|
KAMUOYUNA!...
HALKLARIN BAHARINI PAJK KİMLİĞİ İLE KARŞILAYALIM,
ÖNDER APO’NUN ESARETİNE SON VERDİRELİM
Kürdistan Kadın Özgürlük Partisi PAJK, 8. Kongresini
21-29 Nisan tarihleri arasında başarı ile
gerçekleştirmiştir. Halkımıza ve gerilla güçlerimize
karşı imha ve soykırım saldırılarının yoğunlaştığı bir
dönemde gerçekleşen kongremiz tüm çalışma alanlarını
temsile yeterli bir bileşim ve sayı ile toplanmıştır.
“Halkların baharını PAJK kimliği ile karşılayalım, Önder
APO’nun esaretine son verdirelim” şiarı ile gerçekleşen
8. Kongremiz dünyada, bölgemizde ve Kürdistan’da yaşanan
gelişmeleri değerlendirmiş, parti çalışmalarının iki
kongre arası dönem çalışmalarını ele almış, Önderlik ve
özgürlük görevlerimiz karşısında eleştiri ve özeleştiri
geliştirerek, önümüzdeki süreci kadrosal, örgütsel ve
eylemsel açıdan karşılayacak kararlaşmalara ulaşmıştır.
Kongremiz, yüzyılımızın ilk yılları ile hızlanan
uygarlık kaosunu kapsamlı ele almış, ekonomik ve siyasal
krizlerin lokal ve dönemsel olmadığı, uygarlığın temel
paradigmasının yarattığı bünyesel bir kriz olduğu ve
uygarlık dışı güçlerin her zamankinden daha fazla kendi
modernitesini kurabileceği tespitlerini yapmıştır. Önder
APO’nun halkların baharlaşması olarak değerlendirdiği ve
2011 yılı ile başlayan Ortadoğu’daki halk hareketliliği
bu temelde kongremizce selamlanmıştır. Tek millete, tek
devlete dayalı tekçi ulus devlet yapılanmalarının
aşılmasının Ortadoğu rönesansının temel dayanağı
olduğunu tespit etmiştir. Yaşanan çağ kaosunda
kadınların, ötekileştirilenlerin, mülksüzlerin ve
sistemin yutamadığı tüm ezilen kimliklerin sistem
içileşmeye karşı mücadele ederek kendi modernitesini
kurmasının temel çözüm yolu olduğu vurgulanmıştır.
Önderliğimizin demokratik uygarlık ve demokratik
modernite çözümlerinin Ortadoğu’da yaşanan
çözümsüzlükte, özgürlüğe yol çizen tek alternatif olduğu
süreç tarafından bir kez daha onaylanmıştır. Kürdistan
özgürlük mücadelesinden esinlenen bu ayaklanma süreçleri
ancak demokratik ulus ve Ortadoğu konfederal demokratik
yapılanmalarıyla taçlandırılarak beş bin yıllık uygarlık
sistemleri karşısında kendi sistemini kurabilecektir.
PAJK 8. Kongremiz tüm bu gelişmeler ortamında kadının
sürecin özgürlüksel bir akışa kavuşmasında temel
belirleyici dinamik güç olduğu ve demokratik ulus
inşasında kadının, yeni demokratik kuruluşun tümünden
sorumlu olduğu gerçeğinden hareketle, eKürdistan Kadın
Özgürlük Partisi militanları olarak kendimizi, kadın
devrimini gerçekleştirme temelinde örgütlenme
kararlığına ulaşmıştır.
Kürt özgürlük mücadelesi, Ortadoğu’da yaşanan bu
gelişmelerden direkt olarak etkilenmekte ve bölge
eksenli tüm dinamikleri etkilemektedir. Ortadoğu’yu
kontrol etmek isteyen güçler bu nedenle Kürdistan’daki
özgürlük mücadelesine karşı ortak konseptler
oluşturmaktadır. Bu uluslar arası iktidar ve tekel
odaklarının konseptine karşı halkımızın tek yolu ve
konsepti devrimci halk savaşını geliştirmektir.
Kongremiz devrimci halk savaşı ile mücadelemizin
başlattığı 4. Hamle döneminin başarısını, Kürt halkı
şahsında başta kadınlar olmak üzere ezilen tüm
kimliklerin ve Ortadoğu halklarının özgürlük
gerçekleşmesi olduğunu vurgulamıştır. Bu temelde PAJK 8.
Kongremiz her alanda kendini örgütleyerek devrimci halk
savaşına katılmayı Kürdistan kadın özgürlük partisi
PAJK’ın temel görevi kabul etmiştir.
Kongremizde tüm süreç ve örgütsel gündem
değerlendirmelerinde temel eksen olarak Önderlik ve
şehitler çizgisi esas alınmıştır. Önder APO’nun düşünce,
yaşam ve mücadele çizgisinin takibi ve
yaşamsallaştırılması özgürlük mücadelemizin
başarısındaki tek yoldur. Kürdistan kadın özgürlük
partisi PAJK, Önder APO’nun esaret koşullarının
kaldırılmasını, kördüğümleşen Kürt sorunu ve kadın
özgürlük sorunsalının çözümünde ilk halka kabul
etmektedir. Önder APO’nun esaret koşullarının
kaldırılmasını kendi özgürlüğü kabul ederek bu ilkeyi
esas alarak mücadele etmeyi, 4. Hamle döneminin
başarısındaki temel mücadele kıstası olarak
belirlemiştir. Bu temelde, PAJK 8. Kongremiz Önderliğin
esaret koşullarının kaldırılmasını var oluş gerekçesi
kabul etmiş, tüm örgüt ve kadro yapımız bu temelde
kararlaşmıştır.
PAJK 8. Kongremizde iki yıllık süreçteki toplumsal inşa
görevlerini değerlendirmiş, yerine getirilmeyen görevler
karşısında eleştiri ve öz eleştiri süreci geliştirilmiş,
bu temelde önemli bir kararlaşma düzeyi yaratılmıştır.
Bu temelde erkek egemenlikli sistem karşısında
Önderliğimizin sonsuz boşanma perspektifiyle cins
mücadelesini radikalleştirmeyi, özgürlük hedefine
ulaşmanın esası olarak belirlemiştir. Kadın kurtuluş
ilkeleriyle Önder APO’nun savunmaları ekseninde zihinsel
devrim gerçekleştirmek, hakikat devriminin temel
argümanı olan partileşme ve kadrolaşmada devrimsel bir
çıkış gerçekleştirerek kararlaşmalarımızın temeli
olmuştur.
Gerçekleşen PAJK 8. Kongremiz 4. hamle sürecinde şehit
düşen kadın yoldaşlar şahsında tüm şehitlerimize cevap
olma temelinde kararlaşma ve yenilenme kongresi
olmuştur. 4. hamle dönemine girdiğimiz 1 Haziran 2010
tarihinden bu yana şehit düşen Hebun, Slav, Havin,
Ronahi, Melsa, Rojbin, Ruken ve Avaşin arkadaşlara
“Özgür kadın çizgisinde militanlaşan kadın” unvanları
verilirken, kongre ilanını gerçekleştirdiğimiz 9 Mayısta
idam edilişinin 2. yılında andığımız Şirin Elemholi
yoldaşa direnişi ve özgürlük çizgisinden taviz vermeyen
duruşu nedeni ile “özgür kadın çizgisinde direniş
sembolü” unvanı verilmiştir.
8.Kongremizin gerçekleştiği 2011 yılı Nisan ayı
içerisinde kuzey Kürdistan’da şehit düşen arkadaşlar
şahsında tüm devrim şehitlerinin onurlu direnişine cevap
olma yolunun toplumsal inşa çalışmalarına sahip çıkma,
özgür geleceğin siyasal tercihi olan demokratik ulus ve
demokratik özerkliğin inşasının gerçekleştirilmesi
olduğu vurgulanmış ve bu temelde kararlaşmalara
gidilmiştir.
