dört parçasındaki Kürt kadını üzerindeki etkisi belirleyicidir. Artık bu dönemden sonra kadın katılımları kitleselleşir. Serhildana katılımı kitleselleşir. Gerillaya büyük bir katılım akın eder. Her alandan gelenler Berivan adını alarak katılır. Sessiz haykırışlar çığlıklara dönüşür. Onlarca Kürt kızları Berivan, Zozan ve Binevş adını alır. 90’lı yıllarda Kürdistan özgürlük mücadelesi yeni bir aşamaya girmiştir. 90’lı yılların önemini Önderliğimiz çözümlemelerinde derin bir tarzda ele almış ve bu süreci son yılların en önemli kazanımı olarak değerlendirmiştir. Özel savaşın tüm çabalarına ve yönelimlerine rağmen Kürt halkı desteğini kesmediği özgürlük hareketi gerillalarıyla birlikte özgürlüğe yürüme kararlılığını göstermiştir. Halkımızın bu sağlam duruşu, güçlü eylemlilikler ortaya çıkarması, tüm bu gelişimlerin öz anlam itibariyle bir halk cephesi oluşturduğunu göstermektedir. Halk hareketliliğini köklü bir kazanıma dönüştüren etken olan öncü güç, öncü kadro gerçeğidir. Berivan arkadaş, işte bu kadro gerçeğini kendi şahsında somutlaştıran, kendinde bir bütün öncü kadro özelliklerini toplayan ve pratikleştiren bir şahsiyettir. Berivan arkadaş şehit düştüğünde Önderlik öyle bir kızımızdı ki çok özlü bir biçimde eğitime katıldı. Çok fazla okuması da yoktu. Bir köyde büyümüştü ama o kadar samimi o kadar özlü bizi dinleyip anladı ki bir dediğimizi iki yapmadı. Hatta bunu bir düzeyde pratize ediyordu. Önderliğin Berivan arkadaşın şahadetine ilişkin çok dikkat çekici konuşmaları vardır. Berivan arkadaşın şahadeti kadın hareketi içinde diyebiliriz ki Botan eyaletinde birinci hareket gibi değerlendirebiliriz. Eğer bugün diyorsak Silopi’de Cizre’de, Botan’da bu kadar önemli gelişmeler var. Berivan arkadaşın birinci direnişinin rolüdür. Öncü kadroların en temel özelliği, Önderliği anlamak ve pratik sahada Önderlik perspektifinin iyi bir uygulayıcısı olmaktır. Bu anlamda silahlı gerilla güçleri kadar propaganda birlikleri de önemli görevler üstlenmişlerdir.
Cizra Botan’da mücadelemizin geldiği düzey şüphesiz ki 21 yıl sonra bile Berivan arkadaşa yakışan bir tablo vardır. Botan halkı artık baştanbaşa kendisini idare etmektedir. Öz yönetimine kavuşmuştur. Gerillasıyla kitlesiyle, öz kurumlarıyla bir özgürlüğü ve özerkliği yaşamaktadır. Serhıldanlardaki katılımı öncülük rolünü 90’lı yıllarda olduğu gibi bugünde oynamaktadır. Bugün Kürt kadınları berivanlar şahsında yüzbinlere katlanarak bu mücadeleyi yükseltmektedirler. Cizre’de, Şırnak’ta, Silopi’de, Xezex’te, Siirt’te, Dihede her alanda bunu görmek mümkündür. Colemerg ve Gever’deki halk Cizre’deki serhıldanın 2000’lerin sonrasındaki öncülüğünü yapmaktadır. Bu düzey o dönemin emeği üzerine gelişmiştir. Bugün gündemimizde yoğunca tartışılan demokratik özerkliği inşaa çalışmaları bundan 21 yıl önce Berivan arkadaşın Cizra Botan’ın örgütleme modelinde görmek mümkündür. Bunu daha da güncelleştirerek Rêber Apo’nun Demokratik Ekolojik Cins Özgürlüğüne dayalı yeni paradigmasıyla daha da pekiştirerek geliştirmek mümkündür. Kürt kadını bu öncülük rolünü dün oynadığı gibi bugünde oynamaktadır, yarında oynayacaktır. Kürt kadını Berivanlar, Rahşanlar, Ronahiler gibi halk öncülerini çıkardıktan sonra yine gerilla savaşında Zilan, Gülbahar, Nuda, Viyan, Şilan ve Şirin Elemhoyileri açığa çıkarttığı gibi serhıldanları önümüzdeki süreçte kendi kendini yönetmenin inşası içinde geliştireceğine dair kuşku ve kaygı yoktur. Kürt kadını bunun fazlasıyla bedelini ödemiş ve gerçekliğini ortaya koymuştur.
Kürt kadını Berivan arkadaşın şahsında binleri aşan kadın yoldaşlarımızın şahadetleri, emeği ve çabasıyla ortaya çıkardıkları değerler bütünselliğinde artık sistemsel bir örgütlenme düzeyine ulaşmıştır. İdeolojik, örgütsel, militan duruşunu esas alan partisiyle Berivanların, Zekiyelerin, Rahşanların, Ronahilerin yarattığı gerçeklik halkta bir öncülük ve öncü kadro militan duruşunu açığa çıkardığı, kitleselleşen halk gerçekliğimiz toplumsallaşmayı daha da derinleştirerek toplumsal örgütlülüğü daha fazla geliştirmek için halkta ciddi bir bilinçlenme ve iradeyi açığa çıkarmıştır. Buna dayalı olarak Kürt kadınının özgür kadın birlikleri temelinde bir örgütlülük yapısına kavuşmuştur. Yine Berivan ve onun şahsında diğer yoldaşların izninde yürüyen genç kızlarımız her koşul altında gerek yurt içinde gerekse yurt dışında olan dört parçada Kürt kadının olduğu yerde genç kızlar hiçbir zorluğa yer vermeden kendisini daha fazla mücadeleye katan bir pozisyonda geliştirerek önümüzdeki süreçte bu rolü oynayabilirler. Genç kız örgütlenmesi bunun için yaratılmıştır. Bu önümüzdeki dönemde daha nice Berivanların kişiliğinde açığa çıkan öz bu dönemde de açığa çıkabilir. Yine en önemlisi olan da bütün yoldaşlara tabii anılarına bağlılığın bir gereği Rêber Apo’nun büyük özveri, yoldaşlığı ve kadın yoldaşlarına ve kahramanlıklarına vermiş olduğu değeri kadın özgürlük ordusunu yaratarak vermiş olduğu bir cevap vardır. Bugün Kürdistan’ın bütün coğrafyasına stratejik alanlarına mevzilenen Kürdistan özgür kadın birlikleri YJA-STAR’ın militanlığı bu değerler üzerine örgütlenmiştir. Kürt kadınının mücadelesinin ulaştığı bu düzey 35 yıldır bu mücadelede harcadığı emek 25 yıllık özgün örgütlenmesi giderek özgün birlikleri, savaş birlikleri bir bütünen artık Kürt kadının toplumsal öncülüğünü kalıcılaştırmıştır. Kürt kadını her alanda bir örgütlülük düzeyini yakalamıştır. Toplumsal, siyasal, örgütleme, ideolojik, felsefik, bilinçlenme alanlarında bunu ortaya koymuştur. Bu çok önemli bir düzeydir. Bunu öyle kolay kolay elde etmediğimizi de bir kez daha Binevş agal yoldaş şahsında ortaya çıkmaktadır. Bu büyük değerler üzerinde önümüzdeki süreçte özgür ülkeyi yaratmak, özgür Kürdistan’ı yaratmak demokratik özerkliğini inşa etmek, Önderliğimizi özgürleştirmek Kürt kadının önünde duran temel hedeftir. Kürt kadını bu büyük değerlere bağlılığın bir gereği olarak da önümüzdeki dönemde Berivan yoldaşların şahsında ortaya çıkan bu direniş geleneğini güncelleştirerek önümüzdeki dönemde de öncülük rolünü oynayacağına inanıyorum. Bu temelde Kürt kadını artık kararlılığını net bir biçimde ortaya koymaktadır. Kürdistan özgürlük mücadelesinin öncülük misyonunu öyle kendiliğinden gelişmemiştir. Büyük kahramanlıklarla elde edilmiştir. Emek harcayarak, kan dökerek, acı çekerek, direnerek, savaşarak elde etmişimdir ve bunun sonucu da özgür vatanı, özgür ülkeyi özgür önderliği yaratmakla mümkündür. Öncülük kolay olmaz öncülüğe soyunan bir militan net olmak durumundadır. Bütün kadın militan yoldaşların