|
KJB 4. OLAĞAN KURULTAYINI GERÇEKLEŞTİRDİ
Diren Şiyar Dersim/Gülnaz Ege
KJB (Koma Jıne Bılınd -Yüce Kadınlar Topluluğu) 25-28
Haziran tarihleri arasında Medya Savunma Alanlarında 150
delegenin katılımıyla olağan 4. Özgür Kadın Kurultayını
gerçekleştirdi. siyasal gelişmeler, KJB ve KJB
bileşenlerinin faaliyetleri ve planlama gündemlerinin
ele alındığı KJB 4.Kurultayında Kürt Halk Önderi
Abdullah Öcalan’ın son savunmaları Kürdistan Kadın
Hareketinin Özgür Yaşam Manifestosu olarak kabul edildi.
Haziran ayı içerisinde ikinci kadın buluşması
Medya Savunma Alanları haziran ayı içerisinde ikinci kez
Kürt kadınlarının buluşmasına ev sahipliği yaptı. YJA(Yekitiya
Jinen Azad)’nın 20-24 Haziran tarihleri arasında
gerçekleştirdiği 2. Konferansının ardından KJB, 25-28
Haziran tarihleri arasında medya Savunma Alanlarında 4.
olağan kurultayını gerçekleştirdi. Kurultaya KJB
bileşenleri olarak PAJK, YJA (Özgür Kadın Birlikleri),
YJA-Star, Komelen Civan ve çeşitli örgütlenmelerdeki
Kürdistan’ın dört parçasından ve yurtdışından 150 kadın
delege katıldı.
KJB 4. Özgür Kadın Kurultayında Kürt sorununun çözümünün
tek muhatabının Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olarak
gösterildi. Kürt sorununun çözümü ve toplumsal cinsiyet
ve gericilikle mücadele konularında çeşitli karar ve
planlamalara gidilen KJB 4. Özgür Kadın Kurultayının
sonuçlarını KJB Koordinasyonu yayınladığı bir
bildirgeyle kamuoyuna açıkladı.
“Reber APO’nun son savunmaları kadının Özgür Yaşam
Manifestosu”
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın son savunmalarının
kadının özgür yaşam manifestosu olarak kabul edildiğinin
belirtildiği KJB 4. olağan kurultay sonuç bildirgesi
şöyle başlamakta: “Başta her biri yaşam kaynağımız ve
mücadele öncümüz, özgürlük sevdalısı, yaşam sevdalısı,
Önderlik fedasi şehitlerimizin yol göstericiliğinde
Şehit Zilan şahsında tüm şehitlerimizi minnet ve
saygıyla anıyoruz. Anılarına doğru bağlılığın gereği
özgürlük mücadelesinin militanı, kadrosu, çalışanı ve
yurtseveri olarak görevlerimizde başarıya kilitlenmek
olmaktadır. Bu iddia ve kararlılıkla gerçekleşen
kurultayımızda, özgür kimliğimiz ve irademiz Reber
APO’nun son savunmaları kadının Özgür Yaşam Manifestosu
olarak yüksek bir heyecan ve coşkuyla ayakta
alkışlanarak karşılandı.”
“ Kadın ve halklar teslim alınmak istenmekte”
Cinsiyetçiliğin yol açtığı toplumsal çürümenin yol
açtığı tehlike ve risklere vurgu yapılan KJB 4. Olağan
Özgür Kadın Kurultayının sonuç bildirgesi şöyle devam
etmekte: “Kapitalist moderni tenin iktidarcı ve devletçi
zihniyet ve sisteminden kaynağını alan kadın özgürlük
problemi başta olmak üzere diğer tüm toplumsal sorunlar
ağırlaşarak çözümü beklemektedir. Kangrenleşen sorunlar
her gün biraz daha toplumu çökertmektedir. Finans
kapital sahipleri, dünyanın hegamon güçleri, toplumu
manipüle edip sahte umut ışıkları yakarken diğer
taraftan halkların ve toplumun demokratikleşme ve
özgürlük sorunları en şiddetli askeri, siyasi
yönelimlerle bastırılmakta ya da liberalize edilerek
sistemin kabul edebilir sınırlarına çekilmekte. Kadın,
halklar ve dinamik toplumsal kesimler teslim alınmak
istenmektedir. Özcesi cinsiyetçiliğin yol açtığı
toplumsal çürüme ciddi tehlike ve risk oluşturmaktadır.
Açıkça görülmektedir ki, kapitalizmin temel ideolojisi
olan liberalizm, siyasal dincilik, milliyetçilik
modernist paradigma olarak iflas etmiştir.”
“Özgürlük hareketimiz tasfiye edilmek istenmektedir.”
