|
YURTSEVER KÜRT HALKINA VE YİĞİT KÜRT KADINLARINA!
PAJK Koordinasyonu
Ataerkil sistemin tarihsel lanetinin toplam ifadesi olan
9 Ekim uluslar arası komplosunun 9. yıl dönümüne
girerken, uluslar arası, bölgesel ve yerel komplocu
güçleri bir kez daha lanetliyoruz. İnsanlık
mücadelemizin artık tamamen komplo karşısında mücadele
olduğu bilinciyle Önder Apo’ya, kahraman şehitlerimize,
yiğit Kürdistan halkımıza ve kadınlarımıza ‘ya özgür bir
yaşam ya onurlu bir direniş’ sloganının gereklerine
kanımızın son damlasına kadar bağlı kalarak özgürlük
mücadelemizi yükselteceğimiz sözümüzü yineliyoruz.
9 yıldır Kürt halkı ve kadınları olarak
ataerkil-devletçi sistemin en lanetli yüzünü yaşam diye
bizlere yutturmaya çalışan dünyanın en lanetli güçleri
kirli saldırılarını giderek yoğunlaştırmaktan bir an
olsun geri durmadılar. Her gün biraz daha yaşam
damarlarımızı kurutmak, Kürt halkı ve kadınları şahsında
tüm dünyada insana dair en küçük bir kırıntı bırakmamak
adına insan tanımı içinde zerre kadar yer bulamayacak ne
kadar çirkinlik, kirlilik varsa 9 yıldır Önderliğimize
yöneltilen saldırılarla adeta kusuldu. İnsanlık bu kirin
ve lanetin altında boğdurulmak istenircesine durmadan an
be an dünyanın tüm kirli ve karanlık güçleri lanetlerini
ortaklaştırıp büyüterek bu kiri artık insan olarak
bünyemizin kaldıramayacağı, kabullenirsek tarihin insan
soyunu tümden lanetleyeceği, doğanın yaşatmaktan utanç
duyacağı bir tür olarak kaydedeceği bir düzeye
vardırıldı. Beynimizin, yüreğimizin, varlığımızın
sınanması düzeyine vardırıldı. Önderliğimizin
zehirlenmesi ile lanetli güçlerin komplo ile
insanlığımız etrafında ördükleri ağ artık bizleri ya
kendimiz olarak özgür yaşayacağımız ya da insanlık
taslakları haline getirip tüm dünya halklarını
karanlıklara hapseden bir kimliğe dönüştürülmeyi
kabullenmekle karşı karşıya kaldığımızı göstermektedir.
Otuz yılı aşan mücadele gerçeğimiz ve komplonun bugün
ulaştığı düzey artık tartışmasız bir biçimde ortaya
koymaktadır ki Önder Apo ruhumuz, yüreğimiz, bilincimiz,
vicdanımız, toplam olarak insanlığımızın ifadesi olarak
yer almıştır tarihte. Hiçbir kirli saldırı ile yok
edilemeyecek denli bir insanlık değeri haline gelmiştir.
Tarih, insana ait değerler hanesinde insanlığın özü,
özet kimliği olarak kazımıştır Önder Apo’yu. Önder
Apo’ya yaklaşım bu nedenle kendi özgürlüğümüze, kendi
insanlık onurumuza, kendi geleceğimize yaklaşım olarak
tüm halkımızın ve kadınlarımızın bilincinde olduğu
yaşamsal bir doğruya dönüşmüştür.
Biz kadınlar için bu doğru tüm anlamların ötesinde yaşam
damarlarımızı, nefes borularımızı oluşturan bir
gerçeklik olarak anlam kazanmıştır. Tüm insanlık içinde
dip noktada hapsedilmiş, adeta insanlık tortusu haline
getirilmişken Önder Apo ile buluştukça, kadınlık
onurunun tüm erkek tanrılarıyla ve devletçi düzenleriyle
hesaplaşmayı göze alacak kadar yiğit, destansı bir
gerçekleşme olduğu, insanlığın kadınlıkla özdeş
olduğunun bilincine vardık. Binlerce kahraman kadın
şehidimiz kadın özgürlüğüyle tanıştırdı Kürt kadınını.
Tüm dünya kadınlarının gelecek umudu haline getirdi.
Önder Apo bu nedenle kadınlık kimliğimiz, onurumuz,
varlık gerekçemiz olarak herkesten çok biz kadınlar için
anlam kazandı.
Üstelik yetersizliklerimizin yükünü de omuzlayarak,
erkek tanrıları ile savaşında tüm yalnızlaşmasına rağmen
kadına kadından daha yakın, daha fazla kadın için
olarak. Bu nedenle en çok biz kadınlar borçluyuz
Önderliğe. Komplonun bugün ulaştığı aşama, artık
insanlığımızın esamesi bile okunmayacak kadar yok
edilmesi saldırısı en çok biz kadınların Önderliğimize
olan borcumuzun büyüklüğünü göstermektedir. Sözde
demokratik sivil kurumların başında gelen CPT’den
tutalım, AKP’ye, yerel işbirlikçi güçlerden ABD’ye kadar
bu hain saldırıda yer almayan erkek düzenine ait bir tek
gücün olmaması bu gerçeği çok net ortaya koymaktadır.
Önder Apo’nun kadın özgürlüğü uğruna yükselttiği
mücadelesi tüm erkek egemen tanrıların öfkelerinin en
temel nedenidir. Bu nedenle en çok da erkek dünyasında
en küçük bir çıkarı bulunmayan biz kadınlar
kenetlenmeliyiz Önder Apo etrafında. Bilincimizin
aydınlığı ile karanlıkları yırtmalı, yüreğimizin
sıcaklığı ile İmralı duvarlarını eritmeli, ateşten
çember haline gelerek erkek tanrılarını
uzaklaştırmalıyız Önder Apo etrafından. Yoksa
insanlığımız, kadınlık onurumuz yanacak. Tarih en büyük
lanetlileri sınıfına yazacak bizleri. İnsan olmaya,
özgür olmaya bu kadar yakınlaşmışken özgürlük
bilincimizin ve yüreğimizin mimarını yaşatmak ve
özgürlüğü sağlanıncaya kadar tüm yaşamımızı Önder Apo
etrafında mücadeleye adamak bu lanetten kurtulmanın tek
yoludur. Özgür bir yaşam her zamankinden daha fazla ve
hiçbir sapmaya olanak tanıma lüksüne sahip
olamayacağımız kadar Önderliğimizin yaşamına kenetlenmiş
durumdadır. Tüm kadınları ve halkımızı Önder Apo’yu
yaşatmanın kendi insanlık onurumuzu yaşatmak,
geleceğimizi yaşanılır kılmak, binlerce yiğit
şehidimizin kahraman kızlarımızın ve oğullarımızın
vasiyetini yaşatmak olduğu bilinciyle başlattığımız
hamlenin tarihsel misyonuna denk bir katılım sağlamaya
çağırıyor, kanımızın son damlasına kadar bu doğrultuda
mücadele etme sözümüzü yineliyoruz. Tüm komplocu güçleri
ve erkek egemen tanrıları tarihin derinliklerine gömmeye
çağırıyoruz. Gün komploculara karşı insanlığımızı gün
yüzüne çıkarma, mücadeleyi yükseltme ve insanlık
abidemiz Önder Apo’nun yaşamı etrafında kenetlenme
günüdür. Önder Apo’nun yaşamı ve özgürlüğü şahsında
insanlığın kazanacağını müjdeleme günüdür.
Yaşasın İnsanlık Güneşimiz Önder Apo!
Yaşasın Özgürlük Mücadelemiz!
Yaşasın Önder Apo İle Buluşan Özgürleşen Kadın!
Kahrolsun Uluslar arası Komplo ve Devletçi Zihniyet!
Kahrolsun Komplocu Güçler!
Geri Dön |