PAJK 8. Kongremiz öz savunmayı hayatın anlamını savunma
olarak kabul etmiş, halkımızı soykırım politikalarına,
kadınları kadın kırımına karşı korumanın meşru savunma
ve öz savunmayı geliştirmekten geçtiğini tespit etmiş ve
bu temelde kararlaşmıştır. Görevlerine sahip çıkmada
zihniyet devrimini esas alan Kürdistan kadın özgürlük
partisi PAJK, bu temelde eğitimlerin derinleştirilerek
geliştirilmesi temelinde akademilere ilişkin perspektif
oluşturarak kararlaşmıştır. Kadın sorununu karşılamada
yetersiz kalan feminizm yerine feminizmi de kapsayan
kadın sorununa bilimsel yaklaşımı ifadelendirecek ve
cins mücadelesinin evrenselleşmesini hedefleyecek
jineolojinin bir bilim disiplini olarak
örgütlendirilmesi kararlaştırılmıştır.
Büyük bir kararlaşma ve iddia düzeyine ulaşan kongremiz
15 Şubattan günümüze kadar tüm serhildanlara öncülük
yapan anaları, direnen kadınları ve genç kadınları
selamlamış, başarı ve özgürlük sözünü Kürt kadınının
kahramanca direnişi karşısında yenilemiştir. Bu sözümüz
doğrultusunda tüm kadınları, anaları ve genç kadınları
kongremizin iddia düzeyini sahiplenmeye çağırıyor,
devrimci halk savaşının her alanında beraber
yürüteceğimiz mücadelenin başarısı, özgürlüğün garantisi
olacaktır diyoruz. Bu temelde özgürlük ışığı olan Önder
APO’yu selamlıyor, geleceğimiz, geçmişimiz ve bu günümüz
olan şehitlerimizi saygı ile anıyoruz.
PAJK 8. Kongresi tüm kadınlara kutlu olsun.
YAŞASIN ÖZGÜRLÜK PARTİMİZ PAJK
YAŞASIN ÖNDER APO
YAŞASIN HALKLARIN ÖZGÜRLÜK BAHARI
BİJİ RÊBER APO
DEVRİMCİ SELAM VE SAYGILAR
PAJK MECLİSİ
9.MAYIS.2011
HALKIMIZA VE KAMUOYUNA!...
|
 |
YRD
I. Kadın Konferansı 6-11 Ağustos tarihleri arasında,
basın-yayın çalışmalarımızın örgütlendiği her alandan
yeterli bir temsiliyetin bir araya gelmesiyle
gerçekleştirilmiştir. Özgürlük Hareketimizin
Kürdistan’da örgütlendiği ilk günlerden günümüze kadar
basın-yayın çalışmalarında yer alan kadın yapımızın ilk
kez bir özgün kadın konferansıyla bir araya gelmesi,
Kürt kadını açısından olduğu kadar tüm kadınlar ve Kürt
toplumu açısından önemli bir adım olmuştur. Böyle bir
konferans Kürdistan Özgür Kadın Hareketi açısından
olduğu kadar dünyada da ilklerdendir.
Kürt kadınları olarak gerçekleştirdiğimiz YRD I. Kadın
Konferansımızı, başta Önder Apo’ya, 4. Stratejik dönem
çizgisiyle Kürdistan’da her gün farklı bir yeniliği
yakalayarak devrim sürecini yaşayan halkımıza ve özgür
basın geleneğinin yaratıcısı olan Gurbetelli Ersöz
arkadaş olmak üzere şehitlere layık olma iddiasıyla
gerçekleştirdiğimizi duyuruyor, tüm kadınlara ve
demokratik insanlığa kutlu olmasını diliyoruz.
