|
İdeolojik
kadro partisi olarak ayrı bir örgütlenmeye gitme, her şey den
önce Kürdistan, Ortadoğu ve giderek dünya kadınlarının
özgürleşme ihtiyacını, alternatif bir bakış açısı ile karşılama
amacını taşıyor. Bilim ve tekniğin artık inanılmaz gelişmeleri
açığa çıkardığı çağımızda, kadınlar hala erkek egemen eksenli
sisteme tabi kılınmaya çalışıldığını ifade eden PAJK
koordinasyon üyesi Tekoşin Ozan “ kadın hala yaşamın öznesi
olamıyor, erkeğe teslim olması için çok çeşitli dayatmalar
gelişiyor, namus cinayetlerine kurban gidiyor, ruhu ve bilinci
köreltilerek iradesiz, kimliksiz, kişiliksiz kalması sağlanmaya
çalışılıyor.” Bunun temel sebebinin insanlığın yaşadığı çok
boyutlu değişimlere rağmen, ataerkil ideolojik bakış açılarıyla
oluşan yapıların, aile içerisinden başlayarak devlet rejimlerine
kadar sağlanan kurumlaşmasının aşılamamış olmasına bağlıyor. Bu
sebepten, ataerkil zihniyetin insanın, kadının ve doğanın öz
yapısında yarattığı tahribatları deşifre edebilmek, kadının
öznelliğini açığa çıkararak, kendi farkında olan ve yaşamı
işleyebilen kadın kimliğine ulaşabilmek için, kadın eksenli
ideolojik yapılanmalara ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.
Kısa
Tarihçe
Kadın Özgürlük Mücadelesi, PKK’ nin kuruluş aşamasından
başlayıp, 90’larla birlikte artan kadın katılımı, nitel ve nicel
olarak önemli bir birikimi oluştururken, Demokratik
Konfederalizm Önderliğinin de, giderek daha özgün bir kadın
örgütlülüğünün gündemleştirmesi ile adımlar atılmaya başlıyor. O
dönem özgürlük mücadelesine gelişen katılımlar büyük oranda cins
bilincine dayanmıyor, ulusal veya sınıfsal çelişki üzerinden
gelişiyordu. Objektif olarak, özgürlük mücadelesine katılan her
kadının toplumsal yaşamın sınırlarına karşı bir alternatif yaşam
arayışı, özgürlük arayışı var elbette. Ancak öz bilince ve
tercihe dayalı olarak kadın olmaktan kaynaklı sorunların çözüm
arayışına girme değil, klasik sol bakış açısıyla, genelin
kurtuluşunun kadının da kurtuluşu olacağı inancına dayanıyordu.
Ozan “halkın özgürlüğü için ölmeye gelmişti çoğumuz. Ulusal
mücadelenin kitleselleşerek, Kürt halkının yaşadığı acılardan
sonra ilk defa bu kadar umutlu bir sürece girmesi dikkate
alındığında bu erdemli bir tutumdu tabi. Ama yeterli değildi.
Kadınların kendilerinde objektif olarak var olan özgürleşme
ihtiyacına tanım getirmek, çözüm arayışına girmek gerekiyordu.
Açık belirtmek gerekirse, bu ihtiyacımızı tanımlayamadık.”
Demokratik Konfederaliz Önderliğinin klasik sol bakış açısının
tersine, kadın özgürlüğünü genelin özgürlüğüne değil, genelin
özgürlüğünü kadın özgürlüğüne bağlayarak, çok temel bir teorik
tespitine giderek özgün kadın örgütlenmesi geliştiriyor. Ozan
“Kürt halkının toplumsal dönüşümümde kadın hareketinin özgürlüğe
doğru attığı her adım, toplumsal, kültürel devrime ivme
kazandırdı. Kadın geliştikçe, örgüt içerisinden başlayarak
aslında halk gerçekliğimize kadar çok köklü bir zihniyet
dönüşümü sürecinin yaşanmasını da sağladı.”
Bu atılan adımların öyle kolay gelişmediğinin altını çizen Ozan
“nitekim söz konusu olan şey; erkeklik olgusu ile neredeyse
bütünleşen ve gücün zirvesini ifade eden savaş alanında,
sağlanmaya çalışılan eşitlikti. Önderliğin bu konuda başından
itibaren kadın lehine pozitif ayrımcılığı esas alması, kadın
ordusunun gelişmesinde çok büyük bir avantaj sağlamakla
birlikte, egemen erkek gerçekliği kendi iktidar alanını
bırakmamak için elindeki tüm imkânları kullanıyordu. Öyle ki,
fiziki imhaya yol açmaktan tutalım da, psikolojik, örgütsel,
siyasal hatta alt yapı alanında baskı, kısıtlama ve dayatmalara
kadar çok ciddi zorlanmalarla karşı karşıya bırakmalar gelişti.
Buna rağmen Kadın Özgürlük Mücadelesi, kadın kurtuluş
ideolojisi, kopuş teorisi, erkeği dönüştürme projesi temelinde
ideolojik donanımını önderliğin öncülüğünde geliştiriyordu. Bu
bağlamda klasik erkek saldırısına karşın en güçlü donanımı
öncelikle ideolojik alanda sağlama yaklaşımı, başından itibaren
vardı.”
1998 yılına kadar kadın ordulaşmasının örgütsel ifadesi olan
YAJK, bir birlik örgütlemesiydi YAJK örgütlülüğü, kitlesel alana
da yansımakla birlikte temelde mücadele zeminimizi çok fazla
aşmayan bir kapsama sahipti. Bu sürecin, mücadelenin temelini
oluşturma gibi çok önemli bir yeri olmakla birlikte, toplumsal
çalışmalarda ideolojik alanda ve örgütsel alanda açığa çıkan
ihtiyacın kapsamı artık daha geniş bir örgütlenmeyi yaratmanın
ilk adımıydı.
Kadın kurtuluş ideolojisinin 1998’de ilanından hemen sonra
Demokratik Konfederalizim Önderliği kadın partileşmesini
gündemleştirdi. Partileşme tartışmalarının yeni başladığı bir
dönemde uluslar arası komplo ile Demokratik Konfederalizm
Önderliğinin esaret altına alınmasına değinen Ozan “tüm
mücadelemizde ve halkımızın tarihinde olduğu gibi kadın
hareketinin gelişim seyrinde de bir dönüm noktası oldu ve bundan
sonraki gelişimini önemli düzeyde etkiledi. O zamana kadar
Önderliğin yakından ilgisi, sürekli düşünsel, ruhsal
paylaşımları ve pozitif ayrımcı yaklaşımlarıyla gelişen kadın
hareketi, ilk defa mücadele ettiği gerçeklikle kendi başına
kaldı. Egemen erkek gerçekliği daha belirgin ve dayatıcı olarak
açığa çıkıyorken, anlaşılacağı gibi bu gerçeklikle mücadele
etmenin kapsamı ve derinliği de artıyordu. Burada amaçlarda
netlik, mücadele stratejisinin tespiti önemliydi.”
