|
|
Ş. VİYAN (LEYLA WALİ HÜSEYİN)
PORTRE
|
|
|
Adı Soyadı: Leyla Wali Hüseyin
Kod Adı: Viyan Karox
Doğum Yeri-Tarihi: 1981/Süleymaniye
Partiye Katılışı: 1997
Şahadet Tarihi: 11 şubat 06 da Haftanin'de
Önderliğe karşı geliştirilen komployu protesto
için kendini yakarak şehit düştü.
Devamı...
|
|
|
|
|
SON YAZILAR
|
|
|
|
|
“Toprakları”
Sende Sevmek...
|
Önderliğimiz
Özgürleşene Ve Halkımız...
|
|
Buda bizim Sarafinamız. Sarafina, Nelson Mandela beyaz
ırkçı yönetimin tutsağı iken Güney Afrika’da doğan, Lideri Mandela’nın
tutsaklığını içine sindirmeyen bir kız çocuğudur. Liderinin tutsaklığına
alışmamak için ilkokul çağına geldiği günden, Mandela’nın özgürlük
yürüyüşlerinin öncüsü olduğu güne dek, odasına astığı büyük portresiyle
sohbet etti. Ona günaydın diyerek güne başlar, önlüğünü giyip okula
gider, okul dönüşünde o günde onun için bir şeyler yapmamanın kendisine
büyük acı verdiğini söylerdi, henüz ilkokul öğrencisiyken. Büyüyüp lise
çağına geldiğinde ise Güney Afrika başta olmak üzere, tüm dünyada
Mandela için başlatılan özgürlük yürüyüşlerinin lideri oldu bir anda.
Tutsaklığına alışmadığı önderliğinin özgürlüğüne kadar dur durak bilmedi....Devamı...
|
|
5 Aralık 2011’de
KJB yürütme Konseyi tarafından ‘Önderliği özgürleştirelim, soykırıma son
verelim’ sloganıyla başlatılan ulusal direniş hamlesi, mücadele
tarihimizin en kritik dönemini yaşıyor olmamızın gereği olarak
başlatılmıştır. Uluslar arası komplocuların, Önderliğimizi
etkisizleştirme, hareketimizi tasfiye etme ve halkımızı katletme
konseptinin pratikleştirilmesi temelinde başlattığı topyekun saldırılara
karşılık, varlığını koruma ve özgürlüğünü Önderliğin özgürlüğü ekseninde
sağlama amacıyla geliştirilmiştir. Komplocu güçler ve AKP-Gülen cemaati
topyekun imhayı hedeflerken, Önderliğimizin, güvenliği, sağlığı ve
özgürlüğünü garantilemek için topyekun ulusal direniş başlatılmıştır.
Özgürlük hareketimize, halkımıza ve kadınlara karşı uluslararası
komplonun devamı niteliğinde olan ve siyasal soykırım, askeri soykırım,
kültürel soykırım temelinde yürütülen topyekun saldırı, çok kapsamlı
yönelimleri ifade ettiği kadar uluslar arası komplonun sonuç aşamasına
geldiğinin işaretidir....Devamı...
|
|
Halayın Başını
Çekiyordu...
|
21. Yüzyıl
Kadının Özgür Yaşam-II-...
|
|
PKK tarihinde farklı farklı dönüm noktaları var.
Özellikle PKK içerisindeki kadın açısından farklı dönemler vardır. Nasıl
Önderlik her bir şahadete anlam biçerek büyütmüşse hareketi, kadın
tarihi açısından da bu böyledir. Nasıl ki Haki arkadaşa anlam vererek
partileşme başlamışsa, nasıl ki Agit arkadaşa bağlılık gereği ordulaşma
büyütülmüşse, aynı şekilde kadın tarihinde de bu var. Kadın tarihinde
özellikle yakın tarihte Bêritan, Zilan ve Sema arkadaştan sonra çok genç
olmasına rağmen, Güneyli bir arkadaş Viyan arkadaş da kadın tarihine
büyük bir anlam kattı. Eyleminin böyle bir anlamı var....Devamı...
|
|
C)Özsavunmanın Boyutları
Demokratik özerklik projesinin bütün boyutları aynı zamanda özsavunmanın
da boyutlarını ifade etmektedir. Kürt halkının ve kadınlarının
tarihsel-toplumsal soykırıma tabi tutuldukları bütün alanlar, hem
direnişin, kendini varetmenin, yapılandırmanın, hem de kendini
savunmanın alanları olmaktadır. Önderliğimizin belirttiği “Direniş
varoluşla özdeşleşmiştir”. Dolayısıyla Kürt halkı ve kadınları kendisini
hangi toplumsal alanda yapılandırıyorsa, orada özsavunma bilinci ve
örgütlülüğü şart. Devleti hedef almaktan bahsedilmiyor; fakat devletin
toplumsal yaşam alanlarıyla ilişkilerinin ve hukukunun karşılıklı bir
zemine oturtulması şart...Devamı...
|
|
Yüreklere İşlenen
Gülüş...
|
21. Yüzyıl
Kadının Özgür Yaşam-I-...
|
|
Ayrı mekânlardan gelmiş olmalarına rağmen aynı zorluklara
göğüs germiş ve zulme karşı isyan ederek buluşmuşlardı. Yani yaşamın
özgürlüğe akan ırmakları onları buluşturmuştu. Artık inanarak yaşıyorlar
ve destek oluyorlardı birbirlerine, her ne kadar ayrı ayrı yerlere
gitseler de birbirlerinden kopsalar da onlar birbirlerini
unutmuyorlardı. Çünkü onlar yoldaştılar ve yaşamla birlikte kavgaları da
büyüyecekti...Devamı...
|
|
21. yüzyıl özgürlük arayışı ile birlikte kadına uygulanan
şiddete karşı ciddi bir öz savunma sorununun olduğu buna karşı kapsamlı
bir örgütlenme ve mücadelenin verilmesi gerektirdiği bir süreçtir. Bu
yüz yıl kadının özgürlük mücadelesini geliştirecek, süreklileştirecek,
kadın kitlesini örgütlülüğe çekebilecek, toplumsal, sosyal, ekonomik,
siyasi, kültürel, çevre ve benzeri yaşanan birçok soruna çözüm gücü
olacak bir kadın yüz yılı olacaktır...Devamı...
|
|
Sevgi Olup
Aktığımda...
|
Bizim Armanç...
|
|
Kardelen’in sözü var diğer kardelenlere
Umudunu yitirmeyecek
Açacak yaprak yaprak
Açacak kucak kucak
Bahar’ın habercisi olmak
Şimdi, şimdi tomurcuklandı
Filiz veriyor Kardelen
Kar kalın biraz üşütüyor ama
Kabuğunda öyle çırpınıyor ki…
Belki açacak beyaz beyaz
Biraz sabır, biraz cesaret
Olacak bu iş başka çözüm yok...Devamı...
|
|
Yol arkadaşlığı… Amaç arkadaşlığı… Hakikat arkadaşlığı… Armanç
arkadaşlığı…
Biri diğerinden ayırt edilemeyen, biri diğerinin önüne konulamayan…Ahret
kardeşliği denilen bağlara benzeyen yol arkadaşlığı, gerilla yaşamının
pusulasıdır. Toplumsallaşmayla evrende kendi farkını ortaya çıkaran ve
buna bir ifade oluşturan insanın ilişkileri onun toplumsallığının en
belirgin göstergesi olduğundan PKK’deki insan perspektifi yüce bir
mertebededir. İlk ve öz olana verilen anlamı gösterir bu. Hakiki olana
verilen değeri anlatır. Birlikte yürümenin içsel coşkusunu,
paylaşmamanın acısını ve paylaşmanın kıvancını gösterir...Devamı...
