GÜNCEL AÇIKLAMALAR

8 MART’I HER ALANDA SERHILDANA DÖNÜŞTÜREREK ÖNDERLİĞİMİZ ŞAHSINDA ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE DAYATILAN İMHAYA DUR DİYELİM

PAJK Koordinasyonu

8 MART’I HER ALANDA SERHILDANA DÖNÜŞTÜREREK ÖNDERLİĞİMİZ ŞAHSINDA ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE DAYATILAN İMHAYA DUR DİYELİM
Sınıflı toplumun egemenlikli tarihi boyunca cins adına, sınıf ve toplum adına gelişen eşitlik-özgürlük arayışları hiçbir hukukta yeri olmayan en insanlık dışı yöntemlerle bastırılmaya çalışılmıştır. Buna rağmen özgürlük ve eşitlik arayışlarında hiçbir azalma olmamış tersine her geçen gün daha geniş kesimlere yayılarak yükselmişlerdir. Bu anlamda özgürlük temelinde harcanan hiçbir bedel boşa gitmemiş bir sonraki nesillere ilham ve güç kaynağı olarak devredilmiş ve günümüze kadar süreklileşerek gelmişlerdir. Cinsiyetçi-egemen sistemle paralel, ona karşıt temelde gelişen özgürlük mücadeleleri çağımızda en üst düzeyde seyretmektedir. Buna karşılık egemenlikli sistem hayatın her alanında kadınlar üzerinde kurduğu bio-iktidarla sömürü sistemini katmerleştirmiş, kadının beden, emek ve maneviyatını kullanım değeri en yüksek, en ucuz meta haline getirmiştir. Cinsiyetçi toplum ve onun siyasal örgütü devlet, kadın şahsında bütün insanlığı sömürü çarkı içinde adeta eritmektedir. Kadına ama en çokta kadın bedenine dayanılarak geliştirilen toplumsal yozlaşma iktidarlarını süreklileştirmelerinin zemini olarak sistemli bir biçimde her geçen gün derinleştirilmektedir.
Kadınlar olarak binlerce yıldır bize ve bizler şahsında insanlığa dayatılan bu sistemin yerle bir edilmesi için hayatın her alanında daha örgütlü, daha bilinçli, daha iddialı olmamız, cinsiyet özgürlükçü, eşitlikçi demokratik bir yaşam için mücadeleyi süreklileştirmemiz gerekmektedir. Tarih boyunca ve şimdide ortaya çıkmaktadır ki devletçi iktidarın özgürlük arayışına, cinsiyet özgürlükçü, demokratik toplum mücadelesine tahammülü yoktur. Zira o, gıdasını, oksijenini sömürüden, eşitsizlikten almaktadır. Buna karşı çok örgütlü, çok iddialı ve inançlı olmaktan başka şansımız yoktur.
Özgürlüklere, eşitliklere düşman ataerkil, komplocu, çeteci devlet sistemine karşı açtığı amansız mücadeleyle kadın özgürlüğü başta olmak üzere tüm özgürlüklerin öncüsü, günümüzdeki en iddialı, en gerçekçi temsilcisi açıktır ki Rêber Apo’dur. Gerek sınıflı toplum ve onun siyasal örgütü olan devlete dair geliştirdiği tarihsel-toplumsal çözümlemeler ve tüm bunların sorumlusu egemen erkek zihniyetine dair ideolojik tespitlerle gerekse ana kadın etrafında şekillenen doğal toplumun yeni toplum modeli olarak güncelleştirilmesi ve insanlığın tek çıkış yolu olarak ana kadın değerleriyle biçimlendirilmiş demokratik toplum sistemine dönüşün manifestosunu oluşturmakla Rêber Apo mevcut sistemi en radikal biçimde aşmış kişidir. Bundan dolayıdır ki Rêber Apo devletçi sistemin imha ve komplolarıyla karşı karşıyadır. O tüm bunları bilerek ideolojik ve felsefi bir inançla hiçbir karşılık beklemeden kendini kadın özgürlüğüne adamış biridir. Bu gerçekten hareketle Rêber Apo’yu en fazla sahiplenmesi gereken dili, dini, ırkı