BASINA VE KAMUOYUNA...
KJB
Koordinasyonu
AKP’nin siyasi soykırım terörü, Kürdistan’da ve Türkiye
illerinde bütün demokratik mevzileri ortadan kaldırmak için
pervasızca sürmektedir. Ankara, İstanbul, Mersin, Amed, Rıha,
Van, Siirt, Agiri, Adana, Batman, Mardin’de BDP, İHD, KESK,
BDP’li belediyelerin, Kurdi-Der gibi demokratik sivil
örgütlenmelerin bir kez daha hedeflenmesi hukuk dışı olup
AKP’nin silah gücüyle zorla halkı örgütlenmekten alı koyma
saldırılarıdır. Üstelik Kürt milletvekili Leyla Zana’nın evine
kapı kırılarak zorla girilmesi yine Siirt Belediye Başkanı’nın
evine baskın düzenlenmesi, BDP eşbaşkanı Fatma Kurtulan’ın, BDP
MYK üyesi Tuncer Bakırhan’ın gözaltına alınması devlet terörünün
ne denli çığırından çıktığını göstermektedir.
Oligarşik, diktatör, faşist AKP’nin, 12 Eylül Anayasasını
değiştirmeyi, askeri vesayetle hesaplaşmayı ileri sürmesi büyük
bir aldatma ve yalandan ibarettir. Tersine Kürt halkına,
demokratik örgütlenmelerine, toplumun demokratik
örgütlenmelerine yönelerek darbe yapmaktadır. 12 Eylül askeri
darbesi, bugün AKP faşist iktidarıyla zamana yayılmış, topluma
kanıksatılmaya çalışılan sürekli bir darbe süreci yaşanmaktadır.
Bu faşist saldırıların hepsi bizzat Erdoğan’ın talimatıyla
yapılmaktadır.
AKP faşizmi; Kürt halkının, toplumun demokratik örgütlenme
araçlarını, demokratik direnişini, özgürlük mücadelesini tasfiye
etmeyi, ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Cumhuriyetin
kuruluşundan bu yana beyaz Türk faşizmiyle başta Kürtler olmak
üzere, sol-sosyalist demokratik herkesi, gerçek dindarları ıslah
etmeyi, ehlileştirmeyi, teslim almayı, ulus-devlet içinde
eritmeyi, yok etmeyi başaramayan 80-90 yıllık ittihat teraki
geleneği bu gün de AKP iktidarıyla yeniden güncellenmiştir. Dün
yenilen beyaz Türk faşizmi bugün yeşil Türk faşizmi olarak AKP
şahsında yenilmeye mahkumdur. Türk-İslam sentezi temelinde
kurulan yeşil Türk faşizminin modeli olan AKP, ya inkar-imhaya
dayalı ceberut devletin geleneğinden ders çıkaracak ya da çökmüş
ulus-devlet faşist Türkiye Cumhuriyeti Devletinin altında
kalacaktır. Ne Kürt halkı ne demokratlar, sosyalistler, gerçek
yurtsever Türkiyeliler, Anadolu halkları, gerçek inançlılar,
toplum alternatifsiz, çözümsüz, iradesiz değildir. Tersine 12
Eylül faşist darbesinden, 12 Eylül işkencelerinden, kontrgerilla
saldırıları karşısında yılmayan, geri adım atmayan, boyun
eğmeyen ve direnerek milyonları bulan demokrasi ve özgürlük
iradesi bugün her zamankinden daha fazla örgütlüdür, güçlüdür.
Şayet demokratik örgütlenme şartları ortada kalmamışsa o halde
Kürt halkının, demokratik kesimlerin, sosyalistlerin, gerçek
dindarların, yurtseverlerin tüm toplumun AKP faşizmine karşı
birleşerek farklı direniş yol ve yöntemlere başvurma hakları
vardır ve bu meşrudur. Radikal demokratik mücadeleyi
yükselterek, mücadele cephesini büyüterek AKP faşizmine, onun
toplum karşıtı, özgürlük-demokrasi karşıtı darbeci
saldırılarına, faşist yasalarına karşı birleşmeye, kadınların,
gençlerin devrimci öncülük sorumluluklarına zaman kaybetmeksizin
sahip çıkarak harekete geçmeye çağırıyoruz.
13 Ocak 2011
|