|
HALİL DAĞ (UYSAL) |
Ben bir gerillayı fotoğraflarken o gerilla
olurum….
Ben bir gerillayı fotoğraflarken kendim olurum….
Ben bir gerillayı fotoğraflarken aşık olurum....
ŞEHİT HALİL DAĞ (UYSAL)
|
|
|
|
|
SON YAZILAR |
|
|
Doğru Bir Kadın Özgürlüğü Gelişmiş Bir Partidir,
Gelişmiş Bir Toplumdur
|
Giyaye Sti
|
(Bu derleme 1 Kasım 1993 Kadın Ordulaşmasına Doğru
Kitabından Alınmıştır)
Tüm Kadın
Savaşçılarına ve Çalışanlarına!
Saflarımıza, sadece partiye, cepheye değil, gerillaya
muazzam bir kadın akışı var. Kadın gerçeğine, kadın sorununa
her zamankinden daha fazla bir ilgiyle ve çözüm gücüyle
yaklaşalım. Bunun için şimdiye kadar parti tarihimizle
bağlantılı doğru bir özgürlük anlayışıyla, çözümlemeler
pratik yaşamla da birleştirilerek yol alınmaya çalışıldı. Bu
doğru politikanın bir sonucu olarak kadın özgürlüğü
anlayışta ve pratikte mesafe aldı. Öyle ki, günümüze doğru
geldiğimizde,
Devamı...
|
|
Dağlarda yolculuklar
hatıralarla başlar. Ve aslında yol önce kendimizi
hatırlamaktır…
Sırt çantalarımıza ekmek ve tuz koymayı hiçbir zaman
unutmayız ama yolculuklarımızın en ağır yükü
hatıralarımızdır. Bizler sırt çantalarımızdaki her
şeyden vazgeçebiliriz ama hatıralarımızdan asla.
Gerektiğinde ekmeğimizi ve tuzumuzu bırakabilir, aç
ve susuz dağlara meydan okuyabiliriz ama hafızamızın
kıyılarına demir atmış o güzel yüzlerden ve o eşsiz
seslerden bir kez olsun vazgeçemeyiz…
Bir insanın bir başka insana verebileceği en güzel
şey anılardır, diyordu,
Devamı... |
Başkalarını Savunmak İsteyenler Önce Kendilerini
Savunmayı Bilmelidir
|
Hakikati Doğru
Tanımlamak Gerçek Çözüm Perspektifi Olmaktadır
|
( Bu derleme Önderliğin Bir Halkı Savunmak
Savunmasından alınmıştır.)
İmralı yargılanma
sürecini çok elverişsiz koşullarda da olsa bir demokratik
barış arayışı ve çağrısı olarak değerlendirmemi doğru
buluyorum. Bu aşamanın niteliksel bir dönüşüm değeri vardı.
Hiyerarşik ve devletçi toplum arayışlarını ilkesel olarak
terk etme gereğinin hem bilinç hem de çabada yoğunlaştığı
bir süreçti. Zor dönemlerin öğretici dersini edindiğim
kanısındayım. Kaba bir direnişçilik kadar, alçakça kendini
koyuveriş bizzat direndiğim tavırlar oldu. Buradaki savunma
Türkiye dönüşümüne önemli katkı sağlamakla birlikte, bundan
en çok bilinçli olarak yararlanan AKP adındaki siyasi oluşum
oldu. TDevamı...
|
|
|
PAJK Koordinasyon
üyesi
Ruşen Bezar |
Savaş sürecinin
gelişim hızı, geliştirilen bütün
egemenlikli-devletçi çözüm yol ve yöntemlerinin
hızla tükenmesi ve yarattığı sonuçlar, özünde Türk
devleti açısından tam bir tıkanmayı ve aşınmayı
ifade etmektedir. Özellikle Ergenekon davası ile
birlikte oluşturulan yeni AKP-Ordu uzlaşması ve
özellikle ordu içerisinde yeni kadrolaşmaların
oluşturulmasıyla iktidarı ele geçiren yeni ekiple
Uluslar arası Komplo, çok daha derinden ABD eksenine
kaymış bulunmaktadır. Ordu AKP'yi milliyetçi çizgiye
çekmekten ziyade, ordunun ve AKP’nin kendisi hiç
olmadığı kadar ABD çizgisine çekilmiş bulunmaktadır.Devamı... |
Cesaretin ve Samimiyetin İfadesiydi Berivan
|
Toplumsallık Ve Ana- Kadın Olgusu
|
Botan kahramanlık ve
aşk destanların efsaneleriyle tanınan yiğit Kürt
kadınlarının diyarı olarak bilinir. Çağdan çağa
erkeğin yalan hikayeleriyle şekillenen hiçbir
sistemin yapaylığına bulaşmayan, güneş ülkesinin en
asil ve kendisine has doğallığıyla ana tanrıçaların
nüvelerini taşıyan kadınların ve kadın öncülerin
yurdudur. Botan halkı ve toprağı tarihinde kaleler
yaparak kadınları bu kalelerde toplayıp aylarca
düşmana karşı direnen Xana Çeng Zarin gibi yiğit
yurt sever kadınlarda bağrında taşıdı ve onların
büyük eşsiz kahramanlıklarına da tanıklık etti.
