|
KÜRTLER DEMOKRATİK ÖZERKLİĞİ İLAN AŞAMASINDA...
|
Özerklik kelime itibarı ile muhtariyet ve otonomi
anlamını taşır. Başka bir değişle bir grup, topluluk ya
da halkın ortak bir konsensüs döngüsünde kendi kendini
yönetme hakkı, yönetme sanatı olarak da ifade
edilebilinir.
“Özerklik ilişkisi birbirinden yapısal olabileceği gibi
yapısal olmayan farklılıkları da gerekli kılar. Zaten
farklılığın olmadığı yerde aynılık vardır. Aynı olanın
ise birbirinden özerk olma gibi bir sorunu yoktur”.
Uygarlık tarihi farklı özerk, siyasal yapı ve grupların
bolca örnekleriyle doludur. Tarihçesine girmeyeceğiz.
Kürt demokratik emek hareketi öyle anlaşılıyor ki, çok
yakın bir süreçte D. Özerk sisteminin ilanına gidecek.
Belki de şu an kaleme aldığım yazım elinize ulaşmadan da
ilan gerçekleşmiş olur.
Kuşkusuz sırlarla örülmüş bu girift ortamda önem kazanan
ve öncelikle cevaplandırılması gereken iki temel soru
akla gelmektedir. Birincisi Kürt demokratik ve emek
hareketini demokratik özerkliği ilana iten iç ve dış
faktörler nelerdi? İkincisi ise dünya ve bölge statükocu
sistemlerin ağır güçleri dikkate alındığında başarma ve
sonuca götürme şansı irdelenmeye en çok ihtiyaç duyulan
konular oluyor.
Hafızaları diri olanlar çok iyi bilirler ki, Kürt
demokratik ve emek hareketi 18 yıldan bu yana Kürt
sorununun demokratik, siyasal ve barışçıl yollardan
çözümü için defalarca barış çağrıları ve bazen de makul
insani talepler ışığında barışa bir şans verme adına
ateşkesler yapmıştır. Ama her defasın da bu iyi niyet
yaklaşımları uluslar arası çıkar ve sanayi-tekel
şebekelerinin her türlü desteğini arkasına alan Ankara
yönetiminin puslu ortamdaki sert kayalarına çarparak
ters tepmiştir.
Gelinen aşamada Türkiye’de demokratik siyaset yapmanın
hiçbir koşulda ortamı kalmamıştır. Kürt
siyasetçilerinden belediye başkanlarına binlerce
tanınmış saygın emekçi ve devrimcinin yaka paça
gözaltına alınıp tutuklanmasına, askeri operasyonlarla
iki cephede de yaşanan can kayıpları süreci tıkatmayla
kalmamış sorunlu bir dönemin kapısını ardına kadar
aralamıştır. Tüm göstergeler sürecin anlamsızlaşarak AKP
hükümeti tarafından boşa çıkarıldığını göstermektedir.
Yukarıda çerçevesini çizdiğimiz tabloda da görüyoruz ki,
Kürt demokratik ve emek hareketinin önünde tek yol ve
seçenek kalıyor. Kendi özgün sistemi olan Demokratik
Özerkliğini ilan kararı. Demokratik Özerklik, demokratik
toplum hedefini gerçekleştirmedir. Kürt ve emekçilerinin
sosyal, ekonomik, siyasal, kültürel kısacası her alanda
kurulu düzene alternatif demokratik sivil
örgütlenmelerini ön görür.
Kürt halkı ve emekçileri içte yaşadığı demokratik
devrimin gücüne paralel, 37 yılın kazanımlarını da
arkasına alıp önüne çıkacak engelleri tek tek aşacak
dolayısıyla devletten beklemeden bunu başaracak tarihi
inanca kararlılığa, irade ve bilince fazlasıyla
sahiptir. Yani Demokratik Özerklik kararı Kürt ve
emekçilerinin soluksuz mücadelesinin zaferidir.