Ana Sayfa

 

 

 

JİNEOLOJİ KADININ HAKİKAT İLE BULUŞMASIDIR

Jineoloji Yazıları İçin Tıklayın

 

ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞÜ BÜYÜK ŞEHİTLERİN YÜRÜYÜŞÜDÜR

Slaytı İzlemek İçin Tıklayın

 

Ş. VİYAN (LEYLA WALİ HÜSEYİN) PORTRE

 

Adı Soyadı: Leyla Wali Hüseyin
Kod Adı:
Viyan Karox
Doğum Yeri-Tarihi:
1981/Süleymaniye
Partiye Katılışı:
1997
Şahadet Tarihi:
11 şubat 06 da Haftanin'de Önderliğe karşı geliştirilen komployu protesto için kendini yakarak şehit düştü.
Devamı...
 

 

 

YAZARLARIMIZ

Derya Koçgiri

Zilar Sterk

Dilzar Dilok

Ronahi Serhat

Zin Evinawelat

Şerda Mazlum

Newroz Ceren

Leyla Agiri

Şafak Aryen

Bese Erzincan

Ruşen Bezar

Pelşin Tolhildan

 

KJB DOSYASI Yeni Bir Oluşum

KJB

PAJK

YJA

YJA-Star

GENÇLİK

 

 

İletişim

 Site hakkında Görüş ve Önerileriniz İçin

 

SON YAZILAR

TÜRK ÖZEL SAVAŞ REJİMİNİN VARDIĞI AŞAMA VE HALKLARIN ÖZGÜRLÜK OLASILIĞI* SONBAHARA MERHABA, KAVGANIN TÜRKÜSÜDÜR * HAK, HUKUK, ADALET…* USAME BİN-LADİN VE FETHULLAH GÜLEN KARDEŞLERİN BABASI*...

Türk Özel Savaş Rejiminin Vardığı...

Sonbahar Merhaba, Kavganın Türküsü...

Önder APO

Tarihte oldukça barbarca ve özgünce geliştirilen Türk egemenlik sisteminin Orta Asya’dan Ortadoğu’ya, oradan da Anadolu’ya geçişi; özellikle Ortadoğu’daki büyük uygarlıkların geriletilmesinde, dolayısıyla halkların çözülüşünde, uluslaşmamasında, toplumsal olarak giderek tükenişinde en temel sebeptir. Bunun Türk halkı açısından da geçerliliği vardır. İlkel toplumun barbarlık sürecinden sadece talanı, çapulculuğu esas alan bir ideolojiyle başlayan ve İslam’ın da yayılmacılığıyla bunu birleştirip önce Selçuklular daha sonra Osmanlılar ve günümüzde de Kemalizm eliyle halkların soy kimliklerine karşı yürütülen bu büyük savaş,...Devamı...

 

Xezal Ekin Özalp

Kanıksanan bir şey var o da her zaman sonbaharın hüznüne kapı aralayan bir mevsim olduğudur. Hatırlanan ise yaşanacak ayrılıkların, kopuşların acı dolu izdüşümüdür. Yaşamın anlamı olarak algılanan acılar bir yerde güzel günlerin habercisidir de, karanlığın ardındakiler gözle görülmese de her zaman aydınlığa gebedir. Yarına, güzelliğe, geleceğe adım adım yaklaşmanın ve bütün bunları ölümün beyinlere hüküm ettiği yerde, şafak vaktinde, anı, günü ve varoluşun, yaratmasıdır 27 Kasım...Devamı...

 

Hak, Hukuk, Adalet....

Usame Bin-Ladin Ve Fethullah Gülen...

Beri Dersimi

Uygarlık kisvesi altında erkek egemenlikli iktidarlaşmanın gelişimiyle birlikte, toplumsal denge başta kadın ve çocuklar olmak üzere tüm toplumun aleyhine bozulmuş ve her geçen süreçte daha da dibe vurmuştur. Bu sömürüye karşı ezilen kesimlerin mücadelesi hep var olagelmiş ve toplumun öncüleri olan aydın ve filozoflarca da toplumsal yapıların en sağlam temelde sağlıklı bir sistem üzerine yeniden kurulabilmesi için büyük çaba ve çalışmaları olmuştur. Ancak erkek egemenlikli sistem özünde gasp ve şiddete dayalı olduğu için bu çaba ve çalışmaları özünden boşaltarak kendi egemenliğini daha da sinsice meşrulaştırarak toplumu sömürmek için hak, hukuk, adalet kandırmacısı temelinde asalakça kullanmaktan geri kalmamıştırr....Devamı...

