|
HALKIMIZA VE TÜM DUYARLI KAMUOYUNA! ...
KJB KOORDİNASYONU
13 yıldır imralı da rehin tutulan Önderliğimize son altı
aydır uygulanan tecrit işkencesine getirilmek istenen
yasal kılıf, yine zulümdür, en kirli ve en ahlaksız
savaş yöntemidir. Biz kadınlar, Özgürlük yoldaşımız
Reber APO’ya uygulanan bu zulmü durdurmak için bütün
gücümüzle direnişimizi yükselteceğimizi bir kez daha
kamuoyuna duyurmak istiyoruz.
Tüm evrensel hukuk kurallarının inkarı anlamına gelen
gladyo güçleri tarafından yürütülen imralı özel sistemi,
Önderliğimiz şahsında halkımıza reva görülen bir
soykırım sistemi olarak rol oynamaya devam etmektedir.
Başından beri komplonun hukuki alanda uygulamaya konulan
özel biçimi, Önderliğimiz şahsında Kurt halkını terbiye
etme, özgürlük mücadelemizi Önderliksiz sınama ve bunu
zamana yayarak çürütmeydi. Sağlık koşullarından,
yargılama biçimine, aile ve avukat görüşmelerine kadar
her türlü hile, hukuk oyunları ve insanlık dışı
yönelimlerle sonuç almak isteniyor. Bu konuda başta
Avrupa’nın sahte demokrasisine de dayanak bunu yapan AKP
devleti, 2011 yılının ortalarından itibaren içte ve
dışta yeni soykırımının hukuki kılıfını yaratmanın
koşullarını oluşturdu. Özgürlük mücadelemizi oksijensiz
bırakma adı altında en başta Önderliğimizi ağır tecrit
koşullarında bırakma konsepti çerçevesinde avukat
görüşmelerini kesti. Bununla Önderliğimizin siyaset
yapma olanaklarını ortadan kaldırmak istedi. Kürt
sorununun demokratik siyasal çözümünü mümkün kılan
çabalarını engellemek, devrimci dinamikleri zayıflatmak
veya etkisiz kılmak istendi. Fiili olarak 6 aydır avukat
ve aile görüşmeleri yapılmadığı gibi, son olarak 50’ye
yakın avukat tutuklanarak bu rehinelik çemberi
genişletilmiştir. Faşist AKP iktidarı şimdide bunu
içeriden örgütü yönetme cezası olarak hukuki bir kılıfa
büründürerek tecritti tam bir zulme dönüştürmektedir.
Adım adım kamuoyunu, halkımızı ve hareketimizi bu
vahşete alıştırmayı hedeflemektedir.
Bunun da ötesinde önderliğimizin sağlık koşullarını
direkt zorlayan hücre içinde hücre cezaları uygulanmakta
ve tecritle bu durum hareketimizden, halkımızdan ve
kamuoyundan gizlenmektedir. İntikam politikaları belli
bir konsept temelinde yürütülmekte ve her uygulamaya en
iğrenç gerekçeler getirilerek toplum vicdani ve
ahlakinin tüm sınırlar zorlamaktadır. Toplumsal
duyarlılığın en üst düzeyde ayaklanması ve direniş
dışında başka bir seçenek bırakılmamaktadır.
Kadın özgürlük hareketi olarak başlattığımız
Önderliğimizi özgürleştirme hamlesinin hız kazandığı bir
süreçte AKP’nin böyle bir tartışmayla yeni bir gündem
yaratması ancak ve ancak bu hamlemizin çok daha haklı
gerekçelere oturarak büyümesine ve en geniş çevrelerin
bu faşist sömürgeci zihniyete karşı öfkelerini örgütlü
direnişe dönüştürmelerine yol açacaktır.
Her türlü soykırıma karşı direnmeyi varlık nedeni olarak
ele alan biz kadınlar, söz konusu Önderliğimiz olduğunda
bütün dünyayı faşist AKP’nin, soykırımcı bu devletin
başına yıkacak kadar büyük bir kin ve öfkeye sahibiz.
Bütün özgürlük değerlerimizin gücünü hesaplamak
zorundadırlar. Bu güne kadar bu özelliğiyle kendini var
etmiş bir direniş geleneğimizin olduğunu hiç kimse
unutmamalıdır. Bize zulüm ve vahşeti reva gören
zihniyetinize karşı tarihsel kin ve intikamla isyana
kalkmış bir halkın kızları ve oğullarını bütün yaşamını
özgür birey ve toplum yaratmaya adayan; kadın
özgürlüğünü bütün özgürlüklerin temeline oturtan Reber
APO’nun nasıl sahiplenileceğinin iyi hesaplanması
gerekir. Bu noktada hiç bir güç bu büyük bağlılık ve
yoldaşlığın önüne geçemez. Analarımız başta olmak üzere,
kadın hareketlerinin her alanda başlattığı direniş bu
anlamda değerlidir ve onurla özgürlük değerlerine sahip
çıkmanın ifadesidir. Bu direnişi selamlıyoruz.
KJB olarak diyoruz ki; Önderliğimize yönelik oyunlardan
vazgeçmelidir! Yeni tecrit ve soykırım politikalarının
tartışılıp kararlaştırıldığı yerler bu iktidara mezar
olacak yerler olur! Biz Zilan’ların ve Beritan’ların
yoldaşları olarak teslimiyeti dayatanlara verdiğimiz
cevabı akıl tutulması yaşamayanlar iyi bilirler.
Özellikle, 35 gencimizin katledilişinin yüreğimize
düşürdüğü acı bu direniş geleneğinin yeni harcı
olacaktır.
Açık bir şekilde AKP hükümetini uyarıyoruz: Önderliğimiz
üzerindeki tecrit derhal kaldırılmalı ve sağlık durumu
hakkında aile, avukatlar ve kamuoyu aydınlatılmalıdır.
Tüm kadınları, halkımız, demokratik çevreleri, dostları
her yerde direnişi yükseltmeye çağırıyoruz.
04.Ocak.2012
Geri Dön |