|
İLKELİ
VE ONURLU BİR BARIŞ İDDİASI, KOMPLOYA KARŞI MÜCADELEYLE
GELİŞECEKTİR!
PAJK Koordinasyonu
Karanlığa
ışık olan Önder APO’ya yönelik uluslar arası komplonun yeni bir
yıldönümüne girerken, PAJK olarak Önderliğe uzanan ellerin
öncelikle biz kadınlara uzanan eller olduğunun bilinciyle, onun
ideolojik ve felsefik çizgisinde yürüyerek lanetli
karanlıklardan aydınlık yarınlara ulaşacağımızı bir kez daha
yineliyoruz. Güneşin ateşten militanları olan bizler, 15 Şubat
uluslar arası komployu bu sekizinci yılanda yeniden nefretle
kınıyoruz.
Günümüz gerçeğini görebilmek tarihsel ve toplumsal olayları
aydınlatabilmekle mümkündür. Çünkü güncel olan tarihte gizlidir.
Tarihini doğru okuyup çözemeyen, günceli de değerlendiremez ve
doğru sonuçlara ulaşamaz. Yaşadığımız güncelliğin tarihin birer
halkaları olduğunu bilerek, 15 Şubat uluslar arası komplonun
dününü ve bugününü yeniden değerlendirmek, özgürlük ve barışın
önündeki engelleri daha güçlü aşmamızı sağlayacaktır.
Tüm komplolar başlangıcında öncellikle halkların umutlarını
bağladığı değerlere yönelik saldırılarla gelişir. Önce
insanların yüreklerinde ve beyinlerinde umutlar kırılmaya
çalışılır. Kürt halkının dili, yüreği, en önemlisi de kimliği
olan Önder APO’ya yönelik geliştirilen komplo bu anlamda,
halkımızın insanca ve barış içinde yaşama umutlarına yönelik
geliştirilmiştir. 15 Şubat’la yapılmak istenen demokratik
sosyalizmin teori ve ideolojisinin mimarını etkisizleştirerek,
post-modern ideolojiyi halklar aleyhine hakim kılmaktır.
Demokratik sosyalizm, etnik, dini, ırkçı ve cinsiyetçi
yaklaşımları aşan, her türlü milliyetçiliği reddeden, hakların
tüm değerlerini yine halkın çıkarları için kullanan özgürlükçü,
barışçıl ve farklılıkların birliktenliğini gökkuşağı içerisinde
yaşatmasını bilen bir ideolojidir. Ama her türlü modern ve
post-modern ideolojiler etnik, dini, ırkçı ve cinsiyetçi
çatışmalardan çıkar sağlayan, kirli emelleri için milliyetçiliği
her soruna deva gibi gören, iktidar ve savaşı bunun için
kullanan tarihsel ve toplumsal kültürden kopuk, köksüz bir
ideolojidir. Bu anlamda 15 Şubat komplosu, Önder APO şahsında
demokratik sosyalizme karşı yapılan post-modern bir komplodur.
Yaşadığımız çağın çelişki ve çatışmalarını göz önüne getirirsek,
temel çelişkinin özellikle Ortadoğu’da ulus üstü sermayeyle
bölgenin demokratik güçleri, yani küresel emperyalizm ile
küresel demokrasi arasındaki mücadele olduğu açık bir gerçektir.
Emperyal güçler Ortadoğu’yu ideolojik, siyasi, ekonomik, askeri
vb. birçok boyutuyla ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ adı altında
düzenleme girişiminin ilk adımını uluslar arası 9 Ekim
komplosuyla gerçekleştirmek istemişlerdir. Bu komplonun bir
devamı olan 15 Şubat uluslar arası komployla yapılmak istenen,
dünya sisteminin sorunlarına çözüm olabilecek alternatif
ideolojik-politik seçenekleri ortadan kaldırarak, kendi
seçeneklerini tek seçenek olarak dayatmaktır. Bunun için ‘her
yol mubahtır’ anlayışıyla bölgenin kültürel, tarihsel
değerlerini yok eden, insanlık onurunu çiğneyen, bölge
halklarına gözyaşı, acıyı ve şiddeti reva gören yol ve
yöntemlerden kaçınmamışlardır. Ancak Önderliğimiz ilk günden
itibaren, sekiz yıllık barış ve demokrasi mücadelesiyle
halkların üzerinde oynanan bu oyunları bozarak, halklar lehine
çözümün alternatifini sürekli geliştirmiştir.
15 Şubat uluslar arası komplonun, kadını erkeği, genciyle
yaşlısıyla, kısacası yediden yetmişe tüm halkımızın varlık
gerekçesine yönelik çirkin bir komplo olduğunun bilincindeyiz.
Komplonun bu sekizinci yıl dönümünde bir kez daha görüyoruz ki,
Kürt halkı üzerinde oynanan oyunlar bitmemiştir. Uluslar arası
ve bölgesel güçlerin imhacı ve inkarcı yaklaşımları bu süreçte
de yakıcı bir biçimde devam etmektedir. Kürt halkını bölge
haklarıyla çatıştırır bir düzeye getirmeye çalışan ve bundan
çıkar sağlayan güçler, yeni komplo teorileriyle demokrasiden,
özgürlükten ve bir arada kardeşçe yaşamaktan yana olan halkların
çözüm arayışlarını baltalamaya çalışmaktadırlar. Ancak Önder
APO’yla büyük acımızı güce dönüştürerek yürüttüğümüz barış ve
demokrasi mücadelemiz, bir kez daha halklar zamanının geldiğinin
müjdecisidir. Kürt halkının, özellikle analarımızın acılarını ve
gözyaşlarını yüreğine gömerek, zaman ve mekan tanımadan her
fırsatta özgürlük, barış, kardeşlik şiarını dile getirmesi ve
bunun toplumda kök bulması bu müjdenin habercisidir. Çünkü
halkımız biliyor ki, Ortadoğu’nun kalbinde gelişecek kutsal
barış Ortadoğu barışının teminatıdır. Bunun için nerden gelirse
gelsin, halklara yönelik geliştirilecek her türlü komplo
karşısında barış militanlığını her düzeyde ve her yerde
yükseltmek hepimizin görevidir. Önder APO’nun dediği gibi;
“acılarımız, bu kutsallık, yücelik ve güzellik gereklerini
bütünleştiren barış özlemine ulaşmada büyük güç katacaktır”.
Bu temelde, başta analarımız ve kadınlarımız olmak üzere
halkımızın, 15 Şubat uluslar arası komplonun sekizinci
yıldönümünü mahallede, evde, sokakta, iş yerinde ve okullarda,
kısacası her yerde lanetleyip kınayacağına inanıyoruz. Yeniden
‘halklar zamanı’nın geldiğini, ilkeli ve onurlu bir barışın her
zamankinden daha yakın olduğunun bilinciyle, gerekirse de
teslimiyet dayatmaları karşısında değerlere denk bir direnişi
geliştirerek demokratik mücadelemizi yükseltelim diyoruz.
DEVRİMCİ SELAM VE SAYGILAR
PAJK KOORDİNASYONU
15 ŞUBAT 2007
Geri Dön |