 

Bêrîtan Lêlkan

Amerika Usame Bin-Ladin’de neyi büyüttüyse Gülen ve cemaatinde de aynı şeyi büyütüyor. Her şey dönemsel ya da stratejik çıkar hesaplarına göre belirleniyor. Yaşananlardan sonuç çıkarma toplumun refahını düşünenler için geçerli olduğundan Amerika bu sorumluluktan uzak duruyor. Hukukun üstünlüğünden dem vuranlar, son dönemlerde Libya için değerlendirmeler yaparken Kaddafi’yi linç ederek, aslında hukukun sadece bir reklam kavramı olduğunu itiraf ettiler. Saddam’ı asan güçler Kaddafi’yi çok rahat sağ bırakıp adil bir şekilde de idam edebilirlerdi ki bu da tartışmalı bir konu ancak ahlaktan yoksun bir ölüm zülmün ya da haksızlığın yanıtı değil meşrulaştırılması anlamına gelir...Devamı... 

İkinci Doğa Olarak Toplumsallık…-II-

Ahlaki Toplumda Kadın Erkek...

Ruşen Bezar

Toplumsallık emek verilmiş, anlamlandırılmış ve kimliklendirilmiş bir yaşam çerçevesi ve ilişkiler ağıdır. Bu ağın kendisini var etmesinin yöntemleri ve araçları her çağda değişse de, özünde çok derinlikli sosyalleştirme, davranış, düşünce, dil, duygular kazandırma temelindedir. Bunun birey şekillenmesindeki derinlik ve etkinlik o kadar etkileyicidir ki, bütün kimliklerin köküdür. Buradaki bağları, etkileri ve sonuçları ortadan kaldırmak mümkün değildir. İnsan bunlarla var olur, kimlik kazanır ve yaşam gücü haline gelir. Bireyin bu anlamda topluma katılımı, toplumun birikimini kendisinde toplayabilmesi, bunu ifadeye kavuşturabilmesi ve onun dinamiği haline gelmesi başlı başına yaşam boyu süren bir eğitimdir....Devamı...

 

Şerda Mazlum


Kadın erkek arasındaki ilişkiler bugün oldukça çarpıtılarak ahlaki ve politik toplum ilkelerini tehdit eden zemin konumuna getirilmiştir. Kadın erkek ilişkisi mülkiyetin, her türlü yabancılaşmanın ve düşkünlüğün yaşandığı ilişkiler olarak gelişmektedir. Kadın ve erkek cinsi arasındaki ilişkiler geleneksel köleci zihniyetin etkisinden kurtulamadığı sürece insanlığı tehdit eden konumundan kurtulamayacaktır. Bu konu ataerkil-devletçi sistem tarafından o kadar saptırılmış ve sistemin devamlılığını sağlamak için o kadar kullanılmıştır ki bu sorunu çözmek zannedildiği kadar kolay değildir. Sorun oldukça kapsamlı olduğundan kapsamlı yöntemlerle mücadele edilmesini gerekli kılmaktadır. Kadın erkek ilişkilerinde yaşanan sorunlar ne geleneksel yöntemlerle, ne inkâr etmekle ne de yoz ilişkidir deyip geçmekle çözümlenebilir...
Devamı...

 

İkinci Doğa Olarak Toplumsallık…-I-

Özlenen Yaşama Yolculuk...

Ruşen Bezar

Toplumu doğa olarak değerlendirmek bir paradigma yaklaşımıdır. Tarihe, topluma ve doğa felsefesine göndermeler yapar. Bunlar etrafında bireyin toplum içerisindeki konumuna ve toplumla olan ilişkilerine, onun düşünce ve duygu dünyasına, evren bakışına; kısacası anlam dünyasına ilişkin de bir zihniyet örgüsünü oluşturur. Hem kuramsal olarak, hem yönteme, hem de esas alınan ölçülere ilişkin tespitlerde bulunur.
Bir doğa olarak toplumsallık, evrenin özgürlük ve gelişim potansiyelinin en sistemli, örgütlü ve canlı ifadesidir. Canlılığın milyarlarca yıllık farklılaşarak değişen-dönüşen ve özgürleşen varoluşunun bir anlamda en örgütlü ve sistemli bir yapısallığı kazanmasıdır...
Devamı...