KJB 4. Olağan Kurultay sonuç bildirgesinde Kürt halkına
karşı uygulanan tasfiye ve imha konseptine dikkat
çekilerek, buna rağmen geride bırakılan süreci Kürt
halkının eylemlerle karşılaması şöyle
değerlendirilmekte: “Sistemi ayakta tutma, sürdürme
çabası hegamonik güç ABD öncülüğünde Büyük Ortadoğu
Projesi kapsamında restore edilmektedir. Ezilenlerin
payına ise; savaş, işsizlik, yoksulluk, açlık düşmekte,
öte yandan ekolojik dengesizliğin yol açtığı sorunlar
giderek yaşam alanlarını tüketmektedir. Bunu birebir
yaşayan halklardan olan Kürt halkının özgürlük
mücadelesine tasfiye ve imha konsepti uygulanmaktadır.
Bunun bilincinde olan başta kadınlar olmak üzere genelde
halkımız geride bıraktığımız süreci görkemli
direnişlerle, eylemlerle karşılamıştır. Kürt
kadınlarının Önderliğimizin özgürlüğünü eksen alan
siyasal eylemsellik süreci kesintisiz sürdürülmüştür.
Özgür Kürdün iradesi en somut 29 Mart’ta seçimlerine tüm
anti-demokratik uygulamalara, gayri meşru, yasal olmayan
yaklaşımlara rağmen yansıtılabilmiştir. Bu aşamadan
sonra Kürt sorununa demokratik barışçıl çözümün
geliştirilmesi gerekirken çocuklar, kadınlar dahil Kürt
halkına ve demokrasi güçlerine devlet terörü uygulanmış,
gerilla güçlerimiz havadan ve karadan askeri
yönelimlerle imha, bir bütün özgürlük hareketimiz
tasfiye edilmek istenmektedir.”
KJB 4. Olağan Kurultay sonuç bildirgesinde çözüm
politikaları ve projeleri şöyle açıklanmakta:
Kurultayımız, kadın özgürlük sorununu, Kürt sorununu ve
ağırlaşan toplumsal sorunları, yürütülen politikaları,
uygulamaları Kürdistan, Ortadoğu ve dünya genelinde
tartışarak Demokratik Ekolojik Cinsiyet Özgürlükçü
Paradigma temelinde somut çözüm politikaları ve
projeleri oluşturmuştur. Buna göre;
- Gelinen aşamada Kürt sorununun çözümünde tarihi bir
fırsat yaratmak amacıyla Önderliğimizin başlattığı, Kürt
Özgürlük Hareketimizin uyguladığı tek taraflı
eylemsizlik sürecinde hükümet, ordu ve devlet
yetkilileri beklentilere cevap olacak, umutları
büyütecek ciddi bir adım atmamıştır. Tersine askeri
operasyonlar durmaksızın sürdürülmekte ve halka ve
temsilcilerine yönelik yoğun tutuklamalarla karşılık
verilmekte. Demokratik çözüm ve barış ısrarımıza rağmen
halkımız ve özgülük hareketimiz terörize edilmek
istenmektedir. Halk Savunma Güçlerimizin ‘sınır dışına
çekilmesi, silahsızlandırma’ tartışmaları yürütülüp
kamuoyu yanlış beklenti içine sokularak yönlendirilmekte
bu da çözümsüzlükte ısrar demektir.
- Sürecin barış ve demokratik esaslarda ilerlemesi ve
çözümün gelişmesi için Kürt halkının iradesi Reber APO,
sorunun çözümünde tek muhataptır. Muhataplığının gereği
olarak barış ve demokratik sürece katılabilmesinin
şartları yaratılmalıdır.
- ‘Önderliğin Özgürlüğü, Kadının Özgürlüğüdür’ şiarı
temelinde tüm KJB bileşenlerinin çalışmalarını
eğitim-örgütlenme-eylem planlamasıyla gerçekleştirmesi
ve ‘Özgür Önderlik, Özgür Kimlik ve Demokratik Özerklik’
şiarıyla yürütülen EDİ BESE hamlesinin üçüncü aşamasının
başarısını sağlamak esastır.
- Önderliğimizin çözüme ilişkin hazırlamakta olduğu Yol
Haritası’nın hayat bulması için kadın hareketi olarak,
büyük bir kararlılıkla arkasında olacağımızı, sürecin
kalıcı bir barışa evrilmesi için öncülük görevimizi
yüksek bir iddiayla uygulama, takipçisi olma ve
geliştirme kararlılığına sahibiz. Özgürlük militanları
olarak sürecin tersine dönmesi, savaşın yeniden
başlaması halinde de tüm kadın yapısı olarak meşru
savunma gücümüzü büyüterek güçlü karşılayacak
düzeydeyiz. Kurultayımız bu yönlü hazırlıkları kapsamlı
tartışarak gereken taktik ve planlamayı oluşturmuştur.
- KJB, uluslar arası güçlerin ve sömürgeci bölge
devletlerinin işbirlikçi ve milliyetçi Kürt
politikasının boşa çıkartılmasında Kürt ulusal
demokratik birliğin yaratılmasını Kürt sorununun
çözümünde son derece önemli görmektedir. Bunun
gereklerini yerine getirebilmek amacıyla çeşitli karar
ve planlamalara ulaşmıştır.
- İktidarcı-devletçi zihniyet ve sistemin bin yıllardır
ağırlaştırdığı, görmezden geldiği kadın özgürlük sorunu,
en genel demokratikleşme hareketiyle çözülemeyeceği bir
geçektir. Kadın özgürlüğü toplumsal özgürlüğün esasıdır.
Bu temelde özgün örgütlenme ve mücadele gerekli
olmaktadır. Kadın Hareketi olarak bu bilinçle toplumsal
cinsiyet ve gericilikle radikal mücadele edilerek,
ahlaki ve politik toplum yaratılıncaya kadar örgütlü
mücadelemiz güçlendirilerek sürdürülecektir.
- Kadının ve tüm toplumsal kesimlerin iradesini açığa
çıkaran, siyasetin aktif öznesi haline getiren, doğrudan
demokrasi ilkesini uygulayarak demokratik yönetim
mekanizmasını oluşturan, toplumun demokratik
örgütlenmesini sağlayacak olan demokratik konfederal
örgütlenmenin önemle üzerinde durulması kararı
alınmıştır. Kadın meclisleri, komünleriyle birlikte
kadının konfederal örgütlenme durumu ele alınarak dört
parça Kürdistan ve yurtdışı sahaları için gerekli
kararlara ulaşılmıştır.
- Erkek egemenlikli zihniyetin egemen siyaset
anlayışından kopuşu esas alarak kadın eksenli ahlaklı
politik toplumun demokratik özgür siyaset anlayışının
gelişmesi için kadının siyasi mücadele araçlarının
kurumsallaştırılması ve güçlendirilmesi.
- Kadının erkek egemen zihniyet ve yaklaşımlar
karşısındaki cins mücadelesini iktidarcılık,
cinsiyetçilik, suni çelişki olarak değerlendiren
manipüle edici erkek yaklaşımlarını mahkûm eder, bu
yaklaşım ve anlayışla mücadele eder.
- Erkek egemen siyasetin kadına dönük kullanımcı,
pragmatist yaklaşımlarının yanı sıra sistemin zihniyeti
politikası faşizm olarak nitelendirilmiştir. Bu kapsamda
devlet kaynaklı cinsel şiddete (gözaltı taciz, tecavüz,
işkence), devlet ve özel sektör tarafından geliştirilen
fuhuş, porno ve uyuşturucu ticareti vb aynı zamanda
medya-iktidar gücüyle kadının pazarlanması, metalaşması
kadına karşı uygulanan şiddet kapsamında ele alınmıştır.
Hem bireysel hem devlet nezdinde işlenen suçların ulusal
ve uluslar arası mercilerde yargılanması, ayrımcılığı
içeren yasaların değiştirilmesi için hukuk mücadelesinin
verilmesinin yanı sıra çeşitli aktif eylemselliklerin
geliştirilmesi kararı alınmıştır. Ayrıca şiddete karşı
her kadının kendisini koruma hakkının meşru savunma
hakkı olduğu bilincinin yaratılması.
- Kürdistan’da yürütülmekte olan kirli savaş sürecinde
kadınlara ve çocuklara karşı işlenen her türlü suçun
araştırılıp açığa çıkartılması, savaş suçlularının hem
yerel hem uluslar arası mahkemelerde yargılanması için
aktif mücadelenin verilmesi.
- Anadil önündeki tüm engellerin ortadan kaldırılması
için yürütülen etkinliklerin güçlendirilerek
sürdürülmesi, anayasal güvenceye kavuşması için mücadele
yürütülmesi. Anadil eğitiminin öz imkanlar yaratılarak
verilmesi, dilin korunması ve gelişmesi için etkin
çalışmalar yürütülmesi.
- Ayrıca ekonomik, kültürel, sağlık ve hukuk alanında da
yaşanan ciddi problemlerin çözümü içinde çeşitli karar,
proje ve planlamalara ulaşılmıştır.
- Sistemin spor, sanat, uyuşturucu ve cinsellikle
hastalıklı, iradesiz, bağımlı bir gençlik yaratarak
devrimci dinamizminden kopartmaya çalışan tassa rufçu,
tahakkümcü, hiyerarşik cinsiyetçi toplumla etkin
mücadele edilmesi; toplumsal dönüşümdeki değiştirici
rolünü oynaması için genç kadın eğitimine,
örgütlenmesine ağırlık verilmesi, özgürlük mücadelesine
daha aktif katılımın sağlanması.
- Önderliğimizin çocuklarla ilgili gördüğü rüyası Kürt
çocukları açısından manevi bir anlam taşımaktadır. Bu
sebeple rüya gördüğü günün Çocuklar Bayramı olarak
kutlanması.
- 8 Martın 100. yılı vesilesiyle Kürdistan Özgür Kadın
Hareketi tarafından daha önceden hazırlanan Toplumsal
Sözleşmenin son savunmalar temelinde yeniden
gündemleştirilmesi, bu eksende Kadın Anayasasının tüm
topluma mal edilmesi için gerekli çalışmaların
yürütülmesi.
18.03.2009
Geri Dön |