Yaşanan tüm zorlanmalarına rağmen Kadın Özgürlük Hareketi
gelişimini sürdürdü. Toplumsallaşma alanında önemli adımlar
atılarak salt bir kadro hareketi olması giderek aşıldı. Kitlesel
alanlarla ilişkiler yoğunlaştı. Özgürlük alanlarında akademik
çalışmalar başlatıldı. Erkeği dönüştürme projesi somut adımlarla
geliştirildi. Kadın partileşmesi PJA olarak gelişti, çalışmalar
kapsam ve derinlik kazandı. Bilinç ve deneyimler gelişti. Ancak
bununla birlikte, çalışmaların kapsam kazanması tek merkezden
yürütülen partide, iktidarlaşmayı da güçlendiriyor ve elbette ki
bu, özgürlük ideallerine yansıyordu. Yaşanan bu döneme ilişkin
Ozan “egemenlikli yapılarla mücadele edilirken, benzeşmemenin
tedbirlerini öncelikle zihniyette geliştirmek gerekir. Erkeğin,
kendi sahasında savaşmaya zorladığı kadın, bir süre sonra
kendine yabancılaşma ve sitemin bir parçası haline gelmekten
kurtulamıyordu. Nicel gelişme ne kadar büyük olursa olsun,
kadınlar için en önemli olan şey, kendi doğal yapılarına ters
düşmemektir. Benzeşen bir güç dışarıda ki karşıtından daha
zararlı sonuçlar yaratabilirdi. Bu sebeple ideolojik ve felsefik
boyutlu gelişmenin önemi çok büyüktür. Zihniyet dönüşümü önce
kafada, ruhsal yapılanmada gelişme sağlarsa yaşamsal bir önemi
olur. Bu anlamda yaşamsal olur, toplumsal dokuya işler ve
toplumsal dönüşüme katkı sunmak mümkün olur.”
Kadın hareketi olarak o dönem yürütülen çalışmalar yaşamın
somutluğuna çok fazla inmeyen teorik çalışmalardı. Bu anlamda
toplumsal, ideolojik, meşru savunma alanlarının tek merkezden
yönetilmesi değil, bu alanların kendi özgün örgütlenmelerine
kavuşarak, uzmanlaşması ve daha yatay bir ilişki ile geniş bir
örgütlenme ağına ulaşılması esas alındı.
Demokratik Konfederalizm Önderliğinin PAJK olarak adlandırdığı,
ideolojik partileşme kararı 5. kadın kongresinde alındı. PAJK,
kendi farkında olan, yaşamın anlam gücünü yaratan, toplumsal
yaşamı yeniden düzenlemeye çalışan bu anlamda ‘başka bir yaşam
biçimi de olabilir’i gerçekleştirmeye kendini adayan kadınların
toplanacağı bir kadro partileşmesi oluyor. Bu misyon, Demokratik
Konfederalizm Önderliğinin tanrıçalık olarak ifade ettiği bir
duruşu gerekli kılıyor.
Neden
Tanrıçalık
Kürdistan ve Ortadoğu’nun tarihsel değerlerinde özgür kadın
etrafında şekillenen yaşam anlayışına sahip çıkarak, bu
topraklarda yeniden özgür günlerin kurulabileceğinin iddiasını
oluşturmak esas oluyor. Kadın Özgürlük Mücadelesini daha
yaşamsal gerçeklere kavuşturup kendi ayakları üzerine oturtmak
önemli. Bu anlamda tanrıçalaşma kavramı soyut da olsa, Ortadoğu
topraklarındaki ilk toplumsal forma işaret etmesi itibariyle
somut olana dayanma eğilimiyle kullanılan kavramlar. Demokratik
Konfederalizm Önderliğinin “bir halkı savunmak” eserinde,
“tanrıça, kendi evrenselliğini bilince çıkaran, demokratik güç
dengesinde yerine tam oturan, özgür ve eşitliği toplumsal
ilişkilerinde yürüten kadın” biçiminde tanımlıyor. PAJK
ideolojik bir parti olarak temel üretimini bu alanda
gerçekleştirmekte. Yani sadece belirlenen bir strateji
çerçevesinde tartışmalar yürütme değil, kadın gerçekliğinin
farkına vardıkça, ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda kapsam
ve derinlik kazandırma olacak. Değişkenliğe açık olacak,
ihtiyaçlar ekseninde kendini belirleyecektir.