 

Tavge Emek

Bir saattir orada, o mavi dünyaya bakıp düşünüyordu. Kaşlarını çatmış, üşüyen ellerini parkesinin cebinden sadece sigara içmek için çıkarıyor, atkısını iyice dolamış boynuna ama ne ilginçtir ki yağmur damlaları hızlanmasına rağmen şemsiyesini açma gereği duymamıştı. Öteki elini de parkenin cebinden çıkarmaya erindiği için olmasa gerek. Şemsiyesini açmadığı gibi kafasına geçirdiği beremsi şapkayı da çıkarmıştı yağmur başlayınca. Denize düşen su damlalarının oluşturduğu, bazen aynı anda oluşan yüzlerce halkayı izliyordu. Onun o günkü görüntüsünü hiç unutamıyorum. Bir de bana sorduğu ilk soruyu. Hani insanlar genelde neler yaptığını, nereye gittiğini, ya da söz konusu iki kadınsa...Devamı...

 

Mesele Özgür Yaşamdır,...

Dağların Koçer Kızı...-II-

 

Önder APO

Kod adı: Şervin Derik Hakkari
Adı Soyadı: Neceh İbrahim
Doğum Yeri ve Tarihi: Batı Kürdistan- Derik/Tılxenzir köyü-1970
Mücadeleye Katılım Tarihi: 1990
Şahadet Tarihi ve Yeri: 15 Eylül 1998-Kato Marinos/Botan
Görevi: YAJK Merkez Üyesi
Yaşam zordur, benim işim özgürlük imkanlarını ortaya koymaktır. Bunun dışında ben herhangi bir şeye ne alet olurum, ne ortak olurum. Bizi de başka türlü değerlendirmek açık ki suçtur ve kendini kandırmadır....
Devamı...

 

Gerilla Kaleminden

Katılma kararıyla küçük yaşta beşik kertmesiyle nişanlandırılan Çiçek böylelikle nişan yüzüğünü de atmış olur. Bir kadının böyle bir davranışta bulunması aşiretler arası bir kavgaya neden olacağı için aşiretinden kadınlar kampa giderek Çiçeği katılma kararından vazgeçirmeye çalışırlar. Zira Çiçeğin katılması iki aşiret arasındaki kan davasına da dönüşebilir. Çiçek katılımından sonra gelişen olayları şöyle anlatıyor, “Katılmam aşiretimizle başka bir aşireti nerdeyse karşı karşıya getirdi. Çünkü beni ağabeyim için kızları istenen aşiretin bir çocuğuyla beşik kertmesiyle berdel yapmışlar...Devamı...

 

Kürdistan Özgürlük Mücadelesinde...

AKP Hükümetinin Diğer Yüzü...

Nujin Dılpak


    Yargılama ve adaleti sağlama, toplumun kendini organize etmesinin bir mekanizması olarak devlet dışındaki toplumda hep var olmuştur. Bu anlamda, yargılama toplumun doğal olarak kendini düzenleme, koruma ve geliştirme refleksi olarak hep rolünü oynamıştır. Ancak gelişen egemenlik sistemi, toplumun her alanında yaptığı gibi, adalet alanında da sürekli olarak tahakkümünü kurmuştur.
Egemenlikli devlet sistemi toplumun her alanında tahakkümünü kurarken öncelikle toplumun hakikatini çarpıtan; egemenliği, devleti, tahakkümü, iktidarı meşrulaştıran hakikatler inşa etmiştir. İnşa edilen hakikat rejimleriyle, devlet, toplumun bir doğal kurumlaşması ve toplumsal gelişmenin zorunlu bir koşuluymuş gibi zihniyetlere işlenerek meşrulaştırılmıştır. Bu şekilde kendini meşrulaştıran egemenlik sistemi, kendini iktidar, devlet, bürokrasi temelinde örgütleyerek toplumun politik işlerinin önemli oranda kendinde topladığı gibi yargı işlerini de kendinde merkezileştirmiştir...
Devamı...

 

Hazırlayan Gulan Botan

AKP’nin Zenderlioğluna “İnsanlığımdan utanıyorum” dedirten zihniyeti Zelal Edessa değerlendirdi.
- AKP’nin son siyasal gelişmelerle birlikte kimyasal olaylarla da kendini zirveye ulaştıran zihniyeti nasıl ele alıyorsunuz?

Zelal Edessa:
AKP Hükümetinin Diğer Yüzü
Dünyada ve bölgesel alanlar açısından çok sıcak gelişmelerin yaşandığına tanık olmaktayız. Her yerde bir sistem ve statüko değişimi söz konusu. Avrupa ülkeleri açısından yaşanan değişimler daha farklı seyirler ve sonuçlarla gerçekleşse de Ortadoğu’da değişim halklar açısından kanlı bir şekilde sonuçlanmaktadır. Bunun nedenleri elbette net ve ortadadır. İnsanlığın gözdesi olan Ortadoğuya hep savaş, yangın ve katliam reva görülmüştür. Büyük Ortadoğu projesinin pratik uygulanmasının günümüzde geldiği aşama bu gerçekliğin bir sonucu olmaktadır...
Devamı...

 

Bizim Öykümüz Bir Halkın...

Dağların Koçer Kızı...-I-

 

Önder APO

Kendi yaşam öykümü geliştiriyorum. Çünkü orada bir durum anlatılmak isteniyor. Hemen hepinize hakim olan durumlar var, yaşam tarzları var. Bu yaşam öyküsü güvensiz, bilinçsiz, örgütsüz, iddiasız ve yenik bir kişilik düzeyini yerle bir etmenin savaşıdır. Hepinizin zayıflıkları, iddiasızlığı, çeşitli zavallılıkları ve güçsüzlükleri bu hikayede aşılmıştır. Tabii bu bir halkın önderliğidir. Bir halkın zayıflıkları ve güçsüzlükleri aşılmıştır. Büyük bir ustalıkla bunu yaptım, bu öykünün büyüklüğü de buradadır. Bu kesinlikle bir bireyin öyküsü değil, yaşamda gerçekleştirilen bir halkın diriliş öyküsü oluyor. Bu öyküde çok büyük bir ustalık, sabır, incelik ve zorluk var...Devamı...

 

Gerilla Kaleminden

1975 yılında Cizre’ye bağlı bir köyde göçebe bir ailenin kızı olarak doğdu. Anlatımlarına göre köylerine devlet tarafından yol, elektrik ve okul gibi konan yasaklarla büyüdü. ‘80’li yıllarda köylerine uğramaya başlayan Apocular olarak bilinen Kürt Özgürlük hareketinin militanlarının geliş-gidişlerini duymaya başladı. İlk kez ’83 yılında militanlarla yüz yüze görüştü. ’87 yılında henüz 12 yaşındayken Mustafa Çimen adlı militanın teslim olup itiraflarda bulunmasından ötürü köylüleriyle birlikte ağır işkence tezgahlarından geçti. ’89 yılında 14 yaşında iken gerillaya katıldı. O gün bu gündür Kürdistan Özgürlük Dağlarında gerillacılık yapıyor. Dağların küçük Koçer kızı olarak yaşama gözlerini açtı, gerillası olarak sürdürüyor...Devamı...

 

Nasıl Özgür Yaşamalıyız...

"İnsan Olduğunuzu Hatırlayın...

Dılzar Dilok

 

Özgür yaşamın temel şartlarının başında, yaşamı doğru algılamak, ahlaki toplumun temel özelliklerine uyumlu yaşam algıları oluşturmak kadar, bunları gerçekleştirmek, çıkan engelleri aşmak ve mevcut algıları ileriye götürmek için yaratıcı düşünceyi sağlamak yer almaktadır. Bu durum politik olmayı, kendi tekilliğinde yanlış algıları ortaya çıkarıp aşabilecek gücü oluşturmayı, özgürlüğü tercih etmenin kendisinin güç olduğu bilincini içselleştirmeyi ve bulunduğu yerin, algılama tarzının konumlanışının bir güç olduğunu bilmeyi, kendi farkında olarak hareket etmeyi gerektirir. Yaşamı doğru tanımlamak, doğru olanı tercih etmek ve bundan güç almak gerekmektedir...Devamı...

 

Hazırlayan Gulan Botan

Beri Dersimi, yaptığımız röportajda son siyasal gelişmelerle birlikte Van depremini değerlendirdi.
 - Son siyasal-sosyal gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Beri Dersimi: Genelde Ortadoğu özelde de Kürt halkı olarak içinde bulunduğumuz dünya konjönktürü nedeniyle çok yoğun bir süreçten geçmekteyiz ki bu sürecin en açık ve net olan yanı şu anda en yakıcı biçimde gündeme oturan insanlık dramının olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Van depremiyle başlamak istiyorum. Çünkü olayın yaşandığı andan itibaren müthiş bir spekülasyon-manipülasyon yürütülmekte müthiş çarpıtmalara aynı zamanda insanlığa sığmayan tablolara rastlamaktayız...
Devamı...

 

Basına Ve Kamuoyuna...

Beritan Onurlu Yaşam...

PAJK Koordinasyonu

Kürdistan Özgürlük Tarihi on-bini aşkın özgürlük militanının şahadet çizgisinde en anlamlı ve kalıcı temsilini bulmaktadır. Kürt halkının varlık-yokluk mücadelesinde ölümün yaşama çıktığı ve halkımızın bilincinde, ruhunda ve yaşamında özgür Kürt kimliğine dönüştüğü tarih yazan anlar vardır. Her türlü kimliksizliği, teslimiyeti ve kendini inkarı ölüm olarak tanımlamak, özgürlük ruhunun ve özgür yaşamın fedai tarzda gelişiminin esasıdır. Fedai ruh Önderliğimiz Abdullah Öcalan şahsında varolmanın, toplumsallaşmanın ve özgür kimliğin çizgisi haline gelmiştir...Devamı...

 

Berivan Zilan

Mücadelemiz ilk başladığından günümüze kadar çok değerli bedeller ödeyerek özgürlüğe doğru yol almıştır. Özgürlük mücadelemizde ekim ayı da yoğun bir mücadele sürecini ifade ediyor. Ekim, destansı mücadele örnekleriyle dolu kahramanlık abidelerinin yaşandığı, aynı zamanda Önderliğimiz şahsında özgürlük mücadelemizi tasfiye etmeyi amaçlayan 9 Ekim komplosunun da gerçekleştirildiği, bir çok öncü kadın yoldaşımızın direnişine sahne olan yine farklı halklardan olan kadın yoldaşlarımızın bu destansı direnişe katılarak şehadete ulaştıkları bir ay olma özelliğine sahiptir. Alman, Türk, Kürt asıllı ekim şehitleri, Mizgin (Çiğdem Türkmen) Ronahi (Andrea Wolf- Alman) Meryem, Zeynep...Devamı...

 

Gün Barışa Ve Önder APO'YA...

Önderlik Eksenli...

Zeynep Katar


"Bu Eylemle Barışın Sesi Olmak İstiyorum"

"Tüm Türkiye halklarına savaşın esirinden kurtulmuş kan olmadığı bir dünya diliyorum. Bir gün herkesinde benim gibi bir dünya düşlemesidir. Bu eylemle barışın sesi olmak istiyorum. Kan kanla temizlenmez kan kanı getirir. Bu MHP anlayışında Kemalistlerin anlayışından hiçbir farkı yoktur. Kürt halkı sınırları önemsemiyor, devleti önemsemiyor. Çünkü bir devlet bir toplum var. Bir toplum dili, kültürü ve tarihi var eder. Bizim sınırımızı kültürümüz çizecektir, tarihimiz ve dilimizdir...
Devamı...

 

PAJK Koordinasyonu


Kürdistan üzerindeki hegemonik politikaların tamamen iflas ettiği sıfır noktasında bulunulmaktadır. Politikanın hegemonik yüzünün vardığı sıfır noktası AKP şahsında belki de en çarpıcı yansımasını 12 Haziran seçimleri sonrası ortaya çıkmaktadır. “Terörle mücadelede yeni strateji”, “Müzakere de yaparım, operasyon da yaparım” gibi çok iddialı gibi görünen açıklamalar, her türlü koşulda her şeyi yapabilirmiş gibi görünen bir iktidar gerçekliği. Gelinen nokta 90’lı yıllarda Çillerin “ya bitireceğiz ya bitireceğiz” söyleminin Erdoğan ağzıyla tekrarlanmasıdır. Görünmek ve olmak, olduğu gibi görünmek günümüz ve özellikle de Türkiye gerçekliğinde adeta bir oyuna dönüşmüş. Halklar sessiz bir gölge oyununu seyreder gibi hop kalkıyor, hop oturuyor. Her an “terörün sonunu kazacak” kapsamlı bir “nihai” savaşa hazırlanıyor, bekliyor aynı anda sorunun çözümü cepte hazır reçeteymiş gibi, ucu gösteriliyor...
Devamı...

 

Hayallerim Varlığında...

Felsefeye Adanmış Bir Hayat...

Medya Ronahi


Hayallerim varlığında, öz yaşama kavuşuyoruz
Ütopyalarda ruhlarımızı birleştiriyoruz
Aşklarda özgürlüğe kavuşuyoruz
Hakikatlerde insanlığa soyunuyoruz
Bazen kendimizi bir yıldız da, bazen bir çiçekte
Bazen de şırıl şırıl akan sularda görüyoruz!

Bazen sonsuzluğa
Çoğu zaman da sonsuzluğun zamanında beliriyoruz
Yere düşen tohum masalı bir insanlığın yüreğinde yaşıyoruz...
Devamı...

 

Kominardan

"Dünya'yı olduğu gibi görmeyi kabul edersek ne ile karşılaşırız? Bir an ön yargıları bıraksak karşımıza nasıl bir dünya çıkar? ".
Tarih, bildiklerimizden ibaret değildir. Egemenlerin eliyle yazılan tarihin cinsiyetçi olduğu günümüzde akli selim düşünen herkesçe kabul görülmektedir. 5000 yıllık tarih, cinsiyetçi bir zihniyetle örülmüştür. Örülen cinsiyetçi tarih, egemenlerin ürünü olduğundan sadece egemenlere yer verilmiş ve toplumun, yaşamın onlardan ibaret olduğu algısı hemen herkese benimsetilmiştir. Ve bunun bir kader olarak görülmesini istemişler...
Devamı...

 

Anatolia’nın Asi Delikanlısı!...

Kurulmuş Mutlak "Hakikat"-II-...

Zin Evinawelat

Duydum ki yüreğim de büyüttüğüm küçük çocuk, kocaman biri oluvermiş.
Öyle yakışıklıymış, öyle ışıl ışıl parlıyormuş ki iri gözleri,…
Gören herkes, Tanrıça kültünün masallarını, iktidar olgusuna karşı bir anarşistçe başkaldırının hikayesini kulağına fısıldadığımızı, bir bakışta anlıyormuş.
Ürkütmüş bu gözler düşmanı. “Yok yok, dışarıda koymak – özgür bırakmak olmaz” deyip, almış dört duvar arasına seni...
Devamı...

 

Ruşen Bezar

Toplumsal temellerinden kopartılan sadece insan varoluşu değil, aynı zamanda her türlü mücadele formu ve anlayışıdır. Mücadele ettikçe, karşıtına benzeşen, karşıtını içselleştiren; direndikçe kendisi olmaktan çıkan, karşısında mücadele ettiği iktidar-egemenlik biçimlerini yöntem ve ölçüleriyle birlikte üreten, dolayısıyla kendi iradesini, bilincini ve birliğini parçalayan bir makineye dönüştürmektedir. Kapsamlı analiz ve çözümlemeler, iktidar eleştirileri ve tanımları; negatifini yansıtmaktan öteye gidememektedir. Hakikat adeta iktidarın kendisi haline gelmektedir. Hakikati arama iktidarın öznesi veya nesnesi haline gelmekten öteye gitmemektedir. Hakikat ezici, baskıcı ve iradesizleştirici bir şeye dönüşmektedir...Devamı...

 

Ben Siyasi Bir Tutukluyum, Davamda...

Kurulmuş Mutlak "Hakikat"...

 

Önder APO

Ben burada hiç kimsenin, bir tek insanın bile zarar görmesini istemiyorum ama maalesef beni yanlış yorumluyorlar. Yanlış biliyorlar. Kendi politikalarını beni baz alarak yapıyorlar. Hukuk sistemini bile beni göz önünde bulundurarak değiştiriyorlar. Bu anlayış, yasaların demokratikleşmesi önünde engel teşkil etmektedir. Bana endeksli düzenlemeler başka tutukluların, başka insanların mağduriyetine neden oluyor. Bu durum tabii ki üzücü. Hukuk devleti anlayışı bu nedenle hayata geçirilmek istenmemektedir...Devamı...

 

Ruşen Bezar

Karşımızda duran ve kendisini tek mutlak Hakikat olarak sunan sistem, dışındaki toplumsal her şeyi, herkesi ve her zamanı-mekanı ötekileştirerek bilgi yapısına katmakta; yutup başkalaşıma ve yabancılaşmaya uğratmadığı bir gerçeklik yok gibi. Öyle ki, deniz dalgaları gibi sayısız iç içe geçen karşıtlıklarla toplumsal doğayı tekrar-tekrar vurmakta; her ayağa kalkacakken onu tekrar bir dalgayla sersemleten bir makineye dönüşmektedir. Bu devasa mekanizmayı bütün yönleriyle, yöntemleriyle ve mantık olarak kavramak, onun farkında olmak gerçekten zordur. Kendisini tam bir “bilimsellik” içerisinde sunmaktadır,...Devamı...

 

Şiir Tadında Yaşayan...

Su Olmak Gerekirse...

 

Zin Siti Evinawelat

Şehit Nuda Okulu’n dayım. Bir gurup kadın gerilla, PKK tarihi ve şehitler gerçekliği üzerine tartışıyor. Bir köşede dikkatle onları dinliyorum. Sonra dört tarafımızı saran fotoğraflara takılıyor gözlerim. Ş. Şilan Kobani, Ş. Amara, Ş. Zilan Pepule ve çok sayıda şehit arkadaşın bulunduğu kocaman bir pankart. Her geçen gün başka bir arkadaş daha katılıyordu, bu fotoğrafların arasına, diye geçiyor içimden.
Cigerxwin Zap (Van-Erciş) ve Hêmin (Maku) arkadaşların şahadetlerinin haberlerde açıklandığı akşam ki haber bülteni geliyor aklıma sonra. Her iki arkadaş için de düşlerim bir hüzün yolculuğundaydı...
Devamı...

 

Beritan- Gulan

Dağlarda
Dağların uçurumlarında
Bulutların süzülüşünü izliyordum
Bir bulut doldu gözüme
Geldim diyordu
Yeryüzüne
Dayandım
Tomurcuk gülün kapısına
Günün sıcaklığı çağırdı,
Güllün güzelliği
İşte bir yağmur damlasıyım
Dayandım kapına
Doğma zamanı
Güne, gül yüzünü
Gösterme zamanı
Güzelliğin özlemiyle...
Devamı...

 

Ya Soyunu Siyasi Olarak...

Ermenistan'da Dengbej Kadınlar

Diyalog

Çekdar: Kod adım Çekdar. Diğer ismim Lokman Bedirhanoğlu, 1977’de Cizre’nin Şax köyünde doğdum. Ailemin geleneksel milliyetçi özellikleri var, siyasi ortamın yoğun olduğu bir ortamdan geliyorum. 1991’de Cizre’de okul komiteleri düzeyinde faaliyet yürüttük. 1994’e kadar okul faaliyetleri sürdü, 94’te katılımım gerçekleşti. Dört yıl Botan’da kaldım. 98’in başında bu sahaya geldim. Bu sahada özellikle eğitim devresinde birçok şeyi bilince çıkardığımı ve bir derinleşmeyi yaşadığımı belirtebilirim. Özellikle yoğunlaşma devresinde, bu derinleşmeyi Önderlik gerçeğinin yaşam ve çalışma tarzıyla birleştirerek, bir karşılaştırmasını yaparak ve ayrıca aradaki...Devamı...

 

Şilan Aras

Kafkasya’daki Kürt Kadının Anatomisi Kitabından
Kafkasya ya da Ermenistan denildiği zaman, dengbejler, güzel klamlar ve flüt ezgileri gelirdi her Kürdün aklına bir zamanlar. Ermenistan’daki Kürtler de, flüt ezgileriyle, klamlarıyla, folkloruyla Kürt kültürünü korumaya çalışmışlar. Her ne kadar bazı dönemlerde Kürt kültürü etkisizleştirilmeye, asimile edilmeye çalışılmışsa da Kürtler kültürel gelişimleriyle kendilerini korumaya çalışmışlar ve Ermenistan’daki Kürtler folklorik ve dengbejlik konularında güçlü bir arşive sahip. Dengbejlik yönünde Karapete Xaço, Şeroye Biro, Avdilaye Zeynike vb. birçok kişi daha herkesçe tanınmakta...
Devamı...

 

Feminizmi Anlamak...

Ahlak ve Hukuk

Bese  Şimal

Günlük yaşamımızda üzerinde en fazla tartışma yürütülen kavramlardan biri de feminizmdir. Bu kavram ekseninde çeşitli yorumlar yapılmakta ve tanımlamalar geliştirilmektedir. Kimilerine göre feminizm, kadınların hak ve hukukunu savunmanın adıdır. Kimilerine göre kadıncılıktır, erkek düşmanlığıdır. Kimilerine göre içinde ahlaki sapkınlığı barındıran, kadının birlikte yaşamasını öngören ve kadın egemenliğine dayanan bir eğilim ve harekettir... Devamı...

 

Leyla Agıri

Hukuk cinsiyetçi bir karaktere sahiptir.
Ataerkil zihniyetin gelişmesi ile birlikte kadın bir cinsel nesne konumuna indirgenir. Kamusal alandan dışlanarak özel alana ‘aile’ içine yerleştirilir ve dondurulur. Böylece insanlar arasındaki biyolojik fark toplumsal farka dönüştürülür. Günümüzde liberal kapitalist sistemde kadın, özel yaşam öğretisi çerçevesinde, kamusal alanda ikincil nesnel konuma düşer. Hukukta bunun adın “cinsel sözleşme”dir. Kadına cinsel işlevlerini kullanması yoluyla geçimini sağlama olanağı sağlanır...
Devamı...

 

Zagros Anlatır Sizleri...

Kadın Ve Hakkikat...

Bahar Irmak

Dağlar ki bir tek özgürlüğe tutkun yüreklere açar kapılarını. Çünkü bir tek özgürlüğe tutkun yürekler anlar dağları… Bir tek onları basar bağrına ve korur, paylaşır her şeyini. Köleliğe isyan ve başkaldırıdır dağlar. Bu yüzden zalime geçit vermez ve köleliğe boyun eğmez. Zagros da İskender’e geçit vermemiş, Timur’u barındırmamıştır. Bu diyarlar doğuşundan bu yana özgürlük mekânı olmuş, cenk meydanlarında özgürlük savaşçılarını bağrına basmıştır. Bugünde ateşin ve Güneşin çocuklarına kapılarını sonuna kadar açmıştır...Devamı...

 

Şilan Deniz

Yaşamın anlamına kimin sayesinde ulaştık? Bunun hakkını ne kadar verebiliyoruz? Sorularını son günlerde kendime çokça soruyorum.
Büyük bilgeler kaç yüzyılda bir insanlığa değerli bir armağan olarak gelirler, araştırmasını yapmadım ama şunda iknayım, öyle kolay kolay gelmezler ve bir o kadar da kolay anlaşılmazlar. Anlaşılmaları için ila ki büyük bedeller ödenmek zorundalar mı? Tarihe baktığımda ve yaşadığımız yüzyılda da bilgelerin böylesi zorlu koşullarla karşılaşmasını getiren anlayış ataerkil zihniyetten başkası değil...
Devamı...

 

 

14 Temmuz Direnişçilerinin...

3. Özgür Kadın Birlikleri (YJA)...

Parti Önderliği

14 Temmuz, Parti tarihimizde Parti kimliği uğruna, denilebilinir ki en kahredici işkenceli bir ortamda varlığını adama ve bu temelde ülkesine, halkına, insanlığına sahip çıkma adına, en büyük direniş kararının verildiği bir gündür. Partimizde şimdi de en çok ihtiyaç duyulan, Parti kimliği ile insan olmak, Parti kimliği ile ordulaşmak, Parti kimliği ile yaşamsal olmak. Belki de sadece başarıların değil, onun olumlu bütün adımlarının esasını teşkil ediyor dersek, bu büyük direniş kahramanlarımızın şahsında en yalın gerçeği dile getirmiş oluruz. Kaldı ki, bizzat büyük şehidimiz M.Hayri Durmuş,...Devamı...

 

Bese Erzincan

Kadın olarak bizler çok önemli tarihsel bir sürecin eşiğinde yaşamaktayız. Bu süreç ya kadın cinsinin yeniden bir köleleşmesi ya da özgürlüğe çıkışın kapısı olacaktır.
Kadının köleleştirilmesi kapitalist modernite zamanlarında hem de özgürlük adına köleleşmenin daha da derinleştirilmesi ile sürdürülmektedir. İnsanlığın en önemli hayat damarları kesilerek erkek iktidarı derinleştirilmeye çalışılmaktadır.
İçinde yaşadığımız zamanda bireysel özgürlük adına kadının daha derinden sisteme bağlanması, köleleştirilmesi yaşanmaktadır.
Erkek egemen sistem kapitalist modernitenin gelişimi içinde kendisini çok daha güçlü örgütlemiştir...
Devamı...

 

 

 

 

PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir

PAJK Online © 2011 Tüm hakları saklıdır