DEĞERLENDİRMELER
DAĞLARIN KOÇER KIZI...-I-
Seyit EVRAN



1975 yılında Cizre’ye bağlı bir köyde göçebe bir ailenin kızı olarak doğdu. Anlatımlarına göre köylerine devlet tarafından yol, elektrik ve okul gibi konan yasaklarla büyüdü. ‘80’li yıllarda köylerine uğramaya başlayan Apocular olarak bilinen Kürt Özgürlük hareketinin militanlarının geliş-gidişlerini duymaya başladı. İlk kez ’83 yılında militanlarla yüz yüze görüştü. ’87 yılında henüz 12 yaşındayken Mustafa Çimen adlı militanın teslim olup itiraflarda bulunmasından ötürü köylüleriyle birlikte ağır işkence tezgahlarından geçti. ’89 yılında 14 yaşında iken gerillaya katıldı. O gün bu gündür Kürdistan Özgürlük Dağlarında gerillacılık yapıyor. Dağların küçük Koçer kızı olarak yaşama gözlerini açtı, gerillası olarak sürdürüyor.
17 yıldır Kürt halkının ve özellikle de ezilen Kürt kadınının özgürlüğü peşinde elinde silah Kürdistan dağlarında dolaşan dağların küçük Koçer kızı Çiçek Kiçi’nin gerillacılığının büyük bir bölümü ise Botan’da geçti. Oda tıpkı diğer soyları süren dağ aslanları gibi Botan’ı sırtladı. Ve halen yoluna devam ediyor.

 İsyanların Etki Gücü

Çiçek Kiçi, doğup büyüdüğü Cizira Bota alanında Kürt isyanlarının etki gücünün büyük olduğu, hatırladığı kadarıyla ’80’li yıllardan itibaren KDP ve diğer örgütlerin peşmergelerin bulundukları çevreye gelip gittiklerini belirtti. Çevrelerinin onlarla çok ilgili olmamalarına rağmen, Kürtlük adına bir şeyler yapmaya çalıştıkları düşüncesiyle halk tarafından belli bir değerin verildiğini anlatan Kiçi, bu yüzden küçük yaştan itibaren Kürtlükle tanıştığını belirtti.
Yayladan yaylaya göç edip duran Koçer bir aşiretin kızı olduğunu söyleyen Kiçi, aşiret geleneğinden ötürü kadın erkek herkesin silaha karşı bir ilgisinin olduğunu belirtti. Aşiret kavgalarında kadınların da belli bir düzeyde yer aldığını söyleyen Kiçi, çatışmalarda olmasa bile çatışan erkeklere silah cephane taşıdıklarını belirtti. Bu yüzden kendisinin silahlarla birlikte özellikle Kürtçe kasetlere ilgisinin geliştiğini dile getiren Kiçi şunları anlattı, “ Silaha karşı bir ilgim gelişti ancak daha çok Kürtçe kasetlere karşı bir eğilim gösterdim. O zamanlar daha arkadaşlar gelmiyordu. Onları tanımadan Gülistan ve Şivan Perver’in kasetlerini dinliyorduk. Gülistan’ın sesi çok etkiliyordu bizleri. Çevremizde hep Kürtçe kasetler dinleniyordu. Yani çevremizde hiç Türkçe konuşulmazdı. Konuşanlarda iyi karşılanmazdı. Bu tartışmaları dinleyerek büyüdüm. Ayrıca Yaşlılar toplanıp birbirlerine hikayeler anlatırlardı. İşte isyanlar nasıl olmuş, nasıl savaşılmış, nasıl tutuklanmışlar, nasıl zorla askerliğe götürülmüşlerdir gibi hikayeleri anlatırlardı.” Kürtlük geleneği olan ailenin çocuklarının bunları dinleyerek büyümesi onları ister istemez belli bazı arayışlar içine sürükleyeceğine dikkat çeken Kiçi şöyle devam etti, “Bu hikayelerle büyüdüm. Büyüyordum. 1983 yılına geldiğimizde henüz dokuz yaşındaydım. İşte tamda bu dönemde arkadaşlar geldi. Onların gelişiyle dinlediğim hikayelerden yola çıkarak onlara sorular sormaya başladım. İlk arkadaşlar anlattıklarından daha çok, oturuş kalkışları, ilişkileri ve birbirlerine yaklaşımları insanı etkiliyordu. Uzun yılladır Partide olmama, çeşitli eğitimler görmeme rağmen hala arayışlarım ilk gördüğüm gerillalar gibi olmaktır. Çünkü onlar, PKK’nin asil militanlarıydı. Halkını çok seven insanlardı. Kendilerini mücadeleye adamış insanlardı. Şimdi o arkadaşların çoğu şehit düşmüşler. “