Yürütülen
Çalışmalar
PAJK bir yanıyla kadın özgürlüğünün, kurtuluşunun felsefi
ideolojik, teorik çerçevesinde kapsam ve derinliği geliştirmek
işlevi üzerinden çalışmalar yürütürken ki, bunlar, eğitim,
araştırma, inceleme çalışmalarının değişik biçim ve içeriklerde
düzenlenmesi temelinde geliştirilmeye çalışılıyor. Sabit biçim
ve yöntemlerden kaçınarak, çalışmaları yürüten bileşiminin
ihtiyaç ve seçimleri ile eğitim yöntem, biçim ve aşamaları,
araştırma-inceleme konuları, yöntemleri oluşturuluyor. Diğer bir
boyut ise, oluşan birikim ve yoğunluğun üretime ve yansımaya
dönüştürülmesi, yaşama akması. Bunu edinilen birikim ve
yoğunlaşmanın teorik, edebi, güncel vb. yazınsal çalışmalara
dönüştürülmesinden tutalım, kültür-sanat alanında ürün ve
derinleşmelere dönüştürülmesine, temel konularda mücadele
perspektifini genişletecek, sürekli yenileyecek çalışma
birimleri oluşturmaya kadar bir çok biçimde yapabilmek üzere
çalışmalarını planladıklarını belirten Ozan oluşturdukları
komite ve araştırma grupları ile bu çalışmaların yürütüldüğünü
belirti. Önderlik, meşru savunma, eğitim, kültür-sanat, erkeği
dönüştürme projesi, basın-yayın alanlarına yönelik komiteleri
bulunuyor.
Komiteler
Bu komitelerde kendi çalışma alanlarına ilişkin özgün derinleşme
programları da bulunmakta. Yine bu komiteler örgütler arası
ilişki kurmalardan tutalım birlikte ortak çalışmaları yürütmeye
kadar geniş bir çalışma perspektifine sahip. Ozan her komitenin
kendi başına yürüttüğü çalışmalara da vurgu yaparak “örneğin
erkeği dönüştürme projesi ile ilgilenen komitemiz, bu konuda
projenin toplumsal ayağının eksik kalışına yönelik yeni bir
çalışma başlattık. Ve öncelikle kadın hareketinin toplumsal alan
örgütleri olmak üzere ulaşabileceği ve bu konuda katkıda
bulunabilecek, aktiflik gösterebilecek örgüt ve bireylere
ulaşmayı, ilişkilenmeyi, birlikte çalışmayı vb. esas aldığı bir
çalışmayı yürütüyoruz. Yine PAJK bünyesinde erkeğe dönük yeni
bir eğitimin hazırlıklarını yapıyoruz. Ama bir yandan da konu
üzerine araştırma-inceleme, yoğunlaşma ve bunları yazınsal,
görsel, yaşamsal ürüne dönüştürme çalışmalarını geliştirmeyi
esas alıyoruz.”
Basın –yayın komitesi; şu ana kadar Kadın Özgürlük Mücadelesi
ekseninde oluşmuş başta kadın yayınları olmak üzere tüm
yayınların beslenmesi, kadın yayınlarının ideolojik anlamda
yönlendirilmesini esas alıyor. Yakında açılacak olan PAJK
internet sitesine ve ideolojik dergi vb çalışmalarına ise hız
verilmekte.
Eğitim komitesi; PAJK’ın esas bileşeni veya hazırlığını yaptığı
temel bilimler okulu çalışması için program ve materyal
oluşturma, sürekli bu çalışmalara ivme kazandırma amaçlı
çalışmaları yanında başlattığı araştırma ve yoğunlaşmalarla
özgür eğitim anlayışı ve tarzı, bunun kadın için
somutlaştırılmasını gündemine alıyor.
Meşru savunma komitesi; hem YJA STAR gücüyle bir ilişki ve
diyalog halinde olup yoğunlaşmalarına katkı sunma,
derinleştirilmesine yardımcı olurken bu konuda kadın bakışını
güçlendirecek araştırma, yoğunlama çalışmaları da yaparak
felsefi, ideolojik, teorik ürünlere dönüştürme çalışmaları
yapmakta.
Kültür-sanat komitesi; ağırlıkta bu alanda felsefi yaklaşım ve
birikim oluşturma sorunu üzerinden yoğunlaşmalarını sürdürüyor.