Konferansımız, Önder APO’nun medya-toplum ilişkisine
yönelik değerlendirmelerini ve Kürdistan’da ajitasyon
propaganda çalışmalarına dönük çözümlemelerini gündemine
almıştır. Konferansımız, 5000 yıllık erkek egemen
sistemin cinsiyetçi karakterinin sistemin medya güçleri
tarafından günlük olarak üretildiğini, iktidar
güçlerinin toplumu tecavüz kültürü altında tutan baskı,
sömürü ve savaş kültürünü geliştirdiğinin altını
çizmiştir. Gönüllü kölelik sistemini geliştiren
kapitalist sistemin, günümüzde bunu ağırlıkta medya
üzerinden gerçekleştirdiği bilinmektedir. Kendi başına
nötr bir araç olan medya, hakim sistem güçlerinin elinde
manevi ve maddi alanda özgürlüğün yitimine yol
açmaktadır. Konferansımız, kadını metalaştırarak
toplumun ahlaki ve politik dokusunu parçalayan bu
ideolojik bombardımana karşı mücadele kararlılığına
ulaşmıştır.
Konferansımız, kapitalist uygarlık sisteminin kapsamlı
çözümlemesini gerçekleştiren Önder APO’nun demokratik
uygarlık çizgisini basın-yayın çalışmalarının merkezine
almayı olmazsa olmaz bir ilke olarak belirlemiştir. Bu
konuda ciddi zihniyet problemlerinin yaşandığı,
Demokratik Ekolojik ve Cinsiyet Özgürlükçü Paradigmanın
anlaşılması, topluma ve kadına taşırılmasında
yetersizliklerin yaşandığını tespit etmiştir. Sistem
güçleri medyanın tüm olanaklarını kullanarak kadını
sistem içileştirmekte ve toplumu parçalamada bir araç
haline dönüştürmektedir. Basın-yayın çalışmalarımızda
kadının özgürlük mücadelesi ve kadın etrafında oluşan
komünal değerlerin topluma taşırılmasında ve toplumu bu
değerler üzerinden yeniden yaratmada daha yetkin, etkili
ele alınması gerektiği ifade edilmiştir. Uygarlık
sistemini kadına ait olan değerleri gasp etme sistemi
olarak teşhir etme ve bu temelde yaşamın her alanında
sadece kadına değil, topluma dayatılan tecavüz kültürünü
aşma iddiasındadır. Yine Konferansımız Kürt dili ve
kültürü üzerinde uygulanan asimilasyon politikalarının
boşa çıkarılması için Kürt dilinin ve kültürünün
geliştirilip yaygınlaştırılmasında da önemli bir misyon
üstlenmiş, Kürt dilinin basın-yayın çalışmalarımızda
temel dil olması yönünde kararlılığa ulaşmıştır.
YRD I. Kadın Konferansımız Kürdistan’da yürütülen
özgürlük mücadelesini ve Kürt kadını üzerinde
geliştirilen politikaları da değerlendirmiştir. Kürt
halkı üzerinde uygulanan kültürel asimilasyon ve
soykırım politikaları, başta Kürt kadınları olmak üzere,
gençleri ve çocuklarına daha sinsi ve ince yöntemlerle
uygulanmaya çalışılmaktadır. Bu politikalarla Kürt
toplumunun temel dinamikleri olan kadınları, gençleri ve
geleceğimiz olan Kürt çocuklarını kendi değerlerinden
uzaklaştırma çabası içerisinde bulunmaktadır. Bu
politikalarını en fazla da medyayı kullanarak
pratikleştirmektedir. İktidarcı güçlerin elinde bulunan
medya gerçekliği, aşırı cinsiyetçi, milliyetçi bir dil
ve yöntemle, toplumun bu kesimleri üzerinde uygulanan
şiddeti, baskıyı ve ölümü meşru göstermektedir. 4.
stratejik mücadele dönemimizde mücadele edeceğimiz ve
özgürlük ahlakı ve ilkeleri temelinde dönüşümünü
sağlayacağımız temel alanlardan biri de medya alanı
olacaktır. Gerici, baskıcı ve iktidarcı medya geleneğine
karşı, özgür ve alternatif medya gerçeği ile mücadele
edeceğiz. Bu temelde, kadınlar, gençler, çocuklar ve
toplumun tüm tabakaları üzerinde uygulanan politikaları
boşa çıkaracak, toplumu özgür geleceğe yönlendirmede,
özgürlük bilinci oluşturmada önemli bir rol
üstlenilecektir. Toplumsal sorunlar karşısında
duyarsızlaşan, liberalleşen ve iktidarcı güçlerin
çıkarını esas alan medya gerçekliğine karşı radikal bir
devrimci mücadeleyi esas alarak, mücadele edeceğiz.
