|
HALKIMIZA VE KAMUOYUNA
KJB Koordinasyonu
2008 yılı dünyamızın sorunlarının ve aynı zamanda
özgürlük ve demokrasi olasılıklarının kendisini hiç
olmadığı kadar açıktan ve yakıcı hissettirdiği bir yıl
olma özelliğini taşımaktadır.
Kapitalist modern sistem kendi içinde ürettiği bütün
savaş, kaos, işsizlik, fakirleşme, stress gibi
hastalıkları çarpıcı ve somut bir biçimde dışarı
atmaktadır. Son mali krizle birlikte derinleşen kaos ve
tıkanmanın kapitalist modernitenin yapısal değişim ve
dönüşüm gücünden yoksunluğundan kaynaklandığı daha net
bir biçimde ortaya çıkmıştır. Attığı her siyasi, askeri,
ekonomik adım süreci hızlandırmaktan, kaosu daha da
derinleştirmekten başka bir sonuç vermemektedir.
Liberalizm; kendisini siyasal ve ekonomik olarak yeniden
üretememekte; bu sistemi ciddi bir ideolojik darlığa
götürmektedir. Sistemin kendisini üzerinde oturttuğu
ulus-devletçilik, milliyetçilik, dincilik, cinsiyetçilik
gibi ideolojik olgular, çözülüş ve kaos sürecini daha da
derinleştirmekte, sistemi daha fazla militarist ve
faşist bir niteliğe büründürmektedir; bunlar sistemin
esnemesi ve uzlaşı politikalarının önüne geçmektedir.
. Ortadoğu sahası hem sistemin tıkanıklıklarını çok
kanlı bir şekilde yansıtmakta, ama hem de özgürlük
umutlarının ve hayallerinin en çok tanımlandığı,
gerçekleşmeye yüz tuttuğu bir alandır. Hem
statükoculuğun, dışarıdan da dayatılsa, en bağnaz ve
gerici bir şekilde kendisini dayattığı; ama hem de
toplumsal-sosyal yapılanması itibarıyle alternatif çözüm
olasılıkları potansiyel olarak en çok barındıran bir
alandır Ortadoğu. En küçük bir demokratik açılımın bile;
hızla alternatif toplumsal çözümlere kapı aralaması ve
bölgede küresel hegemonyada beklenmedik gedikler açması
beklenmelidir. Başka zaman ve yerde fazla sonuç
almayacak küçük bir eylem bile burada hızla ve çarpıcı
bir şekilde bütün bölge halklarının sahiplenmesine ve
bir kıvılcım etkisi yapmaya hazır olmaktadır.
Başta ABD olmak üzere hegemonik güçlerin mevcut
politikayla halkları daha fazla karşılarına alacakları
ortaya çıkmaktadır. Daha şimdiden Irak halkında şiisi,
sünnisi, Kürdü, Arapı ile, yine Türkiye halkları
açısından da çok güçlü bir Anti-Amerikancılığın
yükseldiğini belirtmek gerekir.
Sürecin özellikle TC açısından belirsizliği ve her ucu
açık bir süreç olma karekteri, onu en zayıf kılan yönü
olmaktadır. Israrla yürüttüğü tasfiye ve imha
konseptiyle ve özellikle 2008 yılı içerisinde Özgürlük
Hareketimiz karşısında yaşadığı askeri-siyasi
yenilgilerle ordu ve hükümet tarihinin en tartışmalık
konumunu yaşamaktadır. AKP-ordu ittifakı ise bu
politikanın yürütülmesi ve başarısı üzerine bina
edilmiş, son kertesinde yerel seçimlere kilitlenmiştir.
AKP bu seçimlere adeta milli devlet seferberliği
biçiminde bütün devlet kurumlarının desteğini de
arkasına alarak Kürdistanı siyasi-askeri işgal eşliğinde
girmektedir. Burada elde edeceği başarısızlık devletin
ve devlet politikalarının kırılması olacaktır
. Önderliğimize yönelik fiili işkence, tehdit ve şantaj
politikalarıyla teslimiyeti dayatmasının sebebi, imha ve
inkar konseptinde yaşadığı başarısızlık ve sonuçsuzluk
olmaktadır.
Bu sürece Önderliğimizin direnişi ve perspektifleriyle
başta ideolojik olarak, siyasi, eylemsel ve örgütsel
anlamda en hazırlıklı olarak giren güç, PKK olmuştur.
Başta Önderliğimizin ideolojik-siyasal perspektifleri
olmak üzere, bu yıl içerisinde PKK 10. Kongresi, PAJK 7.
Kongresi ve özellikle tasfiyeci-ihanetçi çizgi ile
yürütülen yoğun ideolojik mücadelenin Hareketimizde
Önderlik çizgisinde ideolojik netleşmeyi sağladığı,
bunun örgütsel-siyasi ve meşru savunma alanlarında
önemli bir gelişmeyi yarattığı belirtilebilir. Düşmanın
yoğun karadan ve havadan imha saldırıları altında,
Oramar, Bezele ve Zap direnişleriyle meşru savunma
çizgisi ile demokratik siyasal mücadele içiçe ve paralel
bir şekilde Mücadele tarihimizin en büyük ve yıl boyu
süren aralıksız serhildanlarıyla 2008 yılını önemli bir
başarı yılı haline getirmiştir. 2008 yılı kazanımları
Kürt halkının büyük bedelleriyle ve öncü militan
kadrolarının kahraman şehadetleriyle direniş çizgisinde
elde edilmiştir. Halk ve Hareket olarak Önderliğe
sahiplenme ve Önderliğin özgürlüğü etrafında kilitlenme
bu yıl en üst düzeyde gelişmiştir. Edi Bese hamlesi
devletin hertürlü teslimiyet dayatımlarına karşı ciddi
bir direniş hamlesi olarak gelişti; eylemsel ve örgütsel
anlamda önemli kazanımlar yarattı.
Bu bağlamda 2009 yılı çok yoğun gelişmelerin yaşanacağı
hassas bir yıl olacaktır. Kürt halkının özgürlüğünü ve
kendi demokratik sistemini kurmada en büyük adımların
atılacağı ve 2008 yılı kazanımlarının somut siyasal,
kültürel değerlere dönüşeceği bir yıl olma özelliğine
sahiptir. 2008 yılı umutların en çok yeşerdiği, 2009
yılı ise bunların en çok gerçekleşme imkanının olduğu
bir yıldır. Özellikle önümüzdeki dört ay yakıcı ve yoğun
bir mücadeleyi beraberinde getirecektir. Bu çerçevede
2009 yılı tam bir mücadele ve her alanda bir seferberlik
yılı olacaktır. Özellikle yerel seçimler bu anlamda
bizim açımızdan önemli bir kazanım ve dönüm noktası olma
imkanını yaratmaktadır. Edi Bese hamlesinin esprisine
denk Önderliğin özgürlüğü ekseninde Önderlik etrafında
kenetlenmiş, kendisini iyi örgütlemiş, planlamış bir
Kadın Özgürlük hareketi bütün kazanımların temelini
güçlü atmış olacaktır. “Namusumuz Özgürlüğümüzdür”
sloganı ile başlatılan toplumsal demokratikleşme hamlesi
bu anlamda kadın özgürlük mücadelesine ivme kazandıracak
önemli bir zemin olmaktadır. 2009 yılı bu temelde Kadın
Özgürlük hareketi açısından da öncüleşmenin, toplumsal
örgütlülüğünü derinleştirmenin ve her dört parçada
demokrasi ve özgürlük zeminini stratejik düzeyde
güçlendirmenin yılı olacaktır. Önderliğimizin bahar için
ortaya koyduğu özgürlük umudu, başta biz gerilla
kadınları olmak üzere bütün halkımız, kadınlarımız ve
gençlerimiz için mücadeleyi yükseltmenin gücü ve moral
kaynağı olmaktadır.
Herkesi, başta kadınlar olmak üzere bütün yurtseverleri
ve demokratları, yine Türkiyeli yurtsever ve
demokratları özgürlük ve demokrasi değerleri etrafında
birlik ve mücadeleye çağırıyor, yeni yıllarını kutluyor,
herkes için daha fazla özgürlük ve demokrasi yılı
olmasını diliyoruz.
DEVRİMCİ SELAM VE SAYGILAR
31
Aralık 2008
Geri Dön |