Kadınının en yaratıcı ve yoğun kendisini ifade edeceği bu alanda
köklü bir çalışma ve örgütlülük için belli bir alt yapı
hazırlığı içinde. Ayrıca toplumda kadının yarattığı kültürel
değerleri, mücadeleyle kadının bu alanda yarattıklarını açığa
çıkarmak, sahiplenmek ve bundan sonra kadının kültürel
birikimini yaşatmak, yeniden yaratmak ve sanatsal alanda
yaratıcı gelişimleri olanaklı kılmak üzere ortaklaşabilecek,
ortaklaşması gereken kadınların bir araya gelmesi için de bazı
girişimlerde bulunacak.
Yine KJB’nin diğer bileşenleriyle ortak yürüttükleri
çalışmalarda mevcut. Özgür kadın tarihini ele alan belgesel
çalışması bunlardan biri olmakta.
KJB
İçindeki Yeri
KJB, Kadın Özgürlük Hareketinin toplumsal, ideolojik ve meşru
savunma alanındaki tüm örgütlerini birleştiren çatı
örgütlenmesi. Kapsam ve yöntem olarak çok yönlü gelişen, değişen
mücadele gerçekliğinin bir sonucu olarak örgütlenme de kendi
içinde özelleşmiş, insiyatifli örgütlenmelerin birleşik hareketi
KJB ile sağlanıyor. KJB bileşenleri içinde PAJK, ideolojik alan
çalışmalarını yürütmek olmakta. Kadın Özgürlük Mücadelesinde son
yıllarda ortaya çıkan sorunlar ekseninde hem iç mücadelede
yaşanan olumsuzluklar, hem de Demokratik Konfederalizm
Önderliğinin yeni bir felsefi, ideolojik bakış açısını çok
kapsamlı olarak geliştirmesi ideolojik alanda ciddi bir tanım ve
netleşme sıkıntısı yarattığını ifade eden Ozan “zamanında ve
yeterli derinlik ve kapsamla cevap olunmadan ileriye
gidilemeyecek böylesi süreçlerde gerileme ve dağılma kaçınılmaz
olmaktadır. İşte bu nedenle hem genel mücadelemiz açısından, hem
de Kadın Özgürlük Mücadelesi açısından gelinen aşamada ideolojik
alan çalışmalarını özel ve yoğunluklu yürütmenin araçlarını
güçlü oluşturmak son derece önemlidir”
KJB içinde PAJK giderek anlam kazanıyor. Kapsam ve içerik olarak
çalışmalar pratik uygulamada KJB’nin diğer bileşenleriyle
beraber geliştiriliyor, ya da onlarla doğrudan, dolaylı
etkileşim, ilişki halinde. Her şeyden önce, PAJK üye adaylarını
KJB’nin tüm bileşenlerinden alıyor ve PAJK’ta çoğunlukta her
alan çalışmasına yönelik kadro yetiştirme perspektifi sonucunda,
çalışma ve eğitimlerde belli bir düzey kazanan birçok kadro
KJB’nin ilgili bileşenlerine katılıyor. Sürekli bir akış halinde
kadının ideolojik, felsefi, teorik olarak derinleştiği,
kişiliğinde özgürlükçü yoğunlaşma ve yaklaşımları
derinleştirdiği, daha güçlü biçim ve tanım kazandırdığı zemin
olarak gelişiyor. Böylece PAJK KJB’nin temel kadro yetişme
zemini olarak işlev görüyor. Yaptığı çalışma ve üstlendiği
misyon ile de Kadın Özgür hareketinin ideolojik öncülüğü olarak
ta temel bir işleve sahip. Bu temelde KJB yürütmesinde dört,
sözcülüğünde bu ilk dönem için iki arkadaşla temsil ediliyor.
Bunlara bağlı olarak KJB ve onun bileşenleriyle sıkı bir ilişki
ve ortak çalışmalarını yürütüyor.