4. stratejik hamle sürecinin başarıya ulaşması ve Kürt
halkının demokratik özerklikle özgürlüğüne ulaşması,
diğer halklarla birlikte özgür, eşit, barışçıl ve
kardeşçe bir temelde yaşaması için kadın rengiyle
yaratılan ve gelişecek olan Kürt kadın basın-yayıncılığı
önemli bir rol ve görev üstlenecektir. Yaşamın her
alanında olduğu gibi, Kürt kadınları olarak medya
alanını da önemli bir örgütlenme zemini olarak
gördüğümüzü ve toplumsal cinsiyetçiliği özgürleştirme
temelinde mücadelemizi daha radikal bir şekilde
yürüteceğimizi belirtiyoruz. Mücadelemiz, Önder Apo’nun,
Kürt halkının ve Kürt kadınlarının özgürlüğüne
odaklanarak sürdürülecektir. Bu anlamda önemli bir
mücadele alanı olarak gördüğümüz medya alanına, özgürlük
arayışı, bilinci içerisinde olan ve yüreği özgürlük için
çarpan tüm genç kadınları bu mücadele alanına davet
ediyor, kadınlar olarak örgütlendiğimiz medya alanını
iktidarcı, tekelci yapıların elinden çıkarmayı özgür ve
alternatif medyayı hep birlikte kadın rengiyle yaratmaya
çağırıyoruz.
Yaşasın Özgürlük Mimarımız Önder APO!
Yaşasın Özgür Basın Geleneğini Açığa Çıkartan
Şehitlerimiz!
Yaşasın Kadın Kurtuluş İdeolojisi Temelinde Örgütlenen
Partimiz PAJK!
Yaşasın İnsanlığın Özgürlük Umudu olan PKK!
YRD Kadın Koordinasyonu
YURTSEVER HALKIMIZA VE DEMOKRATİK KAMUOYUNA;
PAJK KOORDİNASYONU
Kürdistan Özgür Kadın Partisi- PAJK olarak yeniden
doğuş, direniş ve özgürlük bayramımız olan Newroz’u
özgürlük değerlerimizin yaratıcısı olan Önder APO’ya
kutluyoruz. Yine tüm baskı ve işkencelere rağmen onurlu,
özgür bir yaşamda ısrar ederek görkemli bir direnişte
olan halkımızın ve yiğit Kürt kadınlarının Newroz
bayramını kutluyoruz. Ayrıca zindanlarda ve sokaklarda
direnen tüm Kürt çocuklarının Newroz’u kutlu olsun.
Özgürlük mücadelemizin tarihinde Kürt halkının özgürlüğü
için bedenlerini ateşe veren Mazlum’ların, Zekiye’lerin,
Rahşan’ların, Berivanların, Ronahilerin, Sema’ların
şahsında tüm Kahraman şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.
Onların yaktıkları Newroz ateşi her zaman mücadelemizi
aydınlatarak anılarına bağlı kalacağımıza dair sözümüzü
bir kez daha yeniliyoruz.
Newroz; Ortadoğu halklarının devlet ve iktidarcı güçlere
karşı ortak mücadele vererek dayanışma ve direnişin
kazandığı günün adıdır. Beş bin yıllık erkek egemenlikli
sistem ve tecavüz kültürüne karşı büyük başkaldırı ve
direniş bayramıdır aynı zamanda. Bu nedenle Newroz;
baharın müjdecisi, özgürlüğün sesi, halkların kardeşlik
bayramıdır.
Önder APO mücadelesiyle her günümüzü Newroz’a
dönüştürmüştür. Kürt halkının direniş kültürünün sembolü
olan Newroz ateşini hep canlı tutarak gürleştirmiştir.