“’Apocular’ Kelimesi Hafızama Yerleşti”

Gelenlerin kim olduğunu, abisine sorduğunu aktaran Kiçi, Abisinin bunlar Apoculardır cevabını vermesiyle Apocular kelimesinin belleğine yerleştiğini belirtti. Besê Anuş kadın gerillanın fotoğrafını kendisine göstererek kadın militanların da aralarında olduğu gelen militanlar tarafından kendilerine söylendiğini dile getiren Kiçi, bununla sevinçten uçmaya başladığını belirtti. Kadın militan ve gerillaların aralarında olduğunu duymakla dünyaların kendisinin olduğunu söyleyen Kiçi şunları anlatıyor, “ Çok sevinmiş ve heyecanlanmıştım. Bu arayışlarımın cevabını bulmak demekti. Fakat bu çok bilinçli bir şey değildi. Yani o zamanın arkadaşları insanı çok çekiyordu. Hiç konuşmadan insanları etkiliyorlardı. Ondan sonra arkadaşlar sürekli gelip gidiyorlardı. Avantajımız neydi, mesela misafirler geldiğinde, bayanlar da o misafirlerin yanına gidip oturabilirdi. Arkadaşlarda benim bu ilgimi görünce ilgilendiler. Mustafa Çimen vardı, şimdi itirafçı olmuş, köyde bizi toplayıp bize kitap okuyordu. Kürdistan nasıl parçalanmış mazlum arkadaş kendini nasıl ve neden asmış, düşmanın işkenceleri üzerine bize kitap okuyor, bunları anlatıyordu. Yaşım da küçüktü ama şu anda hepsi canlı duruyor bende.”

Aşiret Kızı Olduğu İçin Katılımı Engellenir

Çiçek, militanlarla tanışıp onlardan etkilendikten sonra katılmak ister. Ancak o zaman hem yaşının küçük oluşu hem de bir aşiret kızı olmasından ötürü, Delil adındaki bir gerilla tarafından aşiretin hareketi biraz daha tanıdıktan sonra katılmasının daha doğru olacağı söylenerek katılımı ertelenir. Bir yandan katılımı engellenirken öte yandan aşırı istekli olmasından ötürü bir milis gibi çalışır. Kendi katılımı engellenirken erkek olanların ise katılımlarına izin veriliyor ve teyzesinin oğlu olan Pling Kiçi ile Ahmet Repo o dönemde katılır. Pling Kiçi ile Ahmet Repo’nun katılması çevrede harekete olan ilgiyi arttırıyor ama henüz hiçbir kadın ya da genç kız katılmış değil.

11 Yaşında İşkenceyle Tanıştı

’87 yılına gelindiğinde yörelerinde faaliyet sürdüren Mustafa Çimen adlı gerilla teslim olup itiraflarda bulununca Çiçek Kiçi’nin yaşadığı köye baskın yapılır. Köylülerin hepsi göz- altına alınır. Göz -altına alınanlar arasında Çiçek Kiçi ile birlikte yaşıtı bir kız daha göz- altına alınır. Köyde herkese işkence yapılır. İşkencelerden henüz 11 yaşında olmasına rağmen Çiçekte nasibini alır. Gördüğü fiziki ve psikolojik işkenceyle birlikte gerillaların köylerine gelip gittiklerini söylemesi için askerler tarafından, ‘konuşmazsan seni soyarız’ şeklinde tehdit edilir. Çiçek Kiçi o günleri şöyle anlatıyor, “ Zaten o zaman düşman erkekleri yakalamak için kadınları soyuyordu. Gerilla arkadaşlar bizi bu yönlü eğitmişlerdi. Beni başta psikolojik olarak etkilemeye çalıştılar. Sen tatlı bir çocuksun, silahlı olarak gelenler kimlerdir diye sormaya başladılar. Ben konuşmayınca, sonunda seni soyacağız dediler. Kıştı üzerimize soğuk su döktüler. Onlar öyle söylediklerinde ben hemen kendim soyunurum dedim. Onlarda benim yaşımdaki birinin hemen soyunmayacağını düşündüler. Düşmanın tahribatları beni harekete ve arkadaşlara daha çok bağladı. O zaman elimi sigara ile yaktılar. Ama yine de bir şey söylemedim. Halktan çok ceza alanlar oldu. Çünkü o itirafçı isimleri veriyordu. Ama benim yaşım küçük olduğu için bir de konuşmadığım için ceza vermediler.”

’89 yılında 14 Yaşında Dağların Yolunu Tuttu!