B-PKK –
Partiya Karkeren Kurdistan
Bilindiği gibi PKK, Kürdistan’da özgürlük mücadelesinin
gelişimini sağlayan ve bir ilk olma özeliğiyle ortaya çıktı.
Sistemin değer yargılarına hep kuşkuyla yaklaşırken verili olanı
hiçbir koşulda benimsemedi. Bunun için PKK oluşum aşamasından
itibaren, yeni kadın ve erkeği, yeni bir toplum yaratma
mücadelesi olarak gelişti ve kısa sürede toplumun tüm kesimleri
üzerinde etkili oldu. Toplumsal anlamda devrim niteliğinde
değişim ve gelişmelere yol açtı. PKK’nin tüm bu mücadele
süreçlerinde kadın özgürlüğüne ilkesel yaklaşımı yoğun bir kadın
katılımını da beraberinde getirdi. Demokratik Konfederalizm
Önderliğin tüm sorunların kaynağını kadının köleleşme düzeyi ile
ele almasına paralel olarak kadın özgürlük mücadelesinin
örgütlenme araçları da giderek derinlik kazandı. Kadın özgürlük
hareketi, ise özellikle Kürt kadınında önemli bir aydınlanmayı
ve güçlü bir iradi duruşu yarattığı bilinen bir gerçeklik.
Kendini tanımaya başlayan ve özüyle buluşan Kürt kadını,
toplumda sosyal dönüşümün öncü gücü olma rolünü de oynamakta.
Tabi bütün bunların yanında yaşanan yetersizliklere de değine
İnşa Okulu öğrencilerinden Roni Eylem “zamanında gereken
değişimleri gerçekleştirememe kendisiyle beraber ciddi sorunlara
da zaman zaman yol açtı. PKK’nın değişim ve gelişim gücü olan
kadın hareketi de, bu anlamda gerekli olan değişimi yeterince
yaşıyamadı. Yaşanan bu yetersizliklere rağmen, otuz yılı aşkın
mücadele tarihimizde yürüttüğümüz özgürlük mücadelesi ve
etrafında yaşanan gelişmeler önemli kazanımlar ortaya çıkardı.”
Bu temelde, demokratik ekolojik cinsiyet özgürlükçü toplum
paradigmasıyla kendini yeniden yapılandıran PKK, kendisini
sürekli yenileyen dinamik bir yapılanma olma özelliğini
sürdürüyor. Toplumsal değişimin ve dönüşümün öncü gücü olarak
ifade edilen kadının ise, özgürlük mücadelesinin tanımı ve
anlamı itibariyle bu örgütlülük içinde yer bulması gerekmekte.
Çıkışından günümüze kadar kadın özgürlüğünü temel eksen olarak
ele alan PKK, bugün de bu esas üzerinden yeniden inşasını
gerçekleştirmekte. Bir hareket içindeki kadının örgütlülük gücü,
o hareketin de gücünün göstergesi olarak nitelendiriliyor.
Kendi
Başına Bir Olgu
Kadın özgürlüğü, demokratikleşmenin özünü teşkil ettiği gibi,
kendi başına ele alınması gereken olguların başında gelmekte.
Genel anlamda özgürlük ve eşitlik kadın için direkt özgürlük ve
eşitlik olmayabilir. Bunun için esas olan özgün çaba ve
örgütlülük. Kadının bizzat kendi demokratik araç, örgüt ve
çabasını sergilemekte. Bu ise kadını “kendi” yapan vazgeçilmez
bir ilkesi oluyor. 21.yy kadın özgürlük mücadelesinin yüzyılı
esprisiyle hareketle PKK’nin değişim ve gelişim gücü bu bakış
açısıyla ortaya çıkıyor. Eylem “bu PKK’nin özüdür. Hangi
örgütlenme içerisinde olursa olsun özgünlüğü yaratan kadın, bunu
örgüte, iradeye ve eyleme kavuşturmasıyla gelişmeyi yaratır. Bu
hem kadın için, hem de genel mücadele için esas olandır.”
Deyerek ifadeye kavuştururken PKK içindeki kadın örgütlüğü de bu
ihtiyaç temelinde gerçekleşeceğini vurguladı.
Örgütlülüğün Zemini
Oluşan yeni PKK de kadın örgütlülüğün nasıl olacağı üzerine hala
tartışmalar sürmekte. Hem kadın örgütlülüğünün getirdiği
kimlikle katılım, hem de genel mücadelenin her alanında yer
alma, nasıl bir örgütlülükle en iyi ifadesini bulur? Sorusunun
cevabı tartışılıyor. Ancak bu konuya dönük belli bir
yoğunlaşmanın varlığından söz edilebilir. Kadın örgütlüğünün
birbirini tamamlar bir niteliğe kavuşturma, taşınan misyonu
yaşamda yerli yerine oturtma ve bu temelde mücadelenin
gelişiminde yer alma temel amaçlardan. Kısa bir süre önce
gerçekleştirilen Kongresinde de bu yönlü kararlara gidildiğini
ifade eden Eylem “önümüzdeki süreçte bir kadın konferansına
gideceğiz. Şu an hazırlık aşamasındayız. Bu konferansla hem PKK
içindeki kadının rolü üzerine, hem de kadın iradesinin bir
örgütlüğe kavuşturulmasına ilişkin tartışmalar geliştirerek
belli bazı sonuçlara varacağız.”
PKK içinde süre gelen bir kadın örgütlüğü geleneği söz konusu.
Temelini bu gelenekten almakta. Kadın hareketinin geldiği
örgütlülük düzeyi, edinilen tecrübeler buna güçlü bir zemin
sunmakta. Yani var olan gerçeklik çerçevesinde zaten bir kadın
kültüründen geldiklerini belirten Eylem “ Ancak bunu daha güçlü
ve etkin kılmak, bu aşamada asıl önemli olandır. PKK bunu kendi
cephesinden daha güçlü kılma çabası içindedir. Kadın olmak,
kadın kimliğimizle aynı mücadelede birleşmek bizim için zaten
birçok şeyin ifadesi olmaktadır. Bu yaratılan yeni bir
kültürdür. Bugün her alanda ayrı ayrı kadın örgütlülüklerimiz
var. Böylesi bir zemin PKK içindeki kadın örgütlüğüne güç
vereceği gibi, gelişim esaslarını da az çok ortaya
çıkaracaktır.”
PAJK ile
Arasındaki Farklar
PAJK, kadın hareketinin daha özelde ideolojik derinleşme ve
üretim alanı olarak gelişmekte. Özgür kadın kimliğinin yeniden
tanımlanması, yeni bir yaşam alternatifi olarak nasıl
şekilleneceği üzerine ideolojik bir mücadele yürütmekte ve bunun
yaşamsallaşması olarak değerlendirmekte. Kadına ait bir yaşam
sisteminin somut olgular üzerinde tespit edildiği, tartışıldığı
ve geliştirildiği bir yer olarak ifadeye kavuşmakta. Yani kadın
özgürlüğünde ve özgünlüğünde yoğunlaştırılmış bir hareket.
PKK’de ise kadın özgünlüğünün yanında mücadelenin genel
ihtiyaçlarını kapsayan bir nitelik söz konusu. Sonuçta her iki
örgütlülük de aynı ideolojik kaynaktan beslenmekte, onunla var
olmakta. Ancak pratikleşme anında farklılıklar söz konusu. Bu
farklılıkları Eylem “kadın özgünlüğünde yoğunlaşmayla, genel
ortamda yoğunlaşmanın aynı olduğunu söylemek çok gerçekçi olmaz.
