GÜNCEL AÇIKLAMALAR

                                                                        BASINA VE KAMUOYUNA!...


 
‘Önderliği özgürleştirelim, soykırıma son verelim’ sloganıyla Ulusal direniş hamlesi başlatıldıktan sonra bütün halkımızın ve mücadele yoldaşlarımızın bulundukları her mevzide yükselttiği direniş çizgisini selamlıyoruz. Özellikle cezaevlerinde başlatılan süresiz açlık grevleri 14 Temmuz ruhunun yeniden canlandırılması niteliğinde olmuştur. Önderliğimizi özgürleştirmede ki kararlılığın ve soykırıma karşı başkaldırının merkezi olmuştur. Devletin en baskıcı esaret koşullarında bile direniş çizgisinde ısrar etmenin ve her zeminde fedai ruhla mücadele etmenin ifadesi olmuştur. Cezaevlerinde başlayan süresiz açlık grevleri Ulusal direniş hamlesine ivme kazandırmış, Önderliğimizin etrafında her türlü soykırıma karşı özgür yaşam kararlılığımızı perçinlemiştir. Bu temelde cezaevlerinde yükselen direnişi selamlıyor mücadelelerini, bütün alanlarda direnişi büyüterek karşılayacağımızı belirtiyoruz.
Önderliğimizin tecridini protesto etmek amacıyla Amed’de Ferhat Dinç yoldaş bedenini ateşe vermiştir. Evrim, Mustafa ve Fırat yoldaşlardan sonra Ferhat yoldaşın da aynı eylem tarzını esas alması bir yandan hareketimiz açısından son derece uyarıcı eylemler olarak ele alınmış ancak diğer taraftan oldukça ağır gelmiş ve zorlamıştır. Bu yoldaşlarımızın gencecik bedenlerini ateşe verme kararlılığı Önderliğe bağlılığın en güçlü ifadesidir ve çok yüksek bir duyarlılığın simgesidir. Bu arkadaşlarımızın anısı her zaman mücadelemizin meşaleleri olacaktır. Ferhat Dinç yoldaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor, Önderliği özgürleştirme mücadelesinin kararlılık abideleri olarak kabul ediyoruz. Ancak, bu eylem tarzını daha önce de ifade ettiğimiz gibi doğru bulmuyoruz. Önderliğimiz de defalarca kendini yakma eylemlerini doğru bulmadığını ifade etmiştir. Önderliğimizin içinde bulunduğu ağırlaştırılmış tecrit koşullarına karşı fedai ruhla harekete geçmek elbette ki tarihi görevimizdir. Ancak AKP devletinin faşizan uygulamalarında geri adım attırıcı eylemleri esas almak daha doğru olacaktır. Kendini yakma eylemi çok büyük cesaret, bağlılık ve kararlılığı gerektirir. Bu gücün sahibi olan insanlarımız Önderliğimizi özgürleştirme ve soykırımı geriletme kudretine sahiptir. Doğru eylem tarzıyla pratik sonuçları çok büyük başarılar taşıyan eylemlere öncülük edebilirler. Şubat ayına yaklaşırken bu tarz eylemlerin tekrarlanmamasını temenni ederken, Önderliğimizi özgürleştirecek ve halkımızı yaşadığı zulümden çıkaracak Ulusal direniş hamlesine sonuç alıcı eylemlerle katılmayı bekliyoruz.
Halkımızın içinde bulunduğu direniş atmosferi siyasal, askeri hukuksal her alanda devam ediyorken ROJ TV hakkında açılan dava da önemli bir direniş kalesi olmuştur. Dava sonuç kararının ROJ TV’nin kapatılmaması temelinde verilmesi doğru ve yerinde bir karar olmuştur. ROJ TV çalışanlarını kutluyor halkımızın sevincine ortak olduğumuzu belirtmek istiyoruz. AKP devletinin Türkiye’de uyguladığı baskıcı faşizan uygulamaların Danimarka’da da uygulatılması çabaları boşa çıkmıştır. Halkımıza karşı düşmanca yaklaşımlarını her yerde sürdüren Türk Devleti aynı hezimete her yerde uğramaktan kurtulamayacaktır. Diğer taraftan davanın sonuç kararında yüksek bir para cezasının olması da yine Türk Devletinin dayatmalarını dengelemenin ifadesi olmuştur. Bu tutum Danimarka’nın basın özgürlüğü tavrına hiç yakışmayan bir tutum olmuştur. Halkımız her türlü adaletsizliğe karşı mücadelesini sürdürerek bu tutumların aşılmasını sağlamayı da bilmektedir.



Devrimci Selam ve Saygılarımızla
KJB KOORDİNASYONU
12 OCAK 2012


 


 


 

                                                                                                                      Geri Dön

 
 

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır