|
|
DEĞERLENDİRMELER
PKK Kürtlerin Kendisini Yaşamın Her Alanında...
|
Sonbahara Merhaba, Kavganın Türküsü...
|
Kürtler halk olarak kendi varlıklarını bu günlere
direnişleri ile getirmiş ve koruya bilmişlerdir. Geçmiş Kürt
direnişleri her ne kadar eksik ve yetersizlikleri kendi
içinde barındırsa da canlı kalmanın ve sistemin yok etme
politikalarının geri püskürtülmesi anlamını taşıyordu. PKK
çıkışıyla, önderliksel hareketin gelişimi ile daha bilinçli,
daha örgütlü, ortak iradeyi açığa çıkaran bir gerçeklik
yaratmıştır. Kürt varlığının teminatını bilincinden,
örgütlülüğünden,...Devamı...
|
|
Kanıksananbir şey var o da her zaman sonbaharın
hüznüne kapı aralayan bir mevsim olduğudur.
Hatırlanan ise yaşanacak ayrılıkların, kopuşların
acı dolu izdüşümüdür. Yaşamın anlamı olarak
algılanan acılar bir yerde güzel günlerin
habercisidir de, karanlığın ardındakiler gözle
görülmese de her zaman aydınlığa gebedir. Yarına,
güzelliğe, geleceğe adım adım yaklaşmanın ve bütün
bunları ölümün beyinlere hüküm ettiği yerde, şafak
vaktinde, anı, günü ve varoluşun, yaratmasıdır 27
Kasım...Devamı... |
Hak, Hukuk, Adalet....
|
Usame Bin-Ladin Ve Fethullah Gülen...
|
Uygarlık kisvesi altında erkek egemenlikli
iktidarlaşmanın gelişimiyle birlikte, toplumsal denge başta
kadın ve çocuklar olmak üzere tüm toplumun aleyhine bozulmuş
ve her geçen süreçte daha da dibe vurmuştur. Bu sömürüye
karşı ezilen kesimlerin mücadelesi hep var olagelmiş ve
toplumun öncüleri olan aydın ve filozoflarca da toplumsal
yapıların en sağlam temelde sağlıklı bir sistem üzerine
yeniden kurulabilmesi için büyük çaba ve çalışmaları
olmuştur. Ancak erkek egemenlikli sistem özünde gasp ve
şiddete dayalı olduğu için bu çaba ve çalışmaları özünden
boşaltarak kendi egemenliğini daha da sinsice
meşrulaştırarak toplumu sömürmek için hak,...Devamı...
|
|
Amerika Usame Bin-Ladin’de neyi büyüttüyse Gülen ve
cemaatinde de aynı şeyi büyütüyor. Her şey dönemsel
ya da stratejik çıkar hesaplarına göre belirleniyor.
Yaşananlardan sonuç çıkarma toplumun refahını
düşünenler için geçerli olduğundan Amerika bu
sorumluluktan uzak duruyor. Hukukun üstünlüğünden
dem vuranlar, son dönemlerde Libya için
değerlendirmeler yaparken Kaddafi’yi linç ederek,
aslında hukukun sadece bir reklam kavramı olduğunu
itiraf ettiler. Saddam’ı asan güçler Kaddafi’yi çok
rahat sağ bırakıp adil bir şekilde de idam
edebilirlerdi ki bu da tartışmalı bir konu ancak
ahlaktan yoksun bir ölüm zülmün ya da haksızlığın
yanıtı değil meşrulaştırılması anlamına gelir...Devamı... |
İkinci Doğa Olarak Toplumsallık…-II-
|
Ahlaki Toplumda Kadın Erkek...
|
Toplumsallık emek verilmiş, anlamlandırılmış ve
kimliklendirilmiş bir yaşam çerçevesi ve ilişkiler ağıdır.
Bu ağın kendisini var etmesinin yöntemleri ve araçları her
çağda değişse de, özünde çok derinlikli sosyalleştirme,
davranış, düşünce, dil, duygular kazandırma temelindedir.
Bunun birey şekillenmesindeki derinlik ve etkinlik o kadar
etkileyicidir ki, bütün kimliklerin köküdür. Buradaki
bağları, etkileri ve sonuçları ortadan kaldırmak mümkün
değildir. İnsan bunlarla var olur, kimlik kazanır ve yaşam
gücü haline gelir. Bireyin bu anlamda topluma katılımı,
toplumun birikimini kendisinde toplayabilmesi...Devamı...
|
|
Kadın erkek arasındaki ilişkiler bugün oldukça
çarpıtılarak ahlaki ve politik toplum ilkelerini
tehdit eden zemin konumuna getirilmiştir. Kadın
erkek ilişkisi mülkiyetin, her türlü yabancılaşmanın
ve düşkünlüğün yaşandığı ilişkiler olarak
gelişmektedir. Kadın ve erkek cinsi arasındaki
ilişkiler geleneksel köleci zihniyetin etkisinden
kurtulamadığı sürece insanlığı tehdit eden
konumundan kurtulamayacaktır. Bu konu
ataerkil-devletçi sistem tarafından o kadar
saptırılmış ve sistemin devamlılığını sağlamak için
o kadar kullanılmıştır ki bu sorunu çözmek
zannedildiği kadar kolay değildir. Sorun oldukça
kapsamlı olduğundan kapsamlı yöntemlerle mücadele
edilmesini gerekli kılmaktadır. Kadın erkek
ilişkilerinde yaşanan sorunlar ne geleneksel
yöntemlerle, ne inkâr etmekle ne de yoz ilişkidir
deyip geçmekle çözümlenebilir...Devamı... |
İkinci Doğa Olarak Toplumsallık…-I-
|
Özlenen Yaşama Yolculuk...
|
Toplumu doğa olarak değerlendirmek bir paradigma
yaklaşımıdır. Tarihe, topluma ve doğa felsefesine
göndermeler yapar. Bunlar etrafında bireyin toplum
içerisindeki konumuna ve toplumla olan ilişkilerine, onun
düşünce ve duygu dünyasına, evren bakışına; kısacası anlam
dünyasına ilişkin de bir zihniyet örgüsünü oluşturur. Hem
kuramsal olarak, hem yönteme, hem de esas alınan ölçülere
ilişkin tespitlerde bulunur.
Bir doğa olarak toplumsallık, evrenin özgürlük ve gelişim
potansiyelinin en sistemli, örgütlü ve canlı ifadesidir.
Canlılığın milyarlarca yıllık farklılaşarak değişen-dönüşen
ve özgürleşen varoluşunun bir anlamda en örgütlü ve sistemli
bir yapısallığı kazanmasıdır...Devamı...
|
|
Bir saattir orada, o mavi dünyaya bakıp düşünüyordu.
Kaşlarını çatmış, üşüyen ellerini parkesinin
cebinden sadece sigara içmek için çıkarıyor,
atkısını iyice dolamış boynuna ama ne ilginçtir ki
yağmur damlaları hızlanmasına rağmen şemsiyesini
açma gereği duymamıştı. Öteki elini de parkenin
cebinden çıkarmaya erindiği için olmasa gerek.
Şemsiyesini açmadığı gibi kafasına geçirdiği beremsi
şapkayı da çıkarmıştı yağmur başlayınca. Denize
düşen su damlalarının oluşturduğu, bazen aynı anda
oluşan yüzlerce halkayı izliyordu. Onun o günkü
görüntüsünü hiç unutamıyorum. Bir de bana sorduğu
ilk soruyu. Hani insanlar genelde neler yaptığını,
nereye gittiğini, ya da söz konusu iki kadınsa...Devamı... |
|
Dağların Koçer Kızı...-II-
|
Katılma kararıyla küçük yaşta beşik kertmesiyle
nişanlandırılan Çiçek böylelikle nişan yüzüğünü de atmış
olur. Bir kadının böyle bir davranışta bulunması aşiretler
arası bir kavgaya neden olacağı için aşiretinden kadınlar
kampa giderek Çiçeği katılma kararından vazgeçirmeye
çalışırlar. Zira Çiçeğin katılması iki aşiret arasındaki kan
davasına da dönüşebilir. Çiçek katılımından sonra gelişen
olayları şöyle anlatıyor, “Katılmam aşiretimizle başka bir
aşireti nerdeyse karşı karşıya getirdi. Çünkü beni ağabeyim
için kızları istenen aşiretin bir çocuğuyla beşik
kertmesiyle berdel yapmışlar...Devamı...
|
|
|
Kürdistan Özgürlük Mücadelesinde...
|
Yargılama ve adaleti sağlama, toplumun kendini organize
etmesinin bir mekanizması olarak devlet dışındaki toplumda
hep var olmuştur. Bu anlamda, yargılama toplumun doğal
olarak kendini düzenleme, koruma ve geliştirme refleksi
olarak hep rolünü oynamıştır. Ancak gelişen egemenlik
sistemi, toplumun her alanında yaptığı gibi, adalet alanında
da sürekli olarak tahakkümünü kurmuştur.
Egemenlikli devlet sistemi toplumun her alanında tahakkümünü
kurarken öncelikle toplumun hakikatini çarpıtan; egemenliği,
devleti, tahakkümü, iktidarı meşrulaştıran hakikatler inşa
etmiştir. İnşa edilen hakikat rejimleriyle, devlet, toplumun
bir doğal kurumlaşması ve toplumsal gelişmenin zorunlu bir
koşuluymuş gibi zihniyetlere işlenerek meşrulaştırılmıştır...Devamı...
|
|
Dağların Koçer Kızı...-I-
|
AKP Hükümetinin Diğer Yüzü...
|
1975
yılında Cizre’ye bağlı bir köyde göçebe bir ailenin kızı
olarak doğdu. Anlatımlarına göre köylerine devlet tarafından
yol, elektrik ve okul gibi konan yasaklarla büyüdü. ‘80’li
yıllarda köylerine uğramaya başlayan Apocular olarak bilinen
Kürt Özgürlük hareketinin militanlarının geliş-gidişlerini
duymaya başladı. İlk kez ’83 yılında militanlarla yüz yüze
görüştü. ’87 yılında henüz 12 yaşındayken Mustafa Çimen adlı
militanın teslim olup itiraflarda bulunmasından ötürü
köylüleriyle birlikte ağır işkence tezgahlarından geçti. ’89
yılında 14 yaşında iken gerillaya katıldı. O gün bu gündür
Kürdistan Özgürlük Dağlarında gerillacılık yapıyor...Devamı...
|
|
Hazırlayan Gulan Botan
AKP’nin
Zenderlioğluna “İnsanlığımdan utanıyorum” dedirten zihniyeti
Zelal Edessa değerlendirdi.
- AKP’nin son siyasal gelişmelerle birlikte kimyasal
olaylarla da kendini zirveye ulaştıran zihniyeti nasıl ele
alıyorsunuz? Zelal Edessa:
AKP Hükümetinin Diğer Yüzü
Dünyada ve bölgesel alanlar açısından çok sıcak gelişmelerin
yaşandığına tanık olmaktayız. Her yerde bir sistem ve
statüko değişimi söz konusu. Avrupa ülkeleri açısından
yaşanan değişimler daha farklı seyirler ve sonuçlarla
gerçekleşse de Ortadoğu’da değişim halklar açısından kanlı
bir şekilde sonuçlanmaktadır. Bunun nedenleri elbette net ve
ortadadır...Devamı...
|
|
"İnsan Olduğunuzu Hatırlayın...
|
Nasıl Özgür Yaşamalıyız...
|
Beri
Dersimi, yaptığımız röportajda son siyasal gelişmelerle
birlikte Van depremini değerlendirdi.
- Son siyasal-sosyal gelişmeleri nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Beri Dersimi: Genelde Ortadoğu özelde de Kürt halkı olarak
içinde bulunduğumuz dünya konjönktürü nedeniyle çok yoğun
bir süreçten geçmekteyiz ki bu sürecin en açık ve net olan
yanı şu anda en yakıcı biçimde gündeme oturan insanlık
dramının olduğunu söylemek yerinde olacaktır...Devamı...
|
|
Özgür
yaşamın temel şartlarının başında, yaşamı doğru algılamak,
ahlaki toplumun temel özelliklerine uyumlu yaşam algıları
oluşturmak kadar, bunları gerçekleştirmek, çıkan engelleri
aşmak ve mevcut algıları ileriye götürmek için yaratıcı
düşünceyi sağlamak yer almaktadır. Bu durum politik olmayı,
kendi tekilliğinde yanlış algıları ortaya çıkarıp aşabilecek
gücü oluşturmayı, özgürlüğü tercih etmenin kendisinin güç
olduğu bilincini içselleştirmeyi ve bulunduğu yerin,
algılama tarzının konumlanışının bir güç olduğunu bilmeyi,
kendi farkında olarak hareket etmeyi gerektirir...Devamı...
|
Kurulmuş Mutlak "Hakikat"...-II-
|
Kurulmuş Mutlak "Hakikat"...-I-
|
Hukuk Toplumsal temellerinden kopartılan sadece insan
varoluşu değil, aynı zamanda her türlü mücadele formu ve
anlayışıdır. Mücadele ettikçe, karşıtına benzeşen, karşıtını
içselleştiren; direndikçe kendisi olmaktan çıkan, karşısında
mücadele ettiği iktidar-egemenlik biçimlerini yöntem ve
ölçüleriyle birlikte üreten, dolayısıyla kendi iradesini,
bilincini ve birliğini parçalayan bir makineye
dönüştürmektedir. Kapsamlı analiz ve çözümlemeler, iktidar
eleştirileri ve tanımları; negatifini yansıtmaktan öteye
gidememektedir. Hakikat adeta iktidarın kendisi haline
gelmektedir. Hakikati arama iktidarın öznesi veya nesnesi
haline gelmekten öteye gitmemektedir. Hakikat ezici, baskıcı
ve iradesizleştirici bir şeye dönüşmektedir...Devamı...
|
|
Karşımızda duran ve kendisini tek mutlak Hakikat olarak
sunan sistem, dışındaki toplumsal her şeyi, herkesi ve her
zamanı-mekanı ötekileştirerek bilgi yapısına katmakta; yutup
başkalaşıma ve yabancılaşmaya uğratmadığı bir gerçeklik yok
gibi. Öyle ki, deniz dalgaları gibi sayısız iç içe geçen
karşıtlıklarla toplumsal doğayı tekrar-tekrar vurmakta; her
ayağa kalkacakken onu tekrar bir dalgayla sersemleten bir
makineye dönüşmektedir. Bu devasa mekanizmayı bütün
yönleriyle, yöntemleriyle ve mantık olarak kavramak, onun
farkında olmak gerçekten zordur. Kendisini tam bir
“bilimsellik” içerisinde sunmaktadır,...Devamı... |
Ahlak ve Hukuk...
|
Ermenistan'da Dengbej Kadınlar...
|
Hukuk cinsiyetçi bir karaktere sahiptir.
Ataerkil zihniyetin gelişmesi ile birlikte kadın bir cinsel
nesne konumuna indirgenir. Kamusal alandan dışlanarak özel
alana ‘aile’ içine yerleştirilir ve dondurulur. Böylece
insanlar arasındaki biyolojik fark toplumsal farka
dönüştürülür. Günümüzde liberal kapitalist sistemde kadın,
özel yaşam öğretisi çerçevesinde, kamusal alanda ikincil
nesnel konuma düşer. Hukukta bunun adın “cinsel
sözleşme”dir. Kadına cinsel işlevlerini kullanması yoluyla...Devamı...
|
|
Evren
Kafkasya’daki Kürt Kadının Anatomisi Kitabından
Kafkasya ya da Ermenistan denildiği zaman, dengbejler, güzel
klamlar ve flüt ezgileri gelirdi her Kürdün aklına bir
zamanlar. Ermenistan’daki Kürtler de, flüt ezgileriyle,
klamlarıyla, folkloruyla Kürt kültürünü korumaya
çalışmışlar. Her ne kadar bazı dönemlerde Kürt kültürü
etkisizleştirilmeye, asimile edilmeye çalışılmışsa da
Kürtler kültürel gelişimleriyle kendilerini korumaya
çalışmışlar ve Ermenistan’daki Kürtler folklorik ve
dengbejlik konularında güçlü bir arşive sahip...Devamı... |
Günlük yaşamımızda üzerinde en fazla tartışma yürütülen
kavramlardan biri de feminizmdir. Bu kavram ekseninde
çeşitli yorumlar yapılmakta ve tanımlamalar
geliştirilmektedir. Kimilerine göre feminizm, kadınların hak
ve hukukunu savunmanın adıdır. Kimilerine göre
kadıncılıktır, erkek düşmanlığıdır. Kimilerine göre içinde
ahlaki sapkınlığı barındıran, kadının birlikte yaşamasını
öngören ve kadın egemenliğine dayanan bir eğilim ve
harekettir...Devamı...
|
|
3. Özgür kadın Birlikleri (YJA)......
|
Kadın Ve Hakikat...
|
Kadın olarak bizler çok önemli tarihsel bir sürecin eşiğinde
yaşamaktayız. Bu süreç ya kadın cinsinin yeniden bir
köleleşmesi ya da özgürlüğe çıkışın kapısı olacaktır.
Kadının köleleştirilmesi kapitalist modernite zamanlarında
hem de özgürlük adına köleleşmenin daha da derinleştirilmesi
ile sürdürülmektedir. İnsanlığın en önemli hayat damarları
kesilerek erkek iktidarı derinleştirilmeye çalışılmaktadır.
İçinde yaşadığımız zamanda bireysel özgürlük adına kadının
daha derinden sisteme bağlanması, köleleştirilmesi
yaşanmaktadır...Devamı...
|
|
Evren
Yaşamın anlamına kimin sayesinde ulaştık? Bunun hakkını ne
kadar verebiliyoruz? Sorularını son günlerde kendime çokça
soruyorum.
Büyük bilgeler kaç yüzyılda bir insanlığa değerli bir
armağan olarak gelirler, araştırmasını yapmadım ama şunda
iknayım, öyle kolay kolay gelmezler ve bir o kadar da kolay
anlaşılmazlar. Anlaşılmaları için ila ki büyük bedeller
ödenmek zorundalar mı? Tarihe baktığımda ve yaşadığımız
yüzyılda da bilgelerin böylesi zorlu koşullarla
karşılaşmasını getiren anlayış ataerkil zihniyetten başkası
değil...Devamı...
|
Halkımızın Özgürlük Coşkusu...
|
Ölümsüzlüğün Otu Arayışına…
|
Halkımızın özgürlük coşkusu, anlamayı gerektirdiği kadar
anlatmayı ve aynı heyecanı fazlasıyla paylaşmayı yaratan
zirve düzeyine yükselmiştir. Son yıllarda en sık gördüğümüz
görüntüler, büyük bir enerjiyle oynayan 70’lik
nineler-dedeler, taş atan çocuklar ve rengârenk
kıyafetleriyle halay başı kadınlar… Öyle ki, 70’li yaşları
aşmış bir dedenin hiçbir figüre uymayan, tempoya aldırış
etmeyen, tamamen ruhsal bir canlanmanın işareti olan dansı
insanı hayrete düşürüyor. Dişleri dökülmüş olan, normalde
tek başına yürümeye bile takati kalmayan bu dedeyi, ne
dost-akrabanın şenlikleri, ne para, ne güç-iktidar, ne de
kendi ömrünün uzama ihtimali böyle heyecanlandırıp dansa
kaldırabilir. Bunu sadece özgürlük sağlar...Devamı...
|
|
Evren
serbest-î bir özgürlükle refahı yaşıyordu. Tüm büyüler
yaşamın sırrı olan evrene atfedilmişti. Canlının ruhuna
büyüleyicilik nakşediliydi. İnsan ahlak ve vicdanın dingin
erdemiyle inanç ve güvenin engin denizlerinde yüzerdi.
Demosa çalardı yürekler. Âşık ruhlarda sevgi, emek, vefa,
şevk ve coşku akardı… Bir ırmaktı İnanna’nın saçları, uzardı
(104) Me’nin tohumlarıyla. Işıldardı Dicle, Fırat, Nil ve
Pencap kıyılarında; insanlık “varlık” gereksinimlerine
kutsallıklar adardı. Toprak, ateş, hava ve suya adak!...Devamı...
|
Günlük yaşamımızda üzerinde en fazla tartışma yürütülen
kavramlardan biri de feminizmdir. Bu kavram ekseninde
çeşitli yorumlar yapılmakta ve tanımlamalar
geliştirilmektedir. Kimilerine göre feminizm, kadınların hak
ve hukukunu savunmanın adıdır. Kimilerine göre
kadıncılıktır, erkek düşmanlığıdır. Kimilerine göre içinde
ahlaki sapkınlığı barındıran, kadının birlikte yaşamasını
öngören ve kadın egemenliğine dayanan bir eğilim ve
harekettir...Devamı...
|
|
|
Alevilik Ortadoğu’nun Kök Kültürünü...-4-...
|
Aleviler üzerindeki inkar ve imha uygulamaları Osmanlılar
sürecinde daha sistemli bir baskı ve kıyım politikaları
biçiminde devam etmiştir. Alevilik Osmanlı devleti
tarafından sapkın bir inanç olarak görülmüş ve toplumun
refleksleri de buna göre yönlendirilmiştir. Mensuplarının
katledilmesi için Şeyhülislam tarafından fetva verilmiştir.