Fakat kadın hareketinin her alanda temsilini bulması
gerekmektedir. İdeolojik hareketler olmamız bunu çok daha önemli
kılmaktadır. Bu anlamda birbirine bağımlı ve birbirinin
tamamlayan örgütlülükler olma özelliğini taşımaktadır. Bu
sağlandığı süre her iki hareketin de gerçekten kadın
örgütlülüğünü sağladığından bahsedebiliriz” diyerek ortaya
koyuyor. PKK içindeki kadın örgütlülüğüyle, PAJK eşgüdüme
dayalı, ideolojik alana ilişkin erkek egemenlikli zihniyete ve
yarattığı tahribatlara karşı vereceği mücadeleyle, halkları
özgürlüğe daha yakın kılacak.
KJB’nin
Neresinde
Kendini iş ve rol koordinasyonu temelinde örgütleyen KJB,
gelişip çeşitlenen, fakat parçalı ve dağınık kalan öz
örgütlenmelerini çatısı altında demokratik konfederasyon
esprisiyle bir araya getirdi. Kendi öz örgütlülüklerini
yaratarak, karşılıklı bağımlılık ve eş güdüm temelinde
koordinasyona kavuşturmak esas amaçlardan. PKK içindeki kadın
gücü de bu espriyle KJB içinde yerini almakta. PAJK’la beraber
kadının ideolojik öncü gücü olarak KJB içinde temsilini
bulmakta. Kadın kurtuluş ideoloji temelinde tüm ideolojik
çalışmalarda üretimin sağlaması ideolojik derinleşmenin ve
yayılmanın sağlanması için mücadele de yürütecek. Bir kadın
gökkuşağı olarak ifade edilen KJB, PKK’deki kadın gücü de bu
gökkuşağındaki ana renklerden biri olmakta.
Projeleri
PKK yürüttüğü otuz yılı aşkın mücadelesiyle önemli kazanımlar
ortaya çıkardığı gerçekliğiyle bu gün Demokratik Konfederalizm
Önderliği Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu yeni paradigmayla
yeninden bir yapılanma sürecini yaşıyor. Bunun en yüksek
kararlaşma düzeyiyle gerçekleşen yeniden inşa kongresi oldu. Bu
aynı zamanda genel hareket açısından da yeniden inşanın ifadesi.
Bu mücadele yaşamının önemli bir zaman diliminde bir “soluk
”alış olarak ifadelendiren Eylem “ideolojik mücadele her geçen
gün önemini daha fazla açığa çıkarırken, bu alanı güçlendirmek
ve mücadelenin en çetin alanı olarak ele almak başarının da
ifadesi olacaktır. Toplumun dönüşümü için önemli bir aydınlanma
çalışması şarttır. Bütün çalışma sahalarımızda ideolojik çizgiyi
geliştirmek birey ve toplumda aydınlanma faaliyetlerini büyütmek
temel amaçlarımızdır. Bunun için yoğun bir araştırma inceleme
çalışması gerekmektedir. Bilme gücümüz sistemin ufkunu aşmak
zorundayız.”
Bu hareketin kadrolarına dönük ise yoğunlaştırılmış eğitim
çalışmaları toplumu gerçek bilgiyle buluşturma, kültürel ve
sanatsal çalışmalarla ruhunu beslemek önemli olduğunu belirten
Eylem “sistem her anlamda kendi egemenliğini sürdürme mücadelesi
vermeye devam etmektedir. Bunun karşısında donanımlı olmamız
bizim için başarının ifadesi olacaktır” diyerek PKK’deki kadın
gücü olarak kadın kimliğinin özgürlük mücadelesinde aktif bir
rol oynama, her anlamda bir katılımı sağlama temel hedefleri.
Tabi bütün bunların daha çok aşk, tutku işi olduğuna inanılıyor.
Bilimi sevmek, aydınlığı sevmek, sanatı sevmek, bütün bunlardan
korkmamak önemli olan. Mücadelenin en zorlu dönemlerinde de hep
bu aydın yüzler bilim yüklü beyinler, yaşamlarının belki de en
sadeliğinde büyük değerler yaratanlar ise Zilanlar, Beritanlar,
Şilanlar bunun en açık ifade edilmekte. Aslında bu ruhla varlar.
Anlamlı ve değerli olan da bu olduğu bir gerçeklik.
Geri Dön |