|
Xalide
Afrin ile (BDT) Rusya alanındaki çalışmalarına yönelik yapılan
röportaj
YJA çalışmaları Rusya alanında nasıl örgütlendiriliyor?
Çalışmaları değerlendirmeden önce biraz Rusya alanında yaşanan
realiteye değinmekte yarar olacağını düşünüyorum. Rusya
alanında, 1990 yıllından günümüze dek kadın çalışmaları
yürütülüyor. Bizim çalışmalarımıza destek sunan ve katılan
birçok kesimde var. Bu kesimlerin, Yurtseverlik düzeyleri
gelişkindir. Ülkelerine geri dönüş ve özlemleri de çok
yüksektir. Kürt kültürü, dili ve sosyalitesi yüksek bir halk
örgütlenmesi var. Rusya da yaşayan Kürt halkına karşı yürütülen
eritme ve inkar politikalarına karşı, Kürt kültürü kendisini
koruyup geliştirmeyi hedefliyor. Kadın öncülük rolünü en fazla
yaşayan kesimdir. Yürütülen bu politikalara karşı da hiçbir
zaman etki altına girmeyen bir halk gerçekliğimizde söz
konusudur. Rusya’da yaşayan Analara baktığımızda dahi Kürt
kültürünün nasıl yaşandığını görebiliriz. Bu da oldukça
çekicidir. Çocukları dillerini unutmasın diye analar sürekli
kendi ana dillerini konuşup onları kendi kültürleri ile
büyütürler. Erkekte kendi sanatsal etkinliklerini sürdürüp bu
kültürün yaşamsal kılınması için mücadele eder. Bu gerçekliğe
baktığımızda da görüyoruz ki, çalışmaların örgütlendirilip
yaratılması için çok güçlü bir zemin söz konusudur.
İlk yıllarda çalışma örgütlülüğümüz pek fazla oturtulmamış olsa
da ilerleyen zamanlarda ve Demokratik Konfederalizm Önderi
Başkan APO’nun, uluslar arası komplo sürecinde Rusya’ya gidişi,
Beritan, Tayhan ve Rojhat arkadaşların kendi bedenlerini
ateşlere vererek yakmaları sonucu halkta, çalışmalara katılma
kararlılığını katıksız gösterdi. O süreçten itibaren halkta
gelişen özgürlük istemindeki artış ve bilinç ile bizim
arkadaşlarda , çalışmaları daha bir aktifleştirip
yaygınlaştırdılar. Kürtlerin yaşadığı birçok alanda kadın
komiteleri vs çalışmalar yürütüldü. Bu komiteler aracılığı kadın
komiteleri güçlendirildi ve kadının örgütlülük düzeyi artırıldı.
Kadın kurtuluş ideolojisi de bu çalışmalar aracılığı ile
tanıtılıp yaygınlaştırıldı. Çalışmaların daha fazla
örgütlendirilip sisteme kavuşturulması için eğitim sistemleri
daha bir renklendirilip yürürlülüğe konuldu.
Genelde, çalışmalarımız 3 ülkede örgütlendiriliyor. Orta Asya,
Rusya ve Ukrayna da.
Orta Asya alanında; Bu alanda Kürt halkı, federal yapılanmaya
sahiptir. Dönem sorumluları var. Örneğin; Kazakistan’da 7
şehirde, Kürt Kültürünü oluşturma temelinde bir örgütlülüğe
gidilmiştir. Kadının kendiside bu çalışmalarda komiteleşme
tarzında örgütlenmesini yaratmıştır. Yerel komitelerini köy,
kasaba ve şehirlerde yaratmışlardır. Bu ülkede yaşayan birçok
kadın kesimi ile kendi ilişkilerini yaratmışlardır.
Rusya ve başkenti Moskova da, kadının kendi kurumları
oluşturuldu. Özgür kadın organizasyonları olarak kendilerini
örgütlüyorlar. Bu kurumlar yılda bir konferanslarını yapıyorlar.
Bu konferanslarda yönetim seçimleri yapılır. Kadının yaşadığı
sorunlar tartışılır ihtiyaçlar belirlenir. Bu kurum kadının
kültürel, toplumsal ve diplomasi çalışmalarını yürütüyor.