|
|
Kadın Kurtuluş
Mücadelesiyle...
|
Üryan Yürek
Yaşayanların...
|
|
Mazlum Doğan Parti Merkez Okulu
|
Portakal ağacında oturan kadın adlı romanda kadın gözüyle devrimci bir
militan şahsında erkeklik çözümlemesi var. Latin Amerika devrim
mücadelesini konu edinen bir roman…
Kadın bir militan, sisteme karşı mücadele eden devrimci bir erkeğin
kadına yaklaşımını kendinden yola çıkarak çözümlemeye çalışıyor.
Özgürlük adına dahi olsa bile devrimci bir erkeğin kadını sürekli
kollayan ama buradaki kollamayı da sadece ‘faydacı’ bir eksende
değerlendiren bakış açısında bir kollama olduğunu söylüyor.
Mücadele içersinde bir biçimde kadınla ilişki kuran devrimci erkek
duygusal anlamda bu ilişki derinleştikçe, kadını mücadeleye katmaktan ve
özgürlük savaşçısı yapmaktan ziyade, onu bir tür sığınak,
dinlenebileceği güvenli bir liman, yorulduğunda rahatlıkla gidip
uzanabileceği bir kumsal olarak tanımlıyor...Devamı...
|
|
Heme Tozi… Türkçe çevirisiyle Çıplak Ahmet…
Çocukluk yıllarımda ailemle birlikte ziyaret ettiğim kutsal bir mezar
vardı. Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı olan Kirne köyündeki bu türbe,
orijinal adıyla Heme Tozi olarak biliniyordu. Evimizin tek erkek çocuğu
olan kardeşime kutsal bir anlam atfedilmek istendiğinden olacak ki adı,
bu türbeden dolayı Ahmet konmuştu ve onun kutsanması için de türbe
ziyaret edilmişti.
Mezarları ziyaret dinsel bir inançtan kaynaklı bir yaptırımdan ya da
benzer amaçla ödenmesi zorunlu olan bir borcun yükünden kurtulmak
anlamındaki bir gerekliliği yerine getirmekten ziyade, bir zamanlar
yaşamış olan insanlara,...Devamı...
|
|
Ortadoğu
Bunalımında Demokratik...-II-
|
Basına Ve
Kamuoyuna...
|
|
Önderliğimizin Savunmasından...
|
Ulus- devletçiliğin çıkmazının en büyük felaketlerinden
birisi günümüzde Afganistan- Pakistan hattında yaşanmaktadır. Ayrıca
bağlantılı olarak Keşmir sorunu tamamen ulus-devletçilikten
kaynaklanmaktadır. Pakistan-Hindistan, Pakistan-Bangladeş sorunları aynı
milliyetçi zihinlerin sonucu olarak yaşanmıştır, halen yaşanmaktadır.
Doğası gereği ulus- devlet çözümleri, barışları çözümsüzlük ve savaş
doğurur. Bu somut örnekler de bu gerçeği oldukça açıklayıcıdır.
Ulus-devletçiliğin hem cumhuriyetçi hem kralcı hem de reel sosyalist
modelleri Afganistan’a uygulanmak istendi. Sonuç çığrından çıkmış,
hiçbir ilkesi olmayan kör şiddet ortamında çözülmüş,...Devamı...
|
|
AKP’nin siyasi soykırım terörü, Kürdistan’da ve Türkiye
illerinde bütün demokratik mevzileri ortadan kaldırmak için pervasızca
sürmektedir. Ankara, İstanbul, Mersin, Amed, Rıha, Van, Siirt, Agiri,
Adana, Batman, Mardin’de BDP, İHD, KESK, BDP’li belediyelerin, Kurdi-Der
gibi demokratik sivil örgütlenmelerin bir kez daha hedeflenmesi hukuk
dışı olup AKP’nin silah gücüyle zorla halkı örgütlenmekten alı koyma
saldırılarıdır. Üstelik Kürt milletvekili Leyla Zana’nın evine kapı
kırılarak zorla girilmesi yine Siirt Belediye Başkanı’nın evine baskın
düzenlenmesi, BDP eşbaşkanı Fatma Kurtulan’ın, BDP MYK üyesi Tuncer
Bakırhan’ın gözaltına alınması devlet terörünün ne denli çığırından
çıktığını göstermektedir...Devamı...
|
|
Basına Ve
Kamuoyuna...
|
Terörist’
Tuvaller, Romanlar, ...
|
|
‘Önderliği özgürleştirelim, soykırıma son verelim’
sloganıyla Ulusal direniş hamlesi başlatıldıktan sonra bütün halkımızın
ve mücadele yoldaşlarımızın bulundukları her mevzide yükselttiği direniş
çizgisini selamlıyoruz. Özellikle cezaevlerinde başlatılan süresiz açlık
grevleri 14 Temmuz ruhunun yeniden canlandırılması niteliğinde olmuştur.
Önderliğimizi özgürleştirmede ki kararlılığın ve soykırıma karşı
başkaldırının merkezi olmuştur. Devletin en baskıcı esaret koşullarında
bile direniş çizgisinde ısrar etmenin ve her zeminde fedai ruhla
mücadele etmenin ifadesi olmuştur...Devamı...
|
|
Üç gün önce Nazizm’in en somut örneği yaşandı Uludere’nin
Robozki köyünde. Türk savaş uçakları Kürtlerin üstüne bombalar, kazanlar
yağdırarak, tam 35 Kürt gencini katletti. Fetvası Fetullah Gülen
tarafından verilen, planlaması AKP hükümeti tarafından yapılan,
uygulaması Türk ordusunca gerçekleşen bu katliamı bir tek faşizmle
tanımlamak mümkün değil. Bu faşizm ötesi bir durumdur. Faşizmin en simge
ismi ve temsilcisi bilinen Hitler yaşasaydı, bugünün Türkiye hükümetinin
zihniyeti ve pratiğinden alacağı çok önemli dersler olacaktı. Çünkü
Hitler bunları akıl edememişti zamanında...Devamı...
|
|
Ortadoğu
Bunalımında Demokratik...
|
Ben De Ateşin Ve
Güneşin...
|
|
Önderliğimizin Savunmasından
|
Toplumsal olgular esnektirler. En bunalımlı olanlarında
bile çoklu çözüm olasılıkları hep vardır. Sorun, çözümlerin
dayandırılacağı tasarımların toplumsal hakikatle bağlantılılığından
kaynaklanmaktadır. Toplumsal olgular herhangi bir fizik veya kimyasal
olgu gibi ölçülüp kanunlara bağlanamaz. Hakikat sahibi bireyin kendisini
belirleyen toplumdur. Hiçbir birey ya da hakikat, sahibi bağlı olduğu
toplumsallık gözardı edilerek kavranamaz. Bu yüzden sosyoloji en geç
gelişen bilim olduğu gibi sıkça yetkinleşme ihtiyacı da duyulan
bilimlerin başında gelmektedir. Toplumları anlamadan, yaşadığı sorunlara
ilişkin hakikat payı büyük çözümler tasarlanamaz. Toplumsal bunalımları
anlayabilmek için de toplumların hakikat algısına daha çok ihtiyaç
vardır...Devamı...
|
|
2011 yılını geride bırakırken arkamıza dönüp baktığımızda
karşımıza çıkan Arap Baharı 18. Aralık 2010’dur. Başlangıcında
baskıların artık kendisini tüm ağırlığıyla insanların nefesine sıkı sıkı
sarılırcasına geldiği anı anlatır. Genç bir yürek bu baskılara
dayanamayıp bedenini ateşe verir. Kelimeler halkın bu soluksuzluğunu
anlatmaya yetmez. Çünkü artık halk baskı ve sömürüden bıkmıştır.
Baskıdan kurtulmak için dilekçe vermekten resmi kuruluşların peşinde
zaman öldürmekten ve en önemlisi de saldırının resmiyetten geldiği
resmiyetten huzur istemenin anlamsız olduğunu iyice kavrandığı bir
andayız. Önce insanlar ortak öfkelerin deryasında bilenirler acılarıyla
ve bedenlerini ateşe vererek baskı ve sömürüye karşı bir ses olmak
isterler...Devamı...
|
|
Halkımıza Ve Tüm
Duyarlı Kamuoyuna!...
|
Efsane Yaşayandır...
|
|
13 yıldır imralı da rehin tutulan Önderliğimize son altı
aydır uygulanan tecrit işkencesine getirilmek istenen yasal kılıf, yine
zulümdür, en kirli ve en ahlaksız savaş yöntemidir. Biz kadınlar,
Özgürlük yoldaşımız Reber APO’ya uygulanan bu zulmü durdurmak için bütün
gücümüzle direnişimizi yükselteceğimizi bir kez daha kamuoyuna duyurmak
istiyoruz.
Tüm evrensel hukuk kurallarının inkarı anlamına gelen gladyo güçleri
tarafından yürütülen imralı özel sistemi, Önderliğimiz şahsında
halkımıza reva görülen bir soykırım sistemi olarak rol oynamaya devam
etmektedir...Devamı...
|
|
Bizler çocukluğumuzu efsanelerle geçirdik. Hep o
efsanelerin kahramanları küçücük düşlerimizi süsler ve onların
hayatlarına ortak olurduk. Onlarla yatar, onlarla kalkardık, onlar
bizlerden biri gibi hayatımızın her anı bizlerleydiler. Güzellikleri ile
güzelleşir, iyilikleri ile beslenirdi kişiliklerimiz ve en önemlisi de
cesaretlerine hayrandık, hayran kalırdık. Yürüyüşümüzü, gülüşümüzü,
öfkemizi onlarınkine benzetir ve onların solduğu havayla soluklanırdık,
nefes nefese kalırdı yüreklerimiz her defasında. Toprağı onlarla bir
başka bilir, asırlar öncesine gider ve gelirdik. Onlardı, bizim
yaşamımıza yön veren, onlardı bizi güzelliklere yönlendiren, onlardı
bizim efsanelerimiz. Çocuktuk işte, efsanelere kapılıp gitmiştik...Devamı...
|
|
“Topyekün Savaşa
Karşı Topyekün Direniş”-II-...
|
Kamil İnsan’ın Öz
Yoklaması...
|
|
5- 2011 yılı için AKP hükümetinin kadına yönelik
politikasını değerlendirir misiniz? Buna bağlı olarak yıl içerisinde
Gülen cemaatinin kadını kullanarak geliştirdiği karşı saldırı konusunda
ne düşünüyorsunuz?
Özellikle özel savaş politikaları kapsamında Önderliğimizin kadın
özgürlük projesine saldırı geliştirildi. Özgür kadınla yaşamın estetik
kazanacağını,...Devamı...
|
|
Varlığım Türk varlığına armağan olsun!
Bu sözler çocukluğumuzun her sabahı bir ibadetin retoriği olarak
hafızamızdadır. Yokluk ve yoksulluklar içinde, varlığı mal ve mülk
olarak yeni yeni algılamaya başladığımız bu yıllarda bilinçsizce, ne
olduğunu tam olarak bilmediğimiz varlığımızı hiç tanımadığımız, dilini
de sonradan öğrendiğimiz bir milletin varlığına katıyor hem de bu işi
gönüllü bir aktivist olarak yapıyorduk...Devamı...
|
|
“Topyekün Savaşa
Karşı Topyekün Direniş”-I-...
|
Kızım Gerilla
Olacak...
|
|
KJB koordinasyonu üyesi Ronahi Serhat 2011 yılını
değerlendirdi. 2011 yılının kıyasıya geçen bir mücadele yılı olduğunu
değerlendiren Serhat “Anayasal demokratik çözüm Kürt ve Türk halkının
eşsiz bir tarihi buluşmasına yol açacaktı. Bu gelişmedi o zaman geriye
kalan varlığımızı korumak ve özgürlüğümüzü sağlamak için soykırım
saldırılarına karşı her yerde topyekün direnişi en görkemli bir biçimde
geliştirmektir” dedi...Devamı...
|
|
Karşılıklı evlerin dizili olduğu sokak, gecenin zifiri
karanlığında daha bir korkutucu görünüyordu. Kafasını kaldırıp, sokağı
aydınlatmak için kurulmuş direklerdeki lambalara baktı. Cılızda olsa bir
ışık görmek istiyordu. Karanlıklara meydan okuyacak, bir umut.
Tek başına ne yapıyordu, ne işi vardı, bu saatte sokakta. Babasının
sesini duyar gibi oldu. ‘‘Yeliz kızım yanıma gel sesime doğru gel
diyordu’’ babası. Demek babası onu aramaya çıkmıştı. Sesin geldiği yöne
doğru ilerledi. Ayak sesleri ölüm sessizliğinin kapladığı sokaklarda
yankılanıyordu...Devamı...
|
|
Özgürlük İçin
Direniş Zamanıdır...
|
Kürt Halkının Ve
Kadının Özgürlüğü...
|
|
PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit ve işkence
karşısında bedenini ateşe veren Fırat İzgin’in eylemini selamlıyoruz. Bu
terör karşısında bedenini ateşe vererek onura, değere ve geleceğe sahip
çıkma tutumunu gösteren genç arkadaşımız Fırat İzgin,
Evrim Demir ve diğer fedailerin tutumuyla süreç duruşunu
somutlaştırmıştır. Bu eylemin taşıdığı mesaj ‘Özgürlük için direniş
zamanıdır,...Devamı...
|
|
Elif Ronahi arkadaş KJB’nin ilan etmiş olduğu
‘önderliğimizi özgürleştirelim, soykırıma son verelim’ hamlesine ilişkin
görüşlerini bizimle paylaştı.
“Önderliği özgürleştirelim kırıma son verelim” hamlesiyle kadın hareketi
olarak önünüze ne gibi hedefler koydunuz?
Elif Ronahi:
Önderliğimizin bulunduğu tecrit koşullarına yönelik kadın hareketi
olarak yeni bir hamle başlattık. Bizi bu hamleye götüren önemli nedenler
var...Devamı...
|
|
|
|
|
Her Yer Tahrir
Meydanına Dönüşmeli...
|
Yurtsever
Halkımıza Ve Demokratik...
|
Ahlak Ve Vicdan
Yitirilince...
|
|
Önderliğimizin üzerine uygulanan tecrit beşinci ayına
girmiştir, bu durumun uygulayıcısı AKP başta olmak üzere tüm gerici ve
egemen güçleri şiddetle kınıyor, lanetliyoruz. Bu gün önderliğimiz
şahsında Kürt halkı üzerine yeni bir kırım uygulamadadır ve Kürt
halkının varlığına karşı topyekûn bir savaş başlatılmıştır.
Önderliğimizin avukatlarının yakalanmasıyla yine AKP’nin önderliğimize
açmış olduğu davayla bu savaş tüm yakıcılığıyla en tehlikeli boyuta
varmıştır...Devamı...
|
|
“ÖNDERLİĞİMİZİ ÖZGÜRLEŞTİRELİM, SOYKIRIMA SON VERELİM!”
ŞİARIYLA ULUSAL DİRENİŞ HAMLESİNİ BAŞLATIYORUZ
Önderliğimizin İmralı sistemi içerisindeki esaretinin 12. Yılı
tamamlanmak üzereyken ağırlaştırılmış tecrit koşullarında tutulması
birlikte 130. gününü geride bıraktı. İmralı sistemi; Kapitalist
Modernite’nin insanlık karşıtı anlayış ve yaklaşımlarının
yoğunlaştırılarak uygulanmasının adıdır. İngiltere, ABD ve İsrail’in
başını çektiği sistem,...Devamı...
|
İnsanı insan yapan temel etmenlerin başında ahlak ve vicdan gelmektedir.
Çünkü bizde diğer insanlara karşı empatiyi geliştiren, haksızlık
karşısında bizi doğruya yönlendiren vicdanımız olmakta ki bu da bizi
diğer canlılardan farklı kılan yönümüz olmaktadır. Ne zaman ahlak ikinci
plana atılmış, o zaman toplumda yozlaşma, parçalanma ve yıkımlar süre
gelmiştir. Oysa tarih göstermiştir ki on binlerce yıl demokratik komünal
yaşamla bir olan ahlaki değerlerle toplumsallık kendisini günümüze kadar
devam ettirmiştir, bu günse gerçeklik tersine dönmüştür..Devamı...
|
|
Kürt Halkı Ve
Demokratik Kamuoyuna...
|
2011 Yılı Eski
Statülerin Ve Dengelerin...
|
Türk Özel Savaş
Rejiminin Vardığı...
|
|
Reber APOnun, tüm yoldaşlarımızın, halkımızın, tüm
Ortadoğu halklarının ve dostlarımızın özgürlük mücadelesi olarak
başlayan PKK 33. Kuruluş yıldönümünü kutluyoruz. Özgürlük mücadelemizin
soy damarı olan şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Kürtdistan
halkı üzerinde yaratılmaya çalışılmak istenen lanetli kimlik PKK’nin
mücadelesiyle tersine çevrilmiş, özgür Kürt ve özgür kadın kimliği
yaratılmıştır. Reber APO, özgürlük şehitlerimiz ve yiğit halkımızın
ortaya koyduğu takdire şayan çabalar ile yürüttüğü mücadele ile
Kürdistan toplumunda devrim içinde devrimler süreçlerini geliştirmiştir...Devamı...
|
|
Modernite son yüz yılın en karmaşık sürecinden geçmektedir.
Çağımızın çehresi bir bütünen değişmektedir. 2011 yılı bu anlamda
egemenlikli uygarlık sisteminin tarihinde en çarpıcı ve sarsıcı bir yıl
olma özelliğindedir. Bu yıl merkezi uygarlık tarihinin belki de en
önemli dönüm noktasını oluşturmaktadır. Köklü bir dönüşümün içerisinde
ciddi sancılarla kıvranan çağımız, tarihinin belki de en kapsamlı ve
derin çatlakları ve kırılmalarıyla karşı karşıya bulunmaktadır. Üzerinin
örtülmesi, gizlenmesi veya sonuçlarıyla hafifletilmesi mümkün
olmamaktadır...Devamı...
|
Bir Tarihte oldukça barbarca ve özgünce geliştirilen Türk
egemenlik sisteminin Orta Asya’dan Ortadoğu’ya, oradan da Anadolu’ya
geçişi; özellikle Ortadoğu’daki büyük uygarlıkların geriletilmesinde,
dolayısıyla halkların çözülüşünde, uluslaşmamasında, toplumsal olarak
giderek tükenişinde en temel sebeptir. Bunun Türk halkı açısından da
geçerliliği vardır. İlkel toplumun barbarlık sürecinden sadece talanı,
çapulculuğu esas alan bir ideolojiyle başlayan ve İslam’ın da
yayılmacılığıyla bunu birleştirip önce Selçuklular daha sonra...Devamı...
|
|
|