HALAYIN BAŞINI ÇEKİYORDU...
Ruken
Bingöl
PKK tarihinde farklı farklı dönüm noktaları var. Özellikle PKK
içerisindeki kadın açısından farklı dönemler vardır. Nasıl
Önderlik her bir şahadete anlam biçerek büyütmüşse hareketi,
kadın tarihi açısından da bu böyledir. Nasıl ki Haki arkadaşa
anlam vererek partileşme başlamışsa, nasıl ki Agit arkadaşa
bağlılık gereği ordulaşma büyütülmüşse, aynı şekilde kadın
tarihinde de bu var. Kadın tarihinde özellikle yakın tarihte
Bêritan, Zilan ve Sema arkadaştan sonra çok genç olmasına
rağmen, Güneyli bir arkadaş Viyan arkadaş da kadın tarihine
büyük bir anlam kattı. Eyleminin böyle bir anlamı var.
Heval Viyan’ı 5.kadın Kongresi sürecinde tanıdım. O dönem
tasfiyeciliğin etkileri sürüyordu. Kadrolarda kafa karışıklığı
ve muğlaklık vardı. Böylesi karmaşık bir süreçte çok net ve
belirgin arkadaşlar da vardı. Heval Viyan, Nuda vb her şeye
rağmen bu harekete inanan, güvenen ve bu şekilde ne olursa
olsun, ne kadar sıkıntı yaşasak da yaşayalım, biz bu süreci
geride bırakıp, ilerleyeceğiz diyen arkadaşlardandılar. Heval
Viyan bu ağır atmosferde, gelişme sancılarının yaşandığı bir
süreçte, yeni paradigmayla büyüyen harekette, sıkıntıların
aşılabileceği inancıyla bir sürece evriltme tartışmalarının
yürütülmesinde önemli roller üstlendi. Aynı zamanda
tasfiyeciliğin etkisiyle tam netleşmenin olmadığı bir dönemdi.
Bu ağır havanın içinde Heval Viyan yaşama katılımı ve coşkusuyla
yeni sürece öncülük ediyordu. Bir yerde küçük bir melodi duyulsa
Heval Viyan halayın başını çekiyordu. Nerde küçük bir
toparlanma, moral ve coşku varsa oranın başını Heval Viyan
çekiyordu. En belirgin özelliği moral ve coşku kaynağı
olmasıydı. Kongrede yaklaşık 500 arkadaş vardı. Her çalışmadan,
yine halktan gelen çok sayıda kişi vardı. Ve Heval Viyan bu
ortamda çok farklı bir renk oluşturuyordu. Bu kadar kadının bir
araya gelmesi büyük bir güç ve gelişmeyi ifade ediyordu ve Heval
Viyan bunun farkındaydı. Heval Viyan kongre aktarımı için
alanları geziyordu. Büyük bir heyecan, umut ve beklentilerle
dolu olduğunu kongre aktarımında hissettiriyordu. Yaşamın küçük
aktarımından büyük zevk alıyordu. Yaşamla bağı çok güçlüydü.
Yine PÇDK’nin en karmaşık süreçlerinde de Heval Viyan,
Önderliğin Güney Kürdistan’a verdiği önem ve perspektifler
doğrultusunda, çalışmayı büyütme ve toparlamaya dönük çok
belirgin çabaları görülüyordu. Yaşamdaki koşuşturma, ve her şeye
yetişme çabası dikkat çekiciydi. Çok genç bir arkadaştı fakat
sorumlulukları ağır bir arkadaştı. Diğer arkadaşlara göre
sorumlulukları çoktu. Büyük bir emeği ve çabası vardı. PKK’nin
yeniden yapılanmasında Heval Viyan’ın da adı geçiyordu.
Tasfiyecilik atlatılmıştı. Fakat hala giderilmesi gereken pek
çok tahribat vardı. Bu durumdan çıkmak isteniyor ve bunun çabası
da vardı. Heval Viyan yine Heval Nuda burada öncülük yapanlar
arasındaydı. Sık sık arkadaşların kamplarını ziyaret edip,
gelişmeleri aktarıyorlardı, aynı zamanda yaşadıklarını ve
yoğunlaşmalarını da sürekli paylaşıyorlardı. PKK, yeniden
yapılanma süreci tamamlanmış, kuruluş Kongresini gerçekleştirmiş
ve belli bir düzey ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine Heval Viyan
artık askeri sahaya geçme kararı aldı. Heval Nuda ile birlikte o
sahaya gittiler. Yaşamdaki sadeliği, mütevaziliği, insan sevgisi
insanları müthiş cezp ediyordu. Onların bu istemleri ve çabaları
ulusal bir kimliğe ulaşmıştı.
PKK’nin yeniden yapılanma Kongresinden sonra kadın hareketinin
de kurultayı gerçekleşti ve kadro konferansları olacaktı. Bu
sürece yeniden katılma kararıydı. O süreçte her alanda kadın
arkadaşlar toplantılarda yeniden katılım ve özeleştirel yaklaşım
belirleyerek, süreci daha güçlü kılma çabasındaydılar. Bu
süreçte Heval Viyan’ın eylem haberi geldi. Tabi herkes büyük bir
şok yaşadı. Heval Viyan müthiş derecede yaşama bağlı, yaşamı
seviyordu. Yani yaşama bu kadar bağlı olan birinin böyle bir
eylem seçmesi bizi şaşırtmıştı. 15 Şubatın da ağırlığı vardı.
Özellikle Önderlik üzerindeki yoğunlaşan tecritle birlikte
komplonun yıldönümünün yaklaşması ve kuzeye geçmek istemesine
rağmen bunun olmaması Heval Viyan’ı çok zorluyor ve bir çıkış
yapmak istiyordu.
Önderliğin etrafında ateş çemberi oluşturan yoldaşlar güneşimizi
karartamazsınız şiarıyla büyük bir direniş başlatmış, dört
parçadan insanlar bedenlerini ateş topuna çevirmişti. Önderlik
bu tür eylemlerin olmamasını çok defa dile getirdi. Bu eylemler
Önderlik etrafında kenetlenmenin bir simgesi haline geldi. Heval
Viyan da çok büyük bir çaba sarf ediyor kuzeye geçmek için,
fedai eylem yapmak istiyordu. Sürekli sürece kendi rengiyle
katılmak ve aktifleşmek istiyor. Yoksa süreci götüren,
aktifleşen, netleşen bulunduğu ortamda da bunu yaratan bir
konumu vardı. Fakat bu ona yetmiyor, daha fazlasını yapmak
istiyordu. Daha fazla yaşamına anlam katmak istiyordu. O anlamda
böyle bir eylem üzerine yoğunlaşıyordu. Güneyli kadınlar ve
ailesi açısından yazdığı mektupta, aile gerçeğine yanıt olmak
istiyor. 15 Şubat komplosu her ne kadar uluslar arası bir komplo
olsa da bir yanı yetersiz yoldaşlıktan da kaynaklanıyordu. Bu
konuda sürekli yoğunlaşmak ve sorgulamak gerekmektedir. İkincisi
güneydeki gelişmeler ve Kürtlerin durumu, özellikle Caf
aşiretinin durumu ve mücadeleye katılım zayıflığı ve en son da
uluslar arası güçlerin komploya katılımı, hepsine karşı cevap
olmak istiyor. Mektuplarında çok fazla yoğunlaştığını, uzun
süreler ölçüp biçtiğini ve çözüm bulmak istediği görülebiliyor.
Heval Viyan bir Önderliğe sarılmayı, ikincisi de Amed surlarına
çıkmayı çok istiyordu. Eyleminin anlamı çok büyüktür. Bugün hala
bu eylemin anlamını anlamak ve cevap olmakta zorlanıyoruz. Her
ne kadar eylemle birlikte belli bir toparlanma ve yeniden bir
katılım kararlılığımızın geliştiğini söylesek de daha büyük bir
iç tartışma derinleşme ve sorunların üzerine gidip,
yetersizlikleri aşma ile birlikte belli bir kararlaşmaya gitmiş
olsak ta, hala Heval Viyan’ın bizden beklentilere tam olarak
cevap olduğumuz söylenemez. Heval Viyan her geçen yıl daha fazla
anlam buluyor içimizde. Bunu güneyde de görmek mümkün.
Düzenlenen anmalarda halktan yoğun bir katılım oluyor ki
çoğunluğunu da kadınlar oluşturuyor ve bu güney açısından insana
büyük bir umut veriyor. Güneyde halen kadınlar avlunun dışına
çıkamaz durumdalar. Sokakta tek başına yürüyemezken, böyle bir
etkinlikte büyük kadın kitlesinin oluşu, Viyan arkadaşın
yarattığı etkiyi göstermektedir. Heval Viyan’ın mezarı
Süleymaniye’de bir mezarlıkta özgürlük mücadelemizin
şehitlerinin defnedildiği bir yerdedir. Her üç tarafında da
arkadaşların mezarları var. Mezarının başına ağaç dikilmesini
istemişti, bir ağaç dikilmiş. 2008’de abisi ilk defa mektup
yazıp anma törenine katıldı. Ailesinden olumlu bir adım atıldı.
Heval Viyan şehit olunca yurtsever olan dayısı cenazeyi kabul
etmişti. Şimdi ise aile hareketle ilişki halindedir. Bunlar da
aile açısından büyük bir gelişme olmaktadır. Aile kendi
gerçekliğini kabullenmezken, zamanla kızının mücadelesine saygı
ve onun şahsında mücadeleye yakınlaşma var. Bunlar da umut
veriyor. Güneyde bu anlamda çalışmalarda gelişme Heval Viyan’ın
eylemiyle belli bir aşama kayıt etti. Yine Heval Viyan’ın büyük
bir çaba ve emekle başlattığı ve adını da koyduğu Truske
gazetesi de Heval Viyan’ın ruhu, heyecanı ve onun yapmak
istediklerini yapma çabasıyla yayınına devam ediyor. Truske
kıvılcım demek ve Heval Viyan bu gazeteyle güneydeki karanlığa
bir kıvılcım olmak istiyor. Kendi eylemiyle de bu kıvılcımı gür
bir aydınlığa dönüştürdü.
Heval Viyan Önderliği görmemiş, fakat Önderliği çok iyi anlayan
arkadaşlardan biriydi. Gözlerindeki pırıltıdan, yaşamdaki
duruşundan ve yoldaşlık ilişkilerinden bunu anlamak mümkündü.
Önderliği hissedip anladığı kadar da çevresiyle paylaşan bir
yaklaşımı vardı.
Heval Viyan eylemi ve yaşamıyla tüm kadro yapımıza, öncü ve
militan kişiliğin nasıl olması gerektiğini net bir şekilde
gösterdi. Ayrıca Doğu, güney ve Kuzeydeki tüm Kürt kadınlarına
mücadeleye ve güneşe doğru yürüyüşün çağrısı oldu. Heval
Viyan’ın şahadet törenlerinde her yerde nasıl ki halaylar
çekiliyorsa, vasiyeti gereği, özgürlük halayına da durmamız bu
moral ve coşku seliyle Önderlik çizgisine yönelmemiz
gerekmektedir.
Geri Dön
|