Kadının sesi dergisi çıkartılıyor. Bu kurum, komin sistemlerini
her şehirde yaratabilir ancak ekonomik sorunlardan dolayı
kendilerini örgütleyemediler. Rusya’nın birçok şehrinde
komiteler aracılığı ile kadın örgütlenmeleri yaratılıyor.
Ukrayna alanında ise, önceden kadın evleri yaratılmıştı. Bu
sonlarda kadın kurumları açıldı. Resmi bir biçimde bu kurumda
kendilerini örgütlüyorlar. Bu alanlarda kadına uygun ve makul
çalışma yürütme koşulları var. Yasal, açıdan da kadın
çalışmalarını yürütme konusunda, çok ciddi bir sorun yoktur.
Buna rağmen, YJA çalışmalarımız bu ortamlarda henüz
oturtulamamıştır. Sebebi ise, YJA çalışmaları oldukça esnek,
demokrat ve komünal, tarza dayalıdır. Bunların oluşturulabilmesi
için belli bir emek gereklidir. Birde konfederal örgütlenme
bilincinin pek fazla yok. Aslında federal bir yapılanma zemini
yüksek bunlar aracılığı ile bir çok çalışma oturtulabilinir.
Çünkü; çalışmalarımız genelde yerelden başlıyor. YJA, Kadın
kimliğini ve iradesini açığa çıkardığı için bu yereller
aracılığı ile bir çok sonuç alınabilinir. YJA çalışma
stratejisi; kendini, tüm kadın yapısına ulaştırıp ve tüm
kadınları kapsıyor. Gelişkin ve öncülük edebilmek için kendi,
kendisini meclis ve komünlerle örgütlüyor. Her bir kadın kendi
sesini, ifadesini bu komünlerde ve meclislerde bulabiliyor.
Kadınların tüm sorunları ve ihtiyaçları bu kuruluşlarda
tartışılıp giderilmeye çalışılıyor. Belli sonuçlara da
ulaşılıyor. Bir nevi karar mekanizmalarını oturtuyorlar da
diyebiliriz. Bu sistemi oturtabilmek için oldukça emekler
harcandı. Belki belli yetersizlikleri var ancak emek ve çaba
bunları da gidermeye dönük olduğu için anlamlıdır. Örneğin, son
yıllarda YJA çalışmalarını oturtabilmek için birçok çalışma
alanında konferanslar düzenlendi. YJA, bilincinin, mücadele
perspektifinin oturtulması için emekler harcandı. Kendi
adaylarını seçimler aracılığı ile oluşturup genel konferanslara
yolluyor. Tüm alanlarda yürütülen konferanslarda açığa çıkan
kadınların sorunları, ihtiyaçları tartışılıp üst konferansa
gelince de bu genel konferansta da ele alınıp sorunlar
giderilmeye çalışılıyor. Kısa ve uzun planlama, projeler bu
konferansta ele alınıp uygulanıyor. Seçimler aracılığı ile köy
ve şehirlerin meclis üyeleri oluşturuluyor bunlarda o alanların
yönetimleri oluyor. Bu yönetim idaresi altında komiteler
oluşuyor. Bu komitelerde, kültür, basın, dil ve örgütleneme
komiteleri oluşturulur. İşte bu tarzda bel kemiği olan kadın
örgütü yaratılıyor. Eski geleneksel, örf adetler aşılamadığı
için, kadının yaratmak istediği modern kadın sistemi
oluşturulamıyor. Bu açıdan da çalışmalarımız genelde ziyaret,
toplantı, propaganda- ajitasyon tarzını aşamıyor. Kadın
ihtiyaçları belirlenip daha sonradan onların
örgütlendirilmelerine gidilmesi gerekiyor.
Kadın meclis örgütlenmelerinin amaçları nelerdir? Bu meclisler
ile neleri hedefliyorsunuz? Komisyonlar ile neleri
yaratacaksınız?