Devamı...
|
|
Doğal Toplum Üzerine Eğitim Notları
(İkinci Bölüm)
İnsan, genetik(
biyolojik) ve toplumsal- kültürel evrim geçirerek
gelişti. Tek hücrelilerden başlayan süreç
milyarlarca yılın sonunda insanla sonuçlanmıştır.
İnsan, en son çıkan canlı türüdür. İnsan türünün o
kadar canlı türü içinde insanlaşması ya da toplumsal
bir varlık olarak ortaya çıkması yeni bir durumdur.
Neden o kadar canlı türü içinde insanlaşmak?
İnsanlaşma olgusunda günümüzdeki insana benzeyen
biyolojisinin oluşması kuşkusuz çok önemli bir
olgudur. Fakat asıl insanlaşma toplumsallaşma adımı
ile gerçekleştiği önemle vurgulanması gereken
yöndür.Devamı... |
Kadın Rengiyle Yaşama Tutkuyla Sarılış
|
Küçüğüm Sana Son Mektubumdur
|
1974 yılında Urfa
Viranşehir de doğan Ayfer Serçe (Şilan Aras) ailenin
en küçüğüdür. Ailede çok sevilendir. Henüz çok küçük
yaştayken geçirdiği bir hastalıktan dolayı
götürüldüğü “sıhhiyeci” tarafından yanlış bir iğne
vuruluşu sonucunda bacaklarından biri ötekine göre
hafif sakat kalmasına neden olur. Ve daha sonra
Şilan hafif sekerek yürümeye başlar.
Urfa’da feodalizmin ağır bastığı koşullarda Şilan
okuma azmini ve hırsını hiçbir zaman bırakmaz.
Israrla okumak ister.
Devamı...
|
|
Küçüğüm, senin
şahadet haberini ne zaman duyacağım diye
bekliyordum. Şahadet beklenmez. Bizim yaşadığımız
gerçeklikte ise her şey her zaman olabilir.
Dersim’den geri dönmeni de bekledim. Gelmedin. Daha
bir gün önce seninle ilgili anılarımızı anlatıyordum
arkadaşlara, ertesi gün şahadet haberini aldım.
Hatırlar mısın bilmiyorum, unuttuğunu ise hiç
zannetmiyorum, yine de sana hatırlatmak istiyorum.
Devamı... |
Kadın Özgürlük Hareketinde Ordulaşma
|
Demokratik Konfederalizm De Kadın Ve Gençlik Öncülüğü
Üzerine
|
|
PAJK Koordinasyon Üyesi
Feride Alkan |
Nasıl yaşamalı sorunusun cevap arayışı olarak
geliştirilen özgürlük mücadelemiz hareket noktasını
toplumsal cinsiyetin özgürleştirilmesi, bu temelde
kadın şahsında yeni bir toplumun yaratılması olarak
belirlemiştir. Bu arayışın bir sonucu olarak
Kürdistan’da kadın ordulaşmasına gidilmiştir.
Devamı...
|
|
Önderliğimiz kadın ve
gençlik hareketlerini demokratik konfederalizmin
öncü güçleri olarak tanımladı. Öncülüğü tanımlarken
ne klasik toplum üstü öncülüğü ne de öncüsüz
kendiliğindenciliği kabul ettiğini ortaya koydu.
Toplumu kendi değerleriyle yaratma amaçlı, toplumsal
öncülüğün tarihsel arka planını ortaya koyarak bu
öncülüğü ne güncel ne de taktik ele aldı.