ne olursa olsun dünya kadınlarıdır. Çünkü onun özgürlüğü her şeyden önce kadınların özgürlüğüdür. Karşı karşıya kaldığı tarihi haksızlık devletçi ataerkil sisteme açtığı ideolojik-politik savaştan dolayıdır. Tüm dünya egemenlik sisteminin onun imhasında birleşmiş olması bu felsefine ve inancına duyulan tepkinin sonucudur. Onu imhayla asıl imha edilmek istenen kadın özgürlüğü temelindeki ataerkil sisteme karşı duruş iradesi, mücadelesidir. Bu yüzden bu büyük komploya en fazla karşı çıkması gereken kadınlardır.
Kürdistanlı kadınlar olarak özgürlüğümüzün yolunu açan, özgürlük yolunda ana kadının en sadık evladı ve aşk işçisi olarak bizimle omuz omuza savaşan, kadının iradeleşmesi ve kendisine dayatılan ikincil konumu aşması için tüm sistemi karşısına almak pahasına tavizsiz ideolojik-pratik öncülük yapan kişi kuşkusuz Rêber Apo’dur. Bu anlamda Rêber Apo’ya dayatılan imha kadınlar olarak özgürlüğümüze dayatılan imhadır. Bu imhayı hiçbir koşulda kabul etmeyeceğimizi, kabul edilemeyeceği bilinmelidir. Önderliğe dayatılan imhaya karşı durmak devletçi, cinsiyetçi sistem karşısında durmaktır. Önderliğe dayatılan imhaya karşı durmak savaşlara, milliyetçiliğe, eşitsizliğe, sömürüye, baskıya karşı durmaktır. Önderliğe dayatılan imhaya karşı durmak geleceğimizin kana bulanmasına, karartılmasına karşı durmak, özgürlüğümüz önündeki engelleri ortadan kaldırmak demektir. Önderliğimiz hayatını halklarımızın ve biz kadınların özgürlüğüne adadı. Bu uğurda en amansız mücadeleyi hem bir öncü hem de bir savaşçı olarak militanca yürüttü. Bunun karşısında özgürlüğe inanmış kadınlar olarak büyük sahiplenme içinde aynı mücadeleyi vermemiz onurlu varlıklar olmamızın gereğidir. Ama özellikle de Kürdistanlı kadınlar ve Kürdistan Özgürlük Hareketinin militan ve sempatizanları olarak Önderliğimize dayatılan imhaya tüm varlığımız, enerjimiz ve bilincimizle karşı durmalı, bunun için 8 Mart’ı kadının özgürlüğüne ve onun öncüsüne ne kadar bağlı olduğunu tüm dünyaya göstermenin günü yapmalıyız.
Kürdistan Kadın Özgürlük Partisi PAJK olarak tüm kadınların cinsel ayrımcılığa, egemenliğe, devletçiliğe karşı direniş ve mücadele günü olan 8 Mart’ı kutlarken, bu mücadelede en büyük yoldaşımız olan Özgürlüğümüzün öncüsü Rêber Apo’nun etrafında birleşelim diyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki Önderliğimizin özgürlüğü için atacağımız her adım bizi kendi özgürlüğümüze de bir adım yakınlaştıracaktır. Yine biliyor ve inanıyoruz ki Önderliksiz bir özgürlük asla mümkün olmadığı gibi Önderliksiz bir yaşamda söz konusu olamaz. Yüce şehitlerimiz Beritanların, Zilanların, Semaların, Viyanların izinde Önderliğimizin, halklarımızın ve tüm kadınların özgürlükleri için mücadeleyi yükseltelim. Her günü 8 Mart’ın direniş ve mücadele ruhuyla militanca karşılayalım ve hayatın her alanda mücadeleyi süreklileştiren inanç ve iddiayla örgütlenelim.
Yaşasın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Yaşasın Kadın özgürlüğünün öncüsü Rêber Apo
Yaşasın özgürlük uğruna şehit düşen Zilanlar
Kahrolsun her türden egemenlik ve gericilik
 

 Geri Dön

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır