DEĞERLENDİRMELER

PKK Kürtlerin Kendisini Yaşamın Her Alanında...

Sonbahara Merhaba, Kavganın Türküsü...

Ferze Dersim

Kürtler halk olarak kendi varlıklarını bu günlere direnişleri ile getirmiş ve koruya bilmişlerdir. Geçmiş Kürt direnişleri her ne kadar eksik ve yetersizlikleri kendi içinde barındırsa da canlı kalmanın ve sistemin yok etme politikalarının geri püskürtülmesi anlamını taşıyordu. PKK çıkışıyla, önderliksel hareketin gelişimi ile daha bilinçli, daha örgütlü, ortak iradeyi açığa çıkaran bir gerçeklik yaratmıştır. Kürt varlığının teminatını bilincinden, örgütlülüğünden,...Devamı...

Xezal Ekin Özalp

Kanıksananbir şey var o da her zaman sonbaharın hüznüne kapı aralayan bir mevsim olduğudur. Hatırlanan ise yaşanacak ayrılıkların, kopuşların acı dolu izdüşümüdür. Yaşamın anlamı olarak algılanan acılar bir yerde güzel günlerin habercisidir de, karanlığın ardındakiler gözle görülmese de her zaman aydınlığa gebedir. Yarına, güzelliğe, geleceğe adım adım yaklaşmanın ve bütün bunları ölümün beyinlere hüküm ettiği yerde, şafak vaktinde, anı, günü ve varoluşun, yaratmasıdır 27 Kasım...Devamı...

Hak, Hukuk, Adalet....

Usame Bin-Ladin Ve Fethullah Gülen...

Beri Dersimi

Uygarlık kisvesi altında erkek egemenlikli iktidarlaşmanın gelişimiyle birlikte, toplumsal denge başta kadın ve çocuklar olmak üzere tüm toplumun aleyhine bozulmuş ve her geçen süreçte daha da dibe vurmuştur. Bu sömürüye karşı ezilen kesimlerin mücadelesi hep var olagelmiş ve toplumun öncüleri olan aydın ve filozoflarca da toplumsal yapıların en sağlam temelde sağlıklı bir sistem üzerine yeniden kurulabilmesi için büyük çaba ve çalışmaları olmuştur. Ancak erkek egemenlikli sistem özünde gasp ve şiddete dayalı olduğu için bu çaba ve çalışmaları özünden boşaltarak kendi egemenliğini daha da sinsice meşrulaştırarak toplumu sömürmek için hak,...Devamı...

 Bêrîtan Lêlkan

Amerika Usame Bin-Ladin’de neyi büyüttüyse Gülen ve cemaatinde de aynı şeyi büyütüyor. Her şey dönemsel ya da stratejik çıkar hesaplarına göre belirleniyor. Yaşananlardan sonuç çıkarma toplumun refahını düşünenler için geçerli olduğundan Amerika bu sorumluluktan uzak duruyor. Hukukun üstünlüğünden dem vuranlar, son dönemlerde Libya için değerlendirmeler yaparken Kaddafi’yi linç ederek, aslında hukukun sadece bir reklam kavramı olduğunu itiraf ettiler. Saddam’ı asan güçler Kaddafi’yi çok rahat sağ bırakıp adil bir şekilde de idam edebilirlerdi ki bu da tartışmalı bir konu ancak ahlaktan yoksun bir ölüm zülmün ya da haksızlığın yanıtı değil meşrulaştırılması anlamına gelir...Devamı...

İkinci Doğa Olarak Toplumsallık…-II-

Ahlaki Toplumda Kadın Erkek...

Ruşen Bezar

Toplumsallık emek verilmiş, anlamlandırılmış ve kimliklendirilmiş bir yaşam çerçevesi ve ilişkiler ağıdır. Bu ağın kendisini var etmesinin yöntemleri ve araçları her çağda değişse de, özünde çok derinlikli sosyalleştirme, davranış, düşünce, dil, duygular kazandırma temelindedir. Bunun birey şekillenmesindeki derinlik ve etkinlik o kadar etkileyicidir ki, bütün kimliklerin köküdür. Buradaki bağları, etkileri ve sonuçları ortadan kaldırmak mümkün değildir. İnsan bunlarla var olur, kimlik kazanır ve yaşam gücü haline gelir. Bireyin bu anlamda topluma katılımı, toplumun birikimini kendisinde toplayabilmesi...Devamı...

 

Şerda Mazlum

Kadın erkek arasındaki ilişkiler bugün oldukça çarpıtılarak ahlaki ve politik toplum ilkelerini tehdit eden zemin konumuna getirilmiştir. Kadın erkek ilişkisi mülkiyetin, her türlü yabancılaşmanın ve düşkünlüğün yaşandığı ilişkiler olarak gelişmektedir. Kadın ve erkek cinsi arasındaki ilişkiler geleneksel köleci zihniyetin etkisinden kurtulamadığı sürece insanlığı tehdit eden konumundan kurtulamayacaktır. Bu konu ataerkil-devletçi sistem tarafından o kadar saptırılmış ve sistemin devamlılığını sağlamak için o kadar kullanılmıştır ki bu sorunu çözmek zannedildiği kadar kolay değildir. Sorun oldukça kapsamlı olduğundan kapsamlı yöntemlerle mücadele edilmesini gerekli kılmaktadır. Kadın erkek ilişkilerinde yaşanan sorunlar ne geleneksel yöntemlerle, ne inkâr etmekle ne de yoz ilişkidir deyip geçmekle çözümlenebilir...Devamı...

İkinci Doğa Olarak Toplumsallık…-I-

Özlenen Yaşama Yolculuk...

Ruşen Bezar

Toplumu doğa olarak değerlendirmek bir paradigma yaklaşımıdır. Tarihe, topluma ve doğa felsefesine göndermeler yapar. Bunlar etrafında bireyin toplum içerisindeki konumuna ve toplumla olan ilişkilerine, onun düşünce ve duygu dünyasına, evren bakışına; kısacası anlam dünyasına ilişkin de bir zihniyet örgüsünü oluşturur. Hem kuramsal olarak, hem yönteme, hem de esas alınan ölçülere ilişkin tespitlerde bulunur.
Bir doğa olarak toplumsallık, evrenin özgürlük ve gelişim potansiyelinin en sistemli, örgütlü ve canlı ifadesidir. Canlılığın milyarlarca yıllık farklılaşarak değişen-dönüşen ve özgürleşen varoluşunun bir anlamda en örgütlü ve sistemli bir yapısallığı kazanmasıdır.
..Devamı...

Tavge Emek

Bir saattir orada, o mavi dünyaya bakıp düşünüyordu. Kaşlarını çatmış, üşüyen ellerini parkesinin cebinden sadece sigara içmek için çıkarıyor, atkısını iyice dolamış boynuna ama ne ilginçtir ki yağmur damlaları hızlanmasına rağmen şemsiyesini açma gereği duymamıştı. Öteki elini de parkenin cebinden çıkarmaya erindiği için olmasa gerek. Şemsiyesini açmadığı gibi kafasına geçirdiği beremsi şapkayı da çıkarmıştı yağmur başlayınca. Denize düşen su damlalarının oluşturduğu, bazen aynı anda oluşan yüzlerce halkayı izliyordu. Onun o günkü görüntüsünü hiç unutamıyorum. Bir de bana sorduğu ilk soruyu. Hani insanlar genelde neler yaptığını, nereye gittiğini, ya da söz konusu iki kadınsa...Devamı...

Dağların Koçer Kızı...-II-

Gerilla Kaleminden

Katılma kararıyla küçük yaşta beşik kertmesiyle nişanlandırılan Çiçek böylelikle nişan yüzüğünü de atmış olur. Bir kadının böyle bir davranışta bulunması aşiretler arası bir kavgaya neden olacağı için aşiretinden kadınlar kampa giderek Çiçeği katılma kararından vazgeçirmeye çalışırlar. Zira Çiçeğin katılması iki aşiret arasındaki kan davasına da dönüşebilir. Çiçek katılımından sonra gelişen olayları şöyle anlatıyor, “Katılmam aşiretimizle başka bir aşireti nerdeyse karşı karşıya getirdi. Çünkü beni ağabeyim için kızları istenen aşiretin bir çocuğuyla beşik kertmesiyle berdel yapmışlar...Devamı...

Kürdistan Özgürlük Mücadelesinde...

Nujin Dılpak

Yargılama ve adaleti sağlama, toplumun kendini organize etmesinin bir mekanizması olarak devlet dışındaki toplumda hep var olmuştur. Bu anlamda, yargılama toplumun doğal olarak kendini düzenleme, koruma ve geliştirme refleksi olarak hep rolünü oynamıştır. Ancak gelişen egemenlik sistemi, toplumun her alanında yaptığı gibi, adalet alanında da sürekli olarak tahakkümünü kurmuştur.
Egemenlikli devlet sistemi toplumun her alanında tahakkümünü kurarken öncelikle toplumun hakikatini çarpıtan; egemenliği, devleti, tahakkümü, iktidarı meşrulaştıran hakikatler inşa etmiştir. İnşa edilen hakikat rejimleriyle, devlet, toplumun bir doğal kurumlaşması ve toplumsal gelişmenin zorunlu bir koşuluymuş gibi zihniyetlere işlenerek meşrulaştırılmıştır...
Devamı...

Dağların Koçer Kızı...-I-

AKP Hükümetinin Diğer  Yüzü...

Gerilla Kaleminden

1975 yılında Cizre’ye bağlı bir köyde göçebe bir ailenin kızı olarak doğdu. Anlatımlarına göre köylerine devlet tarafından yol, elektrik ve okul gibi konan yasaklarla büyüdü. ‘80’li yıllarda köylerine uğramaya başlayan Apocular olarak bilinen Kürt Özgürlük hareketinin militanlarının geliş-gidişlerini duymaya başladı. İlk kez ’83 yılında militanlarla yüz yüze görüştü. ’87 yılında henüz 12 yaşındayken Mustafa Çimen adlı militanın teslim olup itiraflarda bulunmasından ötürü köylüleriyle birlikte ağır işkence tezgahlarından geçti. ’89 yılında 14 yaşında iken gerillaya katıldı. O gün bu gündür Kürdistan Özgürlük Dağlarında gerillacılık yapıyor...Devamı...

Hazırlayan Gulan Botan

 AKP’nin Zenderlioğluna “İnsanlığımdan utanıyorum” dedirten zihniyeti Zelal Edessa değerlendirdi.
- AKP’nin son siyasal gelişmelerle birlikte kimyasal olaylarla da kendini zirveye ulaştıran zihniyeti nasıl ele alıyorsunuz? Zelal Edessa:
AKP Hükümetinin Diğer Yüzü
Dünyada ve bölgesel alanlar açısından çok sıcak gelişmelerin yaşandığına tanık olmaktayız. Her yerde bir sistem ve statüko değişimi söz konusu. Avrupa ülkeleri açısından yaşanan değişimler daha farklı seyirler ve sonuçlarla gerçekleşse de Ortadoğu’da değişim halklar açısından kanlı bir şekilde sonuçlanmaktadır. Bunun nedenleri elbette net ve ortadadır...
Devamı...

"İnsan Olduğunuzu Hatırlayın...

Nasıl Özgür Yaşamalıyız...

Hazırlayan Gulan Botan

Beri Dersimi, yaptığımız röportajda son siyasal gelişmelerle birlikte Van depremini değerlendirdi.
 - Son siyasal-sosyal gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Beri Dersimi: Genelde Ortadoğu özelde de Kürt halkı olarak içinde bulunduğumuz dünya konjönktürü nedeniyle çok yoğun bir süreçten geçmekteyiz ki bu sürecin en açık ve net olan yanı şu anda en yakıcı biçimde gündeme oturan insanlık dramının olduğunu söylemek yerinde olacaktır...
Devamı...

Dılzar  Dilok

 Özgür yaşamın temel şartlarının başında, yaşamı doğru algılamak, ahlaki toplumun temel özelliklerine uyumlu yaşam algıları oluşturmak kadar, bunları gerçekleştirmek, çıkan engelleri aşmak ve mevcut algıları ileriye götürmek için yaratıcı düşünceyi sağlamak yer almaktadır. Bu durum politik olmayı, kendi tekilliğinde yanlış algıları ortaya çıkarıp aşabilecek gücü oluşturmayı, özgürlüğü tercih etmenin kendisinin güç olduğu bilincini içselleştirmeyi ve bulunduğu yerin, algılama tarzının konumlanışının bir güç olduğunu bilmeyi, kendi farkında olarak hareket etmeyi gerektirir...Devamı...

Kurulmuş Mutlak "Hakikat"...-II-

Kurulmuş Mutlak "Hakikat"...-I-

Ruşen Bezar

Hukuk Toplumsal temellerinden kopartılan sadece insan varoluşu değil, aynı zamanda her türlü mücadele formu ve anlayışıdır. Mücadele ettikçe, karşıtına benzeşen, karşıtını içselleştiren; direndikçe kendisi olmaktan çıkan, karşısında mücadele ettiği iktidar-egemenlik biçimlerini yöntem ve ölçüleriyle birlikte üreten, dolayısıyla kendi iradesini, bilincini ve birliğini parçalayan bir makineye dönüştürmektedir. Kapsamlı analiz ve çözümlemeler, iktidar eleştirileri ve tanımları; negatifini yansıtmaktan öteye gidememektedir. Hakikat adeta iktidarın kendisi haline gelmektedir. Hakikati arama iktidarın öznesi veya nesnesi haline gelmekten öteye gitmemektedir. Hakikat ezici, baskıcı ve iradesizleştirici bir şeye dönüşmektedir...Devamı...

Ruşen Bezar

Karşımızda duran ve kendisini tek mutlak Hakikat olarak sunan sistem, dışındaki toplumsal her şeyi, herkesi ve her zamanı-mekanı ötekileştirerek bilgi yapısına katmakta; yutup başkalaşıma ve yabancılaşmaya uğratmadığı bir gerçeklik yok gibi. Öyle ki, deniz dalgaları gibi sayısız iç içe geçen karşıtlıklarla toplumsal doğayı tekrar-tekrar vurmakta; her ayağa kalkacakken onu tekrar bir dalgayla sersemleten bir makineye dönüşmektedir. Bu devasa mekanizmayı bütün yönleriyle, yöntemleriyle ve mantık olarak kavramak, onun farkında olmak gerçekten zordur. Kendisini tam bir “bilimsellik” içerisinde sunmaktadır,...Devamı...

Ahlak ve Hukuk...

Ermenistan'da Dengbej Kadınlar...

Leyla Agıri

Hukuk cinsiyetçi bir karaktere sahiptir.
Ataerkil zihniyetin gelişmesi ile birlikte kadın bir cinsel nesne konumuna indirgenir. Kamusal alandan dışlanarak özel alana ‘aile’ içine yerleştirilir ve dondurulur. Böylece insanlar arasındaki biyolojik fark toplumsal farka dönüştürülür. Günümüzde liberal kapitalist sistemde kadın, özel yaşam öğretisi çerçevesinde, kamusal alanda ikincil nesnel konuma düşer. Hukukta bunun adın “cinsel sözleşme”dir. Kadına cinsel işlevlerini kullanması yoluyla...
Devamı...

Şilan Aras

Evren Kafkasya’daki Kürt Kadının Anatomisi Kitabından
Kafkasya ya da Ermenistan denildiği zaman, dengbejler, güzel klamlar ve flüt ezgileri gelirdi her Kürdün aklına bir zamanlar. Ermenistan’daki Kürtler de, flüt ezgileriyle, klamlarıyla, folkloruyla Kürt kültürünü korumaya çalışmışlar. Her ne kadar bazı dönemlerde Kürt kültürü etkisizleştirilmeye, asimile edilmeye çalışılmışsa da Kürtler kültürel gelişimleriyle kendilerini korumaya çalışmışlar ve Ermenistan’daki Kürtler folklorik ve dengbejlik konularında güçlü bir arşive sahip...
Devamı...

Feminizmi Anlamak...

Bese  Şimal

Günlük yaşamımızda üzerinde en fazla tartışma yürütülen kavramlardan biri de feminizmdir. Bu kavram ekseninde çeşitli yorumlar yapılmakta ve tanımlamalar geliştirilmektedir. Kimilerine göre feminizm, kadınların hak ve hukukunu savunmanın adıdır. Kimilerine göre kadıncılıktır, erkek düşmanlığıdır. Kimilerine göre içinde ahlaki sapkınlığı barındıran, kadının birlikte yaşamasını öngören ve kadın egemenliğine dayanan bir eğilim ve harekettir...Devamı...

3. Özgür kadın Birlikleri (YJA)......

Kadın Ve Hakikat...

Bese Erzincan

Kadın olarak bizler çok önemli tarihsel bir sürecin eşiğinde yaşamaktayız. Bu süreç ya kadın cinsinin yeniden bir köleleşmesi ya da özgürlüğe çıkışın kapısı olacaktır.
Kadının köleleştirilmesi kapitalist modernite zamanlarında hem de özgürlük adına köleleşmenin daha da derinleştirilmesi ile sürdürülmektedir. İnsanlığın en önemli hayat damarları kesilerek erkek iktidarı derinleştirilmeye çalışılmaktadır.
İçinde yaşadığımız zamanda bireysel özgürlük adına kadının daha derinden sisteme bağlanması, köleleştirilmesi yaşanmaktadır...
Devamı...

 

Şilan Deniz

Evren Yaşamın anlamına kimin sayesinde ulaştık? Bunun hakkını ne kadar verebiliyoruz? Sorularını son günlerde kendime çokça soruyorum.
Büyük bilgeler kaç yüzyılda bir insanlığa değerli bir armağan olarak gelirler, araştırmasını yapmadım ama şunda iknayım, öyle kolay kolay gelmezler ve bir o kadar da kolay anlaşılmazlar. Anlaşılmaları için ila ki büyük bedeller ödenmek zorundalar mı? Tarihe baktığımda ve yaşadığımız yüzyılda da bilgelerin böylesi zorlu koşullarla karşılaşmasını getiren anlayış ataerkil zihniyetten başkası değil...
Devamı...

 

Halkımızın Özgürlük Coşkusu...

Ölümsüzlüğün Otu Arayışına…

Têkoşîn OZAN


Halkımızın özgürlük coşkusu, anlamayı gerektirdiği kadar anlatmayı ve aynı heyecanı fazlasıyla paylaşmayı yaratan zirve düzeyine yükselmiştir. Son yıllarda en sık gördüğümüz görüntüler, büyük bir enerjiyle oynayan 70’lik nineler-dedeler, taş atan çocuklar ve rengârenk kıyafetleriyle halay başı kadınlar… Öyle ki, 70’li yaşları aşmış bir dedenin hiçbir figüre uymayan, tempoya aldırış etmeyen, tamamen ruhsal bir canlanmanın işareti olan dansı insanı hayrete düşürüyor. Dişleri dökülmüş olan, normalde tek başına yürümeye bile takati kalmayan bu dedeyi, ne dost-akrabanın şenlikleri, ne para, ne güç-iktidar, ne de kendi ömrünün uzama ihtimali böyle heyecanlandırıp dansa kaldırabilir. Bunu sadece özgürlük sağlar...
Devamı...

 

Roza Semsur

Evren serbest-î bir özgürlükle refahı yaşıyordu. Tüm büyüler yaşamın sırrı olan evrene atfedilmişti. Canlının ruhuna büyüleyicilik nakşediliydi. İnsan ahlak ve vicdanın dingin erdemiyle inanç ve güvenin engin denizlerinde yüzerdi.
Demosa çalardı yürekler. Âşık ruhlarda sevgi, emek, vefa, şevk ve coşku akardı… Bir ırmaktı İnanna’nın saçları, uzardı (104) Me’nin tohumlarıyla. Işıldardı Dicle, Fırat, Nil ve Pencap kıyılarında; insanlık “varlık” gereksinimlerine kutsallıklar adardı. Toprak, ateş, hava ve suya adak!...
Devamı...

 

Feminizmi Anlamak...

Bese  Şimal

Günlük yaşamımızda üzerinde en fazla tartışma yürütülen kavramlardan biri de feminizmdir. Bu kavram ekseninde çeşitli yorumlar yapılmakta ve tanımlamalar geliştirilmektedir. Kimilerine göre feminizm, kadınların hak ve hukukunu savunmanın adıdır. Kimilerine göre kadıncılıktır, erkek düşmanlığıdır. Kimilerine göre içinde ahlaki sapkınlığı barındıran, kadının birlikte yaşamasını öngören ve kadın egemenliğine dayanan bir eğilim ve harekettir...Devamı...

Alevilik Ortadoğu’nun Kök Kültürünü...-4-...

Bese Hozat

Aleviler üzerindeki inkar ve imha uygulamaları Osmanlılar sürecinde daha sistemli bir baskı ve kıyım politikaları biçiminde devam etmiştir. Alevilik Osmanlı devleti tarafından sapkın bir inanç olarak görülmüş ve toplumun refleksleri de buna göre yönlendirilmiştir. Mensuplarının katledilmesi için Şeyhülislam tarafından fetva verilmiştir. Yedi Alevi’yi öldürenin cennete gideceği söylenerek Sünni bağnazlık körüklenmiş, halklar birbirine düşman hale getirilerek rant siyaseti yapılmıştır. Kâfir olarak nitelendirilen Alevilerin yeryüzünden...Devamı...

PKK KADIN PARTİSİDİR...

Rojda Fırat

“Uygarlık tarihi, kadının kaybedişi ve kayboluşu tarihidir. Bu tarih tanrı ve kullarıyla, hükümdar ve tebaalarıyla, ekonomi, bilim ve sanatıyla erkek egemen kişiliğin pekiştiği tarihtir. Dolayısıyla kadının kaybedişi ve kayboluşu, toplum adına büyük düşüş ve kaybediştir. Cinsiyetçi toplum, bu düşüşün ve kaybedişin sonucudur. Cinsiyetçi erkek, kadın üzerinde sosyal hâkimiyetini inşa ettiğinde o kadar iştahlıdır ki, doğal her türlü teması bir egemenlik gösterisi haline getirir.”
İçerisinde bulunduğumuz çağda insanlık kendi tarihinin sözde en gelişkin, en üst düzeyini yaşarken, insanlığın ve doğanın korkunç bir girdap...
Devamı...

Kadının Toplumsal Sözleşmesi Taslağı...

Devletçi Uygarlık Sistemi Tarafından...-3-

KJB Koordinasyonu

Biz kadınlar, toplumun özgür, adil ve eşit oluşumunun ilk yaratıcılarıyız. Yarattığımız toplumsal sistemin bozulması ve egemenlik ilişkilerine büründürülmesini sağlayan gücün, erkek egemen zihniyet olduğunun farkındayız. Her şeyden önce toplumun iktidar ilişkileri ile örgütlenmesini hiçbir dönem kabul etmedik ve etmeyeceğiz. Tüm dünya kadınları olarak, mevcut toplumsallığın içinde bir birimizle ve toplumun tüm diğer üyeleri ile özgürlükçü, adil ve eşit ilişkiler sisteminin garantisinin kadının, toplumla sözleşmesi ile gerçekleşeceğine inanıyoruz.
21. yüzyıl kadın özgürlük yüzyılı olarak tanımlanmaktadır. Her güç, kadın özgürlüğü söylemi etrafında toplumsal dokuya kendine...
Devamı...

 

Besê Hozat

İnsanlıkAleviliğin etimolojik kökenlerine ilişkin çok çeşitli tartışmalar vardır. Günümüzde Aleviliğin sözlük anlamı üzerinde yürütülen çok sayıda tartışmadan bazılarına yer vermek konunun anlaşılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bazıları Aleviliğin Farsça ve Kürtçede “alaw” olan “ateşin Alevi” kavramından türetildiğini ileri sürüyor. Bundan yola çıkarak Alevilik ateşe tapanlar anlamına geliyor, diyorlar. Alevilikte ateşin kutsal görülmesi, Zerdüştlükte olduğu gibi ocaklardaki ateşin söndürülmemesi vb inanç mitleri, bu görüş...Devamı...

 

Doğu’nun Devrimci Ruhu: Babek...-2-

Kominar

Mazdekçiliğin bir devamı olan Hürremizm hareketinin gücünün zirvesine ulaşması Babek döneminde gerçekleşmiştir. Babek Zerdüşti bir Kürt olan Abdullah ile Azeri olan Matar’ın oğludur. Babası köylerde gezerek kandil yağı satmaktadır. Matar adı Friglerde doğurganlık ve bereket tanrıçasının adı olup anne anlamına da gelmektedir. Babek’in anne ve babasına dair bilgiler onun iddia edildiği gibi ne sadece Kürt, ne Azeri olduğunu göstermesi açısından bir önem taşımakla beraber, öncülüğünü yapacağı...Devamı...

Alevilerde Kültürün Ve Ahlakın Temelini Kadın-2

Kadın Ve Ekoloji...

Bese Şimal

Alevilerde kültürün ve ahlakın temelini kadın oluşturmaktadır. Ataerkil tarihin yaratımı olan toplumsal cinsiyetçiliğin etkileri olsa da genel toplumsal gerçekliğe vurulduğunda Alevilerde kadın ile erkek arasında belli bir ahenk ve uyumdan bahsedilebilir. Alevi inancına göre tanrı kadın ile erkeği kendisinden bir parça olarak eşit yaratmıştır. Bu açıdan kadına yaklaşım daha eşitlikçi ve adildir. Baskının ve zorun sınırlı olması kadının biraz daha serbest ve bağımsız bir biçimde yetişebilmesine...Devamı...

 

Gulan Botan

İnsanlık tarihini, canlılığı ve canlı akışkanlığıyla yazar. Bu canlılığın ve akışkanlığın bir kısmını gözle görürüz bir kısmı ise evrimlerle gerçekleştiği için çıplak gözlerle göremeyiz. Ama yaşamın akan canlılığı kendi akışkanlığında büyük bir anlam taşır. Aynen kadının bedeninde gerçekleşen canlı akış gibidir. Canlılığın durması canlı akışını yitirmesi, büyük yaşam ve tarih aksaklıklarına, yanlışlıklarına tanıklık etmiştir. Toplumların canlı...Devamı...

 

Kurtuluş İdeolojisiyle Kendini Yeniden Yaratan...

Ana Kadın Kültürüyle Harlanan İsyanlar-1-...

Çınar Tolhildan

Yaşamak, milyonlarca olasılık içerisinden sıyrılarak canlı olabilme şansına ulaşmak acıları, zorlukları olduğu kadar güzel ve oldukça anlam yüklüdür. Ancak yaşam şansını doğru değerlendirebilmek, yaşamı doğru tanımlayabilmekten ve anlam derinliğine ulaşmaktan geçmektedir. Ustalar boşuna yanlış hayat doğru yaşanmaz dememişlerdir. Bu özdeyişten de anlaşılacağı üzere öncelikle ataerkil devletçi sistemin yarattığı ölüme dönüşen yaşamı özgürleştirebilmek...Devamı...

 

Kominar

Ortadoğu’nun kadim tarihi merkezi uygarlıkların baskılarına karşı etnisite ve din temelli direnişlerle şekillenmiştir. Günümüz insanlığının en çok borçlu olduğu komünal değerler bu direnişlerde yaşatılmıştır. İbrani kabilelerinin direnişi, İbrahimi dinlerin çıkışı, Zerdüştilik, Karmatilik, Haricilik, Alevilik ve daha yüzlerce aşiretsel, kavimsel, mezhepsel, felsefik hareketler baskı ve zulüm karşısında özgürlük hareketleri olarak çıkış yapmışlardır...Devamı...

 

Direnişçi Alevilik Gerçeği -1-

Kadın Ve Ekoloji...

Bese Şimal

Tarihi bulgular Kürtlerin ve eski Ortadoğu toplumlarının toplumsallığın gelişmesinde ve neolitik sistemin kuruluşundaki başat rollerini doğruluyor. Kürtler ve diğer Ortadoğu halkları neolitiği çok derinliğine yaşayan bir toplumsal kesimi oluşturuyor. Bu açıdan kökleri tarihin derinliklerine uzanan Ortadoğu halkları komünal yaşam biçimi olan neolitik kültürü çok güçlü bir biçimde özümsemişlerdir...
Devamı...

 

Gulan Botan

İnsanlık tarihini, canlılığı ve canlı akışkanlığıyla yazar. Bu canlılığın ve akışkanlığın bir kısmını gözle görürüz bir kısmı ise evrimlerle gerçekleştiği için çıplak gözlerle göremeyiz. Ama yaşamın akan canlılığı kendi akışkanlığında büyük bir anlam taşır. Aynen kadının bedeninde gerçekleşen canlı akış gibidir. Canlılığın durması canlı akışını yitirmesi, büyük yaşam ve tarih aksaklıklarına, yanlışlıklarına tanıklık etmiştir. Toplumların canlı...Devamı...

 

 
PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) Resmi Sitesidir
PAJK Online © 2006-2007 Tüm hakları saklıdır