şehit Binevş Agal yani Berivan yoldaşın pratiğinden kendisine çıkarması gereken önemli sonuçlar olmalıdır. Şikayetçilik, rastgelecilik, tavırsızlık, liberal duruşlar, kendine görelikler mücadeleyi geliştirmez. Herkesten çözüm bekleyen ama kendisini çözüm gücü yapamayan militan görevlerin üstesinden gelemez. Bunun karşısında kendisini bu büyük kahramanlıklar karşısında gözden geçirmelidir. Her bir şahadet yıldönümünde vereceğimiz temel cevap sorgulayıcılıktır. Militanlar olarak kendimizi saç telimizden ayak tırnağımıza kadar gözden geçirmektir. Bu büyük kahramanlar karşısında duruşa geçmektir. Ve bugünle bağını iyi örmektir, iyi kurmaktır. O yoldaşların o dönem temsil ettikleri bugün her zamankinden daha fazla bizim için geçerlidir. Güncelliğini yitirmemiştir, cesaretlilik, fedakarlık, katılımcılık, çözüm gücü olma, sorunların üzerine yürüme, tavır sahibi olma, tutum alma, bugün gevşetilmek istenen olgulardır. Her zamankinden daha fazla netliğe ihtiyacımız vardır. Katılımcılığa, girişkenliğe, açılımcılığa, kendisini geliştirmeye, zihniyet ve vicdan devrimini yaratmaya ihtiyaç vardır. Dönem görevlerinin başarılması için tüm bunların yaşamsallaşması gerekmektedir. Bu temelde Kürt kadını öncü gücü olarak her bir PAJK militanının görevi bu gerçeklikler karşısında kendisini donatmalıdır.
Rêber Apo’nun yeni paradigması ekseninde ne yapmalı, nerden başlamalı, nasıl yapmalı noktalarında kendisini yeniden ortaya koyması gerekmektedir. Rêber Apo’nun yeni paradigması ekseninde fikir, zikir eylem bütünlüğünü iyi ortaya koymalıdır. Berivan arkadaşın şahsında ortaya çıkan bu gerçekliktir. Fikri, zikri ve eylemi birdir. Fikri, zikri ve eylemi bir olan yoldaşlar her zaman başarılı olmuştur. Ne yapmalıyı hesaplayan, nerede başlamalıyı iyi belirleyen nasıl olmasını da ortaya iyi koyan bir militan mutlaka hedefine ulaşmıştır ve mutlaka hedeflediğini de gerçekleştirmiştir. Bu temelde buna bağlı kalma koşuluyla 21. yıldönümü nedeniyle Berivan arkadaşın takipçisi olmaya çalışan bir yoldaşı olarak sürekli olarak o değerli yoldaşa layık olmak için kendi çapında emek harcayan birisi olarak bundan sonrada Berivan arkadaşın gerçek hayali olan özgür vatanı yaratma mücadelesinde en başta Cûdî, Gabar, Botan, Cizre halkının büyük emeğiyle yoğrulan bu mücadelede her türlü yetmezliklerini yenerek büyük bir kararlılık ve fedakarlıkla hiçbir sınırlandırmaya girmeden layık olmak için kendimden başlatarak bir katılım yapmayı esas alacağıma dair bu büyük yoldaş karşısında bir kez daha sözümü yinelerken tüm Kürt kadınlarını militan yapımızı yeni dönemde Rêber Apo’nun özgürlüğü, demokratik özgür özerk Kürdistan’ı yaratma şiarı temelinde dönem görev ve sorumluluklarımızı büyük bir iddia ve kararlılıkla yerine getirmeliyiz. En yakın bir dönemde bu mücadelenin zafere olan inancımla tüm halkımızı ve yapımızı özgürlük mücadelesini yükseltmeye ve Rêber Apo’yu özgürleştirmeye dönük mücadeleyi yükseltme hamlesine çağırıyorum.

 

 Geri Dön

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır