|
BASINA VE KAMUOYUNA!...
Kürdistan Özgürlük Tarihi on-bini aşkın özgürlük
militanının şahadet çizgisinde en anlamlı ve kalıcı
temsilini bulmaktadır. Kürt halkının varlık-yokluk
mücadelesinde ölümün yaşama çıktığı ve halkımızın
bilincinde, ruhunda ve yaşamında özgür Kürt kimliğine
dönüştüğü tarih yazan anlar vardır. Her türlü
kimliksizliği, teslimiyeti ve kendini inkarı ölüm olarak
tanımlamak, özgürlük ruhunun ve özgür yaşamın fedai
tarzda gelişiminin esasıdır. Fedai ruh Önderliğimiz
Abdullah Öcalan şahsında varolmanın, toplumsallaşmanın
ve özgür kimliğin çizgisi haline gelmiştir. Özgürlük
Mücadelemizin her döneminde bu özgürlük ruhu en çarpıcı
bir şekilde dağlarımızda, zindanlarda ve mücadelenin her
alanında şehitlerimizde gerçeklik kazanmıştır.
Kürt halkının bu kadar net ve çarpıcı varlık kazandığı
30 yıllık mücadelesi yok sayılmakta, iradesiz-çaresiz ve
teslim alınmış, sessiz, kör, bir araya gelemeyen,
örgütlenemeyen, politikasız, değersiz-cahil bir Kürt
gerçekliği dayatılmaya çalışılmaktadır. Bu anlamıyla AKP
iktidarı 80 yıllık asimilasyon, soykırım ve inkar
politikalarının en çürümüş, yoğunlaşmış ve uluslararası
sermaye eliyle dayatılmış hali olmaktadır. Çözümsüzlükte
ve soykırımda ısrarın AKP’nin beslendiği esas rant
kaynağı olduğu gerçekliği son aylarda yaşanan
gelişmelerle bütün çıplaklığıyla açığa çıkmıştır. Bütün
takkiye, yalan ve manipülasyonlarına karşın; 14 Temmuz
2011 sonrası yaşanan siyasi-askeri soykırım
operasyonları AKP’nin gerçek yüzünü ortaya çıkarmıştır.
30 yıllık mücadele süresince defalarca denenmiş, sonuç
almamış, sadece öldürmeye endeksli “yüksek” tekniğe
dayalı ve ancak vahşet olarak tanımlanabilecek faşist
bir savaş zihniyetinin ve kirli pratiğinin en
yoğunlaşmış ve somut örnekleri, AKP iktidarı sürecinin
ürünüdür. Sözde Demokratik açılımın gerçek yüzü,
askerleşen siyasi irade eliyle sınır boyunda gövde
gösterileri ve sınır ötesi operasyonlarla açığa
çıkmıştır. Böyle bir mantığın sonucu olarak her bir
arkadaşımızın başına onlarca F16 savaş uçakları düşecek
tarzda, sayısız kazanlar, roketlerle gözü dönmüş bir
şekilde kimyasal bombalarla saldırılmaktadır.
En son 10 Ekim 2011 tarihinde Medya Savunma Alanlarına
yönelik yürütülen hava saldırılarında Özgürlük
Mücadelesinde büyük emekleri olan öncülük misyonu
üstlenmiş 7 arkadaşımız şehit düşmüştür. Bu saldırıda
Şehit düşen YJA-Star ve HPG Askeri Konsey Üyesi Çiçek
BOTAN, PKK Meclis Üyesi ve KCK Yürütme Konseyi Üyesi
Rüstem CUDİ, HPG Askeri Konsey Üyesi Alişer KOÇGİRİ
arkadaşlarımızla birlikte Nazlıcan BATMAN, Eşref, Roj-Amara
ve Dr. Amara arkadaşlarımızı büyük bir minnet ve
saygıyla anıyoruz. Soykırım operasyonlarını lanetle
kınıyoruz. Şehit düşen her bir arkadaşımızın
şahsiyetinde toplanan yılların birikimi ile olgunlaşan
ideolojik-askeri-siyasi ve toplumsal gücü kendimize bir
öncü bilerek bu şehadetlerin gerektirdiği özgür kadın
duruşunu her alanda ve her zaman sergileyeceğimizi
belirtiyoruz.
Özellikle Çiçek BOTAN arkadaş şahsında kadın
komutanlaşmasının bizlerde yarattığı güç ve inanç ile
özgür toplumu inşa çalışmalarında soykırım sistemi yok
olana kadar mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimize
şehitlerimizin huzurunda söz veriyoruz.
Zindanlardan çıkan ve Arap halkından olan Roj-Amara
arkadaşımızın özgürlük yürüyüşünü Demokratik Ulus
inşasında kadının özgürlük kararlaşması olarak görüyor
ve bu kararlaşmayı Özgür Kadın Partileşmesi olarak esas
alıyoruz.
Halkımızdan özellikle kadın ve gençlerden şehitlerini
büyük bir kararlaşma ve mücadele ruhuyla sahiplenmeye
çağırıyoruz.
Yaşanan şahadetlerden dolayı başta arkadaşlarımızın
aileleri ve yakınları olmak üzere, özgürlük mücadelesine
katılan tüm halkımıza baş sağlığı diliyoruz.
Şehitlerimize verilecek en anlamlı cevap, özgürlük
mücadelemizi her alanda zafer ruhuyla yücelterek
anılarına layık olmaktır.
Devrimci Selam ve Saygılarımızla
PAJK KOORDİNASYONU
22 Ekim 2011
Geri Dön |