Meclislerin oluşturulmasının temel hedefi, egemen erkek
zihniyetini aşıp halkların çıkarını gözeten ve esas alan bir
toplumu, yaşam modelini oluşturmaktır. Egemen sistem kadının
iradesini, emeğini parçalayıp yok ettiği için onların
denetiminden çıkıp kendi ihtiyaçlarını istem ve talepleri için
mücadele etmeyi hedefliyor. 21 yy gerçekliğinde yaşanan çok
başlılık, çok karışık ve çok kimliklilik, halkların bir
birlerini yadsıyan değil tamamlayan ve ortaklaşan tarzda
ilerlemesidir. Ortadoğu gerçekliğinde yaşanan çıkarlar
pazarlanması bize gösteriyor ki, tüm Kürt halkının üzerinden
yürütülen politikalar aslında hiçte öyle kolay aşılmayacaktır.
Tüm bilim adamları ve sosyologlar bu sistemi eleştirip yeni bir
sistemi oluşturmayı hedefliyorlar ancak hiç biri de bu halkların
ortak çıkarına, denk bir yaşam modeli oluşturamadılar. Ta ki son
yıllarda Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan’ın
yaşamsal kılmak istediği Demokratik Konfederalizm yaşam modeline
dek. Meclisler ve komünler aracılığı ile halklarının demokratik
sistemini yaratmaya oldukça elverişlidir. Bunun içinde bizde
önderliğimiz gibi ısrarcıyız, halk meclislerinde ve
komünlerinde. Konfederalizm sistemi kadından istenen bir
sistemdir. Nedenleri de çoktur. Oldukça yapısal ve yaşamsal olan
bu sistemin öncülüğünü kadın yaratacaktır. Rusya sistemi,
azınlık halklarına, haklar tanıyor ancak bu azınlık halkları çok
sinsice kendi yaşam felsefelerine ve sistemlerine bağlıyorlar.
Bunları da genelde istihbaratlar aracılığı ile yapmaya
çalışıyorlar. Kadın baskıcı bir sistmeden kendisini meclisler
aracılığı ile çıkarmalıdır çıkarabilir de. Çünkü kendi
kimliğinden ve iradesinden oldukça mahrumdur. Bu yüzden çok
büyük bir emek gerekiyor kadının ortaklaşmasına. Konfederalizm
sistemi, Kadın sisteminin, iradesinin, kimliğinin
çıkartılabilinmesi için oldukça elverişlidir. Kadın toplumda en
aktif güçtür. Özelde de üretim merkezlerini yaratım ve
insanlığın değerlerini birleştirme konusunda. Bu meclislerin
oluşumunda kadının tarihte kaybettiklerini yeniden yaratabilmek
için kendi özüne ve yaratımlarına sahip çıkıp oluşturacaktır.
Komünlerin oluşumu meclislerin oluşumunda birinci adımdır.
Komünler kendi komitelerini oluştururlar. Basın, ekonomi, hukuk,
kültür vs. bu komitelerin tüm temsilcileri meclislerde yer
alırlar. Bu gelişmeleri yaratmak Rusya gibi bir ülkede pek sorun
teşkil etmez. Birçok kesimden halkın olması büyük bir
avantajdır. Ancak halkımız bu sisteme oldukça uzaktır.
Kadınların bunun için bir eğitim sistemini oluşturması
gerekiyor. Bu sisteme ihtiyacımız var. Komünler aracılığı ile
komisyon çalışmaları oturtulmuş ancak istediğimiz tarzda
değiller.
Kadının yaşadığı tüm toplumsal sorunlara dönük projeleriniz
nelerdir. Şiddet içerikli sorunlar vs konuları değerlendirebilir
misiniz?
Kürt kadını Rusya sahasını da dinamik bir güçtür. Aktif bir
tarzda siyasal alanda rol oynuyor. Demokratik sistem içinde öncü
bir güç rolünü üstlenmiş ve yapıyor. Önderliğe de sahip çıkmak
istiyorlar. Bağlılıkları son derece yoğun ve bilimseldir. Tüm
bunlara rağmen siyasal, ekonomik ve toplumsal sorunlar
yaşanmaktadır. Ve sistem analizi için oldukça zayıftır.
Aşiretçilik ve babasal gelenek oldukça hakimdir. Bu açıdan
kadının gelişiminin önünde en büyük engel konumundadır. Kadın
üzerinde çok yoğun şiddet uygulanıyor. Kadının kendisinin de
hiçbir refleksi yaşanmıyor bu şiddet içerikli yaklaşımlara.