Devamı... |
Anti-Mayın Mücadele Özünde Ekolojik Mücadeledir
|
Doğal Toplum Üzerine Eğitim Notları
|
İnsanın varlığı ve
gelişimi doğaya müdahale, onu değiştirme ve yeniden
biçimlendirme temelinde olmuştur.
Bu bir kaçınılmazlıktır. Çünkü insan sadece düşünce
üreten değil, kendi yaşamının gereklerini de maddi
ve teknik olarak sürekli büyüyen, yenilenen bir
biçimde üreten bir canlıdır. Bu yaşamın zorunlu bir
sonucu olarak doğa ile ilişkiler, insanın doğayı
değiştirme ve dönüştürme temelindeki müdahalesi
şeklinde olmaktadır.Devamı...
|
|
Giriş (Birinci Bölüm)
Doğal toplum, insan varlığının başlangıç tezidir.
İnsanlık, ilk kez doğal toplumla birlikte toplumsal
bir varlık olarak ortaya çıkabildi. Ondan öncesi
hayvansı yaşamdır. Sonrası ise ona karşıt bir
şekilde gelişen hiyerarşik ve devletçi toplum
sistemleridir. Doğal toplum, insana en yakın canlı
türü olan primat denilen canlıdan kopuşla başlayan
çok uzun süreli bir toplumsal sistemdir. Hiyerarşik
toplumun çıkışıyla birlikte doğal toplum başat rol
olmaktan çıkar. Doğal toplum, insanın yaşadığı tüm
alanlarda varlık gösterebilmiştir.
Devamı... |
Türkiye Cumhuriyet Tarihinde Çeteleşme
|
Ağustos;Kürtler Ve Kürt Kadını İçin Kendini Özgürlük
Temelinde Savunmanın İddiasıdır
|
|
Reber Apo’nun
Çeteleşmeye Karşı Mücadele Kitabından Alınmıştır |
Diğer sınıfların
ahlak ve yaklaşım tarzını mümkün kılacak aşma
hareketinde bulunmak, cepheden savaşmaktan daha
uğursuz bir harekettir.
Türkiye Cumhuriyeti, gerek kuruluşunda ve gerekse
günümüzde yaşadığı önemli çözülüş sürecinde,
çeteleşme biçiminde kuruluşlara gitmekte ve içindeki
engelleri olduğu kadar karşısındaki hedeflerini de
düşürmek düşürmek için bu yöntemi kullanmakta
da epey ustalaştığı görülmektedir...Devamı...
|
|
|
PAJK Koordinasyon Üyesi Zilar Sterk |
Kürt halkı hep direnen bir halk olarak tanınır.
Baskının, zulmün, tahakkümün, hükmetmenin olmadığı
bir yerde direnmeye ihtiyaç neden olsun ki? Neye
karşı bir direniş olsun ki? Yaşamı özgür temelde
sürdürme ve yeniden üretme koşullarının bulunduğu
bir düzende radikal direnişleri gerektirecek
sebepler de bulunmaz. Kürt halkı hep direnen bir
halk ise o zaman hep onu direniş konumuna zorunlu
bırakan baskı, zulüm, tahakküm...Devamı... |
15 Ağustos
Atılımı'nın Barışını Gündemleştirmek Gerekli Ve Gerçekçidir
|
Özgürlük Kelebeği
|
15 Ağustos eylemliliğinin tümüyle boğdurulmak
istenen halk gerçekliğinin öz savunması olarak
tanımlanması en doğru ifadedir. Bu bir saldırı gibi
gözükse de, özünde, “Ben halkım, beni imha etme”
uyarısıdır. Özellikle Diyarbakır zindan vahşetine
duyulan tepki ve “Varlığımızdan vazgeçmeyiz”
çığlığına verilen yanıttır; Mazlum Doğan’ın “Sesimiz
dünyaya duyurulmalıdır” sözü kadar, Mehmet Hayri
Durmuş’un “Varlığımızı inkâr ettiremezsiniz”
sözlerine yanıt ve Kemal Pir’in...
Devamı...
|
|
Zilan Pepule özgürlüğe tutkuyla bağlanmış, Tanrıça
Zilandan aldığı özgürlük mirasına sahiplenmiş, bir
Kürt genç kızıydı. Özgürlük sevdalısı, tutkunu
gerillaydı. O, soyadını verdiği bir özgürlük
kelebeği olmayı başarandı.
Tarih her zaman olduğu gibi yeniden çelişkilerin en
yoğun yaşandığı yerde çözülüşe doğru ilerliyordu.
İran da kadın karanlıkların içine gömülerek yok
sayılıp, iliklerine kadar kölelik ruhuyla ve
düşüncesiyle yoğruluyordu. İran rejimi toplumu ve
özelde kadını çepeçevre sarıyor,...
Devamı... |
|
|
|
Agit
Yoldaşın Kurşunu
|
Tiyatro Ve Kadın
|
Şehidin
Mektubuna Cevap!
Merhaba, Yoldaşlığın Öz Suyu Olan Ekin Yoldaş
|
15 Ağustos ve Agit,
Agit'in yüreği ve namlusundan sıkılan kurşun. Bunlar
Kürt özgürlük mücadelensin de ve Kürt halkının
tarihine altın harflerle işlendi. 1984 15 Ağustos'ta
terörist devletin, terör odak ve noktaları Eruh ve
Şemdinli'de Agit'in muzaffer komutasında ve Agit'in
kendi namlusundan vuruldu. Saatlerce her iki merkez
gerillaların denetimi altında kaldı...Devamı...
|
Tiyatro ve doğanın doğurgan özeliklerini kısmi
olarak ele almıştık. Yine doğurgan özelliğine en
açık sahip olan kadında bu noktada büyük bir neme
sahipken, yaşamı her zaman yenilemeye çalışıp, seven
güzellik yasasını işlemeye çalışır.
Kadının doğum sancıları yaşamın sancılarıyla
benzerdir. Doğa da her şey sancılarla yenilenir ve
olgunlaşır. Devamı... |
Her bahara büyük
umutlarla giriyoruz. Her bahar yeni başlangıçları
getirir. Çünkü bahar doğanın, umutların, hayallerin
yeşermesidir aynı zamanda. Sonbaharın veya kışın
kendine has özellikleri olsa da bu aylarda hep
baharın gelişi beklenir. Yeniden yaşama döner her
şey baharla birlikte. Gerilla için de öyledir.
Özellikle kış ayları doğa için de gerilla
Devamı...
|
Özgürlük, Hep Kızıl Kanı Bedel İster
|
Tiyatro
|
Sigaraya Son Kampanyası
|
Zin! Zini bilir misiniz acaba?
Aslında Zin, Meme Alana değil, Cizira Botana âşıktı.
Memde Cizira Botanı sevdi Zin.
Sevdiği için ölümü göze aldı, aşkta biraz bu
değilmiydi; yani sonsuzluk, ne bileyim ölümsüzlük.
Eğer Zina Zeydan, Meme Alana kavuşsaydı, ihanet
hançeri hep Botan halkının omuzlarında soğuk bir buz
dağı gibi kalacaktı.
Kavuşsaydı eyer, tüm gelecekleri çocukların özgür
adımlarında değil, çift kişilik,...Devamı...
|
Tiyatro sanatı bir
bütün içersinde ele alıp değerlendirirken yaşamın
her boyutunu işler.
Tiyatro seyircisi ile olayları değerlendiren,
eleştiren, geliştiren her zaman kendisini
yenilemesini gerçekleştirebilen bir sanat dalıdır.
Tiyatro seyircisi ile buluştuğu an yaşamsallaşır.
Yani en canlı sanat dallarından biri halini alır.
Doğa kendi içerisinde devinirken, tiyatro ise sahne
ve seyircisiyle buluştuğu an devingenliğini
gerçekleştirir...
Devamı...
|
Dinleyin;
Bir ses geliyor dağların doruklarından. Bu ta
derinlerden, beş bin yıl öncesinden gelen bir şarkı.
Her cümlesi isyan, her tınısı ağıtı, umudu
anlatıyor. Sonra ses ve söylem canlanıyor,
yükseliyor. Bastırılarak inceltilmiş kadının sesi.
Dağlarda ne kadarda güçlü çıkıyor.
Toplumda ahlaken, dinen ve hukuken yok sayılan
kadın, dağların doruklarında, enginliklerde
iradeleşerek, hem cins kimliğini, hem de halkının... Devamı...
|
|
|