Mustafa Çimen’in itiraflarından sonra köyde gördüğü işkencenin üzerinden iki yıl geçtikten sonra 1989 yılına gelindiğinde artık Çiçek dağların yolunu tutmanın çaresini arar. Ancak Türk ordu güçleri tarafından çevrenin denetim altına alınması, seyyar karakolların yapılması ve o yıllarda iklim koşullarının da iyi gitmemesi yüzünden gerillalar çok fazla köylerine uğramadığından Çiçek’in katılımı ’89 yılına kadar kalır. Çiçek o günleri şöyle anlatıyor, “Türk ordusu alan üzerinde denetim kurmaya çalıştı. Her köyde iki karakol yaptılar. Arkadaşlar uzun bir süre uzak kaldılar. Fakat arkadaşlara bağlılığım zayıflamadı. 88’in sonu 89’un başında arkadaşları yine gördük. Grupta tanıdık biri vardı. Onu grupta gördüğümde çok sevindim. Ona katılacağımı söyledim. Bana tamam şimdi kal, daha sonra katılımlar olacak seni alırız dedi. Bende beklemeye başladım. Koçer olduğumuz için Zozanlara çıkıyorduk. O yıl Masiro’ya yaylaya çıktık. Arkadaşlar geldi yöredeki en büyük yayla bizim olduğu için arkadaşlar bizim çadırda halkla bir toplantı yaptılar. Toplantıda her evden bir genci partiye katacaklarını söylediler. Ayrıca ulusal sorundan söz ettiler ancak ben ulusal sorunun ne olduğunu bilmiyordum. Kürt olduğumuzu, ezildiğimizi biliyorduk, ama ulusal mücadeleyi bilmiyorduk. Ahmet Repo arkadaşın köyünden olup gelen grubun içinde olan gerillanın yanına giderek katılmak istediğimi söyledim. Oda hayır sonra katılırsın dedi. Kime söylediysem, zaten çalışıyorsun sonra katılırsın dediler. Arkadaşlara deşifre oldum, yeniden yakalanabilirim dedim. Oradan Beytüşşebap taraflarına geçtik.”

Kiçi Aşiretinden Dağa Çıkan İlk Kadın oldu!

Beytüşşebap’ta yayla yerlerine yakın olan gerilla kampına giderek söyler. Gerillalar yarın yayla yerlerine giderek askeri kanunla gençleri örgüte katacaklarını, o yüzden çadırına dönmesini söylerler. Bunun üzeri yayla yerine dönen Çiçek, gerillaların gelip yayla yerlerinden askeri kanunla gençleri çıkarmayı bekler. Arayışları yüzünden çevrede bulunan herkes Çiçeğin katılacağını bilir ancak ne zaman katılacağı bilinmez. Dağların Koçer Kızı Çiçek o günleri şöyle anlattı, “ Ertesi gün sabaha doğru bir baktım ki, her tarafı arkadaşlar tutmuş. Gençler hala uykudaydılar. İki çocukta gidip katılmayayım diye benim nöbetimi tutuyordu. Ama herkes kendi çocuklarının derdine düşünce benim işim kolaylaştı. Bölgemizde Silopi’deki iki kız kardeş ve amaca kızları dışında daha kızlar katılmamışı. Herkes kendi çocukları ile uğraşırken hemen çıktım. Uzak bir yerden dolanıp noktaya gittim. Herkesin noktada olduğunu gördüm. Beni görünce şaşırdılar. Benim geldiğimi de görünce her şey karıştı. Çünkü aşirettik ve bir de bizim aşiretten ilktim. Kimse katılımı kabul etmiyordu. Erkekler gitsin ama sen gitme diyorlardı.”
Çiçek arayışlarının sonunda çıkarılan gruba takılarak gerillaların bulunduğu alana giderek katılır. Ancak köyden ve çevreyi bilen gerillalardan da hiç kimse Çiçeğin katılmasını istemez. Çünkü Çiçeğin katılması durumunda aşirette ters etki yapacağı düşünülür. Katılımından sonra grubun sorumlusu olan daha sonra gerilladan kaçarak ortadan yok olan Hogir tarafından çağrılır, eve geri gitmesi için ikna edilmeye çalışılır.
Çiçek o günleri şöyle anlatıyor, “ Hogir beni çağırdı neden katılıyorsun, senin yüzünden bir aşireti karşımıza alamayız ve seni eve geri göndereceğiz dedi. Ben de tamam sen eve gidebilirsin ama ben gitmiyorum dedim. Parti her kesin evidir dedim.” Hogir’de Çiçeği ikna edemeyince bu kez aşiretin kadınları gelip onunla görüşerek geri götürmek isterler. Bunun üzerine Çiçek beni şimdi götürseniz bir başka zaman gelip yine katılırım der...



 

 
 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır