ANASAYFA

 

DOĞUŞ KAVMİ


Çarçel Engizek

Hayatın çarkı vuruyordu
Unutulan genç kavmin
Tam orta yerine
Dem, dem gözler
Amed surlarında bir bağ yaşlı tütün
Uçuşulan dağlarda
Mor turuncu geceler de
Çarçella da fosili kurtlanmış karlar
Kandil ışığında isyana duran
İsyancılar renginde
Kavimleri yolla koyulmuştu
Bütün ruhları
Peygamberleri aşıp geliyorlardı
Ortadoğu’nun yarı gülen
Yarı ağlayan
Bütün ömür labiretlerinde
En güzel yiğitlerini sunup
Kervanlarla yürürlerdi
Bir ceylan gibi süzülürlerdi
Dicle Fırat Zap üzerinden
Zamanın yolculuğuna çıkardılar
Zağroslardı ilk emeği,beğni harekete geçiren
Topraktan silkinmenin ilki ama ilkiydi
İhanetler
Kor ateşlerde
Demircinin balyozuyla eritilmiş
Günlük güneşlik günlerdi
Her sabah
Anka kuşu tek, tek ömür sunardı o kavime
Borç yazılan defterlerde
Zaferlerini kutluyorlardı
Helal olsun
Su kadar bereketli olsun
Onlar sadece sıfır noktasında
Birleşen köprülerde yürüyenlerdi
Amed surlarının her nakşın da
İnsan kavimlerinin nakışları
Gün geldi, gün geldi
Maskeli kara elleri olan
Bir evcil hayvan çeşidine benzetildiler
Pazar, Pazar satıldılar
Terazilerde ağır gelen bedenleri oldu
Her kızaran güneşte
Birilerinin yüzü kızardı
Her geçen çağda
Büyüyen vücutlar
Küçülen fikirler olsun
Bu da yetmedi
Taksit,taksit unutuldular
Kent sokaklarında çıkıp
Dağların izlerine gizlenirlerdi
Tepelerin üstlerine kurulan
Bu kavmin kentleri
Esaretlerinin bedelini ödüyorlardı
Şahadetleri gönüllü
Yaşamları anlamlı
Töreleri kutsal
Yargıları yargısızdı
Mermi hızının becerisini istendi
Kavmin aldığı bu iksir
Buğday tarlalarının altın,gümüş başaklarında
Doğuruyorlardı gıdalarını
Maneviyat ağacından
Her gün doğuşunda
Gün batışında birer nüvesini sunardı
Şarap suyuna kadeh kaldırarak
Isıtırlardı elmastan gözbebekleriyle
Tanrıçalar
Onların içinden geçerdi
Bütün ülkeler okyanuslar
Ayrıntıya dair akışı olan ne varsa
Hepsinden bir avuç alıp
Sol yüreğine serperek
O cesetler
O şahadetler mor turuncu rengindeki
Kavmin başı örtülü kadınlarının ütopyalarındaki
Olimpus dağının gerillalarıydı belki de
Bütün kavim doğuracaktı
Bin yılların sancısıyla
Ruha’nın toprak duvarlarında belki de Nil’in kıyısında
Fark etmezdi
Beşikler ülkesinde doğuracaktı birileri
Şaşılmışta olsa bu işe
Bir kere
Mantıktan ve duygudan bir hamur yoğrulmuştu insanlığa
 

GÜNEŞE MEKTUP

Dicle Evin

Doğu’da yükselen güneşin ışınlarıyla ayındınlanan insanlık.

Aşkın ve düşüncenin ışığında aydınlanıyor.

Tarihi karanlık sayfaları, kadın için tekerürü yaşarken.

Sevda kadını, özgürlük tutkusuyla taçlandırıp,

karaçalılardan arınmanın tarihsel sürecini yaşıyor bu gün.

Güneşin ışınlarını arıyoruz yükselen duvarların arkasından.

Ateşin küllerinden, yeniden yaradılışı arıyoruz.

Şafak kızıllığıyla yükselen Güneşin.

Yakamazlarda ışıklı özü arıyoruz.

Devamı...

BARIŞ GÜVERCİNİNE MERHABA

Ruken Hespist

Keşke senin gibi olsaydım özgür güvercinim.

O güzel kanatlarınla Mavi gökyüzünde uçuşun

Ve güneş ışını vurduğunda

Parlıyor özgür güvercinimin kanatları

Keşke senin gibi olsaydım özgür güvercinim…

Seni gibi temiz yürekli yaşadığın tamiz yaşamı

Keşke senin gibi koklayıp yaşasam

Barış umudu beyaz güvercinim

Uçardım senin gibi o mavi gökyüzünde

Devamı...

AMARGİ

Tekoşin Ozan

 Bir kitap okudum,

Çocukluk hayallerini anlatan,

Çocuk değildim;

Sütten kesilmemeye mahkum,

Çığlıksızlığı öğrenen değil,

Grinin soğukluğuna inat,

Çocukluğunu, yeşillendiren bir çocuk

 Her şey Zagros’ta başladı.

İletişim ağının kılıç kokan nefesi,

Devamı...

15 ŞUBAT, SESSİZ ÇIĞLIK

Zilan Yüce

15 Şubat sessiz çığlık

 Ben günü güneşi, ateşi seven bir Kürt kızıyım.

Onun için fanos ışığından size

Büyük bir sıcaklıkla yazı yazmaya çalışacağım.

Bugün için yazacağım.

Bizi öldü bilenler için

İnadına yazacağım

Devamı...

BÜYÜK AYRILIĞA RAĞMEN

Zınarin Bircan

 Bütün sevgisizliklerden

Bütün sınırlardan

Bütün özlemlerden

Ve ayrılıklardan

Bütün olmaması gereken

Ve bir o kadar da olanlardan sıyrılıp;

Sana ulaşmak istiyorum

Devamı...

    Gerİ Dön

PAJK MENÜ

 


 

 

PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006. Tüm hakları saklıdır