|
KADIN BARIŞ GİRİŞİMİNİ SELAMLIYORUM
|
Kürt
sorunun çözümü için Türkiye’de aylardır başlatılan
tartışmalar devam ederken, kadınlar tarafından çok
önemli bir girişim başlatıldı. Demokrat, aydın, sanatçı
ve kadın mücadelesi veren birçok kadın tarafından
başlatılan kadın barış girişimi, kadına yakışır bir
tutum geliştirerek sürece müdahil oldular.
Kadına yönelik şiddetin her geçen arttığı bölgemizde, en
fazla acıyı çeken kadınlar tarafından böyle bir
girişimin başlatılmasının tarihi bir önemi
bulunmaktadır. Ne yazık ki Türkiye’de hala erkek egemen
sistemin düşünce yapısıyla sorunlar ele alınmaktadır.
Yıllardır Kürt halkına yönelik geliştirilen her türlü
inkar politikası da bu zihniyetin ürünü olarak gelişti.
Erkek aklıyla yürütülen bu politikaların son bulmasın
için erkek aklından medet ummak işin başında sorunu
zaten çözümsüz bırakmaktadır. Sorunun kaynağı yok
edilmeden sorunlara çözüm aramak, kaynağın farklı
biçimlerde kendisini yenilemesine de fırsat vermek
anlamına gelir. Bu nedenle kadın barış girişimi,
kadınların ne düşündüğünü, demokratikleşmeyi nasıl ele
aldıklarını, bunun için geliştirecekleri yol ve
yöntemleri herkese anlatabilme fırsatını ele geçirdiler.
Aylardır yapılan demokratik açılım tartışmalarına,
içerik kazındırılmazken bir arpa boyu yol da
alınmamıştır. Çözüm adına yapılan tartışmaların bu kadar
içerikten yoksun olması da yine erkeğin kurnaz
politikasının sonucudur. Lafı dolandırmaktan,
belirsizlik yaratmaktan öteye gitmeyen bu politikaları
karşısında, ancak kadınların durabilmesi ve gerçeğe
parmak bastırarak zorlaması mümkün olacaktır.
Türkiye toplumunda özellikle Türk halkının, kadınlarının
gerçeği görmesi önünde resmi politikaların ve
söylemlerin baraj oluşturduğunu herkes bilmektedir.
Toplumun gerçeklerle yüzleşmesi engellenirken, barış
arayışlarının gelişimi için böyle bir girişime acil
ihtiyaç vardı. Biraz geç ama yerinde olan kadın barış
girişiminin, Türkiye parlamentosundaki tüm partilere
gitmeleri de başlatılan çalışmanın ciddiyetini ortaya
koymaktadır. Böyle bir girişimi desteklememek,
karşısında sessiz kalmak ise demokratikleşme
karşısındaki tutum olarak algılanmalıdır. Erkek aklının
geliştirdiği tüm politikaların faturasını kadınlar
öderken, bu girişim aynı zamanda bu politikanın
deşifrasyonunu da kamuoyuna daha kolay anlatabilecektir.
Türkiye toplumunda elitlerin, bürokratların yaşanan
kirli savaşta hiçbir biçimde canları yanmamaktadır. Bu
kesimden olan kadınların, acıyı çeken yoksul kadınların
acılarını hissetmeleri de mümkün değildir. Bu açıdan
parlamentoda ki siyasi partilerdeki kadın
milletvekillerin –DTP’li milletvekilleri dışında- bu
girişime destek olmalarını beklemek zaten yanlaştır.
Kadın barış girişimi bu kadın milletvekillerine giderken
doğruyu yaptılar, fakat bu milletvekillerin erkek
aklının dışına çıkarak tek bir adım atmayacaklarını da
bilinmektedir.
Kadın barış girişimi neden çok önemli olmaktadır?
Öncelikle Türk ve Kürt kadınları arasındaki ortak
acının, ortak dile dönüştürülmesinde önemli olacaktır.
Erkek aklının geliştirdiği her türlü şiddet
politikasının, kadın cinsi üzerinde ortaya çıkardığı
sonuçlar aynı olurken, bunun için dilin, etnik kimliğin,
rengin, sınıfın farklı olmasının önemli olmadığı daha
iyi görülecektir.
Yıllardır Kürt halkı üzerinde yürütülen kirli savaşta
ağlayan anaların sesleri artık duyulabilecektir. Çünkü
yıllardır bu analar acılarını içlerine gömdüler, onlar
adına bu kirli savaşı yürütenler konuştular. Artık
ağlayan analar konuşabilecekler.
Sürekli savaşı kışkırtarak, demagoji yapanları Türkiye
kamuoyu yakında tanıma olanağına sahip olacak.
Kadının barış dilinin tüm sorunlara çözüm olabildiği
görülecek.
Kadın barış girişimin geliştireceği çalışmalar, saydığım
ve sayamadığım birçok gerçekliğin topluma taşırılmasında
kilit bir role sahip. Yıllardır Türkiye toplumunda
yetersiz kalan, başarılamayan kadınlar arası
dayanışmanın ve birlikteliğin geliştirilmesinde de kadın
barış girişimi yeni bir sayfa açabilme imkanı ortaya
çıkartabilir. Kürt kadınları tarafından yıllardır
verilen, kadın özgürlük mücadelesinin Türkiyeli
kadınlara taşırılmasına da vesile olabilir. Bu nedenle
bu girişimi çok önemsemek ve desteklemek, yapacakları
her türlü çalışmanın içerisinde olmak her kadının
sorumluluğudur.
Kadına yönelik şiddetin ve bunun karşısında da kadınlar
tarafından şiddetle mücadele arayışlarının giderek
arttığı günümüzde, kadınlar arasındaki ortaklaşma,
şiddetin geriletilmesini zorlayacaktır. Barış
girişimlerinin sağlıklı yürüyebilmesi için şiddetin
sıfır noktaya çekildiği bir ortamın yaratılmasına
ihtiyaç var. Kadın barış girişimi, öncelikle bunun
sağlanabilmesi için Türkiye’yi dolaşarak, en sıradan
kadına giderek bu ortamın sağlanabilmesi için destek
yaratabilir. Sistemin yürütücüleri, siyasi partilerin ve
onların temsili olan milletvekillerinin şiddetsiz
ortamın sağlanabilmesinde kaygısız, çıkarsız
davranmayacaklarını biliyoruz. Ulaşılabilecek tüm asker
ailelerine ulaşabilmek, kadın barış girişiminin
çalışmalarına büyük bir güç katacaktır. Bunun için acıya
çekene gitmek, onların acılarını dinlemek,
beklentilerini kamuoyuna taşımak, onların seslerini
herkese duyurmak girişimin toplumsallaşmasını
geliştirecektir. Başaracaklarına inandığımdan, kadın
barış girişimine katılan her kadını sevgiyle
selamlıyorum.