Rusya alanında, halkımız iki kesimdir. Bir kısım Yezidi bir
kısım ise Müslüman. Yezidi halkımız genelde kadın özgürlüğünü
biçimsel olarak tanımlar. Güzel elbise, kaliteli yaşam istemi vs
kapsamındadır. Siyasal çalışmalara pek fazla katılmazlar.
Düşünsel gelişmeyi benimsemezler. Ortaokula ulaşınca kadın
okuldan alınır, namus meselesi olarak değerlendirilir. Erkeğin
birden fazla evliliği haktır ama kadının boşanma hakkı dahi
yoktur. Erkeklerin Rus kadınları ile ilişkilenme hakkı vardır.
Tüm bunlar, kendi eşlerinin cins haklarını göz ardı eden bir
tarzda şekilleniyor. Bu durum hem fiziksel hem de psikolojik
hastalıklara neden oluyor. Kadın bunlara karşı gelince de şiddet
ile karşı karşıya geliyor. Bu açıdan da kadın sistemin etkisi
altından kurtulamıyor ve sessiz çaresiz kalmak zorunda kalıyor.
14 yaşında kadınların evlendirilmesi kadının yaşamına en büyük
darbedir. Kendini tanımadan evlilik her türlü şiddeti yaşaması
ve sesini çıkaramaması büyük bir acıdır. Annelerin görevi de
kızlarını en fazla erkeklere nasıl yamamaktır. Ailenin namusunu
bozmamak için tüm bunların hepsini yapmaya mecburdur. Rusya da
kadınlar genelde çok erken yaşlarda yaşamlarını yitiriyorlar.
Müslüman kesim ise, okuma önünde engel olmuyor. Kürt davasına
sahip çıkılıyor. Yezidiler için söylediklerimizin hepsi “kadın
açısından” aynıdır. Tüm bu sorunlar çözümü bekleyen
pozisyondadır. Ve bizde çözümü getirebilecek bir hareketiz.
Kadın haklarını geliştirmek için eğitimler bilinçlenme
faaliyetleri geliştiriliyor. Yerel kadroları ve kadının resmi
kurumlarını oluşturduğumuz için kadın evlerini parti evlerini
oluşturmayı hedefliyoruz. Bunlara sahip çıktığımız oranda da
birçok gelişmeyi yaratabiliriz. Kadının ekonomik açıdan kendi
bağımsızlığını oluşturması için birçok girişimimizde var. Kadın
ve aile sorunları en derinlikli Kürt ailelerinde yaşanmaktadır.
Diğer kadın örgütleri ile ilişkileriniz nedir amacınız sadece
Kürt kadınlarını örgütlemek midir?
Diğer kadın örgütleri ile mücadele edip kendi ideolojilerimizi
yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Kadınların tüm sorunları ortaktır.
Hangi halktan olduğu çok önemli değildir. Kadın sorunu, 21 yy’da
zirveye ulaşmış. İnsanlığın en büyük sorunu haline gelmiş ve
çözümü bekleyen bir sorundur. Biz özgür kadın hareketi olarak,
yaratılan ideolojimizi tüm dünya kadınlarının hizmetine sokmayı
hedefliyoruz. Ancak pratiğe geçirmede zorluklar yaşıyoruz.
Ekonomik ve yasal sorunlardan kaynaklı. Kadın şiddeti, seçme
seçilme sorunları, namus, intihar vs sorunları ortaklaştırıp
aşmayı hedefliyoruz. Kadın için mücadele eden her kesimi
kapsayıp Önderliğimizin yarattığı Kadın özgürlük ideolojisi
ekseninde tüm dünya kadınlarını bir araya getirmeyi
hedefliyoruz. Kadının yoldaşlığına inanıyorum. Sevgisine de
güveniyorum. Kadının, kendisini toplumda yaratarak tüm insanlığa
mal eden zekasına güveniyoruz. Kadının özgürlük mücadelesi
uğruna şehit düşen tüm arkadaşlarımızı, yoldaşlarımızı ve
kardeşlerimizi hissederek yaşayarak onların yarım bıraktıkları
mücadelelerine sahip çıkıp özlemlerine cevap olacağımıza dair
bağlılık sözümüzü de yeniliyoruz.
Geri Dön |