|
ÖZGÜR YAŞAM KAYNAĞIMIZ REBER APO’ya;
PAJK 7. Kongre Delegeleri
Tarihin lanetli yüzünün zihnimizi ve yüreğimizi en çok
sarstığı uluslar arası komplonun bir yılına daha
girerken, etrafınızda kenetlenerek onurlu ve özgür yaşam
direnişimizi yükselteceğimiz ve laneti yırtarak
aşacağımız sözüyle bağlılığımızı ifade ediyoruz.
Ataerkil-devletçi düzenin yalancılığını ve zalimliğini
deşifre ederek insanlığın karartılmış bilinci ve
vicdanını aydınlatmanın amansız savaşçısı olarak
yarattıklarınız en çok da biz kadınlar için anlam yüklü.
İnsanlık, onur, şeref, namus, özgürlük değerlerinin
şahsımızda dibe vurdurulduğu bir çağda, sizin özgürlük
ideolojinizle tanışmak, bizler için, tam bir boğulma
durumunu yaşıyorken nefes almak, susuzluktan kurumak
üzereyken kendi köklerimiz üzerinde yeniden yeşermek,
yaşamın farkına varmak anlamına geliyor. Bu nedenle
bizim için somutlaşmış özgürlük ifademiz, özgür zihniyet
ve vicdan ölçütümüzsünüz.
Egemen erkek dünyasının karanlık tanrılarının yıkıntılar
altında bıraktığı ana tanrıça kültürümüzün, kendi kök
değerlerimizin sizin şahsınızda yeniden canlanışını ve
çağın vicdansızlığı karşısında ‘ben de varım diyen’
özgürlüğün büyüleyici haykırışına dönüştüğünü görüyoruz.
Ana tanrıçanın kutsallık mekânını kendi lanetli emelleri
uğruna kan deryasına dönüştüren çağdaş erkek
tanrılarının en lanetli komployla sizin şahsınızda bu
denli saldırılarını tırmandırmasını en çok da biz
kadınların kendi kökleriyle buluşmasına karşı olan
öfkelerine bağlıyoruz. İştar’dan bize ait değerleri
çalanların, Ana Tanrıça Tiamat’ı bir daha
dirilmemecesine parça parça edip tarihin dışına atmak
isteyenlerin en büyük ikiyüzlülük ve alçaklıklarını
takınarak tüm öfkelerini size yöneltmelerinin sizin
kutsallığınız karşısında tahammülsüzlüklerinden
kaynaklandığını biliyoruz. Özgür yaşam mücadelemiz
karşısında boğulduklarını hissettikçe Marduk
torunlarının, Zeus oğullarının atalarını bile
utandıracak alçaklıklara yönelmekten çekinmediklerinin,
çekinmeyeceklerinin bir kez daha bilincine varıyoruz.
Tek bir kişide kutsallığı bu denli temsil etmeniz
karşısında bu kadar çıldırmalarını en çok biz kadınların
özgür geleceğine kustukları öfke olarak
anlamlandırıyoruz.
Erkeğin yalancılığıyla örülmüş ve bize yaşam diye
dayatılan sahte düzeni sorgularken, en çok acı ve
pişmanlık duyduğumuz gerçeklik bu öfkeyi kendimize
yöneltememek, sizi bu kutsal, bu amansız savaşta yalnız
bırakmış olma lanetini, yaşam zehirlenmesini
aşamamaktır. Gerçekliğimizi yetersiz yoldaşlık olarak
adlandırırken bile tüm yetersizliklerimize rağmen sevgi
dolu, yol gösterici tutumunuz karşısında, beş bin yıldır
aramızda örülen duvarları yıkarak engelleri ortadan
kaldırma ve Ana tanrıçalarımızla kutsal buluşmada ne
kadar yetersiz kaldığımızı bilince çıkardıkça ve
hissettikçe yetersizliklerimizin acısını daha fazla
hissediyor ve tarihin omzumuza yüklediği yükler hanesine
yazıyoruz. Kendimizi daha kutsal kılmadan, tüm
yaşamımızı buna adayarak mücadele yükünü daha çok
omuzlamadan apaydınlık bilinciniz ve sevgi dolu
yüreğinizle yürüttüğünüz amansız direnişe yoldaşlık
görevlerimizi yerine getiremeyeceğimizi biliyoruz.
Bugüne kadarki yetersizliklerimizin bizlere ve
şahsımızda tüm insanlığa yaşattığı acıyı en büyük
öğretici güce dönüştürüp bir daha tekrarlanmasına izin
vermemek ve bu gerçekle aydınlanan bilincimizi,
yüreğimizi sevginin, sevincin kaynağı kılmak için sizin
etrafınızda kenetlenerek kendi köklerimizle buluşma,
iradeleşme, özgür ve onurlu yaşamı gerçekleştirme
kararlığımızı daha da biliyoruz. Yarım kalan projenizi
tamamlayarak erkek egemen tanrıların yaşamın her anını,
her alanını kirletmek için açtıkları lanetli savaşlarına
karşı her anı, her alanı adil ve özgür, yaşanılır kılma,
insanlığı kendi öz varlık kanunları üzerinde yeniden
yaşamsallaştırma kararlılığıyla her kadını zaptedilemez
birer mevziye dönüştürme iddiamızı büyütüyoruz.
Halkımızın onurlu ve özgür yaşam idealinin sembolü
haline gelmiş binlerce şehit yoldaşımızın bu iddiamızın
gerçekleşmiş örnekleri olduğu bilinciyle, yaşamımızı
yaşamlarıyla birleştirme kararlığını bir kez daha en
büyük güç, coşku kaynağı olarak yaşıyoruz. Beritan’lar,
Zilanlar, Sema’lar, Viyan’lar, Nuda’lar, Gülbaharlar ve
daha niceleri şahsında Tanrıça bilgeliğinin, melek
saflığının, Afrodit güzelliğinin kadını ne kadar
kökleriyle buluşturarak soylu kıldığını anladıkça
PAJK’la anlamlaşma, iradeleşme gücünü daha derin
hissediyoruz.
Yedinci kongremizle PAJK’ı daha da güçlendirerek soy
değerlerimizin bayrağı altında onurlu yaşam direnişimizi
yükseltme sözünü verirken, üçüncü cinsel kırılmayı erkek
aleyhine geliştirme sloganıyla özgürlük çizginizle daha
fazla bütünleşerek kendimizi kendimize ait kılma
mücadelemizi yükseltme kararlılığımızı yineliyoruz. Tam
bir yaşam zehirlenmesi kaynağı olan erkek tanrıların
lanetliliği karşısında kadın kutsallığını
yaşamsallaştırıp yaşamın panzehiri haline gelerek ‘ya
özgür yaşam ya hiç’ sloganıyla tüm yalancılık ve
ikiyüzlülüklere ‘Edi Bese!’ diyerek özgür yaşam kaynağı
dağlarımızda özgürlük meşalesinin bir an bile sönmesine
izin vermeyeceğimizi belirtiyoruz. Bu temelde halkımızın
kendi kökleriyle buluşarak onurlu ve özgür yaşam
idealini gerçek kılmada soy değerlerine sadakatle
yürüyen evlatları olarak sorumluluklarımızı yerine
getirerek yetersiz yoldaşlığımızın özeleştirisini
vereceğimizi belirtiyoruz. ‘Yaşamınız yaşamımız,
özgürlüğünüz özgürlüğümüzdür’ şiarını varlığımızın temel
ilkesi olarak pratikleştireceğimiz sözüyle bağlılığımızı
yineliyoruz.
Yaşasın Özgür Yaşam Kaynağımız REBER APO!
Yaşasın REBER APO’yla Kenetlenerek Özgürleşen Kahraman
Şehitlerimiz!
Yaşasın PAJK Bayrağı Altında Yükselen Onurlu Özgür Yaşam
Direnişimiz!
Kahrolsun Komplocu Lanetli Düzen Sahipleri!
Geri Dön |