Artık Kürdistan’da tüm günler Newroz’lu geçmektedir.
Özgür Kürt halk gerçekliğinin yaratılmış olması en büyük
Newroz’dur. Kürdistan’da yanan Newroz ateşi Ortadoğu ve
Dünya’ya ışık olmuştur. Artık her koşulda direnmeyi
bilen bir halk ve kadın gerçekliği yaratılmıştır.
Kürdistan Özgürlük Hareketi olarak tarihi bir dönemde
Newroz’u kutlamaktayız. Kürt halkı olarak büyük
fedakarlıklar gösterilerek kazandığımız mücadele
zeminimiz kapsamlı bir saldırıyla tasfiye edilmek
istenmektedir. Dört parça Kürdistan ve Avrupa’daki
halkımıza yapılan bu baskı, asimilasyon ve soykırım
politikalarının arkasında öncülüğünü ABD’nin yaptığı
kapitalist tekelci güçler bulunmaktadır. Bu nedenle Kürt
halkına karşı katliamcı zihniyet her yerde saldırı
halindedir. Büyük baskılar ve tutuklamalar sonucunda
zindanlar Kürt halkıyla dolup taşmıştır. AKP hükümeti ve
arkasındaki dünya kapitalist güçleri Önder APO
öncülüğünde yükselen Kürtlerin özgür ve demokratik
iradesinden büyük korku duymaktadırlar. Binlerce Kürt
çocukları ve gençleri tutuklanmıştır. Fakat bütün bu
saldırı ve baskılara rağmen halkımızın yediden yetmişe
göstermiş olduğu direniş daha da yükselmiştir. 2010
Newroz’u ile de tüm bu tasfiye planlarına karşı özgür
yaşamın kazanılacağının mesajı verilerek tarihimizin en
görkemli Newrozu tüm Kürdistan da ulusal renklerimiz ve
kıyafetlerimizle kutlanacaktır.
Bu yılki Newroz; ‘Önder APO’ya özgürlük Newroz’u’
olacaktır. Yiğit Kürt kadınları ‘Reber Apo’nun özgürlüğü
kadının özgürlüğüdür’ sloganı ile meydanları
dolduracaktır. Kürt kadınları 8 Mart’taki direnişini
Newroz ile birlikte taçlandıracaklardır. Bu yıl Newroz
vesilesiyle devletin ve dünya egemenlikli sisteminin
saldırılarına karşı demokratik örgütlenmemizi her yerde
örgütlenme kararlılığımızı ilan ederek büyük bir
direnişte olacağımız gösterilecektir. Bunun için dört
parça Kürdistan’da Kürt ulusal birliğinin sağlanması
hayati önemde olacaktır. Yine Ortadoğu halkları olarak
Kapitalist sistemin halklarımızı yok eden politikalarına
karşı ortak mücadele kaçınılmazdır. Newroz’da Kürt
ulusal birliğinin yanısıra halklarımızın dayanışma ve
kardeşliğini daha fazla güçlendireceğini inanmaktayız.
Bu temelde tüm kadınları ve yurtsever halkımızı yine
dört parça Kürdistan’da yaşayan yurtsever, demokratik
kesimleri halkların barış ve kardeşlik simgesi olan
Newroz ateşi etrafında buluşma ve özgürlük ateşini
gürleştirmeye çağırıyoruz. Gün direniş ve özgürlük
mücadelesini yükseltme günüdür. Bir kez daha Newroz
bayramı tüm halklarımıza, kadınlarımıza barış ve
özgürlük getirmesini diliyoruz.
Selam olsun bedeninde özgürlük ateşini yükselten yüce
şehitlerimize!
Yaşasın Önder APO!
Yaşasın Önder APO öncülüğünde yükselen özgürlük
mücadelemiz!
Yaşasın Newrozlara öncülük eden Kürt kadını!
Yaşasın halkların kardeşliği!
Kahrolsun imhacı faşist zihniyet!
16 Mart 2010
Geri Dön |