Ana Sayfa

HALİL DAĞ (UYSAL) SİCİLİ

Adı-soyadı: Halil Uysal
Kod adı: Halil Dağ
Doğum yeri ve tarihi: İzmir-31 Mayıs-1973
Mücadeleye katılış tarihi: 1993 Almanya
Şahadet tarihi ve yeri: 1 Nisan 2008 Besta Alanı

Ş. VİYAN (LEYLA WALİ HÜSEYİN) PORTRE

 

Adı Soyadı: Leyla Wali Hüseyin
Kod Adı:
Viyan Karox
Doğum Yeri-Tarihi:
1981/Süleymaniye
Partiye Katılışı:
1997
Şahadet Tarihi:
11 şubat 06 da Haftanin'de Önderliğe karşı geliştirilen komployu protesto için kendini yakarak şehit düştü.
Devamı...
 

Ş. ŞİLAN KUBANİ  Arkadaşın Mektubundan Kesitler

KJB DOSYASI Yeni Bir Oluşum

KJB
PAJK
YJA
YJA-Star
GENÇLİK
İletişim

 Site hakkında Görüş ve Önerileriniz İçin

 

Sezgi (Kadın Yoldaşlarına Atfen Yazdığı Yazısı)

Halil Dağ

Kuzeye yolculuğuma başlamak üzereyim. Bu ikinci yolculuğum olacak ve ikisi arasından tam sekiz yıl geçti. O gün de, bu gün de hemen hemen aynı duyguları yaşıyorum ama çevremde değişen çok şey oldu.
O günde bir ağacın gölgesinde oturmuş yazı yazıyordum. Bu günde…
O günde yalnızdım, bu günde… O güne beklentisizdim bu gün de…
O gün ile bu gün arasında hissedilebildiğim tek bir fark var. O günler kimseden – mutlaka geri dön- sözlerini duymamıştım. Bu gün ise hemen hemen bütün arkadaşlarım mutlaka geri dönmemi istiyorlar. Ve benden dönmemi isteyenlerin hemen hemen hepsi kadın arkadaşlar. İçlerinde yaşlı adam dışında bir tek erkek arkadaş olmaması bana garip geliyor.
Yıllar önce kuzeye geçerken, hiçbir arkadaşım geri gelmemi ve birlikte yeni çalışmalara atılacağımızı söylememiş, benden böyle bir istemde bulunmamıştı. 99 yılının o baharında gelecek koca bir ümitsizlikti. Bende bir gün geri döneceğimi hiç düşünmeden yollara düşmüş ama geri dönmüştüm. Bu günlerde konuştuğum haberleştiğim, uzaktan notlarını aldığım, vedalaştığım bütün kadın arkadaşlar mutlaka geri dönmemi istiyorlar. Bir gün geri gelip birlikte bir şeyler yapacağımıza inanıyorlar ve bir gün mutlaka bir kez daha onlarla birlikte çalışmamı bekliyorlar.
Mutlaka isimlerini burada anmamı istemezlerdi. Ama ben sadece benim tanık olduğum o son anları buraya yazmak istiyorum. Çünkü onlar benim bu yolda taşıyacağım en güzel armağanlarım oldular…
Ayrılırken Dersim’in boynuma sarılıp ağlayışı, Gülistan’ın yüzüme son dokunuşu, Arjin’in bütün gücüyle yoldaşça sarılışı, Mizgin’in arkamdan gönderdiği son mektup, Siya’nın gözyaşlarıyla gelip birlikte ilk ve son kez fotoğraf çektirmemiz, Şevin’in neşeyle son gece anlattıkları, Adar’ın hediye ettiği üçüncü saat, Eylül’ün gülümseyen gözleri. Beritan arkadaşın son nasihatleri ve isimlerini hatırlayamadığım ama bu dağlarda bir yerlerde fotoğrafladığım kadın yoldaşların son davranışları bana daha önce hiç yaşamadığım bir duyguyu yaşattırdı.
Bir de vedalaşma olanağı bile bulamadığım ve her gece gün batarken güzel sesini dinlediğim o Kürt kızının dönmemi istemesi…
Bütün bunların ne anlama geldiğini bilemiyorum.
Mutlaka bu kadar güzel insanın ve böylesine temiz kalplerin farklı biçimlerde olsa da aynı şeyi söylemesinin bir anlamı vardır.
Kendime bütün bunlardan, bu güzel insanların duygularından bir şey çıkarmak, bu durumla bir erkek gibi böbürlenmek için yazmak bütün bu sihri öldürmek olur. Ama ben bütün bu kadın yoldaşların bana olan ortak yaklaşımında kendime ilişkin bir gerçeği yakalamak istiyorum. Birbirlerinden habersiz ve ayrı zamanlarda gösterdikleri ortak yaklaşım beni bir yandan ümitlendiriyor. Bu kadınların arkadaşlıklarını hak ettiğimi söylemiyorum ama onların eşsiz dostluğuna layık olmak için daha çok ve daha güçlü çalışmanın gerekliliğini hissediyorum.
Ama hissettiğim başka bir şey de var ki o da şudur:
Kadının sezgileri… bu kadar güzel, böylesi temiz insanlar mutlaka dönmemi istiyorlarsa, demek ki bir şeyler seziyorlar.
Onların yüzlerinde, sözlerinde , dokunuşlarında hatta çok uzaklardan gelen o yoldaşımın sesinde, onların içtenliklerinde bir daha dönmeyeceğimi, dönemeyeceğimi hissetliklerini binlerce yıllık en güçlü sezgileriyle sezdiklerini hissediyorum…

 

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır