|
3. ÖZGÜR KADIN BİRLİKLERİ (YJA) KONFERANSIMIZIN
ARDINDAN..
|
Kadın olarak bizler çok önemli tarihsel bir sürecin
eşiğinde yaşamaktayız. Bu süreç ya kadın cinsinin
yeniden bir köleleşmesi ya da özgürlüğe çıkışın kapısı
olacaktır.
Kadının köleleştirilmesi kapitalist modernite
zamanlarında hem de özgürlük adına köleleşmenin daha da
derinleştirilmesi ile sürdürülmektedir. İnsanlığın en
önemli hayat damarları kesilerek erkek iktidarı
derinleştirilmeye çalışılmaktadır.
İçinde yaşadığımız zamanda bireysel özgürlük adına
kadının daha derinden sisteme bağlanması,
köleleştirilmesi yaşanmaktadır.
Erkek egemen sistem kapitalist modernitenin gelişimi
içinde kendisini çok daha güçlü örgütlemiştir. Kadını
nefes alamaz, kişiliksiz bir durum içinde bırakmakla
kalmamış daha kötüsü yaşamın her alanında kendi
sistemine hizmet eder bir duruma getirmiştir.
Kadının köleleşmesi ve erkeğin hâkimiyeti ince ve kaba
yöntemler iç içe kullanılarak insan kişiliklerinde
içselleştirilmiştir. Beş binyıllık kölelik ve egemenlik
kodlamaları altında yeni yaşam, özgür ve eşit ilişkiler
imkânsız hale getirilmek istenmektedir.
Ancak tahammül edilemez köleleştirme düzeneklerinin
içinde kadınlar bilinçlendikçe ve örgütlendikçe var
olanları kabul etmemektedirler. Bu anamda da Beş bin
yıllık erkek egemen sistemin aşılabilmesinin düşünsel ve
sistemsel imkânları her zamankinden daha fazla
oluşmaktadır. Kadınlar özgürlük tutkusu ve inancı ile
yaşamın tüm alanlarında yerlerini alarak hayatın
güzelleştirici, demokratik, eşit yanlarını
oluşturacaklardır.
Kürt kadınları olarak PKK’nin doğuşu ile birlikte Önder
APO’nun ideolojik ve yaşam felsefesi doğrultusunda en
başından beri bu mücadelenin içinde hep yer aldık. Kadın
özgürlüğünde yaşanan derinleşmeler özgürlük
mücadelemizin ilerleyişinin özünü oluşturdu.
2011 yılında Kürt halkı ve kadınları olarak
mücadelemizin geldiği nokta artık çözümün kendisini
dayattığı nokta olmaktadır.
3.YJA konferansımızı tüm Kürdistan parçaları ve
yurtdışında yaşayan halkımızın özgürlük mücadelesinde
kadınların öncü güç olarak her boyutta bir katılımının
olduğu bir süreçte yaptık. Toplumsal ve siyasal alandaki
kadın çalışmalarımız buradaki örgütlülüklerimiz esasında
Kürt sorununun çözümünde de en dinamik sürükleyici öğesi
olmaktadır.
Elbette ki 2011 yılı itibarı ile siyasal gelişmeler bir
bütünü ile ele alındığında konferansımızın yapılışı ve
kadının toplumsal alanda güçlü örgütlenişi çok hayati
olmaktadır.
Meşru savunma alanlarının özgürleştirici havasında
yaptığımız konferansımız her dört parça dan kadınların
katılımı ile kendi kaderimizi belirlemenin yoğun
tartışmalarını yürüttüğümüz bir platform oldu. Dönem
itibarı ile tüm kadın arkadaşların bunun ağırlığı ve
ciddiyeti yanında moralini de yaşayarak tartışmalara
katıldık.
Kadınlar olarak toplumsal sorunlara çözüm getirebilmemiz
kadın kurtuluş ideolojisinin yaşamsallaşması yani eşit
ve özgür bir yaşam modeline ulaşmamız tüm
çalışmalarımızın esas özü oluyor. Esas amacımız eşit ve
özgür temellerde hayatın tüm alanlarına irademiz,
düşüncemizle katılım gösterebilmektir. Kendi şahsımızda
yakaladığımız özgürleşme düzeyi ile toplumu
özgürleştirmektir.
3.YJA konferansı yaşadığımız toplumsal sorunları bir kez
daha irdelemiştir. Beş bin yıllık erkek egemen sistem
gerçeğinin kadına dayattığı acılı ve kahırlı yaşama son
vermenin düşünsel ve en önemlisi pratiksel çıkışları
üzerinde durulmuştur. Kadının üzerindeki muazzam sömürü
ve tahakkümün oluşturduğu şiddet, tecavüz kültürü,
intiharlar, recim, namus cinayetleri, işsizlik, açlık,
aile kurumunda yaşanan cendereye alınma, ucuz işçilik,
en acılı ve zorlu yaşam içinde olmasına rağmen sağlık,
eğitim imkânlarından yararlanamama çözümlenmesi gereken
durumları ciddi olarak yaşanmaktadır.
Yine her kadının çok çeşitli biçimlerde yaşadığı kadın
olmaktan kaynaklı sorunların çözümü ancak ulus, din, dil
farkı gözetmeden kadınlar arası dayanışma, örgütlülüğün
geliştirilmesinin aciliyetini ve bu konudaki
zafiyetlerimizin bize nasıl kaybettirdiğini köklü
anladık.
Bizler hayatın her alanında kendi sorunlarımızı güçlü
çözmek için öncülük yapmalıyız.
Katmerli yaşadığımız sorunların cevapları günlük
yaşamımızda bunları görme, bunu kabul etmeme ile
kadınların bir araya gelmesi, örgütlenmesi ve
eylemlilikle aşılma çalışmalarımızın derinleşmesi ile
mümkün olabilir. Yaşamımızda en ayrıntı kölelik
düzenlerine karşı çıkış ve yenisini yaratma gücümüzü
ortaya koyuşumuz karanlıkta doğan bir ışık misali
yüzümüzün aydınlanmasına sebep olacaktır.
3. YJA kadın konferansı başta Kürt kadınları olmak üzere
tüm orta doğu ve Dünya kadınlarının yüzünü aydınlatan,
kadınlara ışık olan bir konferans olma niteliğinde idi.
Tüm özgürlük tutkunu insanlığa kutlu olsun.