|
USAME BİN-LADİN VE FETHULLAH GÜLEN KARDEŞLERİN
BABASI...
|
Amerika Usame Bin-Ladin’de neyi büyüttüyse Gülen ve
cemaatinde de aynı şeyi büyütüyor. Her şey dönemsel ya
da stratejik çıkar hesaplarına göre belirleniyor.
Yaşananlardan sonuç çıkarma toplumun refahını düşünenler
için geçerli olduğundan Amerika bu sorumluluktan uzak
duruyor. Hukukun üstünlüğünden dem vuranlar, son
dönemlerde Libya için değerlendirmeler yaparken
Kaddafi’yi linç ederek, aslında hukukun sadece bir
reklam kavramı olduğunu itiraf ettiler. Saddam’ı asan
güçler Kaddafi’yi çok rahat sağ bırakıp adil bir şekilde
de idam edebilirlerdi ki bu da tartışmalı bir konu ancak
ahlaktan yoksun bir ölüm zülmün ya da haksızlığın yanıtı
değil meşrulaştırılması anlamına gelir. Zaten ellerinde
olan Usame Bin Ladin’i çıkarları gereği gerekli
gördüklerinde kurbanlık bir koyun gibi boğazladılar!
Usame Bin Ladin mi yoksa önce onu büyütüp sonra
boğazlayanlar mı daha vahşi? Bu topraklardan akan kanlar
çoook uzun bir süredir batı kokuyor, Amerika kokuyor!
Bölgenin gerici, tutucu, statükocu devletçi güçleri
kokuyor! Her yerde kan gövdeyi götürüyor ve bu kanın bir
ucunda sahte Batı uyruklu dini örgütlenmeler ve sahte
şeyhleri var. Küreselleşmek isteyen sermaye kokuyor. Tek
ahlakı para olan bir avuç sermayedar kokuyor. İroniye
bakın ki;
Bu aralar herkes sorunların siyasetle ve barışçıl
yollardan ya da hukuk yoluyla çözülmesinden bahsediyor.
Özellikle batı siyaseti önce karıştırıp sonra bu
mesajları vermekle mükellef! Amerika ise bu konuda
ihtarları dikkate almayan rejimleri dize getirmenin
asayiş gücü. Toplumların aşırı tepkisini çektiğinden
dolayı, artık öyle birebir müdahale de etmiyor global
sermayenin devletli güçleri.
Kapitalizmin ve finans kapitalin çıkmış çivilerini
herkes görüyor artık, ama fırsatını bekliyor. Halkların
eline bir fırsat geçse bir teki kalmayacak şu dünya
yüzünde. İşlerin cemaatlere kalması Ortadoğu’da bir
çözüm gibi görünebilir ancak islamiyeti çok derin
yaşamış olan müslüman halklar İslamiyetin iktidarcı
güçler elinde daha Hz Muhammed’in cenazesi yerdeyken
yozlaşmaya başladığını ve gerçek islamın sine-i millet
yaptığını bilir. Radikal islam adına Tanrının evini
bombalayanlar, insanların boğazını tekbir getirerek
kesenler Tanrının verdiği canı ancak Tanrının alacağını
unutabilir, ancak gerçek müslümanlığı halk unutmamıştır.
Adı barış olan İslamiyetin bu kadar iktidar ile
kirletilmesine ve iğfal edilmesine elbette gereken
cevabını demokrasinin gerçek zaferi ile verecektir. Onun
da zamanı gelecektir.
Florida’da yetişen şeyhlerîn esasta sadece genel ve özel
savaş uzmanları olduğunu Fethullah Gülen çok güzel
anlatan bir olay. İslam yani barış dinini bu kadar kana
boğmak için çağrılar yapanlar olsa olsa zamane Kerbela
katilleri olarak tanımlanmayı hak ederler. Tarihi
bilmeyenler ne demek istediğimi anlamakta
zorlanabilirler ancak biraz da olsa tarihten haberdar
olanlar çok iyi bilirler ki Kerbela katilleri iktidar
olsalar da tarihe katil olarak geçtiler.
Fethullah Gülen denen ve şeyh olduğunu iddia eden zat
neden acaba şeyhliğinin temellerini Müslüman
topraklarından uzakta ve bizzat müslümanların kanını
dökmüş, müslüman kadınların yüzlerce kez Irak’ta ırzına
geçmiş askerlerin ülkesinde, sözde şeyhlik yapıyor?
“Made in Amerika Şeyh” son finans kapital ürünü olarak
bizim topraklarımızda, ülkemizde, bölgemizde cüppesinden
kanlar dökülen İslamiyet tarihinin en çirkin ihanetidir.
Aklımdan geçmedi değil ki Kur-an dan ayetler ve
hadislerden örneklerle bu konuya değineyim ancak böylesi
bir tartışma müslüman olduğuna inandığım kişilere layık
olacağından bunu yapmıyorum. İşin salt teknik ucundan
bile tutsan ortaya çıkan tablo gerçekten vahşet. Türkiye
aydınlarının bunu değerlendirip üzerine gidememesi ise
bu şeyhin suçlarından daha ağır bir olay maalesef!
Tarihi kurtaranlar ruhunu satmayanların direnişidir.
Din, iman ve insanlık adına ardımızdaki büyük değerlerin
kahramanı Hz Muhammed savaşarak ve bedeller ödeyerek
İslamiyetin temellerini atmıştır. İslami iktidarı
Dolarları savurarak kullanan ve devleti ele geçirmiş
olan Gülen ve cemaati gerçekten Allah’ın varlığına
inansaydılar kesinlikle bu kadar günahı arkalarından
sürüklemezlerdi. Diğer dünyada Allahından bulsunlar
diyelim ama bu dünyada zülüm cemaatine izin vermeyerek
bizlerde dini vecibelerimizden en önemlisini yerine
getirmeliyiz. Gençlerimizi başta olmak üzere
kadınlarımızı ve çocuklarımızı, toplumun tümünü ve
özelde fakirliğimizin onurunu Gülen ve benzeri
cemaatlerden, gerçek İslamın düşmanlarından korumalıyız.