Yedi Alevi’yi öldürenin cennete gideceği söylenerek Sünni
bağnazlık körüklenmiş, halklar birbirine düşman hale
getirilerek rant siyaseti yapılmıştır. Kâfir olarak
nitelendirilen Alevilerin yeryüzünden...Devamı...
|
|
“Uygarlık tarihi, kadının kaybedişi ve kayboluşu tarihidir.
Bu tarih tanrı ve kullarıyla, hükümdar ve tebaalarıyla,
ekonomi, bilim ve sanatıyla erkek egemen kişiliğin pekiştiği
tarihtir. Dolayısıyla kadının kaybedişi ve kayboluşu, toplum
adına büyük düşüş ve kaybediştir. Cinsiyetçi toplum, bu
düşüşün ve kaybedişin sonucudur. Cinsiyetçi erkek, kadın
üzerinde sosyal hâkimiyetini inşa ettiğinde o kadar
iştahlıdır ki, doğal her türlü teması bir egemenlik
gösterisi haline getirir.”
İçerisinde bulunduğumuz çağda insanlık kendi tarihinin sözde
en gelişkin, en üst düzeyini yaşarken, insanlığın ve doğanın
korkunç bir girdap...Devamı...
|
|
Kadının Toplumsal Sözleşmesi Taslağı...
|
Devletçi Uygarlık Sistemi Tarafından...-3-
|
Biz kadınlar, toplumun özgür, adil ve eşit oluşumunun ilk
yaratıcılarıyız. Yarattığımız toplumsal sistemin bozulması
ve egemenlik ilişkilerine büründürülmesini sağlayan gücün,
erkek egemen zihniyet olduğunun farkındayız. Her şeyden önce
toplumun iktidar ilişkileri ile örgütlenmesini hiçbir dönem
kabul etmedik ve etmeyeceğiz. Tüm dünya kadınları olarak,
mevcut toplumsallığın içinde bir birimizle ve toplumun tüm
diğer üyeleri ile özgürlükçü, adil ve eşit ilişkiler
sisteminin garantisinin kadının, toplumla sözleşmesi ile
gerçekleşeceğine inanıyoruz.
21. yüzyıl kadın özgürlük yüzyılı olarak tanımlanmaktadır.
Her güç, kadın özgürlüğü söylemi etrafında toplumsal dokuya
kendine...Devamı...
|
|
İnsanlıkAleviliğin
etimolojik kökenlerine ilişkin çok çeşitli tartışmalar
vardır. Günümüzde Aleviliğin sözlük anlamı üzerinde
yürütülen çok sayıda tartışmadan bazılarına yer vermek
konunun anlaşılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Bazıları Aleviliğin Farsça ve Kürtçede “alaw” olan “ateşin
Alevi” kavramından türetildiğini ileri sürüyor. Bundan yola
çıkarak Alevilik ateşe tapanlar anlamına geliyor, diyorlar.
Alevilikte ateşin kutsal görülmesi, Zerdüştlükte olduğu gibi
ocaklardaki ateşin söndürülmemesi vb inanç mitleri, bu
görüş...Devamı...
|
|
Doğu’nun Devrimci Ruhu: Babek...-2-
|
Mazdekçiliğin bir devamı olan Hürremizm hareketinin gücünün
zirvesine ulaşması Babek döneminde gerçekleşmiştir. Babek
Zerdüşti bir Kürt olan Abdullah ile Azeri olan Matar’ın
oğludur. Babası köylerde gezerek kandil yağı satmaktadır.
Matar adı Friglerde doğurganlık ve bereket tanrıçasının adı
olup anne anlamına da gelmektedir. Babek’in anne ve babasına
dair bilgiler onun iddia edildiği gibi ne sadece Kürt, ne
Azeri olduğunu göstermesi açısından bir önem taşımakla
beraber, öncülüğünü yapacağı...Devamı...
|
|
Alevilerde Kültürün Ve Ahlakın Temelini Kadın-2
|
Kadın Ve Ekoloji...
|
Alevilerde kültürün ve ahlakın temelini kadın
oluşturmaktadır. Ataerkil tarihin yaratımı olan toplumsal
cinsiyetçiliğin etkileri olsa da genel toplumsal gerçekliğe
vurulduğunda Alevilerde kadın ile erkek arasında belli bir
ahenk ve uyumdan bahsedilebilir. Alevi inancına göre tanrı
kadın ile erkeği kendisinden bir parça olarak eşit
yaratmıştır. Bu açıdan kadına yaklaşım daha eşitlikçi ve
adildir. Baskının ve zorun sınırlı olması kadının biraz daha
serbest ve bağımsız bir biçimde yetişebilmesine...Devamı...
|
|
İnsanlık
tarihini, canlılığı ve canlı akışkanlığıyla yazar. Bu
canlılığın ve akışkanlığın bir kısmını gözle görürüz bir
kısmı ise evrimlerle gerçekleştiği için çıplak gözlerle
göremeyiz. Ama yaşamın akan canlılığı kendi akışkanlığında
büyük bir anlam taşır. Aynen kadının bedeninde gerçekleşen
canlı akış gibidir. Canlılığın durması canlı akışını
yitirmesi, büyük yaşam ve tarih aksaklıklarına,
yanlışlıklarına tanıklık etmiştir. Toplumların canlı...Devamı...
|
Kurtuluş İdeolojisiyle Kendini Yeniden
Yaratan...
|
Ana Kadın Kültürüyle Harlanan İsyanlar-1-...
|
Yaşamak,
milyonlarca olasılık içerisinden sıyrılarak canlı olabilme
şansına ulaşmak acıları, zorlukları olduğu kadar güzel ve
oldukça anlam yüklüdür. Ancak yaşam şansını doğru
değerlendirebilmek, yaşamı doğru tanımlayabilmekten ve anlam
derinliğine ulaşmaktan geçmektedir. Ustalar boşuna yanlış
hayat doğru yaşanmaz dememişlerdir. Bu özdeyişten de
anlaşılacağı üzere öncelikle ataerkil devletçi sistemin
yarattığı ölüme dönüşen yaşamı özgürleştirebilmek...Devamı...
|
|
Ortadoğu’nun kadim tarihi merkezi uygarlıkların baskılarına
karşı etnisite ve din temelli direnişlerle şekillenmiştir.
Günümüz insanlığının en çok borçlu olduğu komünal değerler
bu direnişlerde yaşatılmıştır. İbrani kabilelerinin
direnişi, İbrahimi dinlerin çıkışı, Zerdüştilik, Karmatilik,
Haricilik, Alevilik ve daha yüzlerce aşiretsel, kavimsel,
mezhepsel, felsefik hareketler baskı ve zulüm karşısında
özgürlük hareketleri olarak çıkış yapmışlardır...Devamı...
|
Direnişçi Alevilik Gerçeği -1-
|
Kadın Ve Ekoloji...
|
Tarihi
bulgular Kürtlerin ve eski Ortadoğu toplumlarının
toplumsallığın gelişmesinde ve neolitik sistemin
kuruluşundaki başat rollerini doğruluyor. Kürtler ve diğer
Ortadoğu halkları neolitiği çok derinliğine yaşayan bir
toplumsal kesimi oluşturuyor. Bu açıdan kökleri tarihin
derinliklerine uzanan Ortadoğu halkları komünal yaşam biçimi
olan neolitik kültürü çok güçlü bir biçimde
özümsemişlerdir...
Devamı...
|
|
İnsanlık
tarihini, canlılığı ve canlı akışkanlığıyla yazar. Bu
canlılığın ve akışkanlığın bir kısmını gözle görürüz bir
kısmı ise evrimlerle gerçekleştiği için çıplak gözlerle
göremeyiz. Ama yaşamın akan canlılığı kendi akışkanlığında
büyük bir anlam taşır. Aynen kadının bedeninde gerçekleşen
canlı akış gibidir. Canlılığın durması canlı akışını
yitirmesi, büyük yaşam ve tarih aksaklıklarına,
yanlışlıklarına tanıklık etmiştir. Toplumların canlı...Devamı...
|
|
|
|
|
|
|